Tapınak Tepesi, Yahudilikteki en kutsal alandır.Il Tempio era, ed è, il luogo più sacro all'Ebraismo.
Hemen yanında Safa ve Merve tepeleri bulunmaktadır.I pendii e le aree costiere sono coperti da zone sassose.
İlk bölüm Green Hill'dir (anlamı: Yeşil Tepe).Sul lato A appare: Buy Green River (ovvero: "Compra i Green River").
Şehir engebeli, tepelik bir yerleşkedir.La città è situata in un ambiente arido e deserto.
Gökyüzünün tam tepesinde bulunan yıldız.Cercalo sopra il cielo stellato!
Kuzeyde ise Jingshan tepesine Çan ve Davul Kuleleri'ne uzanır.A nord, si estende attraverso la collina di Jingshan verso le Torri Bell e Drum.
Takımadaların en yüksek noktası Smith adasında bulunan 2105 metre ile Mount Foster tepesidir.Il punto più elevato è il Monte Foster sull'Isola Smith a 2.105 metri s.l.m.
Ancak her zaman tabandan tepeye bir dikme bulunmaz.In ogni caso non è mai possibile scattare dall'alto verso il basso.
Güzelyurt Tepesi’nin (Şuayip Tepesi) önemli bir kısmı, bu mahalle sınırları içindedir.Nella città il buono e il cattivo si sono oramai del tutto mescolati".
Alaaddin Tepesini ağaçlandırdı ve Müze Caddesini açtırdı.Subito (Samael) estrasse la spada dal fodero e si innalzò innanzi a Mosè.
Kale düz toprak ve tepelik arazinin ikisini de içeriyordu, Doğu Asya’da ender görülen bir şey.La fortezza si estende sia su terreno piano che collinare, un fatto piuttosto raro in Asia orientale.
İnka yüksek rahipleri, kurbanları ayin için yüksek bir dağın tepesine götürürdü.A questo punto gli alti sacerdoti portavano le vittime sulle cime dei monti per il sacrificio.
Birçok insan güvenli yere ulaşmak için evlerini terk etti ve dağlara ve tepelere doğru kaçtı.Molti uomini dovettero lasciare le loro terre e rifugiarsi sulle montagne.
Göller, Hakosorbaşı Tepesi'nde yer almaktadır."Le fogne" Ci troviamo in un condotto fognario.
Tepenin neredeyse üçte ikisi tuğla ocakları tarafından tahrip edilmiştir.In quel momento circa due terzi delle foreste originarie erano state abbattute.
Tepedeğer olarak da adlandırılır.Viene anche chiamato ordine colossale.
Arazi az dalgalı olup, küçük çaplı tepeler vardır.Il terreno è vario, con dolci colline.
Bölgenin geri kalan kısımları alçak tepelerden oluşmaktadır.Il resto della superficie solare è formato dalle regioni quiete.
Niğde Kalesi, bir höyük olan Alaaddin Tepesi’nin kuzey kısmı üzerine inşa edilmiştir.La sacrestia è stata di recente costruita su un lato dalla parte settentrionale della cappella maggiore.
Veri kümesinde kaç tane tepe vardır?Quante mucche possiede alla fine?
Yükselmenin özelliğine göre tepe, dağ ya da başka bir yükselti oluşur.A seconda dell'altezza si ottiene una collina o, se più alta e ripida, una montagna.
Köyün doğusunda küçük bir tepe, hemen önünde ise küçük bir çay bulunur.In cima alla collina, nei pressi di un piccolo stagno si trova un Linga.
Gibralfaro veya Gibralfaro Tepesi İspanya'nın Málaga şehrinde yer alan bir tepedir.Il Castello di Gibralfaro o alcázar di Gibralfaro è una fortificazione araba della città spagnola di Malaga.
Volkanik bir doruk olan bu dağın tepesinde büyük bir krater gölü bulunur.Al centro di quest'isola si trova un enorme vulcano.
Köy 7 tepe üstüne kurulmuştur.La città sorge su sette colline.
Büyük olasılıkla Fırat'ın oluşturduğu bir birikinti tepesidir.Probabilmente deriva dalla tracolla a cui era appeso lo scudo.
Tepedeki kütüklerin çerçeveleri tutmakta pek işlevli değildi.Le sorgenti sulla collina sotto Inarca erano scarse.
İlçe adını Ayan tepesinden almıştır.Prende il nome dal suo primo colono.
Tepe, yüksekliği 200 metreyi geçmeyen yatık yamaçlı yer biçimidir.È un paese molto pianeggiante in cui nessun punto supera i 200 m di altitudine.
Bu tepeler Asurlular döneminde birer haber alma-verme aracı olarak kullanıldığı bilinmektedir.In questi sistemi, una sezione del capillare è usata come rivelatore.
Bu çıkıntının üç tane yüzü, bir taban kısmı ve bir de tepesi bulunur.Vi si distinguono una base, tre facce e un apice.
Rodop dağlarında bulunmaktadır, Rozhen tepesine kurulmuştur.La loro base è proprio a Roswell, nascosta in un altopiano montuoso.
Köy iki tepecik üzerinde kuruludur.La capanna è disposta su due piani.
İğne (botanik): Bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık.Voce principale: Spicchi di cielo tra baffi di fumo.
Onun davranışı feci şekilde tepemi attırdı.Меня взбесило его поведение.
O, tepede duruyor.Он стоит на холме.
Tepeden tırnağa ona baktı.Он оглядел её с ног до головы.
Dağın tepesine ulaşmayı başardım.Мне удалось достичь вершины горы.
Tepe harika bir deniz manzarasına sahip.С холма открывается прекрасный вид на море.
Bu dağlar üzerinde yerleşim yerlerine yakın tepelerde yayla yerleri kurulmuştur.Обитали в верховьях реки Дияла в горах Загрос к востоку от Двуречья.
Dağları; Zeyfe, Göldağı , Kabak tepe, Kızıleniş'tir.Вершина горы покрыта соснами, лишайниками и разнотравьем.
Bayırın tepesine çıktıklarında ise hayretler içinde kaldılar.Оказавшись на троне, они тут же приросли к нему (по другой версии — их опутали змеи).
Geçmiş zamanlarda, Tol Brandir'in yanındaki tepeler Gondor Krallığı için önemli gözcü kuleleri konumundaydı.В древние дни холмы возле Тол Брандир были важными наблюдательными пунктами королевства Гондор.
İzin verilince de dağları tepeleri aşıp Karadeniz kıyısında bulunan Düzmürd Kalesine gelir.Перейдя через горы Хыр-Кархох, мы переправились через реки Суп, Еди-Кютук, Псекупс (Кызлар-кеткен).
Argeleb'in oğlu Arveleg, istilacıları püskürttü ve Fırtına Tepeleri'ni uzun yıllar korumayı başardı.Арвелег I, сын Аргелеба, отбросил нападавших и защищал Ветреные холмы ещё много лет.
Tepelerinde güzel ve kuvvetli rüzgarlar eser.В горных селах ткут знаменитые ковры.
Yablonovsky Bahçesi'nin tepelerinden Buz Sarayı manzarası (2010) 2014 yılında Buz Sarayı.Ранее её не было Вид на Ледовый дворец с одного из холмов Яблоновского сада (2010) Ледовый дворец в 2014 году.
Şehir birkaç tepe ile çevrilidir.Город окружён несколькими горами.
İki mahallesi, Resüllü ve Asofular iki tepe arasındadır.Они большие и пластинчатые, и каждый коракоид несет два отверстия.
Büyük Ekecik dağının tepesinde de, yukarıda adı geçen kalenin bir benzeri vardır.На вершине горы имеется место, напоминающее провал.
Şehir, Ürdün bayrağındaki yedi köşeli yıldızını temsil eden yedi tepe üzerinde yer almaktadır.Город расположен на семи холмах, которые представлены на флаге Иордании семиконечной звездой.
Kubbenin tepesinde Lady Liberty'in kopyalanmış heykeli bulunmaktadır.На вершине купола установлена Статуя Свободы (Lady Liberty).
Ben Profesörüm!" diye bağırdığında tepe noktasına ulaşmıştır.(«Где мой учитель»)- крикнул я.
Ertesi gün Şişli Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra Hürriyet-i Ebediye Tepesi'ne defnedildi.Погребальная молитва над ним была совершена тем же днём после совершения молитвы зухр.
Bu toprak alımında tepe tümüyle düzlenmiştir.Весь холм был им пропитан.
"Yüz Yıllık Efsane Tepebaşı Dram Tiyatrosu".Справочник «Сто лет еврейского театра».
Akropol 61 m yüksekliğindeki bir tepededir.Акрополь располагался на вершине скалы высотой 116 метров.
Kale izlerinin birçoğu zaman içerisinde yok olmuştur, sadece küçük bir tepede birkaç kalıntı bulunmaktadır.В скале видны множество отверстий, некоторые из них доступны только скалолазам.
Gezegen terminolojisine göre, tholus "küçük kumlu dağ veya tepe" demektir.Термин Tholus входит в состав названий небольших куполообразных гор или холмов.
Gün sonunda taarruz ancak Bomba Tepe'nin eteklerine ulaşabilmiştir.В конце концов они остались, хотя их взгляды касательно водородной бомбы были известны.