Ana içeriğe geç
Sözlük

teras ile cümle

teras kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İtfaiyenin merdivenleri kısa kaldığı için beş katlı mağazanın terasına ulaşılamadı.So gibt es die Möglichkeit, vom Bahnhof direkt in die unterste der fünf Verkaufsebenen zu gelangen.
Havraya 5 basamakla yükseltilmiş bir terasla ana mekana ulaşılmaktadır.Dabey eine Fünff-fache Cur zu finden ...
Kuş gözlemcilerine yönelik seyir terası yapılmıştır.Beobachtungspunkte für Vögel.
Havraya 5 basamakla yükseltilmiş bir terasla ana mekana ulaşılmaktadır.Hurwitt s'écrase cinq étages plus bas.
Kuş gözlemcilerine yönelik seyir terası yapılmıştır.Il a été aménagé un poste d'observation pour des oiseaux.
24 Kasım 1828'te Godoy'un eşi Maria Terasa Paris'te öldü.En 1828, l'épouse de Godoy María Teresa de Bourbon meurt à Paris.
Dönemli teraslar nehir gençleşmesinden kaynaklanır.Trois changements peuvent entraîner un rajeunissement statique de la rivière.
Roma zamanlarında itibaren teraslı bahçelerde üzüm yetiştirilir ve şarap üretimi yapılır.Déjà les romains y plantent des vignes et fabriquent du vin.
Küçük Amfitiyatro Şakayık Terası ve VIP alanı arasında yer almaktadır.Un sclérite hypostomal se préfigure entre la pièce basale de la mandibule et le sclérite pharyngien.
İkinci döneminde teras boyunca uzun bir hendek açılmıştır.Une chapelle peu profonde s'ouvre depuis sa seconde travée.
Çatısında bir gözlem terası bulunur.En la azotea hay una plataforma de observación.
Kuş gözlemcilerine yönelik seyir terası yapılmıştır.Construcción de caminos de acceso al observatorio de aves.
Sonra Rose'la Doktor terasta sohbet ederken bir uzay gemisi Big Ben'e çarpar ve Thames Nehri'ne düşer.Cuando están dando un paseo, ven cómo una nave espacial se estrella contra el Big Ben y cae en el río Támesis.
Meydanın güneydoğusundaki küçük merdivenlere, küçük teras köşesi anlamına gelen Gradillas adı verildi.Las pequeñas escaleras al sureste de la plaza le dieron nombre a esa esquina conocida como Gradillas.
Buzul, bir vadiyi işgal edince vadinin kenarlarında teras ya da kamalar oluşturabilir.Cuando el hielo glaciar ocupa un valle pueden formarse terrazas de kame a lo largo de los lados del valle.
Katedral, içinde seyir terası, restoran ve bir müze barındırmaktadır.Además, la unidad cuenta con senderos para excursionismo, un museo y un restaurante.
Kuzey kesim ise teraslanmıştır.La norte, está tapiada.
Lakin, muhtemelen yaz olduğu için, teras daha kalabalıktır.Before the Summer Crowds probablemente tendrá una mejor suerte...
24 Kasım 1828'te Godoy'un eşi Maria Terasa Paris'te öldü.Il 24 novembre 1828 Maria Teresa morì a Parigi.
Geleneksel Kore bahçelerinde teraslı çiçek yatakları yaygın bir özelliktir.I letti di fiori a terrazza sono una caratteristica comune nei giardini coreani tradizionali.
Mekân - Kral Hirodes'in Sarayının büyük terası.Gran sala nel palazzo del Re Lear.
Çatı teras şeklinde düzenlenmiştir.Caratterizzata dal tetto a forma di tenda.
Bu meydanda 3 katlı beyaz mermerden yapılma teraslar yükselir.От этой площади поднимается трёхъярусная терраса из белого мрамора.
İkinci bölümde Macchu Picchu sakinlerinin yapmış olduğu birkaç teras bulunur.Во втором разделе всё ещё существуют некоторые дороги, которые были созданы жителями Мачу-Пикчу.
Çatı teras şeklinde düzenlenmiştir.Крыша выполнена в виде шатра.
Bu teras tipi, yapılacak tarımsal faaliyetlerde mekanizasyon kullanımına elverişli değildir.Такое искусство не отображало никакой механизации работы в сельском хозяйстве.
Kuş gözlemcilerine yönelik seyir terası yapılmıştır.Для наблюдения за птицами сделана специальная палуба.
Meydanın güneydoğusundaki küçük merdivenlere, küçük teras köşesi anlamına gelen Gradillas adı verildi.والسلالم الصغيرة في الجنوب الشرقي تعطي للزاوية أسم غراديلاس، ويعني شرفة الزاوية الصغيرة.
Teras (jeoloji)النوري (جيولوجيا)
Çatı teras şeklinde düzenlenmiştir.للقاعة سقف على شكل جملون.
Sundurma Veranda Teras Çatıبوابة أعلام بوابة مسرح بوابة أدب
Büyük teraslar ve geniş taş sanat eserleri Pekin yakınındaki taş ocağındaki taşlardan yapıldı.Os vastos terraços e grandes entalhes foram feitos em pedra vinda de pedreiras próximas de Pequim.
Buzul, bir vadiyi işgal edince vadinin kenarlarında teras ya da kamalar oluşturabilir.Quando o gelo glaciário ocupa um vale, podem formar-se terraços ou Kames ao longo dos lados do vale.
Yüksek zeminden başlayarak, çeşitli kuşatma terasları inşa ettirdi.Começando em terreno elevado,ele construiu uma espécie de plataforma de cerco.
Çeşitli tarihleme yöntemleri kullanılarak bir terasın yaşı tespit edilebilir.Umas das formas de deduzir a idade de uma hiena é observando seus dentes.
Katedral, içinde seyir terası, restoran ve bir müze barındırmaktadır.O bairro também é lar de uma catedral e um museu.
Kuş gözlemcilerine yönelik seyir terası yapılmıştır.Há, no entanto, um posto de observação para observação de pássaros.
Bu yapıların tamamı 30'dan fazla sayıda bahçenin veya terasın ortasında yer alır.Deze gebouwen staan te midden van meer dan 30 verschillende tuinen of individuele terrassen.
Kuş gözlemcilerine yönelik seyir terası yapılmıştır.Voor vogelliefhebbers is er een observatiehut gebouwd.
Tapınak beş basamaklı bir teras üzerinde yükselir.De tempel heeft een pagoda met vijf verdiepingen.
1254 yılında San Marco Bazilikası ön cephesindeki teras kısmına yerleştirilmiştir.In 1254 op de Basiliek van San Marco geïnstalleerd.
Küçük Amfitiyatro Şakayık Terası ve VIP alanı arasında yer almaktadır.De kleine Viminaal, liggend tussen de Quirinaal en de Esquilijn.
Teras (jeoloji)Type (zoölogie)
Tapınak beş basamaklı bir teras üzerinde yükselir.Taket hålls uppe av fem kraftiga åsar.
Elizabeth iyileştiğinde evine döner ve terasına çıkar.När Betty återhämtat sig flyttar hon tillbaka till stan.
Çatısında bir gözlem terası bulunur.Na střeše se nachází vyhlídková plošina.
Geleneksel Kore bahçelerinde teraslı çiçek yatakları yaygın bir özelliktir.Sdružení květů v květenství je běžným jevem.
Halen sadece seyir terası ile mal sahibi olan Vakıflar Bankası'nın şubesi faaliyettedir.Jediným majitelem této burzy je Fio banka.
Doğu Terası 1866 yılında kaldırıldı.Zidurile orașului au fost demolate în 1866.
Hisar toplantı salonu, küçük çaplı toplantı odaları ve Rumeli Terası binanın bir parçasıdır.Az épület részeit képezik még a Hisar terem, kisebb gyűléstermek a félemeleten és a Rumeli terasz.
Aslanın Terası, Delos.Kúnos László, ford.
Teraslar arazinin doğal eğimlerine uygun olarak oluşturulmuştu.Tiet rakennetiin noudattamaan luontevasti maaston muotoja.
Binanın üst katındaki seyir terası, hünkâr köşkü biçimindedir.Rakennuksen ylimmäinen kerros toimii näköalakerroksena.
Aslanın Terası, Delos.Unohduksen puu, Ouidah.
Kuş gözlemcilerine yönelik seyir terası yapılmıştır.Lodshuset huser nu fugleobservatører.
Teras (jeoloji)Hiatus (geologi)
Monetti 1840, Rosita 1843, Terasita 1845 ve Ricciotti 1847'de doğdular.De fik fire børn: Menotti (født 1840), Rosita (1843), Teresita (1845) og Ricciotti (1847).
Kemerler üzerine yükseltilmiş yapı üç taraftan ortadaki terası çevreler.Svalgangen på utsiden av bygningen går rundt på tre sider.
1887 yılında ise tüccarlardan W. Ğizzätullin ve M. Wälişin minareye balkon terasını ilave ettiler.Pada 1887 pedagang W. Ğizzätullin dan M. Wälişin menambah balkon di minaret.
Kuş gözlemcilerine yönelik seyir terası yapılmıştır.Có 1 tháp dành cho người quan sát chim.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod