Ana içeriğe geç
Sözlük

ten ile cümle

ten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar günü orada geçirdikleri tenha bir plaj buldu.They found a secluded beach where they spent the day.
Onun önerilerini tenkit etme.Don't put down his suggestions.
Teneke açacakları ve makaslar gibi çoğu eşyalar sağ elini kullananlar için yapılmıştır.Most utensils, such as can openers and scissors, are made for right-handers.
Ben futbolu sevdiğim kadar çok, tenisi tercih ederim.As much as I like football, I prefer tennis.
Tom ve Meryem tenis oynuyorlar.Tom and Mary are playing tennis.
Parti oldukça tenhaydı.The party was pretty wild.
Bu öğleden sonra gerçekten tenis oynamak istemiyorum.I don't really want to play tennis this afternoon.
Tom çok sık tenis oynar mı?Does Tom play tennis very often?
Tom iyi tenis oynar mı?Does Tom play tennis well?
Tom tenis oynar mı?Does Tom play tennis?
Zaman zaman tenis oynamaktan hala zevk alıyorum.I still enjoy playing tennis from time to time.
Tom'la tenis oynadım.I played tennis with Tom.
Gazı teneffüs etmemeye çalışın.Try not to inhale the fumes.
Tom hemen hemen her gün masa tenisi oynar.Tom plays table tennis just about every day.
Tom yüzmeyi, tenis oynamaya tercih eder.Tom would rather swim than play tennis.
Sen hala tenis oynayabilir misin?Can you still play tennis?
O, bodrumda büyük bir çöp tenekesi buldu.She found a big trash can in the basement.
Tom ve Mary teniste yenilemez.Tom and Mary are unbeatable at tennis.
Tom, teniste gerçekten iyidir.Tom is really good at tennis.
Bu akşam tenis oynayacağım.I'm going to play tennis this evening.
Bu akşamüstü tenis oynayacağım.I'll play tennis this evening.
Teniste doksanlı nesil şimdiye kadar son derece başarısız oldu, kızgın hayranlar söylüyor.The nineties generation in tennis has been utterly useless so far, exasperated fans say.
Ben o tenis maçını kazanacağıma eminim.I'm sure that I'll win that tennis match.
Sence teniste kim daha iyidir, Tom mu yoksa Mary mi?Who do you think is better at tennis, Tom or Mary?
Dün ilk kez tenis oynadım.Yesterday I played tennis for the first time.
Tom buradaki herkesten daha iyi tenis oynayabilir.Tom can play tennis better than anyone else here.
Tenis oynamayı tercih ederdim.I would've rather played tennis.
Ben büyük bir tencerede çorba pişiriyorum.I'm cooking soup in a large pot.
Park tenhaydı.The park was deserted.
Bir tencerede su kaynatıyorum.I am boiling the water in a saucepan.
Sen hala tenis oynar mısın?Do you still play tennis?
Sen hala tenis oynuyor musun?Are you still playing tennis?
Indüksiyon ocakları doğrudan tencere ve tavalar ısıtmak için mıknatıslar kullanır.Induction cookers use magnets to directly heat pots and pans.
Tom'la birkaç kez tenis oynadım.I've played tennis with Tom several times.
355 mililitrelik standart bir teneke kola 39 gram şeker içerir.A standard 355 ml can of cola contains 39 grams of sugar.
355 mililitrelik standart bir kola tenekesi 39 gram şeker içerir.A standard 12 oz can of cola contains 1.38 oz of sugar.
Küçük tencerenin uzun kolları var.Small pots have long handles.
Ben düdüklü tencereyi açamam.I can't open the pressure cooker.
Babam tenis sever.My dad likes tennis.
Tom senin teniste iyi olduğunu söylüyor.Tom says you're good at tennis.
Ben büyük bir tencerede çorba yaptım.I made soup in a big pot.
Keşke Tom'un oynadığı kadar iyi tenis oynayabilsem.I wish I could play tennis as well as Tom does.
Keşke nasıl tenis oynayacağımı bilsem.I wish I knew how to play tennis.
Tom tenis oynardı ama artık oynamıyor.Tom used to play tennis, but he doesn't anymore.
Tom her pazartesi öğleden sonra tenis oynardı.Tom used to play tennis every Monday afternoon.
Tom her pazartesi tenis oynardı.Tom used to play tennis every Monday.
Teniste iyileşmek istiyorum.I want to get better at tennis.
Tendonlar ve bağlar düşündüğünüzden daha kırılgandır.Tendons and ligaments are more fragile than you might think.
Ben her zaman Tom ile tenis oynamaktan hoşlandım.I've always enjoyed playing tennis with Tom.
Tom'a onunla tenis oynayamayacağımı söyledim.I told Tom I couldn't play tennis with him.
Ben her zaman Tom'la tenis oynamaktan hoşlanırım.I always enjoy playing tennis with Tom.
Tom hırslı bir tenis oyuncusu.Tom is an avid tennis player.
Tom iyi tenis oynar.Tom plays tennis well.
Tom da tenis oynar.Tom also plays tennis.
Sen iyi tenis oynuyorsun.You play tennis well.
Ben sadece tenis oynamak istiyorum.I just want to play tennis.
Ben tenis kulübüne üyeyim.I belong to the tennis club.
Tom Mary'den daha iyi tenis oynayabilir.Tom can play tennis better than Mary.
Tom bana senin teniste gerçekten iyi olduğunu söylüyor.Tom tells me that he is really good at tennis.
Tom bir süre için tenis oynamadı.Tom hasn't played tennis for a while.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod