Ana içeriğe geç
Sözlük

terapist ile cümle

terapist kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Tôi gọi nó là suy sụp, nhà vật lý trị liệu của tôi gọi đó là sự thức tỉnh về mặt nhận thức.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Εγώ το αποκάλεσα κατάρρευση, η θεραπεύτρια μου το αποκαλεί πνευματική αφύπνιση.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Наричам го срив, моят терапевт го нарича духовно пробуждане.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Я назвала це кризою, а мій психотерапевт називає це духовним пробудженням.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Я назвала это кризисом, а мой психотерапевт называет это духовным пробуждением.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.אני קוראת לזה התמוטטות, המטפלת שלי קוראת לזה "התעוררות רוחנית".
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.سميتها فشل ، طبيبي سماها صحوة روحية .
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.開眼は挫折より響きがよいものですが
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.Aber Emma brauchte keine Therapeutin, die sich wirklich, wirklich um sie kümmerte.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.De Emmának nem egy terapeutára volt szüksége, aki igazán törődött vele.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.Emma had geen therapeut nodig die echt om haar gaf.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.Emma nepotřebovala nějakou terapeutku, která by ji měla opravdu, opravdu ráda.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.Emma nu avea nevoie de un terapeut căruia îi păsa cu adevărat.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.For hvad Emma havde brug for var ikke en terapeut, som virkelig, virkelig ville hende.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.엠마가 진실로 필요로 했던 것은 진심으로 걱정해 주는 치료사가 아니었어요.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.Lebo Emma nepotrebovala terapeuta, ktorému na nej veľmi záležalo.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.Lo que Emma necesitaba no era una terapista que de verdad se preocupara.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.Mais ce dont Emma avait besoin, ce n'était pas d'une psy qui se sentait vraiment vraiment concernée.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.Men vad Emma behövde var inte en terapeut som verkligen brydde sig.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.Nhưng người mà Emma cần không phải là các chuyên gia trị liệu tâm lý mà là người thực sự biết quan tâm cô ấy.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.Quello di cui aveva bisogno Emma non era un terapista che ci tenesse davvero a lei.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.Vendar Emma ni potrebovala terapevta, ki ga resnično skrbi.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.Αλλά αυτό που η Έμμα χρειαζόταν δεν ήταν ένας θεραπευτής που πραγματικά ενδιαφερόταν.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.Але Еммі не потрібен був терапевт, хай який турботливий.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.Но Эмме нужен был не психолог, которому не всё равно.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.Това, от което Ема се нуждаеше не беше някаква психоаналитичка, която наистина се тревожеше за нея.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.אבל מה שאמה היתה צריכה לא היה מטפל שבאמת באמת היה אכפת לו.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.لكن ما كانت إيما تحتاجة حقاً ليس معالجة نفسية تهتم كثيراً، كثيراً لأمرها.
Fakat Emma'nın ihtiyacı olan şey bir terapist değil onu gerçekten umursayan biriydi.セラピストではありません 必要なのは素敵な人生で これが人生を考える転機になると思いました
Fakat, terapistler, şairler gibi daha yüce şeyleri satan insanlar tek başınalar, hiçbir güçleri yok.Zato lidé, kteří nám prodávají vyšší věci - terapeuti, básnící - jsou sami a nemají sílu, nemají moc.
Fakat, terapistler, şairler gibi daha yüce şeyleri satan insanlar tek başınalar, hiçbir güçleri yok.그러나 치료사나 시인같이 정신적인 것을 파는 사람들은 혼자 일하는데다가 권력이 없습니다.
Fakat, terapistler, şairler gibi daha yüce şeyleri satan insanlar tek başınalar, hiçbir güçleri yok.Ljudje, ki nam prodajajo višje stvari -- terapevti, pesniki -- pa so sami in nimajo moči, nimajo oblasti.
Fakat, terapistler, şairler gibi daha yüce şeyleri satan insanlar tek başınalar, hiçbir güçleri yok.בעוד שהאנשים שמוכרים לנו את דברי הרוח -- המטפלים, המשוררים -- נמצאים בגפם והם חסרי כוח,
Fakat, terapistler, şairler gibi daha yüce şeyleri satan insanlar tek başınalar, hiçbir güçleri yok.بينما الناس الذين يبيعون اشياء اعلى مقاما المعالجون , الشعراء-- هم بمفردهم وليس لديهم قوة
Fakat, terapistler, şairler gibi daha yüce şeyleri satan insanlar tek başınalar, hiçbir güçleri yok.セラピストや詩人は 独力でやっていて 力を持ちません
Kela psikoterapiyi destekleyebilir ama uygun terapisti sizin bulmanız gerekir.FPA kan betala ut understöd för psykoterapin, men du måste själv hitta en lämplig terapeut.
Kela psikoterapiyi destekleyebilir ama uygun terapisti sizin bulmanız gerekir.Kela voi tukea psykoterapiaa, mutta sinun täytyy etsiä itse sopiva terapeutti.
Kela psikoterapiyi destekleyebilir ama uygun terapisti sizin bulmanız gerekir.Kela 和当地政府提供。患有职业病或因意外事故残疾的人还可参加保险公司(vakuutusyhtiö)提供的康复疗养。Kela还提供心理治疗补贴, 但您需自己寻找心理治疗师。
Kela psikoterapiyi destekleyebilir ama uygun terapisti sizin bulmanız gerekir.من الممكن أن يدعم الكيلا العلاج النفسي، ولكنه يتوجب أن تقوم بنفسك بالبحث عن معالج مناسب.
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi."Huh, en todellakaan haluaisi olla terapeuttinasi."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Ich würde nicht dein Therapeut sein wollen."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Já bych něchtěl být tvůj terapeut."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Jeg ville ikke være din terapeut."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Je n'aimerais pas être ton psychothérapeute."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Nechcel by som byť tvojím psychológom."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Nem szívesen lennék a pszichiátered."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Tôi không muốn là nhà trị liệu cho bạn."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi."Uh!
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi."Vau. Ne bi želel biti tvoj terapevt."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Не хотелось бы мне оказаться не месте твоего психотерапевта".
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Я б не хотів опинитись на місці твого психотерапевта".
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Có ba cách để làm ảnh hưởng đến não: giường của nhà trị liệu học, thuốc viên và con dao.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Der har været tre måder at prøve at påvirke hjernen på: Terapeutens briks, piller og kniven.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Det har funnits 3 sätt att försöka påverka hjärnan: terapeutens soffa, piller och skalpellen.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Erau trei modalități prin care creierul putea fi impactat. canapeaua psihologului, pastile şi bisturiul.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Er waren drie manieren om de hersenen te beïnvloeden: de sofa van de therapeut, pillen en de scalpel.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Existovali tri spôsoby, ako ovplyniť mozog: pohovka u terapeuta, tabletky a nôž.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Finora c'erano tre modi di intervenire sul cervello: l'analista, le pillole ed il bisturi.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Három módon igyekeztek az agyat befolyásolni: pszichoterápiával, tablettákkal, és késsel.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Havia três maneiras de tentar causar mudanças no cérebro: o divã do terapeuta, as pílulas e a faca.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod