Ana içeriğe geç
Sözlük

tepesi ile cümle

tepesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."Έχω βρεθεί στην κορυφή του βουνού, και έχω δει τη Γη της Επαγγελίας".
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."Бил съм на върха и съм видял Обетованата земя."
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."Я был на вершине горы, и я видел Обетованную Землю".
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum.""הייתי בראש ההר, "וראיתי את הארץ המובטחת."
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."لأنني صعدت على قمة الجبل ورأيت الارض الموعودة "
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."約束の地を見たのだから」 彼は牧師でしたが
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Dia tinggal di pegunungan tepat di perbatasan Afganistan.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Er lebt oben in den Bergen, direkt an der Grenze zu Afghanistan.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Fent él a hegyekben, éppen az afgán határ mentén.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Hij leeft hoog in de bergen, op de grens met Afghanistan.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Il vit dans les montagnes, juste à la frontière avec l'Afghanistan.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Mieszka w górach, na granicy z Afganistanem.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Ông sống trên núi ngay sát biên giới với Afghanistan.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Vive arriba, en las montañas, justo en la frontera con Afganistán.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Βρίσκεται στα βουνά, στα σύνορα με το Αφγανιστάν.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Він сидить собі високо у горах, саме на кордоні з Афганістаном.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Живее високо в планините, точно на границата с Афганистан.
Dağların tepesinde, Afganistan sınırında yaşıyor.Он живет высоко в горах, на границе с Афганистаном.
Dağların tepesinde,E' sulle montagne, proprio al confine con l'Afghanistan.
Dağların tepesinde,아프간과의 접경지대 산속에
Dağların tepesinde,Si locuieste sus in munti,
Dağların tepesinde,והוא גבוה בהרים,
Dağların tepesinde,وهو يقطن في أعالي الجبال
Dağların tepesinde,山奥にいます
Dedim, "Evet." "Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler."Jobban elviselnék, ha megdöglenék a fehér lovam nyergében, minthogy lássanak lezuhanni onnan.
Değirmende ördekler, denizde kazlar, Tepesi atmaya görsün, şu şirin kız şeytana benzer.Патки във вира, гъски в океана, дявол в хубавото момиче, като си науми нещо.
Değirmende ördekler, denizde kazlar, Tepesi atmaya görsün, şu şirin kız şeytana benzer.Утки в запруде у мельницы, гуси в океане, дьявол в этой милой девушке, когда у неё есть намерения.
Demek ki... tüm ülkeyi koruyabilmek için piramidin tepesinde duruyor olman gerek.Ciò significa... che per proteggere l'intero paese, tu dovrai stare in cima alla piramide.
Demek ki... tüm ülkeyi koruyabilmek için piramidin tepesinde duruyor olman gerek.Co oznacza, że aby chronić cały kraj, będziesz musiał stać na szczycie piramidy.
Demek ki... tüm ülkeyi koruyabilmek için piramidin tepesinde duruyor olman gerek.Det innebär... ...att för att kunna skydda hela landet- -måste du stå överst på pyramiden.
Demek ki... tüm ülkeyi koruyabilmek için piramidin tepesinde duruyor olman gerek.Hvad betyder det? For at kunne beskytte landet - - må du stå øverst på pyramiden.
Demek ki... tüm ülkeyi koruyabilmek için piramidin tepesinde duruyor olman gerek.Lo que significa... que para poder proteger a todo el país tendrás que ponerte en la cima de la pirámide.
Demek ki... tüm ülkeyi koruyabilmek için piramidin tepesinde duruyor olman gerek.O que significa que, para proteger o país inteiro, é preciso estar no cimo da pirâmide.
Demek ki... tüm ülkeyi koruyabilmek için piramidin tepesinde duruyor olman gerek.Se tarkoittaa... ...että voidaksesi suojella koko maata- -sinun on seistävä pyramidin huipulla.
Demek ki... tüm ülkeyi koruyabilmek için piramidin tepesinde duruyor olman gerek.А это означает... чтобы защитить всю страну, ты должен стоять на самой верхушке пирамиды.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Alle andere primaten rennen, wanneer ze bang zijn, een boom in, waar ze zich veilig voelen.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.다른 모든 영장류들은 두려움을 느끼면 나무 위로 올라갑니다. 안전하다고 느끼기 때문이죠.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.los otros primates, cuando tienen miedo suben corriendo a un árbol que es donde se sienten seguros.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Minden más főemlős, ha megijed, akkor felszalad a fára, ahol biztonságban érzik magukat.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Mọi loài linh trưởng khác, khi chúng sợ, chúng chạy lên cây, nơi chúng cảm thấy an toàn
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.On a passé la nuit dans les arbres, dans des hamacs.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Toate celelalte primate, când sunt speriate, se cațără într-un copac, unde se simt în siguranță.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Tutti gli altri primati, quando hanno paura, si arrampicano su un albero, dove si sentono al sicuro.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Wir haben auf den Bäumen übernachtet, in Hängematten.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Wszystkie inne naczelne, uciekają na drzewa dla bezpieczeństwa.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Все остальные приматы, когда они напуганы, лезут на дерево, где они чувствуют себя в безопасности.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Всички други примати, когато са изплашени, се покатерват на някое дърво, където се чувстват в безопасност.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.כל שאר הפרימאטים, כאשר הם פוחדים, מטפסים על עץ, שם הם חשים בטוחים.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.حينما تشعر كل الرئيسيات الأخرى بالخوف، فهي تصعد إلى شجرة حيث تحس بالأمان.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.木を駆け上がります そこは安心できるのです ツリーボートを使って木の上で一晩過ごしました
Diyelim ki bir kayalığın en tepesindeyim제가 절벽 위에 있고, 거기서 뛰어내린다고 해봅시다.
Diyelim ki bir kayalığın en tepesindeyim Ve birşeyler atmak yerine kendim atlıyorum.Řekněme, že jsem na vrcholu útesu a skočím... ...místo házení něčeho, jen prostě skočím z útesu.
Diyelim ki bir kayalığın en tepesindeyimСкажем, я нахожусь на вершине скалы и прыгаю вниз.
Diyelim ki bir kayalığın en tepesindeyimבואו נגיד שאני בראשו של צוק, ואני קופץ.
Diyelim ki bir kayalığın en tepesindeyimإذا كنت على آعلى منحدر و قفزت
Dünya Ticaret Merkezi'nin tepesine.Cô nói, "Anh yêu, em yêu anh, em chỉ muốn anh biết em muốn lấy anh.
Dünya Ticaret Merkezi'nin tepesine."Miláčik, milujem ťa, len som chcela, aby si vedel, že si ťa chcem vziať.
Dünya Ticaret Merkezi'nin tepesine."Miláčku, miluji tě, jen jsem chtěla, abys věděl, že si tě chci vzít.
Dünya Ticaret Merkezi'nin tepesine.Ze zei:
Dünya Ticaret Merkezi'nin tepesine.Она сказала, "Милый, я тебя люблю.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod