Ana içeriğe geç
Sözlük

tepeye ile cümle

tepeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dulavratotu çalışan rakam occulted tepeye tırmandı vardı.彼は今のところ再び見えていた、と改めて使用して、再び、三回の間で
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.Các ngươi là sự sáng của thế gian; một cái thành trên núi thì không khi nào bị khuất được:
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.Các ngươi là sự sáng của thế_gian ; một cái thành trên núi thì không khi nào bị khuất được :
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.I ären världens ljus. Icke kan en stad döljas, som ligger uppe på ett berg?
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.I ere Verdens Lys; en Stad, som ligger på et Bjerg, kan ikke skjules.
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.I er verdens lys; en by som ligger på et fjell, kan ikke skjules;
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.Ihr seid das Licht der Welt. Es kann die Stadt, die auf einem Berge liegt, nicht verborgen sein.
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.Kalian adalah terang dunia. Kota yang terletak di atas bukit tidak dapat disembunyikan
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.너희는 세상의 빛이라 산위에 있는 동네가 숨기우지 못할 것이요
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.Te olette maailman valkeus. Ei voi ylhäällä vuorella oleva kaupunki olla kätkössä;
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.Ti vagytok a világ világossága. Nem rejtethetik el a hegyen épített város.
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.U bent het licht van de wereld; een hoog gelegen stad die straalt in de nacht, kan iedereen zien.
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.Vi ste luč svetu. Mesto, ki stoji vrhu gore, se ne more skriti.
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.Voi siete la luce del mondo; non può restare nascosta una città collocata sopra un monte
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.Voi sînteţi lumina lumii. O cetate aşezată pe un munte, nu poate să rămînă ascunsă.
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez."Vosotros sois la luz del mundo. Una ciudad asentada sobre un monte no puede ser escondida
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.Vós sois a luz do mundo. Não se pode esconder uma cidade situada sobre um monte;
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.Vous êtes la lumière du monde. Une ville située sur une montagne ne peut être cachée;
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.Vy jste světlo světa. Nemůžeť město na hoře ležící skryto býti.
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.Vy ste svetlom sveta. Mesto, ležiace hore na vrchu, nemôže sa ukryť.
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.Wy jesteście światłość świata, nie może się miasto ukryć na górze leżące.
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.Σεις εισθε το φως του κοσμου πολις κειμενη επανω ορους δεν δυναται να κρυφθη
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.Вие сте виделината на света. Град поставен на хълм не може да се укрие.
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.Ви сьвітло сьвіту. Не може город сховати ся, стоячи на горі;
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.Вы - свет мира. Не может укрыться город, стоящий на верху горы.
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.אתם אור העולם עיר ישבת על ההר לא תוכל להסתר׃
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.انتم نور العالم. لا يمكن ان تخفى مدينة موضوعة على جبل.
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.你 們 是 世 上 的 光 . 城 造 在 山 上 、 是 不 能 隱 藏 的
‹‹Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez.你 們是 世上 的 光 . 城造 在 山上 、 是 不 能 隱藏的
Eğer en tepeye yükselmeyi becerirseniz senede 200.000 veya 400.000 kazanmayı ümit edebilirdiniz.20万から40万ドルは期待でき 成功者と言われます
Eğer en tepeye yükselmeyi becerirseniz senede 200.000 veya 400.000 kazanmayı ümit edebilirdiniz.Dacă reuşeşti să urci până în vârf, ai putea spera să faci 200.000 sau 400.000 de dolari pe an.
Eğer en tepeye yükselmeyi becerirseniz senede 200.000 veya 400.000 kazanmayı ümit edebilirdiniz.Ha sikerült a legmagasabbra emelkednie, akkkor kb. 200-400.000 dollár lenne a várható keresete évente.
Eğer en tepeye yükselmeyi becerirseniz senede 200.000 veya 400.000 kazanmayı ümit edebilirdiniz.만일 최고위 계급으로 올라갈 수 있다면 아마 이십에서 사십만 달러 정도를 벌게 될 겁니다.
Eğer en tepeye yükselmeyi becerirseniz senede 200.000 veya 400.000 kazanmayı ümit edebilirdiniz.Pokud se vám podařilo povýšit na vrchol, 200 nebo 400 tisíc dolarů ročně byste doufali, že vyděláte.
Eğer en tepeye yükselmeyi becerirseniz senede 200.000 veya 400.000 kazanmayı ümit edebilirdiniz.Quand on arrive au sommet, c'est entre 200 000 et 400 000 $ annuels qu'on peut espérer se faire.
Eğer en tepeye yükselmeyi becerirseniz senede 200.000 veya 400.000 kazanmayı ümit edebilirdiniz.Se chegássemos mesmo ao topo, poderíamos ganhar entre 200 000 e 400 000 dólares por ano.
Eğer en tepeye yükselmeyi becerirseniz senede 200.000 veya 400.000 kazanmayı ümit edebilirdiniz.Se poi riuscivi ad arrivare proprio in cima, potevi ambire a 200,000 o 400,000 dollari all'anno.
Eğer en tepeye yükselmeyi becerirseniz senede 200.000 veya 400.000 kazanmayı ümit edebilirdiniz.Si alcanzan a subir a la cima 200 000 o 400000 dólares al año es lo que podrían ganar.
Eğer en tepeye yükselmeyi becerirseniz senede 200.000 veya 400.000 kazanmayı ümit edebilirdiniz.Wenn Sie es ganz nach oben schaffen, können Sie auf 200.000 oder 400.000 USD pro Jahr hoffen.
Eğer en tepeye yükselmeyi becerirseniz senede 200.000 veya 400.000 kazanmayı ümit edebilirdiniz.Ако успеете да стигнете до самия връх, 200,000 или 400,000 долара на година е това, което можете да спечелите.
Eğer en tepeye yükselmeyi becerirseniz senede 200.000 veya 400.000 kazanmayı ümit edebilirdiniz.Если ты сумел подняться на самый верх, ты можешь надеяться на 200 000 или 400 000 долларов в год.
Eğer en tepeye yükselmeyi becerirseniz senede 200.000 veya 400.000 kazanmayı ümit edebilirdiniz.אם הצלחת לעלות ממש עד לצמרת, יכולת לצפות ל-200,000 או 400,000 דולר לשנה.
Eğer en tepeye yükselmeyi becerirseniz senede 200.000 veya 400.000 kazanmayı ümit edebilirdiniz.إذا استطعت أن تعلوا إلى أعلى منصب، ٢٠٠٫٠٠٠ أو ٤٠٠٫٠٠٠ دولار هو المبلغ الذي تطمح إليه.
Eğer taşı farklı bir tepeye taşısaydı, en azından biraz ilerleme hissi yaşayabilirdi diye düşünebilirsiniz.Ha elképzeljük, hogy más-más hegyekre görgeti fel a sziklát, akkor lett volna haladás érzése.
Eğer taşı farklı bir tepeye taşısaydı, en azından biraz ilerleme hissi yaşayabilirdi diye düşünebilirsiniz.만약 그가 다른 언덕들로 돌을 밀었다고 상상해보면, 적어도 그는 뭔가 진행되고 있다는 느낌을 받을겁니다.
Eğer taşı farklı bir tepeye taşısaydı, en azından biraz ilerleme hissi yaşayabilirdi diye düşünebilirsiniz.Potete immaginare di spingere il masso su diverse colline, almeno avreste un certo senso di progresso.
Eğer taşı farklı bir tepeye taşısaydı, en azından biraz ilerleme hissi yaşayabilirdi diye düşünebilirsiniz.Umíte si asi představit, že kdyby balvan tlačil na různé kopce, aspoň by měl pocit nějakého pokroku.
Eğer taşı farklı bir tepeye taşısaydı, en azından biraz ilerleme hissi yaşayabilirdi diye düşünebilirsiniz.Vă puteți imagina că, dacă ar fi împins stânca pe dealuri diferite, măcar ar fi avut un sentiment de progres.
Eğer taşı farklı bir tepeye taşısaydı, en azından biraz ilerleme hissi yaşayabilirdi diye düşünebilirsiniz.Φανταστείτε ότι αν ανέβαζε τον βράχο σε διαφορετικούς λόφους, τουλάχιστον θα είχε κάποια αίσθηση προόδου.
Eğer taşı farklı bir tepeye taşısaydı, en azından biraz ilerleme hissi yaşayabilirdi diye düşünebilirsiniz.Разбирате, че ако бутал скалата по други възвишения, поне е щял да има чувство за прогрес.
Eğer taşı farklı bir tepeye taşısaydı, en azından biraz ilerleme hissi yaşayabilirdi diye düşünebilirsiniz.Якби він штовхав камінь на різні схили, він відчував би принаймні якийсь прогрес.
Eğer taşı farklı bir tepeye taşısaydı, en azından biraz ilerleme hissi yaşayabilirdi diye düşünebilirsiniz.אתם מתארים לעצמכם שאם היה דוחף את הסלע על גבעות שונות, לפחות היתה לו תחושה כלשהי של התקדמות.
Eğer taşı farklı bir tepeye taşısaydı, en azından biraz ilerleme hissi yaşayabilirdi diye düşünebilirsiniz.بإمكانكم تخيّل إنّه لو كان بإمكانه دفع الصخرة على تلال مختلفة ، لشعر على الأقلّ أنّ ثمّة تقّدم .
Eğer taşı farklı bir tepeye taşısaydı, en azından biraz ilerleme hissi yaşayabilirdi diye düşünebilirsiniz.多少の進歩を感じられたかもしれません また 監獄モノの映画で-
En alttan en tepeye çetenin içinden bakabildik.Am tras o privire în interiorul bandei, de la bază până la vârf.
En alttan en tepeye çetenin içinden bakabildik.Egy bepillantást nyertünk a bandába a legaljától a legtetejéig.
En alttan en tepeye çetenin içinden bakabildik.우리는 최고위층부터 최하위층까지 조직내부의 모든 것에 대해 알수 있었습니다.
En alttan en tepeye çetenin içinden bakabildik.Li abbiamo osservati dall'interno, dalla base fino al vertice.
En alttan en tepeye çetenin içinden bakabildik.Nous avons pu le voir intégralement, de la base au sommet.
En alttan en tepeye çetenin içinden bakabildik.Observámos o gangue por dentro, desde a base até ao topo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod