Ana içeriğe geç
Sözlük

terbi ile cümle

terbi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.Ei ota palvelija sanoista ojentuakseen: hän kyllä ymmärtää, mutta ei tottele.
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.El siervo no se corrige sólo con palabras; porque entiende, pero no hace caso
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.종은 말로만 하면 고치지 아니하나니 이는 그가 알고도 청종치 아니함이니라
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.Lo schiavo non si corregge a parole, comprende, infatti, ma non obbedisce
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.Med ord kan man icke tukta en tjänare ty om han än förstår, så rättar han sig icke därefter.
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.Med Ord lader Træl sig ikke tugte, han fatter dem vel, men adlyder ikke.
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.Nu prin vorbe se pedepseşte un rob, căci chiar dacă pricepe, n'ascultă. -
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.O servo não se emendará com palavras; porque, ainda que entenda, não atenderá.
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.sak] beszéddel nem tanul meg a szolga, mert tudna, de még sem felel meg.
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.Seorang hamba tidak dapat diajar hanya dengan kata-kata. Ia mengerti, tapi tidak akan memperhatikannya
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.Slovami nebýva nakáznený sluha, lebo rozumie, ale neodpovedá.
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.Slovy nebývá napraven služebník; nebo rozuměje, však neodpoví.
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.Sługa nie bywa słowami naprawiony; bo choć rozumie, jednak nie odpowiada.
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.Ved ord lar en træl sig ikke tukte; for han skjønner dem nok, men adlyder dem ikke.
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.Z golimi besedami se ne poboljša hlapec: umeje jih pač, a ne ravna se po njih.
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.Ο δουλος δια λογων δεν θελει διορθωθη επειδη καταλαμβανει μεν, αλλα δεν υπακουει.
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.Словами не научится раб, потому что, хотя он понимает их , но не слушается.
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.Слугата не се поправя с думи, Защото, при все че разбира, не обръща внимание.
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.בדברים לא יוסר עבד כי יבין ואין מענה׃
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.بالكلام لا يؤدب العبد لانه يفهم ولا يعنى.
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.只 用 言 語 、 僕 人 不 肯 受 管 教 、 他 雖 然 明 白 、 也 不 留 意
Köle salt sözle terbiye edilemez, Çünkü anlasa da kulak asmaz.只用 言語 、 僕人 不 肯 受 管教 、 他 雖然 明白 、 也 不 留意
Kontrol grubu olan terbiye edilmemiş tavuk ile karşılaştırdığımda양념을 하지 않은 닭고기와 비교해보면, 그러니까 이것을 대조그룹으로 사용한 것입니다.
Kontrol grubu olan terbiye edilmemiş tavuk ile karşılaştırdığımdaבהשוואה עם העוף הלא מושרה, ששימש כבקרה בניסוי שלי,
Kontrol grubu olan terbiye edilmemiş tavuk ile karşılaştırdığımdaو عندما عملت مقارنة مع الدجاج الغير متبل ,و هذا ما استخدمه كوسيلة للملاحظة
Kontrol grubu olan terbiye edilmemiş tavuk ile karşılaştırdığımdaマリネしていないチキンと比べて レモン汁の効果が一番高く
Kötü, düşük: Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!Familia noastră urât întotdeauna pisici: urât, scăzută,
Kötü, düşük: Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!Gia đình chúng tôi luôn luôn ghét mèo: khó chịu, thấp, thô tục điều!
Kötü, düşük: Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!Keluarga kami selalu benci kucing: jahat, rendah, hal-hal vulgar!
Kötü, düşük: Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!La nostra famiglia sempre odiato i gatti: brutto, basso, cose volgari!
Kötü, düşük: Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!Nossa família sempre odiei gatos: desagradável, baixa, coisas vulgar!
Kötü, düşük: Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!Notre famille a toujours détesté les chats: méchant, bas, choses vulgaires!
Kötü, düşük: Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!Nuestra familia siempre ha odiado gatos: repugnante, bajo,
Kötü, düşük: Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!Unsere Familie immer gehasst Katzen: nasty, low, vulgäre Dinge!
Kötü, düşük: Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!Vår familj hatade alltid katter: otäcka, låg, vulgärt saker!
Kötü, düşük: Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!Vores familie har altid hadet katte: grimme, lav, vulgære ting!
Kötü, düşük: Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!Наша семья всегда ненавидела кошек: противный, низкие, вульгарные вещи!
Kötü, düşük: Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!Наша сім'я завжди ненавиділа котів: противний, низькі, вульгарні речі!
Kötü, düşük: Ailemiz her zaman kedilerin HATED terbiyesiz şeyler!Нашето семейство винаги мразеше котки: гаден, нисък, вулгарни неща!
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.또 한 한가지 도움이 된 것은 어린 시절이었던 50년도에 예절을 배운 것입니다.
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.50年代ではマナーを教わってたんですね お店の棚にある商品を引きずり下ろして
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.Další co mi velice pomohlo, byl způsob, jakým nás v 50-tých letech naučili slušnému chování.
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.Egy másik dolog, ami segített, hogy gyerekként, az 50-es években igazán megtanítottak viselkedni.
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.En annan sak som hjälpte mig, som barn var att man verkligen lärde sig hur man skulle bete sig på 50-talet
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.Hal lain yang membantu saya, sebagai seorang anak kecil, adalah, pada tahun 50-an Anda diajari sopan-santun.
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.Iets anders dat me hielp als kind, tjonge, in de jaren '50 leerde je manieren.
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.Lapsena minua auttoi se, että 50-luvulla opetettiin tapoja.
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.Một điều khác giúp đỡ tôi, khi còn nhỏ là trong những năm 50 bạn được dạy về cách cư xử.
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.Noget andet der hjalp mig som lille barn, var, at man lærte manerer i 50erne.
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.Otra cosa que me ayudó, de niña, fue que vaya, en los '50s a uno le enseñaban modales.
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.Outra coisa que me ajudou em criança foi que, nos anos 50, ensinavam-nos a ter maneiras.
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.Un alt lucru ce m-a ajutat ca mic copil a fost ca in anii '50 erai invatata bunele maniere.
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.Un'altra cosa che mi ha aiutato, da piccola, è, diamine, negli anni '50 si insegnava l'educazione.
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.Une autre chose qui m'a aidée quand j'étais enfant, est qu'on vous inculquait les bonnes manières en 1950.
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.Κάτι άλλο που με βοήθησε, ως μικρό παιδί, είναι ότι, φίλε μου, στη δεκαετία του '50 μάθαινες τρόπους.
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.Другое, что мне помогло, так это то, что в 50-е годы нас учили быть воспитанными.
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.Друго нещо, което ми помогна като малко дете е, че през 50-те наистина те учеха на обноски.
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.Ще однією річчю, яка допомогла мені, є те, що в 50-ті нас вчили манер.
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.מה שעוד עזר לי, כילדה קטנה, הוא שבשנות ה-50 לימדו אותנו נימוסים.
Küçük bir çocukken bana yardımcı olan diğer şeyde 50'lerde görgü ve terbiyenin öğretilmesiydi.شيء آخر ساعدني , عندما كنت طفلة , هو , إننا في الخمسينات تعلمنا العادات الحميدة .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod