Ana içeriğe geç
Sözlük

ten ile cümle

ten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Eskiden tenis oynardım.Yo jugaba al tenis.
Her Pazar tenis oynarım.Juego al tenis todos los domingos.
Tenis oynamak onun hobisidir.Su hobby es jugar tenis.
Tenisi beyzbola tercih ederim.Prefiero el tenis al béisbol.
O, iyi bir tenis oyuncusu.Ella es una buena tenista.
Bizimle tenis oynar mısın?¿Juegas al tenis con nosotros?
Arkadaşlarım tenis oynamazlar.Mis amigos no juegan al tenis.
Onunla sık sık tenis oynadım.A menudo jugaba al tenis con él.
Tenis oynayan kızı tanıyorum.Conozco a la chica que está jugando al tenis.
O, bugün niçin tenis oynayamaz?¿Por qué no puede jugar hoy al tenis?
Kız kardeşim tenisi çok seviyor.A mi hermana le apasiona el tenis.
Erkek kardeşimle tenis oynadım.Jugué al tenis con mi hermano.
Tenis oynamayı bilir.Él sabe jugar tenis.
O, her Pazar tenis oynar.Ella juega al tenis todos los domingos.
Pazar günü sık sık tenis oynarım.A menudo juego tenis los domingos.
Dün sabah tenis oynuyor muydun?¿Estabas jugando al tenis ayer por la mañana?
Öğleden sonra tenis oynayacağım.Voy a jugar al tenis esta tarde.
Onun teni kar kadar beyaz.Su piel es blanca como la nieve.
Dün tenis oynadınız mı?¿Ayer jugasteis al tenis?
O, bütün gün tenis oynuyordu.Estuvo jugando al tenis todo el día.
Onunla bir tenis maçım vardı.Jugué un partido de tenis con él.
Teni yumuşak.Su piel es suave.
Seninle tenis oynamak istiyorum.Quiero jugar al tenis contigo.
Pazar günü, Emi ile tenis oynarım.Los domingos juego al tenis con Emi.
Pazar günü tenis oynardı.Solía jugar al tenis los domingos.
Okuldan sonra tenis oynayacak mısın?¿Vas a jugar al tenis después de la escuela?
Pazar günü parkta tenis oynarım.Los domingos juego al tenis en el parque.
Dün Taro ile tenis oynadım.Ayer jugué al tenis con Taro.
Babam her pazar tenis oynar.Mi padre juega al tenis todos los domingos.
Erkek kardeşim teniste iyidir.A mi hermano se le da bien el tenis.
Tom ve Ken her öğleden sonra tenis oynarlar.Tom y Ken juegan tenis cada tarde.
Bu Cumartesi tenis oynamayacaklar.Ellos no van a jugar al tenis este sábado.
Tenis oynamayı mı yoksa golfü mü tercih edersiniz?¿Preferiría jugar al tenis o al golf?
Pazar günü babam ve ben tenis oynadık.El domingo mi padre y yo jugamos al tenis.
TV'de tenis maçları izlemeyi sever.Le gusta ver partidos de tenis por la televisión.
Kızlar yarın tenis oynamayacaklar.Las niñas no jugarán al tenis mañana.
Eskisi kadar çok tenis oynamam.No juego tanto al tenis como antes.
Hafta sonunda tenis oynamayı sevdim.Me gustaba jugar al tenis los fines de semana.
Tenis ve golf gibi sporları sevmiyorum.No me gustan los deportes como el tenis o el golf.
Her cumartesi okuldan sonra tenis oynadık.Todos los sábados jugábamos al tenis después de clase.
Ben futbol oynadım ve kız kardeşim tenis oynadı.Yo jugué al fútbol y mi hermana jugó al tenis.
Ten yumuşaktır.La piel está suave.
Ben bir tenisçiyim.Soy tenista.
Onlar dün tenis oynamadılar çünkü yağmur yağıyordu.Ayer no jugaron al tenis porque estaba lloviendo.
Bugün öğleden sonra Tom'la tenis oynuyor olacağım fakat bu gerçekten çok istediğim bir şey değil.Esta tarde voy a jugar al tenis con Tom, pero en realidad no es algo que me apetezca mucho.
İyi tenis oynuyorsun.Juegas bien al tenis.
Bütün hafta sonu tenis oynadığınızı sandım.Pensé que ustedes dos jugaban al tenis todos los fines de semana.
"Tom nerede?" "Mary ile tenis oynuyor.""¿Dónde está Tom?" "Está jugando al tenis con Mary."
Canım gerçekten hiç tenis oynamak istemiyordu.La verdad es que no tenía ninguna gana de jugar al tenis.
Tom benimle tenis oynamak istemediğini söyledi.Tom dijo que no quería jugar al tenis conmigo.
Tom bu sabah Mary ile tenis oynadı.Esta mañana Tom ha jugado al tenis con Mary.
İki gün sonra cesedi ormanlık bir bölgede, Ten Pound Lane adlı bir patika yakınında bulundu.Dos días más tarde, su cuerpo fue hallado en un área boscosa cerca de un sendero llamado Ten Pound Lane.
Hayvan anatomisinde, tentaküller genellikle bir veya daha fazla çift halinde görülür.En anatomía animal, los tentáculos generalmente se disponen en uno o más pares.
Erişim tarihi: 10 Mart 2017. ^ "Congo government returns tribal leader's body to sooth Kasai tensions".Consultado el 27 de febrero de 2017. «Congo government returns tribal leader's body to sooth Kasai tensions».
Coetzer 1988 yılında profesyonel olmuş ve 2004 yılında tenisi bırakmıştır.Coetzer se hizo profesional en 1988 y se retiró en 2004.
Tennessee, belki de kendine en büyük ilham kaynağı olan kızkardeşi Rose’a çok yakındı.Tennessee se sentía muy próximo a su hermana, Rose, que quizá fue quien más influyó en él.
Tennis: A Cultural History (İngilizce).Tennis : A Cultural History (en inglés).
Erişim tarihi: 1 Eylül 2012. ^ "Federer 'is the greatest ever tennis player'".Consultado el 1 de septiembre de 2012. • «Federer 'is the greatest ever tennis player'».
13 Mart 1994 tarihinde öldü ve Knoxville, Tennessee'ye gömüldü.Falleció el 13 de marzo de 1994 y fue enterrada en Knoxville, Tennessee.
Bir tenisçi olarak Laurent Lamothe, 1994 ve 1995 yıllarında Davis Kupası'nda ülkesini temsil etti.Como jugador de tenis, Laurent Lamothe representó a su país en la Copa Davis en 1994 y 1995.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod