Tom teniste hiç çok iyi olmadı.Tom has never been very good at tennis.
Tom bu sabah tenis oynuyordu.Tom was playing tennis this morning.
Son günlerde tenis oynamadım.I haven't played tennis recently.
Tom sabahleyin tenis oynar.Tom plays tennis in the morning.
Tom şu anda tenis oynamıyor.Tom isn't playing tennis now.
Tom tenis oynuyor.Tom is playing tennis.
Dün öğleden sonra Tom'la tenis oynadım.I played tennis yesterday afternoon with Tom.
Tom ve Mary pazartesi günü birlikte tenis oynayacak.Tom and Mary will be playing tennis together on Monday.
Tom iyi tenis oynuyor, ancak çok sık oynamıyor.Tom plays tennis well, but he doesn't play very often.
Tom yarın öğleden sonra tenis oynuyor olacak.Tom will be playing tennis tomorrow afternoon.
Tom Mary ile tenis oynamak istemiyor.Tom doesn't want to play tennis with Mary.
Tom Mary ile tenis oynamak istemedi.Tom didn't want to play tennis with Mary.
Yarın Tom ile tenis oynayacağım.I'll be playing tennis with Tom tomorrow.
Bu öğleden sonra Tom'la tenis oynadım.I played tennis with Tom this afternoon.
Bugün tenis oynayacağımı sanmıyorum.I don't think I'll play tennis today.
Tom Mary ile tenis oynamak istedi.Tom wanted to play tennis with Mary.
Tom genellikle pazartesi günleri tenis oynar.Tom usually plays tennis on Mondays.
Tom tenis oynamayı bilmiyor.Tom doesn't know how to play tennis.
Tom tenis hakkında fazla şey bilmiyor.Tom doesn't know much about tennis.
Tom tenis hakkında çok şey biliyor.Tom knows a lot about tennis.
Yarın tenis oynayabilirim.I might play tennis tomorrow.
Tom hâlâ tenis oynuyor mu?Does Tom still play tennis?
Hiç tenis oynamadım.I've never played tennis.
Her pazartesi tenis oynarım.I play tennis every Monday.
Tenis oynamayı nerede öğrendin?Where did you learn to play tennis?
Tom pazartesi günü tenis oynamak istemiyor.Tom doesn't want to play tennis on Monday.
Düdüklü tencerem yok.I don't have a pressure cooker.
Tenisten pek fazla hoşlanmam.I don't like tennis very much.
Tom tenis için deli oluyor.Tom is crazy about tennis.
Tenisten pek hoşlanmam.I don't like tennis much.
Yeğenim Tenten okumayı sever.My niece loves to read Tintin.
Tom bugün canı tenis oynamak istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't feel like playing tennis today.
Sami yükselen bir tenis yıldızıydı.Sami was a rising tennis star.
Keşke Belçika'ya giden trende Tenten okuyor olsaydım.I wish I was reading Tintin on a train to Belgium.
Tom masa tenisini oldukça iyi oynuyor.Tom plays table tennis fairly well.
Çaldığın tenor saksafon mu yoksa alto saksafon mu?Is it the tenor saxophone or the alto saxophone that you play?
Sami bira tenekesini boşalttı.Sami emptied his beer can.
Bu hafta tenis oynayacak mısın?Are you going to play tennis this week?
Sami çok tenha bir yere gömülmüştü.Sami was buried in a very secluded place.
Sami çok tenha bir yere gömülüydü.Sami was buried in a very secluded place.
Sami, Leyla'yı tenha bir bölgede bıraktı.Sami dropped Layla off in a secluded area.
Tom'a ne kadar sıklıkla tenis oynadığını sordum.I asked Tom how often he played tennis.
Sami gaz tenekesini oraya götürdü.Sami brought the gas can there.
Tom'a onun ve Mary'nin birlikte ne sıklıkla tenis oynadığını sordum.I asked Tom how often he and Mary played tennis together.
Snowy, Tenten'in köpeğidir.Snowy is Tintin's dog.
Tom sabah erkenden tenis oynamaktan hoşlanır.Tom likes to play tennis early in the morning.
Scooby Doo ve Tenten birlikte çalışsaydı ne olurdu?What would happen if Scooby Doo and Tintin worked together?
Tom'la tenis oynamaktan hoşlanmam.I don't enjoy playing tennis with Tom.
O iyi bir yüzücüdür ve o ayrıca iyi tenis oynar.He is a good swimmer and he also plays tennis well.
Bugün tenis oynadın, değil mi?You played tennis today, didn't you?
Ne sıklıkla Tenis oynuyorsun?How often do you play tennis?
Pazartesi günü tenis oynayalım.Let's play tennis on Monday.
Sen ve ben bir ara birlikte tenis oynamalıyız.You and I should play tennis together sometime.
Yağmur yağdığı için tenis oynayamadık.We couldn't play tennis because it was raining.
Tom'un tenis oynarken gördüm.I saw Tom playing tennis.
Çok sık tenis oynar mısın?Do you play tennis very often?
Bir gün Tom ile tenis oynamak istiyorum.I'd like to play tennis with Tom someday.
Tom'un bizimle tenis oynamayı seveceğini düşünüyor musun?Do you think Tom would enjoy playing tennis with us?
Bugün canım tenis oynamak istemiyor.I don't feel like playing tennis today.
Tom gerçekten iyi tenis oynar.Tom plays tennis really well.