Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Il y avait 3 façons d'avoir un effet sur le cerveau la thérapie, les médicaments et le couteau.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Jak dotąd, istniały trzy sposoby oddziaływania na mózg: kanapa terapeuty, pigułki i nóż.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Jsou tři možnosti jak se pokusit ovlivnit mozek: teraupetova pohovka , prášky a nůž.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.뇌에 변화를 주는 기존의 방법에는 세 가지가 있습니다. 바로 정신 치료, 약물 복용, 그리고 병원에서의 수술입니다.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Telah ada tiga cara untuk mencoba memberikan dampak pada otak: kursi terapis, pil-pil dan pisau.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Було 3 способи вплинути на мозок: психотерапевт, таблетки та ніж.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Досега имаше три начина за оказване на въздействие върху мозъка: диванът на терапевта, хапчетата и скалпелът.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.Раньше было только 3 способа попробовать воздействовать на мозг: кушетка психотерапевта, таблетки и нож.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.בעבר היו 3 דרכים לנסות להשפיע על המוח: ספת הטיפולים, תרופות וסכין המנתחים.
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.كان هناك ثلاث طرق لمحاولة التأثير على المخ: ملمس الأريكة، الحبوب المعالجة، وسكيناً
Şimdiye kadar beyni etkilemenin üç yolu vardı: terapistin koltuğu, haplar ve bıçak.セラピストのソファと 薬 そしてナイフ これはもうすぐ4番目の方法になります
Sonra bir terapist buldum.Akhirnya saya temukan seorang terapis
Sonra bir terapist buldum.Also fand ich eine Therapeutin.
Sonra bir terapist buldum.A našla som psychologičku.
Sonra bir terapist buldum."Bine..." Şi am găsit un terapeut.
Sonra bir terapist buldum.Finalmente encontré una terapeuta.
Sonra bir terapist buldum.Ik vond een therapeute.
Sonra bir terapist buldum.In sem našla terapevtko.
Sonra bir terapist buldum.J'ai donc trouvé une psychothérapeute.
Sonra bir terapist buldum.그렇게 해서 전 심리치료사를 한명 찾았습니다.
Sonra bir terapist buldum.Löysin terapeutin.
Sonra bir terapist buldum.Per cui ho trovato un terapeuta.
Sonra bir terapist buldum.Por isso arranjei uma terapeuta.
Sonra bir terapist buldum.Så jag hittade en terapeut.
Sonra bir terapist buldum.Så jeg fandt en terapeut.
Sonra bir terapist buldum.Tak jsem si našla terapeuta.
Sonra bir terapist buldum.Úgyhogy találtam egy pszichiátert.
Sonra bir terapist buldum.Và thế là tôi tìm thấy một nhà trị liệu.
Sonra bir terapist buldum.Więc znalazłam terapeutkę.
Sonra bir terapist buldum.Έτσι βρήκα μια ψυχαναλύτρια.
Sonra bir terapist buldum.Итак, я нашла психотерапевта.
Sonra bir terapist buldum.Намерих си терапевт.
Sonra bir terapist buldum.Тож я знайшла терапевта.
Sonra bir terapist buldum.וכך מצאתי מטפלת.
Sonra bir terapist buldum.فوجدت طبيب معالج .
Sonra bir terapist buldum.セラピストのダイアナと初対面のとき
Ve bu terapist gören bir terapist çünkü onlara gitmek zorundayız, çünkü onların yalan ölçerleri iyi.Dit is een therapeute die therapeuten behandelt, daar moeten wij naartoe gaan want zij kennen al de onzin.
Ve bu terapist gören bir terapist çünkü onlara gitmek zorundayız, çünkü onların yalan ölçerleri iyi.Es una terapeuta especializada en terapeutas, los necesitamos porque son los mas aptos para detectar mentiras.
Ve bu terapist gören bir terapist çünkü onlara gitmek zorundayız, çünkü onların yalan ölçerleri iyi.Ini terapis yang memerlukan terapis karena kami lakukan semua, karena basa basinya basi.
Ve bu terapist gören bir terapist çünkü onlara gitmek zorundayız, çünkü onların yalan ölçerleri iyi.In to je terapevtka, ki dela s terapevti, ker moramo hoditi k njim, ker so vajeni vsega živega.
Ve bu terapist gören bir terapist çünkü onlara gitmek zorundayız, çünkü onların yalan ölçerleri iyi.다이애나는 다른 심리치료사를 치료하는 치료사인데, 그런 사람들은 헛소리 고단자니까 우리는 그런 치료사를 보죠.
Ve bu terapist gören bir terapist çünkü onlara gitmek zorundayız, çünkü onların yalan ölçerleri iyi.Och detta är en terapeut som går till terapeuter, vi måste gå till dessa, för deras "bullshitmätare" är bra.
Ve bu terapist gören bir terapist çünkü onlara gitmek zorundayız, çünkü onların yalan ölçerleri iyi.ומדובר במטפלת שמטפלת במטפלים, כי אנחנו חייבים ללכת לכאלה, כי מד-הבולשיט שלהם עובד טוב.
Ve bu terapist gören bir terapist çünkü onlara gitmek zorundayız, çünkü onların yalan ölçerleri iyi.وهذه طبيبة معالجة ترى أطباء أخرون ، لأننا لابد أن نذهب لهؤلاء ، لأن قياس درجاتهم العلمية بالأمتار شيئ جيد .
Ve bu terapist gören bir terapist çünkü onlara gitmek zorundayız, çünkü onların yalan ölçerleri iyi.私たちにもセラピストが必要なのです 彼らの嘘発見器は高性能ですから -会場(笑)
Ve oldu. Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Y esto me llevó a lo que yo llamo un ataque de nervios y mi terapeuta llama un "despertar espiritual".
Ve tüm verilerimi bir kenara koyarak bir terapist bulmak zorunda kaldım.Und ich musste meine Daten beiseite legen und einen Therapeuten suchen.
Ve tüm verilerimi bir kenara koyarak bir terapist bulmak zorunda kaldım.Così dovetti mettere da parte i miei dati e cercare un terapeuta.
Ve tüm verilerimi bir kenara koyarak bir terapist bulmak zorunda kaldım.És félre kellett raknom az adataimat, és kellett keresnem egy pszichiátert.
Ve tüm verilerimi bir kenara koyarak bir terapist bulmak zorunda kaldım.Et j'ai dû ranger mes données et chercher un psychothérapeute.
Ve tüm verilerimi bir kenara koyarak bir terapist bulmak zorunda kaldım.Ik moest mijn onderzoek staken en een therapeut zoeken.
Ve tüm verilerimi bir kenara koyarak bir terapist bulmak zorunda kaldım.In morala sem odložiti svoje podatke in najti terapevta.
Ve tüm verilerimi bir kenara koyarak bir terapist bulmak zorunda kaldım.저는 제 데이터를 모두 치워버리고 심리치료사를 찾아가야 했습니다.
Ve tüm verilerimi bir kenara koyarak bir terapist bulmak zorunda kaldım.Musela jsem odložit svá data, a musela jsem hledat terapeuta.
Ve tüm verilerimi bir kenara koyarak bir terapist bulmak zorunda kaldım.Musela som odsunúť svoje dáta a nájsť si psychológa.
Ve tüm verilerimi bir kenara koyarak bir terapist bulmak zorunda kaldım.Musiałam odłożyć na bok wyniki swoich badań i poszukać psychoterapeuty.
Ve tüm verilerimi bir kenara koyarak bir terapist bulmak zorunda kaldım.Och jag var tvungen att lägga undan min data och skaffa en terapeut.
Ve tüm verilerimi bir kenara koyarak bir terapist bulmak zorunda kaldım.Og jeg måtte lægge mine data væk og finde en terapeut.
Ve tüm verilerimi bir kenara koyarak bir terapist bulmak zorunda kaldım.Saya sampai perlu meninggalkan pekerjaan dan mencari terapis.
Ve tüm verilerimi bir kenara koyarak bir terapist bulmak zorunda kaldım.Tive de me afastar dos meus dados e procurar um terapeuta.