Ana içeriğe geç
Sözlük

ten ile cümle

ten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Her gün okuldan sonra tenis oynar.She plays tennis after school every day.
Pazar günü babam ve ben tenis oynadık.My father and I played tennis on Sunday.
Babam her pazar tenis oynar.My father plays tennis every Sunday.
Annem tenisle ilgilenirdi.My mother used to be into tennis.
Okuldan sonra tenis oynayacak mısın?Will you play tennis after school?
Okuldan sonra tenis oynayalım.Let's play tennis after school.
Ben beyzbol, tenis ve futbol gibi açık hava sporlarını severim.I like outdoor sports, such as baseball, tennis and soccer.
Her cumartesi okuldan sonra tenis oynadık.We played tennis after school every Saturday.
Yarın öğleden sonra tenis oynamayacak mısın?Won't you play tennis tomorrow afternoon?
Ben arkadaşım ile bir tenis maçı oynadım fakat kaybettim.I played a match of tennis with my friend, but lost.
Yumi tenis oynamayacak.Yumi will not play tennis.
Yumi tenis oynamak için parka gider.Yumi goes to the park to play tennis.
Yumi tenis oynamada iyidir.Yumi is good at playing tennis.
Yumi pazar günü tenis oynamaktadır.Yumi plays tennis on Sunday.
Tendlere yetişmekten vazgeçtim.I gave up keeping up with trends.
Ne kadar süredir tenis oynamaktadırlar?How long have they been playing tennis?
Ben tendinitim olduğunu düşünüyorum.I think I have tendonitis.
Tenis kulübü üyeleriyle bir parti yapalım.Let's have a party with members of the tennis club.
Tenisin neden mini eteklerle oynandığını merak ediyorum.I wonder why tennis is played in mini-skirts.
Göz açıp kapayıncaya kadar, tenis topu büyüklüğünde meyveli börek kaybolmuştu.In the blink of an eye, the tennis-ball-sized dumpling had disappeared.
Bazı insanlar voleybolu sever, diğerleri tenisten hoşlanır.Some people like volleyball, others enjoy tennis.
Bu hafta sonu tenis oynuyoruz.We are playing tennis this weekend.
Tenis kortu yanında bir çeşme var.There's a drinking fountain by the tennis court.
O çok iyi tenis oynayabilir ama ben onun kadar iyi oynayabilirim.She can play tennis very well, but I can play as well as she can.
Tenis oynamaz mısın?Don't you play tennis?
Onunla pazarları tenis oynardım.I used to play tennis with him on Sundays.
Pazar günleri çoğunlukla onunla tenis oynardım.I often used to play tennis with him on Sundays.
Tenisi seviyor musun?Do you like tennis?
Yağmur dışarıda tenis oynayabilmemizi durdurdu.The rain stopped us from being able to play tennis outside.
O mükemmel bir tenis oyuncusudur.He's an excellent tennis player.
Lütfen bir teneke bira daha alabilir miyim?Could I please have one more can of beer?
Havuçları tencereye koy.Put the carrots in the pot.
Yumi tenis oynamak için parka gitti.Yumi went to the park to play tennis.
Biz neden pazar tenis oynamıyoruz?Why don't we play tennis on Sunday?
Eskiden tenis oynardım.I used to play tennis.
Önceden tenis oynardım.I used to play tennis.
Bir tenis maçı yapalım.Let's have a game of tennis.
Çok iyi şekilde tenis oynayamam.I can't play tennis very well.
Teniste çok iyi değilim.I'm not so good at tennis.
Ben her gün tenis oynarım.I play tennis every day.
Annem şimdi tenis için deli oluyor.My mother is now crazy about tennis.
Tenis oynamak eğlencelidir.Playing tennis is fun.
Tenis ve Golfü severim.I like tennis and golf.
Tüm gün tenis oynadım.I played tennis all day.
Futbol tenisten daha popülerdir.Football is more popular than tennis.
Tenis oynamaya son verelim.Let's stop playing tennis.
Teğmenliğe tenzil edildi.He was demoted to the rank of lieutenant.
Mary tenis oynarken sırtını yaraladı.Mary injured her back playing tennis.
Yemek pişirirken tencerenin kapağını kapatın.Cover the pot while you cook.
Teneke kutuyu atmadan önce ezin.Crush the can before you throw it away.
Dün tenis oynamadılar.They didn't play tennis yesterday.
O yarın tenis oynayacak.Tomorrow he'll play tennis.
Bir tente onun düşüşünü kırdı ve onun hayatını kurtardı.An awning broke his fall and saved his life.
Tenis öğrenciler arasında çok sevilir.Tennis is very popular amongst students.
Neden mini etekler içinde tenis oynadığımızı merak ediyorum.I wonder why we play tennis in miniskirts.
Onlar Tennessee'de kaldılar.They remained in Tennessee.
O, Nashville, Tennessee'ye batıya taşındı.He moved west to Nashville, Tennessee.
Tennessee'deki evine döndü.He returned to his home in Tennessee.
Tennessee Nehri Vadisi bölgesi çok fakirdi.The Tennessee River Valley area was very poor.
Ten ışık yaymaz... ya da yayar mı?Flesh does not emit light... or does it?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod