Bununla birlikte, normal elle kullanım çok tepkiseldir.Všetky bežné drôtové rezistory majú pomerne veľkú indukčnosť.
İstilaya tepki gösteren protestolar sadece yedi gün sürdü.Oslavy spojené s modlitbami trvali až tri dni.
At eti tüketimi özellikle ABD'de büyük tepkiyle karşılaşmaktadır.Tyčové vysávače sú veľmi populárne hlavne v Amerike.
Bu tür diplomasiye karşı en önemli tepki, idealist ABD Başkanı Woodrow Wilson'dan gelmişti.Zmluva ustanovila vznik Spoločnosti národov, hlavný cieľ amerického prezidenta Woodrowa Wilsona.
Tepki türbinleri için enerji dönüşümü, Newton'un üçüncü yasası (Etki-tepki ilkesi) ile açıklanır.Premena energie sa pre tento princíp riadi tretím Newtonovým zákonom.
Bu karar Türkiye tarafından tepkiyle karşılandı.Udalosť vyvolala na tureckej strane odplatu.
Parça olumlu derecede iyi tepkiler almıştır ve dönemin en çok dinlenilen slow parçaları arasına girmiştir.Šťastne sa oženil a v Novom Sade prežil najaktívnejšie obdobie.
Tepkisini her zaman olduğu gibi sakarlığının yarattığı anarşi ile ortaya koyar.Výčitky smerovali, ako vždy, k zobrazeniu postáv.
Ancak ertesi gün, gelen tepkiler üzerine özür dilemiştir.Kasneje se je za to reakcijo opravičil.
Anafilaksi vücudun neredeyse her türlü yabancı maddeye karşı tepkisinden kaynaklanabilir.Anafilaksija se lahko pojavi kot odgovor na skoraj vse tuje snovi.
Tepki ve Değişim.Učinkovitost in sprememba.
Bu doktorlar, Nijerya Hükümeti'ni ve Kızıl Haç'ı bu duruma açıkça tepkisiz kalması nedeniyle eleştirdiler.Zdravniki so javno kritizirali nigerijsko vlado in Rdeči Križ za njihovo domnevno vpletenost in sodelovanje.
Aril aminler aminler ve aril halojenürlerden Buchwald-Hartwig tepkimesi ile elde edilebilir.Aril amini se lahko sintetizirajo iz aminov in aril halogenidov (Buchwald-Hartwigova reakcija).
Sürekli tepki, genotip 4 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastaların 65%’i cıvarındadır.Pri genotipu 4 se trajni odziv doseže pri okoli 65 % bolnikov po 48 tednih zdravljenja.
Su roketi tepki kütlesi olarak su kullanılan bir model roket türüdür.Vodna raketa je tip rakete, ki uporablja vodo kot reakcijsko maso.
Normal şartlar altında bile bazı T hücreleri ve antikorlar kendinden-olan peptidlerle tepkimeye girerler.T-celice in protitelesa tudi pod normalnimi pogoji reagirajo na telesu lastne peptide.
Avusturya Hükümeti'nin tepkisi çok sert oldu.Odziv zahodne Evrope je bil ogromen.
Tepki türbinleri için enerji dönüşümü, Newton'un üçüncü yasası (Etki-tepki ilkesi) ile açıklanır.Transfer energije reakcijskih turbin opisuje Tretji Newtonov zakon.
Sembolizm doğal gerçekçiliğe karşı bir tepkidir.Pri simbolizmu gre za reakcijo na področju naturalizma.
Seyircilerin izledikten sonra nasıl tepki vereceklerini çok merak ediyorum.Od načina montaže je odvisno, kakšni občutki se bodo vzbujali pri gledalcih.
Bu merkezi kontrol çevredeki ufak değişimlere bile gayet süratli ve koordine bir tepki vermeyi sağlar.Centralni nadzor omogoča hiter in usklajen odziv na spremembe v okolju.
Ancak herkes bu habere tepki gösterir.Vsakdo kdaj izrazi te poteze.
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.Posledica je vnetna reakcija.
Tepkime hızı, bir kimyasal tepkimenin gerçekleşme hızıdır.Hitrost detonacije je hitrost, s katero se kemijska reakcija širi po eksplozivu.
Tedaviye verilen tepki, genotipe göre değişir.Odzivi na zdravljenje se spreminjajo glede na genotip in izbor zdravil.
Bu olay halk arasında daha büyük tepkiye neden olur.To dejanje je sprožilo še večji upor prebivalstva.
Sovyet komutanının tepkisi alışılmadıktı.Odziv potrošnikov je bil nenavaden .
İyi de oldu, çok güzel tepkiler aldık." sözleriyle anlattı.Zelo sem bila vesela dejstva, da lahko naredim nekaj dobrega,« je dejala o tej izkušnji.
Bu iki kimyasal tepkimenin birleşmesine redoks tepkimesi denir.Clausov proces temelji na dveh kemijskih reakcijah.
Tuz tepkimenin diğer bir ürünüdür.Drug produkt te reakcije je voda.
Bu nedenle bazı tepkiler almıştır.To je pripeljalo do nekaj uporov.
Bu nedenle zengin köylülerin kolektifleştirme hamlesine tepkisi tarımsal üretimi durdurmak oldu.Med tem je zaradi naraščajočega pritiska na kmete nastalo kmečko odporniško gibanje.
Ancak bu amaçla koyduğu ağır vergiler, tepkiyle karşılandı.Tudi naturalne dajatve, ki so se zbirale v ta namen, so dobile ime pojezda.
Gerçekten George'un aklında ne olup bittiğini bilmiyorum, bu yüzden sadece tepkiden bahsedebilirim.Jis sukūrė Šoną Konerį… Tikrai nežinau kas dedasi Džordžo galvoje, todėl galiu kalbėti tik apie savo reakciją.
Oradaki o olumlu tepki beni kamçıladı.Atgimimas | Graži tu mano.
Bu tepkiyi ortaya koyanlar yine o dönemin önde gelen ünlü bilim insanları olmuştur.Joje imperatoriaus pakviesti telkėsi to meto žymiausi mokslininkai.
"N": Tepki Kuvveti, Newton(N) biriminde.Jėgos vienetas – niutonas (N).
O zaman müvekkilini buraya getirsin" diyerek tepki gösterdiler.Jis pasakė, 'Atsiveskit savo draugus.'
Protestolara gelen uluslararası tepkiler genellikle destekleyici oldu.Aukštą padėtį užėmusių represuojamųjų bylos paprastai atsidurdavo teismuose.
Dengesizlik termodinamiği, aktarım süreçleri ve kimyasal tepkimelerle ilgilidir.Nepusiausviroji termodinamika yra susijusi su transporto procesais ir su cheminių reakcijų greičiais.
Tuz tepkimenin diğer bir ürünüdür.Kitas taikymas – atgimimo ciklai.
Etrafına büyük bir atiklik ile tepki verir.Tai sukėlė audringą aplinkinių reakciją.
Örneğin, lineer tepki fonksiyonu.Centrinio Ačeho regencijos centras.
4 adet tepki motoru bulunur.Manevravimui naudoti 4 reaktyvinės mentės.
Romancımız, döneminin yazın ortamına da tepki duymaktadır aslında.Sakoma, kad ir dabar tyliomis vasaros naktimis vis dar pasigirsta jo balsas.
Fototropizma: Işığa karşı verilen tepkidir.Fototropism – reageerimine valgusele.
Tepki ve Değişim.Püsimisest ja muutumisest.
Protesto, göreceli olarak bir olaya ve duruma karşı aksi yönde tepki göstermektir.Protest väljendab avalikult reaktsiooni mingi sündmuse või olukorra kohta.
Ayrılama tepkimeleri Sn1 ve sn2 tepkimelerine çok benzerler.Lahkuva rühma mõju on SN2 ja SN1 reaktsioonide korral samasugune.
Eleştirmenlerin filme tepkisi genellikle ortalama ve olumlu arasındaydı.Kriitikud on filmi hinnanud üldiselt keskpäraseks või kergelt positiivseks.
Buna tepki olarak Arap Birliği Mısır'ı örgütten uzaklaştırdı ve merkezini Kahire'den Tunus'a taşıdı.Egiptus heideti Araabia Liigast välja ja liiga peakorter viidi Kairost Tunisesse.
Bu açıklama bazı kesimlerde tepkilere neden oldu.See juhtum viis osatäitmisteni mitmes lavastuses.
Pfungst, atın bakıcısının vücut dilindeki istemsiz ipuçlarına tepki verdiğini gösterdi.Nimelt leidis Pfungst, et hobune reageeris inimese mittetahtlikele vihjetele inimtreeneri kehakeeles.
Ancak, bu doymamış bileşiğin neden katılma reaksiyonlarında az tepkidiği anlaşılamayan bir olguydu.Kuid mõistmatuks jäi, miks see äärmiselt küllastumata molekul, on passiivne liitumisreaktsioonidele.
Tepkime metal bir katalizör varlığında yapılır.Sidestusreaktsioon toimub metallkatalüsaatori juuresolekul.
Yasaya önemli bir tepki gelmedi.Teos ei saanud suurt vastukaja.
Orduda meydana gelen olaylar hükümetin tepki vermesine yol açtı.Rünnakud parlamendi juures viisid valitsuse kokkuvarisemiseni.
Genelde çok ölümcül olabilen bu tepkiler kişiye özgü değillerdir.Sellepärast ei ole tõeliselt moraalsed teod inimlikult võimalikud.
Tepkime hızının birimi mol L−1s−1 dir.Tšellosonaat nr 1 e-moll, op.
Pausanias'ın bazı Pers savaş esirlerini serbest bırakması tepki çekti.Brigaadid nõudsid Moro vabastamise eest osade vangide vabastamist.