Teneffüs bitti.Rest time's over!
O bana suni teneffüs yaptırdı ve hayatımı kurtardı.She gave me mouth to mouth and saved my life.
Tom Mary'ye suni teneffüs vermeye başladı.Tom started giving Mary CPR.
Suni teneffüsü biliyor musun?Do you know CPR?
Teneffüs bitti, Dan.Playtime is over, Dan.
Gazı teneffüs etmemeye çalışın.Try not to inhale the fumes.
Tom, Mary'ye suni teneffüs yaptı.Tom gave Mary mouth-to-mouth.
Tom'un okulda en sevdiği şey öğle yemeği ve teneffüs.Tom's favorite things at school are lunch and recess.
Teneffüs çocukların koşturup rahatlaması açısından güzel oluyor.Recess is a good chance for kids to run around and relax.
Tom okulun en güzel tarafının teneffüs olduğunu söylüyor.Tom says that recess is the best part of the school day.
Bunlar kış ayında teneffüs sırasında Geneva'da bir okul bahçesindeki çocuklar. Çoğu çocuk mutlu.These are children in the schoolyard in Geneva during a recess during the winter.
Gerçekten teneffüs zamanı.Most kids are happy. It's actually recess.
Ayrıca teneffüste de diğer kızları oyun için takımına seçenin o olduğunu gördümI noticed that at recess, she was the girl who picked the other girls to be on her team.
Ders saatleri belliydi, teneffüsler de.Classes were fixed, so were the breaks.
Teneffüslerde içeride kalırdık, çünkü dışarısı daha kötüydü.We used to stay inside for recess, because outside was worse.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.When we got there, 20 minutes later, we started CPR on the kid.
Pratik beceriö suni teneffüs yapmak.The practical skill is giving CPR.
Hızlı ve doğru bir suni teneffüs işlemi,... ... hayatta kalma olasılığını 3 katına çıkarır.A quick and accurate act of CPR, increases the probability of survival by 3 times.
Gerçek hayatta, birisi kalbi duran bir hastaya suni teneffüs yaptı.In real life someone gave CPR to someone whose heart stopped.
Ve yapabileceğimiz basit şeylerden biri öğle yemeğinden önce teneffüs koymaktır.And one of the simple things we can do is put recess before lunch.
Biz de dedik ki, "Peki ya oyun saatleri ve teneffüsler?"And we said, "Well what about play and recess?"
Öğle tatilleri bir nevi iş teneffüsleridir.Lunch is like the recess for work.
Enfeksiyon riskine rağmen, Will , Stella'ya sunni teneffüs yapar.Despite the risk of infection, Will performs CPR and Stella wakes up.
Kimyasalı teneffüs ettiklerinde genel bir neşe ve mizah havasının başladığını gördüler.On inhaling the chemical they found that a general mood of cheer and humour had set in.
Bu yüzden teneffüste bahçeye bile çıkmıyor.Dabei müssen die Gewitter noch nicht einmal im Park selbst niedergehen.
Teneffüs yoluyla alınarak vücuda yerleşir.In der Luft drückt man sie vom Körper weg.
Bir gün teneffüs esnasında Bart, Milhouse ile tanıştı.Bart, mientras tanto, seguía con Milhouse en el centro comercial.
Bu yüzden teneffüste bahçeye bile çıkmıyor.Hay que evitar a cualquier precio que salgan al jardín.
Onlar da Matthew'a suni teneffüs yapmaya çalıştılar ama boşa çabaladılar.Ellos intentan asesinar a Sanji pero fallan miserablemente.
Bir gün teneffüs esnasında Bart, Milhouse ile tanıştı.В это время, Барт находится в гостях у Милхауса.
Bütün rahibeler manastırın avlusunda bir teneffüs için toplanmışlardır.Вскоре все её дочери приняли постриг в этом монастыре.
Bu yüzden teneffüste bahçeye bile çıkmıyor.De grond komt dus niet uit de schildvoet.
Bu yüzden teneffüste bahçeye bile çıkmıyor.W ten sposób zapach tytoniu nie był przenoszony do salonu.
Onlar da Matthew'a suni teneffüs yapmaya çalıştılar ama boşa çabaladılar.Допитували навіть агентів Моссаду, але було марно.
Bütün rahibeler manastırın avlusunda bir teneffüs için toplanmışlardır.Незабаром всі її дочки прийняли постриг в цьому монастирі.
Bu yüzden teneffüste bahçeye bile çıkmıyor.Jaj de nagy az ökröm szarva, nem fér be az istállóba.
Onlar da Matthew'a suni teneffüs yapmaya çalıştılar ama boşa çabaladılar.Marianna yritti myös itsemurhaa, mutta selvisi hengissä.
Teneffüs yoluyla alınarak vücuda yerleşir.Herfra transporteres de rundt i kroppen.
Teneffüs veya yutma halinde derhal doktora gidilimelidir.高熱無論如何也必須立刻送醫。
Nephesh havayı teneffüs etmekten ibarettir.海德先生就像空氣般失蹤了。
Nephesh havayı teneffüs etmekten ibarettir.스피라클은 공기를 흡입하기 위해 눈에 띄게 커졌다.
911 ("Acil Servis")'i arar; oradakiler ona suni teneffüs ve kalp masajı yapmasını söyler.911년(효공왕 14년) : 국호를 태봉(泰封)으로, 연호를 수덕만세(水德萬歲)로 개칭하고 궁궐을 증축했다.
Tom Mary'ye suni teneffüs vermeye başladı.Том започна да прави изкуствено дишане на Мери.
Nephesh havayı teneffüs etmekten ibarettir.Ilmub Salome, et värsket õhku hingata.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.20분 후 도착한 우리는 아이에게 심폐 소생술을 시작했어요.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Als wir 20 Minuten später ankamen, begannen wir sofort mit der Reanimation.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Amikor 20 perccel később odaértünk, elkezdtük újraéleszteni a gyereket.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Când am ajuns acolo, 20 de minute mai târziu, am început resuscitarea cardio-respiratorie a copilului.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Chúng tôi đến đó sau 20 phút, bắt đầu hô hấp nhân tạo cho đứa trẻ.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Cuando llegamos, 20 minutos después, comenzamos la RCP (Reanimación Cardiopulmonar) en el niño.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Dojechaliśmy w 20 minut i rozpoczęliśmy resuscytację dziecka.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Když jsme tam přijeli o 20 minut později, začali jsme s resuscitací.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Ketika tiba di sana, 20 menit kemudian, kami mulai melakukan CPR pada si anak.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Quando chegámos lá, passados 20 minutos, fizemos a reanimação cardiorrespiratória.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Quando siamo arrivati, 20 minuti dopo, abbiamo iniziato la rianimazione sul bambino.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Toen we 20 minuten later arriveerden, begonnen we het kind te reanimeren.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Όταν φτάσαμε εκεί, 20 λεπτά αργότερα, αρχίσαμε να κάνουμε ΚΑΡΠΑ στο παιδί.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Когато пристигнахме, 20 минути по-късно, започнахме със сърдечен масаж.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Мы добрались туда двадцать минут спустя, и начали процедуру сердечно-лёгочной реанимации ребёнка.
20 dakika sonra oraya ulaştığımızda, çocuğa suni teneffüs yapmaya başladık.Приїхавши через 20 хвилин, ми почали робити дитині штучне дихання.