Aventine Hill, Antik Roma'nın üzerine kurulduğu ünlü yedi tepeden birisidir.Aventin (lat. Aventinus) je jeden ze sedmi pahorků, na nichž stál starověký Řím.
Fakat o sırada uçak tepeden aşağı düşer.Tým vyskočí z letadla vysoko nad městem.
Açık ve net bir hava durumunda bu tepeden Ağrı Dağı´nı görmek mümkündür.Za jasného počasí je viděti zřetelně Kunětickou horu.
Fakat o sırada uçak tepeden aşağı düşer.Apoi, dintr-o dată, avionul decolează.
Kuş, inançsızlara tepeden bakarak onlara ateş ve gök gürültüsü savurdu.Privindu-i de sus pe necredincioși, pasărea aruncă foc și trăsnet asupră-le.
Aventine Hill, Antik Roma'nın üzerine kurulduğu ünlü yedi tepeden birisidir.Az Aventinus egyike a hét dombnak, amelyekre Róma épült.
Bu sahnelerde kamera, kendisini tepeden çeker.E hangra a nőstény a kamrába felülről beássa magát.
Bir taban ve tepeden tabana indirilen bir dikme.Egy nem levél csúcs a fában belső csúcs.
"Wartburg" ismi, arabaların üretildiği Eisenach şehrine tepeden bakan Wartburg Kalesi'nden gelmektedir.Nimi "Wartburg" tulee Eisenachin kaupungin yllä kohoavasta Wartburgin linnasta.
Kuş, inançsızlara tepeden bakarak onlara ateş ve gök gürültüsü savurdu.Lintu katsoi alas uskottomiin ja syöksi heitä kohti tulta ja ukkosen jylyä.
Açık ve net bir hava durumunda bu tepeden Ağrı Dağı´nı görmek mümkündür.Vuoren toisinaan lumipeitteisen huipun voi nähdä kirkkaalla säällä.
Çocuklar tepeden aşağıya yuvarlandılar.Lapset pyörivät mäkeä alas.
Roma Forumu'ndan yaklaşık 40 m yukarıdadır ve tepeden bakar diğer tarafta ise Circus Maximus'a tepeden bakar.Den er 40 meter høj og grænser til både Forum Romanum, Circus Maximus og Colosseum.
"Wartburg" ismi, arabaların üretildiği Eisenach şehrine tepeden bakan Wartburg Kalesi'nden gelmektedir.Navnet Wartburg kommer fra slottet Wartburg på en av åsene utenfor byen Eisenach, hvor bilene ble produsert.
Bu yanardağlardan çıkan lavlar tepeden aşağıya inerek denize ulaşırlar.Disse er restene av lavastrømmer på vei ned fjellet på vei ut i havet.
Sarayın bulunduğu tepeden Argolis ve onun ötesinde Saronik Körfezi görülebilir.Di atas bukit tempat istana, kita dapat melihat sampai sejauh Argolid sampai ke Teluk Saronik.
Bunlar tepeden aşağıya doğru yürümüşlerdir.Mereka tetap bersama-sama naik turun gunung.
Tepeden tepeye voltajı bunun iki katıdır.Puncak gunung dibagi menjadi dua puncak.
Sarayın bulunduğu tepeden Argolis ve onun ötesinde Saronik Körfezi görülebilir.Từ ngọn đồi mà cung điện được đặt trên, người ta có thể quan sát qua Argolid tới vịnh Saronic.
Fakat o sırada uçak tepeden aşağı düşer.Do đó, chiếc máy bay đã rơi trên quả đồi.
Tepeden tepeye voltajı bunun iki katıdır.Phía trên các rặng núi trung tâm cao là hai cao nguyên thấp hơn.
Millî Park adını bu tepeden almaktadır.国立公園の名前は、この山からとられた。
Fingon konuşlandığı tepeden aşağı çekilmeliydi.ショックを受けたゲルリンデは登頂を断念した。
Bu kez tepeden tırnağa herkesin bununla ilgili yapacak bir şeyi vardı."그러자 일을 주관하는 사람이 이번에는 장완의 모호한 일처리에 대하여 추궁하려고 했다.
Manhattan Lenape dilinden 'birçok tepeden oluşan ada' olarak çevrilmiştir.맨해튼이라는 단어는 레나페어로 "많은 언덕의 섬"이라는 뜻으로 번역된다.
Bu sahnelerde kamera, kendisini tepeden çeker.극장의 무대는 그 뒷면을 길가에 마주하고 있다.
Sarayın bulunduğu tepeden Argolis ve onun ötesinde Saronik Körfezi görülebilir.왕궁이 있는 언덕에서는 아르고스 너머에 사로니코스 만이 보인다.
Diğer araştırmacılar ise "tepeden inme yaklaşım"ın daha verimli olduğunu öne sürmüşlerdir.Други твърдят, че подходът „отгоре-надолу“ би бил по-достижим.
Fakat o sırada uçak tepeden aşağı düşer.В този момент самолетът започва да пада.
Bir süre sonra tepeden bir silah sesi duyulur.Ubrzo se iz groblja začuo pištoljski pucanj.
Tepeden tepeye voltajı bunun iki katıdır.Ostrá hora je zdvojený čadičový kopec.
Almanlar tepeden aşağı güzel bir üs kurmuş.Nemci so na Brdo zgradili cesto.
Arması, gümüş arka plan üzerinde üç mavi tepeden oluşmaktadır.Njihov grb vsebuje tri plave črte na zlati podlagi.
Almanlar tepeden aşağı güzel bir üs kurmuş.Nuo kalno atsiveria puiki regykla.
Kuş, inançsızlara tepeden bakarak onlara ateş ve gök gürültüsü savurdu.Ja lind vaatas alla uskmatute peale ja saatis nende poole tuld ja välgunooli.
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!hans Gane er Sødme, han er idel Ynde. Sådan er min elskede, sådan min Ven, Jerusalems Døtre.
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!Hans gane er sødme, og alt ved ham er liflighet. Slik er min elskede, slik er min venn, I Jerusalems døtre!
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!jeho ústa presladké, a celý je prežiadúcny. To je môj milý a to môj priateľ, dcéry Jeruzalema!
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!입은 심히 다니 그 전체가 사랑스럽구나 예루살렘 여자들아 이는 나의 사랑하는 자요 나의 친구일다
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!Su paladar es dulcísimo; ¡todo él es deseable! Así es mi amado y así es mi amigo, oh hijas de Jerusalén
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!Usta njegova so sladka in ves je ljubezniv. Tak je ljubi moj, tak je prijatelj moj, o hčere jeruzalemske!
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!уста его – сладость, и весь он – любезность. Вот кто возлюбленный мой, и вот кто друг мой, дщериИерусалимские!
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!חכו ממתקים וכלו מחמדים זה דודי וזה רעי בנות ירושלם׃
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!حلقه حلاوة وكله مشتهيات. هذا حبيبي وهذا خليلي يا بنات اورشليم
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!他 的 口 極 其 甘 甜 . 他 全 然 可 愛 。 耶 路 撒 冷 的 眾 女 子 阿 、 這 是 我 的 良 人 、 這 是 我 的 朋 友
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!他 的 口極 其 甘甜 . 他 全然 可愛 。 耶路撒冷 的 眾女子 阿 、 這是 我 的 良人 、 這是 我 的 朋友
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorAlso Baku ist diese Bucht in Form eines Halbmonds, gegenüber der Insel Zira, die wir planen.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorBaku egy ilyen félhold alakú öböl, Zira szigetére néz, a sziget ahova tervezünk.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorBaku é questa sorta di baia a mezzaluna che domina sull'isola di Zira, l'isola che stavamo pianificando.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorBásicamente, Bakú es una bahía con vistas a la isla de Zira, la isla que estábamos planificando.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorIn feite is Baku een halvemaanvormige baai die uitkijkt over het eiland Zira, het eiland wat we plannen.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyor기본적으로 "바쿠"는 초승달 모양의 해변이고 우리가 계획한 섬, "지라"가 바라보이는 곳입니다.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorTakže Baku je vlastne polkruhová zátoka, s výhľadom na ostrov Zira, ostrov, ktorý máme naprojektovať.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorΒασικά το Μπάκου είναι ένας ημισεληνοειδής κόλπος απέναντι από το νησί Ζίρα, που σχεδιάζουμε.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorВ основни линии, Баку е този нещо като сърповиден залив, с изглед към остров Зира, островът, който планирахме.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorאז בעיקרון באקו זה סוג של מפרץ בצורת סהר שמשקיף על האי זירה, האי שאנחנו תכננו.
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyorحيث أن باكو عاصمة أذربيجان نوعاً ما هي عبارة عن خليج على شكل هلال أساساً تطل على جزيرة زيرا حيث نقوم بالبناء
Bakü yarım ay şeklinde bir koy ve bizim planladığımız Zira adasına tepeden bakıyor僕らの計画する島 ジラ島を見渡せます 彼らの国旗の図像に似ています
Bedeninizi görebilen birinden daha iyi biliyorum. Tepeden tırnağa kadar.Je saisis votre beauté plastique bien mieux qu'un voyant, de la tête aux pieds.
"Biliyorsun sen araştırmanla uğraşırken," -tepeden bakan tonlamaya dikkat edin-"Beh, mentre tu stavi facendo, come dire, le tue ricerche," notate il tono condiscendente--