Daha sonra tencerenin kapağı kapatılır.Deprisa cierra la puerta de asco.
Tencerede tereyağını eritelim.Pineda lehmannii Hieron.
Bu gerçek bir "güvenlik supabı"ydı ve kapsamı tencerenin yararını çok aşıyordu.El lecho del estanque era de arcilla y el contramuro sobrepasaba el metro de espesor.
Sonra tekrar tencereye aktarılır.E poi essere riprodotta in onda.
Daha sonra tencerenin kapağı kapatılır.Il rubinetto del percolatore naturalmente deve essere chiuso.
BULGUR AŞI: Su tencerenin içinde kaynatılır.Bonga: bufalo d'acqua Enterriano.
Düdüklü Tencere, Metin Eloğlu.La fusta, piccola galea sottile.
Havuçları tencereye koy.Положи морковку в котелок.
Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş.Два сапога — пара.
Masanın üzerinde zaten tabak, bıçak, çatal, kaşık ve bir tuzluk var; Tencereyi getirin.На столе уже есть тарелки, ножи, вилки, ложки и солонка; принесите кастрюлю супа.
Tencere dibinde bir miktar suyu/yağı kalmışsa onu da üzerine gezdirin.При котором горячий нагретый воздух выводит из волокон изделия воду, унося её с собой.
Bu buluş Papin'in tenceresi olarak adlandırıldı.Впоследствии эта проповедь рассматривалась как своего рода завещание архиепископа.
Daha sonra tenceremizi tekrar ocağa koyuyoruz.Затем перевернём петлю ещё раз.
Düdüklü Tencere, Metin Eloğlu.Кутир-Напириша, сын.
1924 yılında marka tencere üretimi yaptı.1924 года дал Продукцию сахарный завод.
Daha sonra tencerenin kapağı kapatılır.ثم تغلق مقدمة الحوض .
Tencerede tereyağını eritelim.موزة عويص علي الدرعي ..
Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.طنجره ولقت غطاها.
Kurban etinden büyük bir tencere kavurma yapılır, bayram ziyaretine gelenlere ikram edilir.A boa sorte de um caçador é atribuída também aos presentes que ele oferece.
Tencerenin kapağı kapatılıp orta ateşte 40 dakika kadar pişirilir.Reduz-se o lume e cozinha-se por dez minutos.
Kaynatılan tencere çelik tercih edilmeli.Na podwoziu osadzony był stalowy kadłub.
Kaynatılan tencere çelik tercih edilmeli.För sådan jordning är varmförzinkad stållina att föredra.
Başka bir tencerede et yağları iyice kızdırılır.Мед з медогонок слід злити окремо.
Eti basınçlı tencereye alın.Натиснути на кнопку.
Tencere ve tabak getirmemizi istiyorlar.Приправити до смаку сіллю і перцем.
Tencerede tereyağını eritelim.Jablonné v Podještědí.
Sonra tencerenin kapağı kapatılıp üzeri de çeşitli örtülerle kapatılıp mayalanmaya (ekşitilmeye) bırakılır.Se pune un văl peste disc, apoi un văl (sau două) peste potir, și unul peste ambele.
Kaynatılan tencere çelik tercih edilmeli.Köysihississä käytetään kannattimina teräsköysiä.
Düdüklü Tencere, Metin Eloğlu.Μικρασιάτης, γιος του Μίδα.
Tencerede tereyağını eritelim.Opslag på Smørrebrød.
Bu buluş Papin'in tenceresi olarak adlandırıldı.Dette bandet ble etter hvert kalt Temple of the Dog.
Çünkü tahta kaşık, kullanılan tencereyi çizmez.Den bør imidlertid aldri gis gress som er klippet med gressklipper.
Sonra tekrar tencereye aktarılır.Lalu Kuntipun kembali ke alamnya.
Bu esnada tencere fazla hareket ettirilmemeli ki üzerini örten bu hamurlaşmış un bozulmasın.Anda harus tetap berhati-hati, jangan sampai terbawa arus yang cukup kuat.
Sarmalar tencereye dizilir.Ấu trùng ăn Pongamia pinnata.
Sonra et tencereden alınır.Sau đó ướp gia vị vào thịt.
Tencere, tabak getirmeleri gerekir.^ バター、生クリームを加えることもある。
Şeker, su ve gıda boyası bir tencerede ağda kıvamına gelene kadar kaynatılır.砂糖と水は、少し糸を引くくらいの粘り気が出るまで煮詰める。
Tencere ve tabak getirmemizi istiyorlar.江淮一帶吃茯苓糕和炒麵。
Tencere yemeği olarak da adlandırılır, bazen ev yemeği ile de sulu yemek kastedilir.該地仍然提供這道菜,有時候也稱為「熱布朗」。
Tencere ve tabak getirmemizi istiyorlar.양고기와 밀가루를 넣어 만든다.
Bu şu benzetmeyle de somutlaştırılır: bir tencere su gibi, tencereyi önce ocağa koyarsın, daha sonra pişer.그리고 다시 "동(動)하기 물과 같고, 그 고요함이 거울과 같으며, 적(寂)함이 청(淸)과 같다"라고 한 말을 인용하고 있다.
On dakika kadar tencerenin kapağı kapalı tutulur.덧붙여 구멍은 10분만에 닫혀 버린다.
Tencerede tereyağını eritelim.비트뿌리를 채소로 먹는다.
Tencere, tabak getirmeleri gerekir.הרוטב חייב להכיל חרדל.
Daha sonra tencerenin kapağı kapatılır.След това тенджерата се оттегля от котлона.
Tencerede tereyağını eritelim.Franje u Pratu.
Bu arada tenceredeki malzeme sürekli karıştırılır.Čiastočky hmoty sa neustále zmiešavajú s dušou.
1924 yılında marka tencere üretimi yaptı.Leta 1924 je iznašel avtomatske statve.
Sonuç olarak yemekler normal tencerelere göre çok daha hızlı pişti.Jie yra maždaug per pusę sunkesni nei įprastieji saldainiai.
Tencere tava eylemlerinde ise azalma oldu.Rändrahvaste puhul jäädi lihtsalt maha.
Sonra tekrar tencereye aktarılır.Seejärel naasis ta Tartusse.
-Ah, tabi, tencere ve kapak olayı, o kızı neden getirmedin?- Ah, da, mingea si lantul: de ce nu ai adus-o si pe ea?
-Ah, tabi, tencere ve kapak olayı, o kızı neden getirmedin?- Ah oui, la casse-pieds : pourquoi tu ne l'as pas amenée avec toi?
-Ah, tabi, tencere ve kapak olayı, o kızı neden getirmedin?Ah..tak...kula u nogi. Dlaczego jej nie przyprowadziłeś?
-Ah, tabi, tencere ve kapak olayı, o kızı neden getirmedin?Giulio: Ja, stimmt. Der Klotz an deinem Bein.
-Ah, tabi, tencere ve kapak olayı, o kızı neden getirmedin?- А, ясно: ремаркето. Защо не я доведе?
-Biliyorsun, yapamam. -Ah, tabi, tencere ve kapak olayı, o kızı neden getirmedin?- Ты знаешь, что я не могу.- Ах, да, связан по рукам и ногам.
Boş kutular bir sadaka hesap, Green toprak tencere, mesane, ve küf tohumları,A koldus véve az üres dobozokat, zöld földes edények, a hólyag és a dohos magok,
Boş kutular bir sadaka hesap, Green toprak tencere, mesane, ve küf tohumları,Bídné účet prázdné krabice, Green hliněné hrnce, měchýře a zatuchlý semena,