Bu dağ sırasının tepesindeki derinlik yaklaşık 2,5 km.Средната дълбочина над нея е около миля и половина.
Bu dağ sırasının tepesindeki derinlik yaklaşık 2,5 km.Средняя глубина у его вершин около 2.5 км.
Bu dağ sırasının tepesindeki derinlik yaklaşık 2,5 km.העומק הממוצע בחלק העליון של הרכס הוא שני קילומטר.
Bu dağ sırasının tepesindeki derinlik yaklaşık 2,5 km.ويبلغ متوسط عمق الجزء العلوي حوالي ميل ونصف.
Bu dağ sırasının tepesindeki derinlik yaklaşık 2,5 km.ここは大西洋上です - あれが尾根です -
Bu gerçekten buzdağının tepesi.Abbiamo scoperto solo la punta dell'iceberg.
Bu gerçekten buzdağının tepesi.Acesta este de fapt vârful iceberg-ului.
Bu gerçekten buzdağının tepesi.C'est vraiment la partie émergée de l'iceberg.
Bu gerçekten buzdağının tepesi.Das ist nur die Spitze des Eisbergs.
Bu gerçekten buzdağının tepesi.Dette er virkelig toppen af isbjerget.
Bu gerçekten buzdağının tepesi.Dit is maar het topje van de ijsberg.
Bu gerçekten buzdağının tepesi.Đó là nguyên lý tảng băng
Bu gerçekten buzdağının tepesi.Esta es realmente la punta del iceberg.
Bu gerçekten buzdağının tepesi.Ez csak a jéghegy csúcsa.
Bu gerçekten buzdağının tepesi.Ini benar-benar hanya puncak dari gunung es.
Bu gerçekten buzdağının tepesi.Isto é só a ponta do icebergue.
Bu gerçekten buzdağının tepesi.이것은 정말 빙산의 일각입니다.
Bu gerçekten buzdağının tepesi.Poruszyliśmy tylko czubek góry lodowej.
Bu gerçekten buzdağının tepesi.Это лишь верхушка айсберга.
Bu gerçekten buzdağının tepesi.זהו רק קצה הקרחון.
Bu gerçekten buzdağının tepesi.هذا هو فعلا رأس جبل الجليد.
Bu gerçekten buzdağının tepesi.もし人々が住宅ローンに関して
Bu güneydoğu tepesinin görünümü.Asta e o vedere înspre creasta de sud-est.
Bu güneydoğu tepesinin görünümü.Ceci est une vue de la crête sud-est.
Bu güneydoğu tepesinin görünümü.Das ist der Blick auf den Südostgrat.
Bu güneydoğu tepesinin görünümü.Đây là hình ảnh của nó.
Bu güneydoğu tepesinin görünümü.Dit is het gezicht vanaf de zuidoostelijke kam.
Bu güneydoğu tepesinin görünümü.Esta es una vista del borde sudeste.
Bu güneydoğu tepesinin görünümü.Ez a kép a dél-keleti gerincet mutatja.
Bu güneydoğu tepesinin görünümü.동남부에서 바라본 풍경입니다.
Bu güneydoğu tepesinin görünümü.Questa è la vista della cresta sud-orientale.
Bu güneydoğu tepesinin görünümü.Tento obrázok je pohľad na juhovýchodný hrebeň.
Bu güneydoğu tepesinin görünümü.To jest widok na nią -
Bu güneydoğu tepesinin görünümü.Това е изгледът към югоизточния хребет.
Bu güneydoğu tepesinin görünümü.Це вид на південно-східний гребінь.
Bu güneydoğu tepesinin görünümü.Это вид Юго-Восточного гребня.
Bu güneydoğu tepesinin görünümü.זה תמונה הצופה על הרכס הדרום מזרחי.
Bu güneydoğu tepesinin görünümü.وهنا المشد للقسم الجنوبي الشرقي للحافة
Bu güneydoğu tepesinin görünümü.頂上は手前の方です
Bu güvercin bir kilisenin tepesinde oturan bir güvercin.Esta es el pichón parado en lo alto de una iglesia.
Bu güvercin bir kilisenin tepesinde oturan bir güvercin.Este un porumbel care stă pe turla unei biserici.
Bu güvercin bir kilisenin tepesinde oturan bir güvercin.È un piccione sulla sommità di una chiesa.
Bu güvercin bir kilisenin tepesinde oturan bir güvercin.Het is een duif die op een kerk zit.
Bu güvercin bir kilisenin tepesinde oturan bir güvercin.비둘기 한 마리가 교회의 지붕에 앉아 있습니다.
Bu güvercin bir kilisenin tepesinde oturan bir güvercin.Le pigeon est assis en haut d'une église.
Bu güvercin bir kilisenin tepesinde oturan bir güvercin.To gołąb siedzacy na szczycie kościoła.
Bu güvercin bir kilisenin tepesinde oturan bir güvercin.Голубь сидит на крыше церкви.
Bu güvercin bir kilisenin tepesinde oturan bir güvercin.Това е гълъб, кацнал върху църква.
Bu güvercin bir kilisenin tepesinde oturan bir güvercin.זו היונה שעל גג כנסייה.
Bu güvercin bir kilisenin tepesinde oturan bir güvercin.إنها حمامة تجلس على رأس كنيسة،
Bu güvercin bir kilisenin tepesinde oturan bir güvercin.出かけて どの鳩でも過ごすような1日のあと-
Bu kadar yumuşak olacaksa, bu ülkenin tepesine tırmanması imkansız, değil mi?É impossível conseguir subir ao ponto mais alto do país dele, se continua assim tão brando, não é?
Bu kadar yumuşak olacaksa, bu ülkenin tepesine tırmanması imkansız, değil mi?Es imposible que ascienda hasta arriba de todo si es tan blando.
Bu kadar yumuşak olacaksa, bu ülkenin tepesine tırmanması imkansız, değil mi?Hän ei pääse maan huipulle- -jos hän on niin pehmeä.
Bu kadar yumuşak olacaksa, bu ülkenin tepesine tırmanması imkansız, değil mi?Han kommer aldrig att nå toppen- -om han är så mjuk.
Bu kadar yumuşak olacaksa, bu ülkenin tepesine tırmanması imkansız, değil mi?Han kommer aldrig helt til tops, - - hvis han er så blød.
Bu kadar yumuşak olacaksa, bu ülkenin tepesine tırmanması imkansız, değil mi?Mowy nie ma, żeby wdrapał się tu na szczyt, jeśli będzie taki miękki.
Bu kadar yumuşak olacaksa, bu ülkenin tepesine tırmanması imkansız, değil mi?Non riuscirà mai ad arrivare in cima, in questo paese, se continua a essere così debole, non è vero?
Bu kadar yumuşak olacaksa, bu ülkenin tepesine tırmanması imkansız, değil mi?Πώς θα ανέβει στην κορυφή της χώρας αν είναι τόσο μαλακός;
Bu kadar yumuşak olacaksa, bu ülkenin tepesine tırmanması imkansız, değil mi?Он ни за что не сможет пробраться на самый верх, если будет таким мягким, правда?