Garsona bahşiş vermeyi reddetmek terbiyesizliktir.Некультурно отказывать официанту в чаевых.
Ne kadar da terbiyeli çocuklarınız var.У вас очень воспитанные дети.
Hepsini en güzel ve en faydalı biçimde terbiye eden Rabbimizin rahmetini, keremini okuruz.Уготовав таким образом праведную душу свою, блаженный преставился ко Господу для вселения в небесные обители.
Bir deve terbiyecisinin yeni dünyada ne işi vardır?Почему миссия по освоению нового мира провалилась?
Ünlü Kaplumbağa Terbiyecisi eserini de bu şekilde çizdiği bilinir.Знаменитый танец лягушки также позаимствован у него.
Birkaç yıl sonra çeşmenin başında Terbiye'yi görür ve o an ona aşık olur.В 92 серии у них происходит поцелуй, и она в него влюбляется.
Kaplumbağa Terbiyecisi, Osman Hamdi Bey'in 1906 ve 1907 yıllarında iki farklı versiyonunu çizdiği tablosudur.Картины «Дрессировщик черепах» версий 1906 и 1907 годов несколько различаются.
Ağır sorumluluklarla vücudumu terbiye ettim.فحملت مسؤولياتٍ جسام.
Namık Kemal ayrıca masalların ahlâki, eğitici ve terbiye edici özellikleri olduğunu belirtmektedir.وصرح نامق كمال أيضاً بخصائص هامة في الحكايات الأسطورية وهي خصائص أخلاقية وتهذبية وترويضية.
Hayvan Terbiyecisi Kim Basinger ....Kim Basinger ....
Okudukça O’nun terbiye ediciliğine ve O’nun rahmetine olan marifetimiz artar.Wij herdenken hem met diepe dankbaarheid en bewondering."
Ağır sorumluluklarla vücudumu terbiye ettim.Zij werden ingezet bij zware grondwerkzaamheden.
Hepsini en güzel ve en faydalı biçimde terbiye eden Rabbimizin rahmetini, keremini okuruz.Lecz wspomniawszy na miłosierdzie swego Pana, który przebaczył jawnogrzesznicy, opanował swój gniew.
Dördüncü Bölüm: Evliliğin fazileti, çocukların terbiyesi ve kadınlara karşı davranış adabı.Det fjärde området är familjeplanering, i syfte att minska antalet barn per kvinna.
Okudukça O’nun terbiye ediciliğine ve O’nun rahmetine olan marifetimiz artar.Vi minns honom med stor tacksamhet och vördnad."
Ateşbaz makamı bir terbiye ve eğitim makamıdır.Skonertdivisionen är ett utbildnings- och rekryteringsförband.
Hayvan terbiyecisi.Djurens Beteende.
O kocasını az veya çok sevmek konusunda terbiyelidir, ama o bataklık insanını gerçekten önemsemeyebilir.Вона може бути просто вашою знайомою або подругою, факт вашого одруження не важливий.
Ağır sorumluluklarla vücudumu terbiye ettim.Вони невтомною, тяжкою працею розбудовували господарство.
Yuri çok terbiyelidir ve kibardır.Хідекі дуже добрий та чуйний.
Okudukça O’nun terbiye ediciliğine ve O’nun rahmetine olan marifetimiz artar.Bohu, jenž pomocí svou nám umožnil skončiti práci, za jeho přispění vzdána buď chvála a čest.)
Ama yine de çok tehlikeli bir iştir ve terbiyecilerin sık sık yaralanmaları olağandır.Jedná se o poměrně dost nebezpečný sport, při němž často dochází ke zranění soutěžících.
Hayvan terbiyecisi.O rozumu zvířat.
Saraya alınan acemilerin terbiyesine memur edilenlere de denir.Jako dvořané mohou být označeni také ti, kteří drželi nějaký dvorský úřad.
Bir deve terbiyecisinin yeni dünyada ne işi vardır?Kdy se ale světu představily nové vozy?
Hepsini en güzel ve en faydalı biçimde terbiye eden Rabbimizin rahmetini, keremini okuruz.Milostivenia Domnului tău este mai bună decât ceea ce ei adună.
Birkaç yıl sonra çeşmenin başında Terbiye'yi görür ve o an ona aşık olur.Părăsește în scurt timp seminarul, având în vedere că se îndrăgostise.
Terbiye ve Tedris Tarihi, 1930.Teoria orientării și selecției profesionale,1930.
Ancak bittikten 5-6 ay sonra Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü’ne devredilmiştir.Declarațiile făcute după cinci ore petrecute în biroul Secției speciale pentru magistrați”.
Ben yokken terbiyesizlik yapma.Nu face obrăznicii când eu nu sunt aici.
Çocuk terbiyesizlik yapıyor.Copilul se dovedeşte a fi obraznic.
Ağır sorumluluklarla vücudumu terbiye ettim.Nagy teherbírással végezte munkáját.
Albert Glass (Terbiyeli Albert): Okulun en zeki öğrencisidir.Roteva-Reiska (Beefy Bert): Tyhmin oppilas koko koulussa.
İki çeşit terbiye metodu vardır:Hayvanı tatlılıkla alıştırmak veya kırbaç zoruyla yola getirmek.Sillä on kaksi työskentelytapaa: joko ajaa riista puuhun tai pysäyttää se.
İyi bir saray terbiyesi alan Şehzade Selim zamanla babasının gözünde büyük değer kazandı.Ο Σελίμ, ο οποίος ήταν ένας καλός δάσκαλος στο παλάτι, κέρδισε μεγάλη αξία στα μάτια του πατέρα του.
Dick Dick terbiyeli ve mizah anlayışına sahiptir, aynı zamanda güvenilirdir.Dick Dick har en frekk humor, men er også født pålitelig og snill.
Amacı, çocukların ahlaklı ve terbiyeli olmaları konusunda hizmet etmektir.Hensikten har vært å få barna til å oppføre seg lydig og pent.
Ağır sorumluluklarla vücudumu terbiye ettim.Han utførte sine oppdrag med stor grusomhet.
Hepsini en güzel ve en faydalı biçimde terbiye eden Rabbimizin rahmetini, keremini okuruz.Arah pujian yaitu sesuatu yang kita tujukan langsung kepada Tuhan (bersifat vertikal) pujian pengagungan.
Fenn-i Terbiye.Youping bersukalah.
Konusu Allah'a ulaşmanın yolları, ahlak ve nefsin terbiyesidir.Hal tersebut berkaitan dengan cara hidup, bertindak dan bersikap benar di hadapan Allah.
"Eti çiğ, terbiyesi kıvamsız!".Sawi putih murah tanpa akar!"
Yuri çok terbiyelidir ve kibardır.Justin thì tử tế và thông minh.
Hepsini en güzel ve en faydalı biçimde terbiye eden Rabbimizin rahmetini, keremini okuruz.主の「לאהבי」(愛人)であることに対する見返りが、主の「חסד」(慈悲)である。
Konusu Allah'a ulaşmanın yolları, ahlak ve nefsin terbiyesidir.道標(みちしるべ)/道司(みちつかさ) 神に従いその道(神としての有様)を示す眷属のこと。
Okudukça O’nun terbiye ediciliğine ve O’nun rahmetine olan marifetimiz artar.それでかれ(息子)を入びとへの印となし,またわれからの慈悲とするためである。
Ateşbaz makamı bir terbiye ve eğitim makamıdır.消防団は訓練・休憩施設を有している。
Konusu Allah'a ulaşmanın yolları, ahlak ve nefsin terbiyesidir.他自真主領受引導,他的知識和引導都是完美的,無懈可擊。
Yuri çok terbiyelidir ve kibardır.辛格和蔼和有礼貌。
Ağır sorumluluklarla vücudumu terbiye ettim.執行過多任務,身體虛弱。
Frobel Usulüyle Küçük Çocukların Terbiyesi.青蛙型的小型Buddyroid。
Hepsini en güzel ve en faydalı biçimde terbiye eden Rabbimizin rahmetini, keremini okuruz.주님 홀로 거룩하시고 주님 홀로 우리의 구주이시며, 성부와 성령과 함께 주님 홀로 높으신 영광을 받으소서.
Bunların terbiye ve tahsili âtîde bir kavmin saadet hâlini temin eder.(..)“그대 나라에 있는 올량합(兀良哈) 사람들은 모두 쇄환(刷還)해야 마땅하다. ”
Biz bu emirdeki Rab isminden dersimizi alarak, öncelikle kendimizde tecelli eden ilâhî terbiyeyi okuruz.נוסח תימן עֲנֵנוּ הֳ' אֱלֹהֵינוּ, בְּיוֹם צוֹם הַתַּעְנִית הַזֶּה, כִּי בְצָרָה גְדוֹלָה אֲנָחְנוּ.
Kararlıdırlar, gözlemcidirler ve sakin, sıkı bir şekilde terbiye edilmelidirler.Те ги показват контролирано и сдържано и до определена степен.
Fenn-i Terbiye.По време на дин.
Bir deve terbiyecisinin yeni dünyada ne işi vardır?Akú úlohu hrá sebarealizácia v ľudskej práci?
Yuri çok terbiyelidir ve kibardır.Būk drausmingas ir mandagus.
Mahallede ayrıca bir diğer adı terbiye yemeği olan bol etli nohut yameği de yapılır.Selle asemel tahetakse ehitada uus restoran, mis kannaks samuti nime Kaseke.
Adi, terbiyesiz bir adama benziyor.Dia tampak seperti sebuah sleazebag.