Brister Tepesi altında, benim alanından yarım mil sızmaya.נוטף מתחת היל Brister, חצי קילומטר מן השדה שלי.
Brister Tepesi altında, benim alanından yarım mil sızmaya.ناز من تحت هيل بريستر ونصف كيلومتر من حقل بي.
Brister Tepesi altında, benim alanından yarım mil sızmaya.このアプローチは、草の窪みを、降順の連続を介していた
Bu araç Minotaur IV roketinin tepesinde uzaya yakın bir noktaya kadar itildi.Do výšek blízkých kosmu je vynášen za pomoci rakety Minotaur IV.
Bu araç Minotaur IV roketinin tepesinde uzaya yakın bir noktaya kadar itildi.Egy Minotaur IV rakéta tetején fellövik egészen a világűr határáig.
Bu araç Minotaur IV roketinin tepesinde uzaya yakın bir noktaya kadar itildi.É propulsionada para o espaço próximo por um foguetão Minotaur IV.
Bu araç Minotaur IV roketinin tepesinde uzaya yakın bir noktaya kadar itildi.Es wird als Passagier einer Minotaur-IV-Rakete in Weltraumnähe gebracht.
Bu araç Minotaur IV roketinin tepesinde uzaya yakın bir noktaya kadar itildi.Het wordt tot bijna in de ruimte omhoog gebracht met een Minotaur IV-raket.
Bu araç Minotaur IV roketinin tepesinde uzaya yakın bir noktaya kadar itildi.Il est propulsé vers le proche espace par une fusée Minotaur IV
Bu araç Minotaur IV roketinin tepesinde uzaya yakın bir noktaya kadar itildi.이 비행기는 미노타우르 IV 로켓의 꼭대기에 실려 근우주로 올라가죠.
Bu araç Minotaur IV roketinin tepesinde uzaya yakın bir noktaya kadar itildi.S-a năpustit în spaţiu pe vârful unei rachete Minotaur IV.
Bu araç Minotaur IV roketinin tepesinde uzaya yakın bir noktaya kadar itildi.Se impulsa hasta casi el espacio exterior sobre un cohete Minotaur IV.
Bu araç Minotaur IV roketinin tepesinde uzaya yakın bir noktaya kadar itildi.Viene spinto nell'ambiente spaziale in cima a un vettore Minotaur IV.
Bu araç Minotaur IV roketinin tepesinde uzaya yakın bir noktaya kadar itildi.Wystrzelony jest blisko przestrzeni kosmicznej na rakiecie Minotaur IV.
Bu araç Minotaur IV roketinin tepesinde uzaya yakın bir noktaya kadar itildi.Его доставляет в ближний космос ракета Минотавр IV.
Bu araç Minotaur IV roketinin tepesinde uzaya yakın bir noktaya kadar itildi.Той се издига почти до космоса върху ракета Минотавър ІV.
Bu araç Minotaur IV roketinin tepesinde uzaya yakın bir noktaya kadar itildi.הוא שוגר כמעט לחלל על גבי טיל מינוטאור 4.
Bu araç Minotaur IV roketinin tepesinde uzaya yakın bir noktaya kadar itildi.وهي ترتفع لتقارب الفضاء وتتفوق على سرعة صاروخ ميناتور 4.
Bu araç Minotaur IV roketinin tepesinde uzaya yakın bir noktaya kadar itildi.運び上げてから射出します ミノタウロスIVは推進力が強すぎるので
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Acest lucru e încurajator pentru cei ca mine - eu sunt profesor - ca acesta să fie acolo în vârful creaţiei.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Confortante, per uno come me, un professore, ritrovarsi in cima alla piramide della creazione.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Das ist sehr tröstlich für Leute wie mich -- ich bin Professor -- hier an der Spitze der Schöpfung zu stehen.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Điều đó khá an ủi đối với những người như tôi.. Tôi là một giáo sư.. là ở chỗ kia trên đỉnh chóp của tạo hóa.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Esto es muy reconfortante para personas como yo, soy profesor, estar allí en la cima de la creación.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Ez rendkívül hízelgő rám nézve -- mivel professzor vagyok --, hogy mi vagyunk a teremtés csúcsa.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Isto é bastante reconfortante para pessoas como eu — sou professor — estar ali no topo da criação.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Je to docela potěšující pro lidi jako jsem já -- jsem profesor -- že je na samém vrcholu pyramidy.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.이것은 저같은 사람 - 교수 - 에게는 꽤 격려가 됩니다. 만물의 꼭대기에 있는 사람들 말이죠.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.On kovin lohduttavaa kaltaisilleni ihmisille -- olen professori -- olla luomakunnan huippuna.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.To je celkom upokojujúce pre ľudí ako som ja - som profesor - že sú na vrchole.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.To pocieszające dla profesorów jak ja, być na szczycie hierarchii.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Довольно отрадно для таких людей как я, а я -- профессор, находится на вершине мироздания.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Това е доста успокоително за хора като мен -- аз съм професор -- това да бъде там на върха на създаването.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.זה מאד מנחם עבור אנשים כמוני-- אני פרופסור-- להימצא שם למעלה בפסגת הבריאה.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.انه امرٌ مريح لبعض الاشخاص مثلي .. انا بروفسور هذا يعني أني على قمة هرم الكائنات الحية
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.生物の頂点にいるのは とてもうれしいことです でもこれは全く間違っています
Bu bir koni. Bu tepesi.Dit is dus een kegel.
Bu bir koni. Bu tepesi.Quindi questo e' un cono.
Bu bir koni. Bu tepesi.これは上部です。
Bu, bugünkü Birleşmiş Milletler'in olduğu, Doğu Nehri'nden, Murray Tepesi'nin görüntüsü.Das ist der Blick vom East River hoch Richtung Murray Hill, wo sich heute die Vereinten Nationen befinden.
Bu, bugünkü Birleşmiş Milletler'in olduğu, Doğu Nehri'nden, Murray Tepesi'nin görüntüsü.Đây là góc nhìn từ sông Đông, nhìn về phía đời Murray nơi Ủy Ban Liên Hiệp Quốc tọa lạc ngày nay.
Bu, bugünkü Birleşmiş Milletler'in olduğu, Doğu Nehri'nden, Murray Tepesi'nin görüntüsü.Dit is het uitzicht van de East River, als je Murray Hill op kijkt naar waar de VN tegenwoordig is.
Bu, bugünkü Birleşmiş Milletler'in olduğu, Doğu Nehri'nden, Murray Tepesi'nin görüntüsü.Esta es la vista desde el East River, en dirección a Murray Hill, en donde hoy en día está la ONU.
Bu, bugünkü Birleşmiş Milletler'in olduğu, Doğu Nehri'nden, Murray Tepesi'nin görüntüsü.Questa è la vista dall'East River, guardando verso Murray Hill dove stanno le Nazioni Unite oggi.
Bu, bugünkü Birleşmiş Milletler'in olduğu, Doğu Nehri'nden, Murray Tepesi'nin görüntüsü.To jest widok z East River, patrząc na Murray Hill gdzie dziś znajduje się siedziba ONZ.
Bu, bugünkü Birleşmiş Milletler'in olduğu, Doğu Nehri'nden, Murray Tepesi'nin görüntüsü.Това е изгледът от Ийст Ривър, с Мъри Хил отгоре, към мястото, където са днес Обединените нации.
Bu, bugünkü Birleşmiş Milletler'in olduğu, Doğu Nehri'nden, Murray Tepesi'nin görüntüsü.Это вид на пролив Ист-ривер и район Мюррей Хилл, там, где сейчас находится штаб-квартира ООН.
Bu dağ sırasının tepesindeki derinlik yaklaşık 2,5 km.해령정상에서 수면까지의 평균 깊이는 2.4Km 정도 됩니다.
Bu dağ sırasının tepesindeki derinlik yaklaşık 2,5 km.Adâncimea medie a crestei lui este de aproximativ 2400 de metri.
Bu dağ sırasının tepesindeki derinlik yaklaşık 2,5 km.Az átlagos mélység a hegycsúcsoknál körülbelül 2,5 km-es.
Bu dağ sırasının tepesindeki derinlik yaklaşık 2,5 km.De gemiddelde diepte bij zijn top is ongeveer 2,5 km.
Bu dağ sırasının tepesindeki derinlik yaklaşık 2,5 km.Die durchschnittliche Tiefe der Gipfel ist etwa 2,5 Kilometer.
Bu dağ sırasının tepesindeki derinlik yaklaşık 2,5 km.Độ sâu trung bình ở nơi cao nhất là 1 dặm rưỡi
Bu dağ sırasının tepesindeki derinlik yaklaşık 2,5 km.La profondeur moyenne au sommet est d'environ 2,4 kilomètres.
Bu dağ sırasının tepesindeki derinlik yaklaşık 2,5 km.La profondità media della cima è circa due chilometri e mezzo.
Bu dağ sırasının tepesindeki derinlik yaklaşık 2,5 km.La profundidad promedio en la parte de arriba es alrededor de 2.4 Km
Bu dağ sırasının tepesindeki derinlik yaklaşık 2,5 km.Priemerná hĺbka v hornej časti je asi jedna a pol míle.
Bu dağ sırasının tepesindeki derinlik yaklaşık 2,5 km.Průměrná hloubka u vrcholu je kolem míle a půl.
Bu dağ sırasının tepesindeki derinlik yaklaşık 2,5 km.Średnia głębokość - 2,5 km.
Bu dağ sırasının tepesindeki derinlik yaklaşık 2,5 km.Το μέσο βάθος στην κορυφή της είναι περίπου 2,5 χιλιόμετρα.