Bu bizim amaca, bir tepeye ulaşmayı önemsediğimizi ileri sürer.Es zeigt, dass wir daran interessiert sind, ein Ziel zu erreichen, einen Höhepunkt.
Bu bizim amaca, bir tepeye ulaşmayı önemsediğimizi ileri sürer.Hal ini menunjukkan bahwa kita peduli tentang mencapai akhir, puncak.
Bu bizim amaca, bir tepeye ulaşmayı önemsediğimizi ileri sürer.Het vertelt ons dat we geven om het einddoel: de top bereiken.
Bu bizim amaca, bir tepeye ulaşmayı önemsediğimizi ileri sürer.산악 등반은 우리가 정상에 도달하는 것,
Bu bizim amaca, bir tepeye ulaşmayı önemsediğimizi ileri sürer.Nó gợi ý rằng chúng ta quan tâm tới việc đạt đến đích, đển đỉnh cao.
Bu bizim amaca, bir tepeye ulaşmayı önemsediğimizi ileri sürer.On remarque que l'on cherche à atteindre le bout, un sommet.
Bu bizim amaca, bir tepeye ulaşmayı önemsediğimizi ileri sürer.Pokazuje, że zależy nam na celu, na osiągnięciu szczytu.
Bu bizim amaca, bir tepeye ulaşmayı önemsediğimizi ileri sürer.Poukazuje na to, že nám záleží na dosahování cílů a vrcholů.
Bu bizim amaca, bir tepeye ulaşmayı önemsediğimizi ileri sürer.Sugere que nós gostamos de alcançar uma meta, um cume.
Bu bizim amaca, bir tepeye ulaşmayı önemsediğimizi ileri sürer.Suggerisce che è importante arrivare alla fine, alla cima.
Bu bizim amaca, bir tepeye ulaşmayı önemsediğimizi ileri sürer.Sugiere que nos interesa alcanzar el final, una cumbre.
Bu bizim amaca, bir tepeye ulaşmayı önemsediğimizi ileri sürer.Δείχνει ότι μας νοιάζει να φτάνουμε στο τέρμα, στην κορυφή.
Bu bizim amaca, bir tepeye ulaşmayı önemsediğimizi ileri sürer.Він показує, що для нас важливо дійти до кінця, до вершини.
Bu bizim amaca, bir tepeye ulaşmayı önemsediğimizi ileri sürer.Като че искаме да стигнем края, върха.
Bu bizim amaca, bir tepeye ulaşmayı önemsediğimizi ileri sürer.Он подсказывает, что вас заботит то, как дойти до конца, до вершины.
Bu bizim amaca, bir tepeye ulaşmayı önemsediğimizi ileri sürer.זה מרמז על כך שאכפת לנו להגיע לסוף, לפסגה.
Bu bizim amaca, bir tepeye ulaşmayı önemsediğimizi ileri sürer.يوحي بإنّنا نهتمّ في الوصول إلى النهاية ، إلى القمّة .
Bu bizim amaca, bir tepeye ulaşmayı önemsediğimizi ileri sürer.戦い 挑戦も大切だろうとわかります
Capitoline tepesi, Antik Roma devletinin yönetim merkezi. Heykeli bu tepeye taşıtan ise Michalangelo.Michelangelo è colui che attualmente l' ha portato fino al Campidoglio, che era il centro antico del governo.
Capitoline tepesi, Antik Roma devletinin yönetim merkezi. Heykeli bu tepeye taşıtan ise Michalangelo.Michelangelo je ten, kdo to vlastně pozvedl až ke Kapitolu, který byl centrem starověké vlády.
Capitoline tepesi, Antik Roma devletinin yönetim merkezi. Heykeli bu tepeye taşıtan ise Michalangelo.To Michał Anioł przeniósł rzeźbę na Kapitol będący siedzibą starożytnej władzy.
Capitoline tepesi, Antik Roma devletinin yönetim merkezi. Heykeli bu tepeye taşıtan ise Michalangelo.Мікеланджело був тим, хто переніс її на Капітолійський пагорб, який був давнім управлінським центром.
Çünkü tepeye meşaleyi kondurmam gerekiyordu.Bởi vì tôi phải đặt ngọn đuốc lên trên cùng.
Çünkü tepeye meşaleyi kondurmam gerekiyordu. Bunu yapmam da aşağı yukarı benzer bir süreçti.Neste usei, mais ou menos, o mesmo tipo de processo.
Çünkü tepeye meşaleyi kondurmam gerekiyordu.Denn ich musste die Fackel an die Spitze bekommen.
Çünkü tepeye meşaleyi kondurmam gerekiyordu.왜냐하면 맨 위에 횃불을 올려야 했거든요.
Çünkü tepeye meşaleyi kondurmam gerekiyordu.Navrch som musel dať pochodeň.
Çünkü tepeye meşaleyi kondurmam gerekiyordu.Parce qu'il a fallu que je mette la torche au sommet.
Çünkü tepeye meşaleyi kondurmam gerekiyordu.Pentru ca a trebuit sa pun torța in vârf.
Çünkü tepeye meşaleyi kondurmam gerekiyordu.Perché ho dovuto mettere la fiaccola in cima.
Çünkü tepeye meşaleyi kondurmam gerekiyordu.Ponieważ musiałem umieścić na szczycie pochodnię.
Çünkü tepeye meşaleyi kondurmam gerekiyordu.Porque tuve que poner la antorcha en la punta.
Çünkü tepeye meşaleyi kondurmam gerekiyordu.Want ik moest de toorts bovenop zetten.
Çünkü tepeye meşaleyi kondurmam gerekiyordu.Защото трябваше да сложа факела отгоре.
Çünkü tepeye meşaleyi kondurmam gerekiyordu.Из-за того, что сверху я должен был приделать факел.
Çünkü tepeye meşaleyi kondurmam gerekiyordu.כי הייתי צריך לשים את הלפיד למעלה.
Çünkü tepeye meşaleyi kondurmam gerekiyordu.لأنه كان علي وضع شعلة على الرأس
Çünkü tepeye meşaleyi kondurmam gerekiyordu.これも同じような作り方で
Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.A pak jsme polepili všechno -- celý kopec.
Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.A potom sme vylepovali všade -- po celom kopci.
Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.După asta, am lipit peste tot, pe întreg dealul.
Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.E poi abbiamo ricoperto tutto. Tutta la collina.
Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.És aztán mindenhová ragasztottunk -- az egész hegyre.
Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.Et puis nous avons affiché partout -- toute la colline.
Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.그래서 우리는 모든 곳에 붙였습니다. -- 언덕 전체에요.
Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.Lalu kami menempel poster di mana-mana, di seluruh bukit.
Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.Und dann klebten wir überall - den ganzen Hügel voll.
Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.Và chúng tôi đã dán ảnh ở khắp nơi, cả ngọn đồi.
Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.We plakten overal aan -- de hele heuvel.
Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.Y luego hicimos pegadas por todos lados... en todo el morro.
Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.Και μετά επικολλήσαμε παντού -- όλο το λόφο.
Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.И мы расклеили фотографии везде - на всём холме.
Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.Ние разлепихме навсякъде -- целия хълм.
Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.ואז התחלנו להדביק בכל מקום - בכל הגבעה.
Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.وقمنا باعمال اللصق في كل مكان--على كامل التلة.
Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.(拍手)
Daha sonra her yere, tüm tepeye yapıştırdık.然後我哋將啲相貼滿左成個山。
Dulavratotu çalışan rakam occulted tepeye tırmandı vardı.Abban volt felkapaszkodott felfelé a dombon a Bojtorján volt occulted a futó alak.
Dulavratotu çalışan rakam occulted tepeye tırmandı vardı.우엉은 실행중인 그림을 occulted했다에서 언덕을 clambered했다.
Dulavratotu çalışan rakam occulted tepeye tırmandı vardı.ان تسلق أعلى التل من الأرقطيون occulted كان هذا الرقم على التوالي.