Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.Und ihr Väter, reizet eure Kinder nicht zum Zorn, sondern zieht sie auf in der Vermahnung zum HERRN.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.Και οι πατερες, μη παροργιζετε τα τεκνα σας, αλλ' εκτρεφετε αυτα εν παιδεια Κυριου.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.И вы, отцы, не раздражайте детей ваших, но воспитывайте их в учении и наставлении Господнем.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.І ви, батьки, не роздразнюйте дітей своїх, а зрощуйте їх у науці і на-поминанню Господньому.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.ואתם האבות אל תכעיסו את בניכם אך גדלום במוסר אדנינו ובתוכחתו׃
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.وانتم ايها الآباء لا تغيظوا اولادكم بل ربوهم بتأديب الرب وانذاره.
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.你 們 作 父 親 的 、 不 要 惹 兒 女 的 氣 、 只 要 照 著 主 的 教 訓 和 警 戒 、 養 育 他 們
Ey babalar, siz de çocuklarınızın öfkesini uyandırmayın. Onları Rabbin terbiye ve öğüdüyle büyütün.你 們作 父親 的 、 不 要 惹 兒 女的氣 、 只要 照著 主 的 教訓 和 警戒 、 養育 他們
Finlandiya’da fiziksel şiddet (terbiye dayağı) yasalarla yasaklanmıştır.En Finlande, les châtiments corporels des enfants (violence disciplinaire) sont interdits par la loi.
Finlandiya’da fiziksel şiddet (terbiye dayağı) yasalarla yasaklanmıştır.En Finlandia, el castigo físico de los menores (violencia disciplinar) está prohibido por ley.
Finlandiya’da fiziksel şiddet (terbiye dayağı) yasalarla yasaklanmıştır.I Finland är kroppsaga på barn (våld i syfte att straffa) förbjuden i lag.
Finlandiya’da fiziksel şiddet (terbiye dayağı) yasalarla yasaklanmıştır.Suomessa lasten ruumiillinen kuritus (kuritusväkivalta) on kielletty laissa.
Finlandiya’da fiziksel şiddet (terbiye dayağı) yasalarla yasaklanmıştır.В Финляндии физические наказания (наказание насилием) запрещены законом.
Finlandiya’da fiziksel şiddet (terbiye dayağı) yasalarla yasaklanmıştır.يمنع في فنلندا العقاب البدني (العقوبة بالعنف) للأطفال طبقاً للقانون.
Finlandiya’da fiziksel şiddet (terbiye dayağı) yasalarla yasaklanmıştır.芬兰法律禁止对儿童进行体罚(暴力惩罚), 如不得打儿童或拉扯头发。
Genel dil sınavı hakkında daha fazla bilgiyi Talim ve Terbiye Kurulu’nun sitesinden edinebilirsiniz.Lisää tietoa yleisestä kielitutkinnosta saat Opetushallituksen sivuilta.
Genel dil sınavı hakkında daha fazla bilgiyi Talim ve Terbiye Kurulu’nun sitesinden edinebilirsiniz.Mer information om den allmänna språkexamen får du på Utbildningsstyrelsens webbplats.
Genel dil sınavı hakkında daha fazla bilgiyi Talim ve Terbiye Kurulu’nun sitesinden edinebilirsiniz.Дополнительная информация об общем языковом экзамене приведена на сайте Управления образования.
Genel dil sınavı hakkında daha fazla bilgiyi Talim ve Terbiye Kurulu’nun sitesinden edinebilirsiniz.معلومات إضافية عن اختبار اللغة العام تحصل عليها من صفحات مديرية التعليم.
Genel dil sınavı hakkında daha fazla bilgiyi Talim ve Terbiye Kurulu’nun sitesinden edinebilirsiniz.有关通用语言能力测试的更多信息,请访问国家教育管理局的官方网站。
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Acquiers la vérité, et ne la vends pas, La sagesse, l`instruction et l`intelligence.
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Acquista il vero bene e non cederlo, la sapienza, l'istruzione e l'intelligenza
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Adquiere la verdad y no la vendas; adquiere sabiduría, disciplina e inteligencia
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Compra a verdade, e não a vendas; sim, a sabedoria, a disciplina, e o entendimento.
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Cumpără adevărul, şi nu -l vinde, înţelepciunea, învăţătura şi priceperea.
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Hãy mua chân lý, Sự khôn ngoan, sự khuyên dạy, và sự thông sáng; chớ hề bán đi.
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Hãy mua chân_lý , Sự khôn_ngoan , sự khuyên dạy , và sự thông sáng ; chớ hề bán đi .
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Kaufe Wahrheit, und verkaufe sie nicht, Weisheit, Zucht und Verstand.
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Kjøp sannhet og selg den ikke, kjøp visdom og tukt og forstand!
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.진리를 사고서 팔지 말며 지혜와 훈계와 명철도 그리할지니라
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Køb Sandhed og sælg den ikke, Visdom, Tugt og Forstand.
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Kúp si pravdu a nepredaj jej, múdrosť, kázeň a rozumnosť.
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Kupuj prawdę, a nie sprzedawaj jej; kupuj mądrość, umiejętność i rozum.
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Osta totuutta, älä myy, osta viisautta, kuria ja ymmärrystä.
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Pravdy nabuď, a neprodávej jí, též moudrosti, umění a rozumnosti.
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Resnico kupi in je ne prodaj, nabavi si modrosti, pouka in razumnosti.
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Sök förvärva sanning, och avhänd dig henne icke, sök vishet och tukt och förstånd.
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Szerezz igazságot, és el ne adj; bölcseséget és erkölcsöt és eszességet.
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Αγοραζε την αληθειαν και μη πωλει την σοφιαν και την παιδειαν και την συνεσιν.
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Купи истину и не продавай мудрости и учения и разума.
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.Купувай истината и не я продавай, Тоже и мъдростта, поуката и разума.
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.אמת קנה ואל תמכר חכמה ומוסר ובינה׃
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.اقتن الحق ولا تبعه والحكمة والادب والفهم.
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.你 當 買 真 理 . 就 是 智 慧 、 訓 誨 、 和 聰 明 、 也 都 不 可 賣
Gerçeği satın al ve satma; Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.你 當買 真理 . 就是 智慧 、 訓誨 、 和 聰明 、 也 都 不可賣
Gerçekten onlara aşık -- onlardan biri -- O bir kaz terbiyecisi.Dia sungguh jatuh cinta dengan -- dia menyatu dengan -- dialah sang pembisik angsa.
Gerçekten onlara aşık -- onlardan biri -- O bir kaz terbiyecisi.È davvero innamorato delle sue oche... è come... ... è l'uomo che sussurra alle oche.
Gerçekten onlara aşık -- onlardan biri -- O bir kaz terbiyecisi.Ele está mesmo apaixonado por eles — está em união com eles — ele é o encantador de gansos.
Gerçekten onlara aşık -- onlardan biri -- O bir kaz terbiyecisi.E pur și simplu îndrăgostit, nu-l poți despărți de ele, este confidentul lor.
Gerçekten onlara aşık -- onlardan biri -- O bir kaz terbiyecisi.Está enamorado...es... es el hombre que susurra a los gansos.
Gerçekten onlara aşık -- onlardan biri -- O bir kaz terbiyecisi.Han är verkligen kär i-- han är ett med-- han är Gåsviskaren.
Gerçekten onlara aşık -- onlardan biri -- O bir kaz terbiyecisi.Hän on aivan ihastunut - hän on yhtä - hän on hanhikuiskaaja.
Gerçekten onlara aşık -- onlardan biri -- O bir kaz terbiyecisi.Hij is echt gewoon verliefd op ze -- hij is één met -- hij is de 'ganzenfluisteraar'.
Gerçekten onlara aşık -- onlardan biri -- O bir kaz terbiyecisi.Ihn verbindet eine Liebe -- er ist eins mit -- er ist der Gänseflüsterer.
Gerçekten onlara aşık -- onlardan biri -- O bir kaz terbiyecisi.Jest naprawę zakochany, jest zaklinaczem gęsi.
Gerçekten onlara aşık -- onlardan biri -- O bir kaz terbiyecisi.Ő igazán szereti őket -- egységben él velük -- ő a liba szelídítő.
Gerçekten onlara aşık -- onlardan biri -- O bir kaz terbiyecisi.On je opravdu miluje - je s nimi - je to "zaříkávač hus."
Gerçekten onlara aşık -- onlardan biri -- O bir kaz terbiyecisi.Είναι πραγματικά ερωτευμένος --έχει γίνει ένα μαζί τους-- είναι ο γητευτής της χηνών.
Gerçekten onlara aşık -- onlardan biri -- O bir kaz terbiyecisi.Он правда влюблён, он — заклинатель гусей.
Gerçekten onlara aşık -- onlardan biri -- O bir kaz terbiyecisi.Той просто е влюбен в... едно е с тях... той е шепнещият с гъски.