terapi ile cümle
terapi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kutsal olduğu kabul edilen su tapınak ziyaretçileri tarafından terapik özelliği olduğu inancıyla içilmektedir.Vizitatorii templului iau apă careia i se atribuie proprietăți curative.
Vajinismus tedavi yöntemleri: Bilişsel terapi: Genel olarak cinsellik hakkında bilgilendirmeyi içerir.Konzervatórium: A melegházasság ellen: kérdezz-felelek a homoszexualitásról.
Ayrıca bu terapi, daha az zararlı davranış bozukluklarının bireysel tedavilerinde de kullanılmıştır.Ez a forma azonban nem megfelelő az egyéni magánpraxisban folytatott terápiás kezelések esetében.
Yaşadıkları nedeniyle bir süre terapi gördü.Ez aztán a gyógyítandó felületre rászáradva fejtette ki jótékony hatását.
Bilişsel davranış terapisi, seansları yapılandırılır.A pszichoterápia mindig kezeléssorozat, üléseken folyik .
Seks Eğitimcileri, Danışmanları ve Terapistlerı Amerikan Derneği 'nin üyesiydi.Alapítóik vagy diákjai vagy kollégái voltak az amerikai kutatónak.
Ben terapiye ihtiyacım olduğunu düşünüyorum.Azt hiszem, terápiára van szükségem.
1943 yılında Evlilik, Aile ve Seks Terapisi üzerinde çalışmaya başlamıştır.Hän avioitui 1945 ja aloitti perhe- ja työelämän Kiuruvedellä.
Bilişsel davranış terapisi, sağlam bir terapötik anlaşma gerektirir.Tervaperinteen jatkamiseksi vaaditaan hyvälaatuista tervaspuuta.
Tek başına ruhsal yolla tedavi şekline de terapi denilmektedir.Tästä syystä ratkaisukeskeistä terapiaa kutsutaan myös voimavarakeskeiseksi terapiaksi.
Kognitif terapi olarak da adlandırılmaktadır.Tämä voi liittyä myös kognitiivis-behavioraaliseen terapiaan.
Hasta ayrıca tedavi esnasında istediği takdirde terapist ile konuşabilir.Terapeutti sopii potilaan kanssa milloin hän on tavoitettavissa.
Engelleme terapisi 1932'de başlamıştır.Ensilento koitti jo vuonna 1932.
Oral rehidrasyon terapisi.Fysikaaliset hoidot Therapica Fennica.
Özel tedavi şekillerine terapi adı verilmektedir.Terapiahevoselta vaaditaan tiettyjä ominaisuuksia.
Her bir vakada, kurtarılmış anılar terapisi kabul edilemez ve bilimsellikten uzak görülmüştür.Σε κάθε περίπτωση, η ανακτημένη μνήμη μέσω θεραπείας κρίθηκε απαράδεκτη και μη επιστημονικά τεκμηριωμένη.
Terapistler hipno-terapi, yinelenen sorgulama ve bibliyoterapi gibi stratejiler kullanmıştır.Οι θεραπευτές χρησιμοποίησαν στρατηγικές όπως η υπνοθεραπεία, οι συνεχόμενες ερωτήσεις, και τη βιβλιοθεραπεία.
Yakalanma yaşı altıdan sonra olduğunda ve konuşma terapisine erken başlandığında prognoz iyileşmektedir.Εάν διαγνωστεί εντός 12 ωρών από την έναρξη του επεισοδίου, τότε θρομβολυτική θεραπεία ξεκινάει.
1947’de elektrokonvülsif terapi (elektro şok tedavisi) gördü.Hun gennemgik senere elektrochokterapi i 1964.
Patti LuPone Dr. Seward Vanessa'nın terapisti.Sybille Bedford, The Trial of Dr. Adams.
2001 yılında MSF, burada antiretroviral terapi yi ücretsiz olarak tanıttı.I 2003 ble det vedtatt ordninger for antiretroviral terapi av hivsmittede.
Eski Teğmen Harley burada terapistine aşık olur.Thorn Harvestar Jenten Fone er forelsket i.
Uzmanlık alanları aile terapistliğidir.Hans spesialfelt var familieterapi.
Jobs'da bulunan bu kanser tipinde kemoterapi veya radyasyon terapisine ihtiyaç duyulmadı.Jobs tampak tidak memerlukan kemoterapi atau terapi radiasi.
Şok terapisi sahnesinin arkasındaki fikrir, Laurel ve Hardy'nin birbirine pasta fırlatmasından gelmektedir.Ide di belakang terapi syok (shock-therapy) ini, berdasarkan Laurel dan Hardy yang melempar tar ke sesama.
Bazı insanlar, uzun süreli oksijen terapisi veya akciğer nakliyle belirgin iyileşmeler gösterebilir.Sebagian orang ada yang merasakan perbaikan karena terapi oksigen jangka panjang atau pencangkokan paru.
Adı terapi anlamındaki Therapia'dan gelir.Orang yang melakukan terapi disebut sebagai terapis.
Terapide ona her şeye evet demesi ve asla hayır cümlesini kullanmaması aşılanır.Selalu berbicara menggunakan keigo terhadap siapapun, dan tidak pernah protes sekalipun dipanggil ‘Kakek’.
Bilişsel davranışçı terapi.Pengantar Ilmu Perilaku Kesehatan.
Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi, Albert Ellis tarafından geliştirilmiş br psikoterapi yöntemidir.Namun vaksin yang digunakan untuk inokulasi massal adalah vaksin yang dikembangkan oleh Albert Sabin.
Jobs'da bulunan bu kanser tipinde kemoterapi veya radyasyon terapisine ihtiyaç duyulmadı.Jobs đã không yêu cầu được hóa trị hoặc xạ trị.
Bazı insanlar, uzun süreli oksijen terapisi veya akciğer nakliyle belirgin iyileşmeler gösterebilir.Một số trường hợp có thể cải thiện bằng trị liệu oxy dài hạn hay ghép phổi.
Terapide ona her şeye evet demesi ve asla hayır cümlesini kullanmaması aşılanır.正しい答えはノーであり、彼はずっとキリスト教徒である。
Her sabah Öykü'nün odasında dedikodu terapisi yaparlar.ある病室で毎晩笑い声を発している。
Yaşadıkları nedeniyle bir süre terapi gördü.なんらかの障害を患い長期療養中。
Birkaç başarısız terapi girişiminden sonra, paranoyak oldu.經過幾次的心理治療均不見效,她變得更加偏執。
Eğer hastalık çok ciddiyse, terapinin devam edebilmesi için ilaçlar kullanılır.如果牠們生病,要使用藥品來治療。
En sık kullanılan psikoterapi tekniği bilişsel-davranışçı terapi tekniğidir.研究的最多的心理治疗是认知行为疗法。
Eski Teğmen Harley burada terapistine aşık olur.여관집 아들 헤르만은 도로테아와 사랑에 빠진다.
Adı terapi anlamındaki Therapia'dan gelir.'무용의'라는 뜻의 "terpsichorean"는 테르프시코레의 이름에서 온 것이다.
Ayrıca geleneksel Çin tıbbı kapsamında vurgulanan gıda terapisiyle de bilinir.또한 중국의 전통 차를 맛볼 수 있는 공간도 마련되어 있다.
Yakalanma yaşı altıdan sonra olduğunda ve konuşma terapisine erken başlandığında prognoz iyileşmektedir.הפרוגנוזה משתפרת כאשר הליקוי מתחיל אחרי גיל 6 וכאשר הטיפול בדיבור מתחיל מוקדם.
Bilişsel davranış terapisi eğiticidir, hastaya kendi terapisti olmasını öğretmeyi ve tekrarı önlemeyi amaçlar.דרך הטיפול בסוס לומד המטופל לטפל בעצמו ולהכיר את יכולותיו מחדש.
Aroma terapisi Kaplıca terapisiתסמונת הווריד הנבוב העליון
Eski Teğmen Harley burada terapistine aşık olur.גונת'אר הבעלים של בית הקפה מאוהב בה.
Yaşadıkları nedeniyle bir süre terapi gördü.В миналото се е консумирал заради терапевтичните му ползи.
Öte yandan terapinin geleneksel tıp tarafından tamamıyla onaylandığı konusunda tartışmalar bulunmaktadır.За това съществуването им се оспорва от конвенционалната медицина.
Daha sonra, Daisy, güçlü fiziksel terapilerden geçerek yürümeye yeteneğine tekrar kavuşur.Daisy kasnije uspijeva prohodati nakon intenzivne fizikalne terapije.
Burada kendisine paranoyak-şizofren teşhisi kondu ve şok terapisi uygulandı.V mladosti mu diagnostikovali paranoidnú schizofréniu a prešiel si šokovú terapiu, čo ho veľmi ovplyvnilo.
Oral rehidrasyon terapisi.Reumatoidná artritída.
Bazı insanlar, uzun süreli oksijen terapisi veya akciğer nakliyle belirgin iyileşmeler gösterebilir.Za nekatere ljudi je rešitev dolgoročna terapija s kisikom ali pa presaditev pljuč.
En sık kullanılan psikoterapi tekniği bilişsel-davranışçı terapi tekniğidir.Najpogostejša oblika terapije je kognitivno-vedenjska terapija.
Uzmanlık alanları aile terapistliğidir.Recept je družinska skrivnost.
Oral rehidrasyon terapisi.Sodobno zdravljenje revmatoidnega artritisa.
Yapılan tam anlamıyla bir terapidir ve başarıya da ulaşır.Jos gali būti išpildytos tik tam tikru mastu, nuo kurio ir priklauso terapijos efektyvumas ir sėkmė.
Aylarca fiziksel ve psikolojik terapi gördükten sonra; şüpheli kişi bulunur ancak onu teşhis etmeyi reddeder.Kitus kelis mėnesius ji praleido psichologiškai ir fiziškai sveikdama, tada ją paliko vaikinas.
Vajinismus tedavi yöntemleri: Bilişsel terapi: Genel olarak cinsellik hakkında bilgilendirmeyi içerir.Genetika – mokslas apie paveldimumą: apie tai, kaip perduodami požymiai.
Harold Merskey kurtarılmış anı terapisindeki etik olaylar ile ilgili bir makale yayımladı.Harold Merskey avaldas artikli mälestuste taastamise teraapia eetilistest probleemidest.
Terapistler hipno-terapi, yinelenen sorgulama ve bibliyoterapi gibi stratejiler kullanmıştır.Terapeudid on kasutanud strateegiaid nagu hüpnoteraapia, korduvküsitlemine ja biblioteraapia.
Engelleme terapisi 1932'de başlamıştır.Alkoholi keeluseadus lakkas 1932. aastal.