ten ile cümle

ten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
"Diye tenis oynar mı?" "Evet oynar.""Does she play tennis?" "Yes, she does."
İspanya'nın 1975'ten beri bir demokrasisi var.Spain has been a democracy since 1975.
Çok kaba ve duyarsız olduğu için Chris'ten hoşlanmıyorum.I dislike Chris because he is very rude and insensitive.
Ken ve Joe tenis oynamak için parka gittiler.Ken and Joe went to the park to play tennis.
Kenji bir tenis oyuncusudur.Kenji is a tennis player.
Kenji tenis oynar.Kenji plays tennis.
Öğleden sonra tenis oynayalım.Let's play tennis in the afternoon.
Öğleden sonra tenis oynayacağım.I am going to play tennis in the afternoon.
Daha sonra tenis uygulamam var.I have tennis practice later.
Lisede tenis oynardım.I used to play tennis in high school.
Gelecek Cumartesi tenis oynamaya ne dersin.How about playing tennis next Saturday?
Bu öğleden sonra tenis oynayalım.Let's play tennis this afternoon.
Bu öğleden sonra tenis oynamaya ne dersin?How about playing tennis this afternoon?
Bugün senin tenis raketini ödünç alabilir miyim?Can I borrow your tennis racket today?
Dün tenis oynadın.You played tennis yesterday.
Dün sabah tenis oynuyor muydun?Were you playing tennis yesterday morning?
Dün tenis oynadınız mı?Did you play tennis yesterday?
Onlar dün tenis oynamadılar, çünkü yağmur yağdı.Yesterday they didn't play tennis, because it rained.
Kız kardeşim tenisi çok seviyor.My sister is crazy about tennis.
Ben futbol oynadım ve kız kardeşim tenis oynadı.I played football and my sister played tennis.
Yarın tenis oynayıp oynamayacağımız havaya bağlı.Whether we play tennis tomorrow depends on the weather.
Bizimle tenis oynar mısın?Will you play tennis with us?
Burada ya tenis ya da beyzbol oynayabiliriz.We can play either tennis or baseball here.
Bir teniz kulübü organize etmeyi düşünüyoruz.We hope to organize a tennis club.
Genellikle okuldan sonra tenis oynarız.We usually play tennis after school.
Tenis oynamak için iyi havadan yararlandık.We took advantage of the good weather to play tennis.
Biz dün tenis oynadık.We played tennis yesterday.
Cumartesi sabahı her zaman tenis oynarız.We always play tennis on Saturday morning.
Biz okuldan sonra tenis oynarız.We play tennis after school.
Biz her gün tenis oynarız.We play tennis every day.
Benimle tenis oynamaya ne dersin?What do you say to playing tennis with me?
Çok iyi olmasam bile tenis oynamaktan hoşlanırım.I like playing tennis, though I'm not very good at it.
Bazı sınıf arkadaşlarım voleyboldan hoşlanır ve diğerleri tenisten hoşlanır.Some of my classmates like volleyball and the others enjoy tennis.
Erkek kardeşim teniste iyidir.My brother is good at playing tennis.
Tenis, benim en sevdiğim spor, bana bir sürü arkadaş getirdi.Tennis, my favorite sport, has brought me a lot of friends.
Babam tenisi sever.My father likes tennis.
Arkadaşlarım tenis oynamazlar.My friends don't play tennis.
Az önce tenis oynamaya başladım.I've just started playing tennis.
Bütün gün tenis oynuyordum.I was playing tennis all day.
Bütün yıl boyunca tenis oynarım.I play tennis all the year around.
Ben tenisten hoşlanmıyorum.I don't enjoy tennis.
Bir gün seninle tenis oynamak istiyorum.I'd like to play tennis with you some day.
Onunla sık sık tenis oynadım.I often played tennis with her.
Judy ile tenis oynamak istiyorum.I want to play tennis with Judy.
Teneke kutuyu açacak bir şeyim yok.I have nothing to open the can with.
Ben tenis kulübündeyim.I'm in the tennis club.
Ben tenis oynayabilirim.I can play tennis.
Ben teniste kötüyüm.I am poor at tennis.
Tenisi severim.I like tennis.
Ben tenisinde iyiyim.I'm good at tennis.
Tenis çalışmam var.I have tennis practice.
Ben bir tenisçiyim.I am a tennis player.
Tenis oynamaktan daha iyi yemek pişirebilirim.I can cook better than I can play tennis.
Tenis oynayan kızı tanıyorum.I know the girl playing tennis.
Tenis oynamak için parka gittim.I went to the park to play tennis.
Tenis oynadım.I played tennis.
Tenis oynarım.I play tennis.
Kız kardeşim yüzme için içeriye girerken ben tenis için içeriye girerim.I go in for tennis while my sister goes in for swimming.
Tenis oynayacağım.I am going to play tennis.
Tenis oynamayı göze alamam.I can't afford to play tennis.

İlgili Sayfalar