Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Esta es la torre en medio de la selva, desde arriba.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Ez az esőerdő közepén található torony felülről.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Inilah menara di tengah hutan hujan itu, dilihat dari atas.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Isto é a torre no meio da floresta, vista de cima.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.이 사진은 열대림의 관찰타워를 위에서 찍은 것이고,
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.To jest nasza wieża w środku lasu deszczowego, widziana z powietrza.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Voici la tour au milieu de la forêt - vue de dessus.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Αυτός είναι ο πύργος στη μέση του τροπικού δάσους, όπως φαίνεται από πάνω.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Това е кулата посред тропическата дъждовна гора, гледана отгоре.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Це вид зверху на вишку посеред тропічного лісу.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.Это вид на вышку посреди тропического леса - сверху.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.זה המגדל בלב יער הגשם, במבט מלמעלה.
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.هذا البرج في وسط الغابة الإستوائية٬ من الأعلى
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.こちらは下から見たところ。
Bu ormanın ortasındaki kulenin tepeden görüntüsü.這是從上方觀察到的雨林中的瞭望塔
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken"Kiedy jechaliśmy granią górującą nad Morzem Martwym
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken"산등성이를 타고 가며 사해를 내려다 보았을 때
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken"Quand on était sur cette crête surplombant la Mer Morte
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken -- şu noktadan bahsediyor -- aklıma"Khi bọn cháu đạp xe gần đến đỉnh núi cháu nhìn xuống Biển Chết" cậu ấy đang nói về chỗ này
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken -- şu noktadan bahsediyor -- aklıma"Saat kita bersepeda di gunung yang menghadap ke Laut Mati -- dia berbicara tentang tempat ini --
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken"כאשר רכבנו על המצוק הזה המשקיף על ים המלח --
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarkenعندما كنا نجول بالدراجات على الحافة .. وننظر الى البحر الميت ..
"Bu sırtın üzerinde bisiklete binerken ve Ölü Deniz'e tepeden bakarken尾根を走っている時...」 彼が言っているのはこの場所です ー
Bu tam bir fiyasko. Norveçli kemancı Alexander Rybak'ı tepeden tırnağa yeniledik.Мы преобразим норвежского скрипача, Александра Рыбака
Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti.Az aggaszt, hogy ez a felülről lefelé hozzáállás még mindig létezik.
Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti.Ceea ce ma deranjeaza este aceasta atitudine de sus in jos care inca este prezenta.
Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti.Ce qui m'a ennuyé c'est de voir que cette approche descendante existe encore.
Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti.Điều làm tôi suy nghĩ nhất là mô hình từ trên xuống dưới này vẫn còn khắp nơi.
Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti.저를 난처하게 한것은 하향식 접근법이 여전히 이루어지고 있다는 것이었죠.
Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti.Lo que me preocupó es que esta visión de arriba hacia abajo aún está presente.
Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti.Minua vaivasi se, että tämä ylhäältä alas lähestymistapa on vielä käytössä.
Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti.O que me perturbou foi que esta abordagem de cima para baixo ainda continua.
Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti.Quello che mi preoccupa è che questo approccio dall'alto in basso è ancora in circolazione.
Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti.Trápilo ma, že tento prístup - zhora dole - je ešte stále bežný.
Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti.Trápilo mne, že tento přístup - shora dolů - je ještě stále běžný.
Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti.Was mir Sorgen macht, ist, dass es diesen Oben-Unten-Ansatz noch immer gibt.
Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti.Wat mij verontrust is dat deze top-down-benadering nog bestaat.
Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti.Zaniepokoiło mnie, że takie odgórne podejście do rozwiązywania problemów nadal istnieje.
Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti.Меня больше всего беспокоило то, что еще сохраняется этот подход "сверху вниз".
Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti.Това, което ме притеснява е, че този подход отгоре-надолу е все още наоколо.
Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti..מה שמציק לי הוא שגישת מלמעלה-למטה עדיין קיימת
Bu tepeden aşağı yaklaşımın halen var olması beni rahatsız etti.ما أزعجني هو أن أسلوب من الأعلى إلى الأسفل هذا لا يزال موجوداً
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.온 이스라엘 가운데 압살롬 같이 아름다움으로 크게 칭찬 받는 자가 없었으니 저는 발바닥부터 정수리까지 흠이 없음이라
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.וכאבשלום לא היה איש יפה בכל ישראל להלל מאד מכף רגלו ועד קדקדו לא היה בו מום׃
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.ولم يكن في كل اسرائيل رجل جميل وممدوح جدا كابشالوم من باطن قدمه حتى هامته لم يكن فيه عيب.
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.以 色 列 全 地 之 中 、 無 人 像 押 沙 龍 那 樣 俊 美 、 得 人 的 稱 讚 . 從 腳 底 到 頭 頂 、 毫 無 瑕 疵
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.以色列 全 地 之中 、 無人像 押 沙龍 那 樣 俊美 、 得 人 的 稱讚 . 從腳 底 到 頭頂 、 毫無 瑕疵
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.Da nun der Philister sah und schaute David an, verachtete er ihn; denn er war ein Knabe, bräunlich und schön.
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.In ko se Filistejec ozre in ugleda Davida, ga zaničuje; zakaj bil je mladenček in rdečkast, pa lepega obraza.
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.Keď potom pozrel Filištín a uvidel Dávida, pohŕdol ním, pretože bol iba mládenček, rumenný a krásnej postavy.
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.그 블레셋 사람이 둘러보다가 다윗을 보고 업신여기니 이는 그가 젊고 붉고 용모가 아름다움이라
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.Người Phi-li-tin xem Ða-vít, thấy người còn trẻ, nước da hồng hồng, mặt đẹp đẽ, thì khinh người.
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.Người_Phi - li-tin xem Ða - vít , thấy người còn trẻ , nước_da hồng hồng , mặt đẹp_đẽ , thì khinh người .
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.Quando o filisteu olhou e viu a Davi, desprezou-o, porquanto era mancebo, ruivo, e de gentil aspecto.
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.И когато филистимецът погледна наоколо и видя Давида, презря го, защото беше дете и рус и красив на лице.
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.ויבט הפלשתי ויראה את דוד ויבזהו כי היה נער ואדמני עם יפה מראה׃
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.ولما نظر الفلسطيني ورأى داود استحقره لانه كان غلاما واشقر جميل المنظر.
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.非 利 士 人 觀 看 、 見 了 大 衛 、 就 藐 視 他 . 因 為 他 年 輕 、 面 色 光 紅 、 容 貌 俊 美
Davutu tepeden tırnağa süzdü. Kızıl saçlı, yakışıklı bir genç olduğu için onu küçümsedi.非利士人 觀看 、 見 了 大衛 、 就 藐 視他 . 因為 他 年 輕 、 面色 光紅 、 容貌 俊美
Doktor ve diğerlerinin olduğu tepeden geliyor.Det är där doktorn bor...