ten ile cümle
ten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sesim tenor.I sing tenor.
Yarın tenis oynuyor olacağım.I'll be playing tennis tomorrow.
Tom ve Mary hiç birlikte tenis oynamadılar.Tom and Mary have never played tennis together.
Tom, 2013'ten beri burada yaşıyor.Tom has lived here since 2013.
Ne kadar iyi bir tenisçisin?How good a tennis player are you?
Tom, 2013'ten beri Boston'da.Tom has been in Boston since 2013.
Buraya tenis oynamak için geldim.I came here to play tennis.
Tom, Mary kadar iyi bir tenisçidir.Tom is just as good a tennis player as Mary is.
Eskiden sık sık tenis oynardık.We used to often play tennis.
Mary, Alice'ten daha güzeldir.Mary is prettier than Alice.
Tom, Mary ile tenis oynamak istiyor.Tom wants to play tennis with Mary.
Ne kadar zamandan beri tenis öğretiyorsun?How long have you been teaching tennis?
Ben tenis izliyorum.I'm watching tennis.
Ben de tenis oynarım.I play tennis, too.
Tom'la eskisi kadar sık masa tenisi oynamıyorum.I don't play table tennis with Tom as often as I used to.
Mary Alice'ten çok daha güzel.Mary is much more beautiful than Alice.
Seninle tenis oynamak istemiyorum.I don't want to play tennis with you.
Tenisi oldukça iyi oynuyorum, sanırım.I play tennis fairly well, I think.
Ben iyi bir tenis oyuncusu değilim.I'm not a good tennis player.
Oldukça iyi tenis oynarım.I play tennis fairly well.
Tom iyi bir tenis oyuncusu değil.Tom isn't a good tennis player.
Sami, Leyla'yı tenha bir mezarlığa çağırdı.Sami called Layla to a secluded cemetery.
Masa tenisinde Tom'u hiç yenemedim.I've never been able to beat Tom at table tennis.
Eskiden sık sık Tom'la tenis oynardım.I used to often play tennis with Tom.
Bazen Tom'la tenis oynuyorum.I sometimes play tennis with Tom.
Tom'la teniste çiftli oyun oynamaktan hoşlanıyorum.I enjoy playing doubles with Tom.
Tom bir tenis oyuncusudur.Tom is a tennis player.
Ben tenör saksafon çalıyorum.I play the tenor sax.
Tom pek iyi tenis oynamaz.Tom doesn't play tennis very well.
Ben ayrıca tenis oynarımI also play tennis.
Tenis oynamayı gerçekten sevmiyorum.I really don't like playing tennis.
Ben gerçekten tenis oynamayı sevmiyorum.I really don't like playing tennis.
Ben gerçekten tenis oynamaktan hoşlanmıyorum.I really don't like playing tennis.
Tenis maçı yüksek sesler tarafından kesildi.The tennis match was interrupted by loud noises.
Ben tenis oynamam.I don't play tennis.
Tom oynayabildiğini söylediği kadar iyi tenis oynayamıyor.Tom can't play tennis as well as he says he can.
Tom ve Mary bütün gün tenis oynadı.Tom and Mary played tennis all day.
O gece yavaşça onun tenini okşadım.That night, I gently stroked her skin.
Daha önce Tom'la tenis oynadın mı?Have you played tennis with Tom before?
Tenisin yanı sıra başka ne yapıyorsun?Besides tennis, what else do you do?
Tenis oynayan bir kız kardeşim var.I have a sister who plays tennis.
Tom kiminle tenis oynadı?Who did Tom play tennis with?
Ailemi görmenin tek yolu İnternet'ten geçiyor.The only way I see my family is through the Internet.
Sanırım Tom ile tenis oynayacağım.I think that I'll play tennis with Tom.
Benimle aynı ten rengine sahipsin.You have the same skin color as me.
Benimle aynı ten rengin var.You have the same skin color as me.
Siz ikiniz birlikte tenis oynamaz mısınız?Don't you two ever play tennis together?
Tom Mary'ye en son ne zaman tenis oynadığını sordu.Tom asked Mary when the last time she played tennis was.
Tom'la pazartesi günleri sık sık tenis oynarım.I often play tennis with Tom on Mondays.
Sami, Ferit'ten Leyla'yı kontrol etmeye gitmesini istedi.Sami asked Farid to go check on Layla.
Tom ve Mary bu sabah tenis oynuyorlardı.Tom and Mary were playing tennis this morning.
Tom ve Mary bütün sabah tenis oynadı.Tom and Mary played tennis all morning.
Sanırım Tom tenis oynuyor olmayı tercih ederdi.I think Tom would rather be playing tennis.
Tom'un tenis oynuyor olmayı tercih edeceğini düşünüyorum.I think Tom would rather be playing tennis.
Kimle tenis oynadın?Who did you play tennis with?
Her cuma saat üç ile beş arasında tenis oynuyorum.I play tennis every Friday between three and five.
Sanırım Tom tenis oynamaktan hoşlanıyor.I think Tom likes to play tennis.
Tom'un tenis oynamaktan hoşlandığını düşünüyorum.I think Tom likes playing tennis.
Tom tenoru söylediğini söylüyor.Tom says he sings tenor.
Tom tenor söylediğini söylüyor.Tom says he sings tenor.