ten ile cümle

ten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom sesinin tenor olduğunu söylüyor.Tom says he sings tenor.
Tenisi futbolu sevdiğimden daha çok seviyorum.I like tennis better than I like soccer.
Eski bir tencerede lezzetli yiyecekler pişirebilirsiniz.You can cook delicious food in an old pan.
Güçlü tendonlar olmadan büyük kasların kullanımı yoktur.Without strong tendons, large muscles are of no use.
Tom'la tenis oynamak hoşuma gitmiyor.I don't like playing tennis with Tom.
Çok sık tenis oynamam.I don't play tennis very often.
Tom, 2013'ten beri bir yarış kazanmadı.Tom hasn't won a race since 2013.
Tom ve Mary birlikte tenis oynamak istedi.Tom and Mary wanted to play tennis together.
Tenis oynarsın, değil mi?You play tennis, don't you?
Nasıl tenis oynayacağımı biliyorum.I know how to play tennis.
Tom ve ben tenis oynuyoruz.Tom and I are playing tennis.
Ben teniste oldukça iyiyim.I'm quite good at tennis.
Sen teniste iyisin.You're good at tennis.
Biz sık sık tenis oynarız.We often play tennis.
Tenis sevmiyorum.I don't like tennis.
Popülerliklerine rağmen, kriket ve duvar tenisi Olimpik sporlar değildir.Despite their popularity, cricket and squash are not Olympic sports.
Bu tenis raketini en son ne zaman kullandın?When was the last time you used this tennis racket?
Senin kadar iyi tenis oynayamam.I can't play tennis as well as you.
Tom, 2013'ten beri kampa gitmedi.Tom hasn't gone camping since 2013.
Bunu 2013'ten beri yapmadım.I haven't done that since 2013.
Tom tenor söylemiyor mu?Doesn't Tom sing tenor?
Tom okuldan sonra tenis oynar.Tom plays tennis after school.
Ne Tom ne de Mary çok iyi tenis oynayabilirler.Neither Tom nor Mary can play tennis very well.
Ne Tom ne de Mary teniste çok iyi dir.Neither Tom nor Mary is very good at tennis.
Tom tenis oynamadı.Tom didn't play tennis.
Tom daha iyi tenis raketine ihtiyacı olduğunu söylüyor.Tom says that he needs a better tennis racket.
2013'te Tom profesyonel tenisten emekli oldu.In 2013, Tom retired from professional tennis.
tom yarın tenis oynuyor olacak.Tom is going to be playing tennis tomorrow.
Tom son zamanlarda çok tenis oynamaktadır.Tom has been playing tennis a lot recently.
Tom bugün tenis oynamayacağını söyledi.Tom said he wouldn't play tennis today.
Tom teniste hiç çok iyi olmadı.Tom has never been very good at tennis.
Tom bu sabah tenis oynuyordu.Tom was playing tennis this morning.
Son günlerde tenis oynamadım.I haven't played tennis recently.
Tom sabahleyin tenis oynar.Tom plays tennis in the morning.
Tom, 2013'ten beri kayıp.Tom has been missing since 2013.
Tom şu anda tenis oynamıyor.Tom isn't playing tennis now.
Tom tenis oynuyor.Tom is playing tennis.
Dün öğleden sonra Tom'la tenis oynadım.I played tennis yesterday afternoon with Tom.
Tom ve Mary pazartesi günü birlikte tenis oynayacak.Tom and Mary will be playing tennis together on Monday.
Tom iyi tenis oynuyor, ancak çok sık oynamıyor.Tom plays tennis well, but he doesn't play very often.
Tom yarın öğleden sonra tenis oynuyor olacak.Tom will be playing tennis tomorrow afternoon.
Tom Mary ile tenis oynamak istemiyor.Tom doesn't want to play tennis with Mary.
Tom Mary ile tenis oynamak istemedi.Tom didn't want to play tennis with Mary.
Yarın Tom ile tenis oynayacağım.I'll be playing tennis with Tom tomorrow.
Bu öğleden sonra Tom'la tenis oynadım.I played tennis with Tom this afternoon.
Bugün tenis oynayacağımı sanmıyorum.I don't think I'll play tennis today.
Tom Mary ile tenis oynamak istedi.Tom wanted to play tennis with Mary.
Tom genellikle pazartesi günleri tenis oynar.Tom usually plays tennis on Mondays.
Tom tenis oynamayı bilmiyor.Tom doesn't know how to play tennis.
Tom tenis hakkında fazla şey bilmiyor.Tom doesn't know much about tennis.
Tom tenis hakkında çok şey biliyor.Tom knows a lot about tennis.
Yarın tenis oynayabilirim.I might play tennis tomorrow.
Tom hâlâ tenis oynuyor mu?Does Tom still play tennis?
Hiç tenis oynamadım.I've never played tennis.
Her pazartesi tenis oynarım.I play tennis every Monday.
Tenis oynamayı nerede öğrendin?Where did you learn to play tennis?
Tom pazartesi günü tenis oynamak istemiyor.Tom doesn't want to play tennis on Monday.
Düdüklü tencerem yok.I don't have a pressure cooker.
Tenisten pek fazla hoşlanmam.I don't like tennis very much.
Tom tenis için deli oluyor.Tom is crazy about tennis.

İlgili Sayfalar