Ana içeriğe geç
Sözlük

tepesi ile cümle

tepesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
"Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler."Θα προτιμούσαν να πεθάνω πάνω στο άσπρο μου άλογο παρά να με δουν να πέφτω.
"Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler."Для них було б краще, щоб я помер верхи на моєму білому коні, ніж впав із нього.
"Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler."Им было бы лучше, если бы я умер сидя на моей белой лошади, чем видеть, как я с неё упаду.
"Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler."По-скоро ще ме видят умрял на белия ми кон отколкото да ме гледат как падам.
"Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler."הן יעדיפו לראות אותי מת על גב הסוס הלבן שלי מאשר לחזות בי נופל.
"Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler."إنهم يفضلونني أن أموت فوق حصاني الأبيض عن أن أسقط.
"Beni düşerken göreceklerine beyaz atımın tepesinde ölmemi tercih ederler.落馬して生きているよりもいいと思っていますよ もし救いを求めて弱いところを見せたりしたら
Ben sadece eski bir çeşme-kalem ile daire sıkı oturdu nedeniyle sezon tepesi, parlak kitap geldi.Csak ültem, szorosan a régi apartman töltőtoll, és a megfelelő szezon feltöltési, fényes könyv jött.
Ben sadece eski bir çeşme-kalem ile daire sıkı oturdu nedeniyle sezon tepesi, parlak kitap geldi.Jaz preprosto so tesen v starem apartmaju s fontano-pero, in v kratkem sezoni prehiteli, sijoče knjige prišel.
Ben sadece eski bir çeşme-kalem ile daire sıkı oturdu nedeniyle sezon tepesi, parlak kitap geldi.Jeg sad blot stram i den gamle lejlighed med en fyldepen, og i god Sæson A topping, skinnende bog kom.
Ben sadece eski bir çeşme-kalem ile daire sıkı oturdu nedeniyle sezon tepesi, parlak kitap geldi.Jsem jen seděla pevně ve starém bytě s plnicí pero, a díky sezony poleva, lesklé kniha přišla.
Ben sadece eski bir çeşme-kalem ile daire sıkı oturdu nedeniyle sezon tepesi, parlak kitap geldi.난 그저 분수 - 펜으로 오래된 아파트에 꽉 토 및 미결제 계절 토핑, 반짝 책을 함께 왔어요.
Ben sadece eski bir çeşme-kalem ile daire sıkı oturdu nedeniyle sezon tepesi, parlak kitap geldi.Pevne v starom byte s plniace pero, a vďaka sezóny poleva, lesklé kniha prišla.
Ben sadece eski bir çeşme-kalem ile daire sıkı oturdu nedeniyle sezon tepesi, parlak kitap geldi.Аз просто седях здраво в стария апартамент с писалка и в сезон топинг, лъскава книга дойде.
Ben sadece eski bir çeşme-kalem ile daire sıkı oturdu nedeniyle sezon tepesi, parlak kitap geldi.Я просто сидели тесно в старой квартире с авторучку, и в свое время во главе, блестящая книга пришли вместе.
Ben sadece eski bir çeşme-kalem ile daire sıkı oturdu nedeniyle sezon tepesi, parlak kitap geldi.Я просто сиділи тісно в старій квартирі з авторучку, і свого часу на чолі, блискуча книга прийшли разом.
Ben sadece eski bir çeşme-kalem ile daire sıkı oturdu nedeniyle sezon tepesi, parlak kitap geldi.トッピング、光沢のある本が登場。 私はコルクの場所でダウンであることを起こったときに子どもの本の最初のコピー
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Au supravieţuit milenii în deşert, în permafrost, în vârful munţilor şi în fundul oceanelor.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Chúng đã tồn tại ngàn năm ở sa mạc, ở vùng cực, ở đỉnh núi, ở đáy biển.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.De har overlevet i årtusinder i ørkener, i permafrosten, på toppen af bjerge og på bunden af havet.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Évezredeket éltek túl sivatagokban, fagyos területeken, hegycsúcsokon és az óceánok mélyén.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.그들은 수천년을 생존해 왔습니다. 사막에서, 얼어붙은 땅에서, 산의 정상에서, 그리고 바다 밑바닥에서요.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Prežili tisícročia v púšti, v permafroste, na vrcholoch hôr a na dne oceánu.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Przetrwały tysiące lat na pustyni, w wiecznej zmarzlinie, na szczytach gór i na dnie oceanu.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Sie haben Jahrtausende überlebt, in der Wüste, im Permaforst auf Berggipfeln, und am Meeresgrund.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Sobreviveram durante milénios no deserto, na "permafrost", no topo das montanhas e no fundo do oceano.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Sono sopravvissuti per millenni nel deserto, nel permafrost, in cima alle montagne e sul fondo dell'oceano.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Ze hebben millennia overleefd in een woestijn, in de permafrost, bovenop bergen en op de bodem van de oceaan.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Они существовали тысячелетиями в пустыне, вечной мерзлоте, на вершинах гор и дне океана.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.הם שרדו אלפי שנים במדבר, בקרקע הקפואה, בפסגות ההרים ובקרקעית הים.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.لقد نجوا لآلاف السنين في الصحراء و الجليد في أعالي الجبال و أعماق المحيطات
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.砂漠や永久凍土 山頂や海の底で 何千年も生き続けてきました 知られざる自然の脅威や人間の侵略を
Bir ağaç var ve tepesinde güzel meyveler var.Ada sebuah pohon dan pohon yang ada banyak buah ranum di bagian atas.
Bir ağaç var ve tepesinde güzel meyveler var.Có một cái cây và trên cây có rất nhiều quả ngon
Bir ağaç var ve tepesinde güzel meyveler var.Er is een boom, en in de top van die boom hangt een hoop voedzaam fruit.
Bir ağaç var ve tepesinde güzel meyveler var.Exista un copac si in acest copac o multime de fructe in varful copacului.
Bir ağaç var ve tepesinde güzel meyveler var.Il y avait un arbre et sur cet arbre il y a une multitude de bons fruits qui y poussent en hauteur
Bir ağaç var ve tepesinde güzel meyveler var.Itt egy fa, és a fa tetején ott van rengeteg finom gyümölcs.
Bir ağaç var ve tepesinde güzel meyveler var.그리고 그 나무 꼭대기에는 맛있는 과일들이 주렁주렁 달려 있습니다.
Bir ağaç var ve tepesinde güzel meyveler var.Máme strom a na jeho horních větvích je spousta dobrého ovoce.
Bir ağaç var ve tepesinde güzel meyveler var.Na czubku tego drzewa jest dużo dobrych owoców.
Bir ağaç var ve tepesinde güzel meyveler var.Tinha uma árvore e naquela árvore tem um bocado de bons frutos no topo.
Bir ağaç var ve tepesinde güzel meyveler var.Un árbol y en la parte alta de ese árbol hay un montón de buenas frutas.
Bir ağaç var ve tepesinde güzel meyveler var.Υπάρχει ένα δέντρο και το δέντρο υπάρχει ένα σωρό καλές φρούτων στην κορυφή του δέντρου.
Bir ağaç var ve tepesinde güzel meyveler var.Вот дерево, и на нём, на самом верху, много прекрасных фруктов.
Bir ağaç var ve tepesinde güzel meyveler var.Има едно дърво и на това дърво има един куп добри плодове на върха на дървото.
Bir ağaç var ve tepesinde güzel meyveler var.Існує дерево, й на ньому росте в'язка спілий плодів на самому вершечку дерева.
Bir ağaç var ve tepesinde güzel meyveler var.יש פה עץ ובצמרת העץ יש כמה פירות טובים.
Bir ağaç var ve tepesinde güzel meyveler var.توجد شجرة وفوقها بعض الثمار الحلوة
Bir ağaç var ve tepesinde güzel meyveler var.こんな感じに、てっぺんにね。
Bir arabanın tekerleklerinin tabanından tepesine kadar ki yüksekliği aşağı yukarı 1.5 metredir. -בדקתי ברשת ומצאתי שהגובה של המכונית הוא 1.5 מטר, מתחתית הצמיגים עד לגג.
Bir arabanın tekerleklerinin tabanından tepesine kadar ki yüksekliği aşağı yukarı 1.5 metredir. -اذا نظرت للسيارة وحجم السياره فانها سوف تكون على ارتفاع 1.5 من قاعدة الاطارات الى اعلى السيارة
Bir ay önce bugün Orada duruyordum. 90 derece güneyde dünyanın en altının tepesinde:Faz hoje um mês eu estava ali: a 90 graus sul, no topo do fim do mundo, no Polo Sul geográfico.
Bir balıkçı teknesinin temel direği, direğin tepesinden güverteye kadar uzanan,Główny maszt łodzi rybackiej wspierany jest przez mocną
Bir balıkçı teknesinin temel direği, direğin tepesinden güverteye kadar uzanan,Hlavný sťažeň rybárskej lode je upevnený silným
Bir balıkçı teknesinin temel direği, direğin tepesinden güverteye kadar uzanan,낚시 배의 주요 돛대는 돛대 위부터 갑판까지
Bir balıkçı teknesinin temel direği, direğin tepesinden güverteye kadar uzanan,התורן הראשי של סירת דיג נתמך ע"י חבל
Bir balıkçı teknesinin temel direği, direğin tepesinden güverteye kadar uzanan,السارية الرئيسية لقارب صيد مثبتة بحل متين
Bir balıkçı teknesinin temel direği, direğin tepesinden güverteye kadar uzanan,頑丈なロープで支えられており、支柱の先端からデッキまで延びています。
Birisi şöyle yazmış; "Kazandığımda, kendi küçük dağımı alacağım ... ... ve tepesinde evim olacak" (Gülüşmeler)En person skrev til os "Når jeg vinder, vil jeg købe mit eget lille bjerg, og bygge et lille hus på toppen."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod