Fakat bu açıklama tenkitlere uğramıştır.Nhưng lời cảnh báo này cần rõ ràng.
Daha sonra Sistani ABD'nin Irak Hükümeti planlarını yeterince demokratik olmadığı yönünde tenkit etmiştir.その後スィースターニーはアメリカの計画について、イラク政府が十分に民主的ではないとして批判している。
Çatışmalar Tenkitten'de yoğunlaştı.Borbe su se vodile po cijelom Lipiku.
Kızı Asteria'ya veda eder ve Tamerlano'ya ağır tenkit edici laflar atıp onu azarlar.Lúči sa s dcérou a Andronico a Asteria ho vynášajú von z miestnosti.
Bu çeşit örnek almayı titiz, tenkitçi bir şekilde inceleme imkânı yoktur.Takšnega izida poskusa ne moremo v nobenem primeru pričakovati.
Bu ekler modern edebiyat tenkitçileri tarafından çok beğenilmektedirler.Elfai taip pat labai mėgstami fantasy literatūros autorių.
"Şifaü’s-Sail"’de ise, daha tenkitçi bir tavır takınmaktadır.Tuomet vietoj „tikro“, glotnaus, gaunamas smarkiai osciliuojantis sprendinys.
Bu çeşit örnek almayı titiz, tenkitçi bir şekilde inceleme imkânı yoktur.Dėl šios savybės per tokią medžiagą sunku arba neįmanoma įžiūrėti aiškaus vaizdo.