Ancak Cehennem'de üç gün kalınarak günahlardan temizlenilmesi gerekecektir.(لنا): قوله صلى الله عليه وسلم: "فإن غم عليكم فاقدروا له ثلاثين يوما".»
Hasselblad çalışanları tarafından, görev sonrası bir kamera temizlenirken biraz ay tozu toplanmıştır.جمع بعض غبار القمر من قبل موظفي شركة هاسيلبلاد لآلات التصوير السويدية حينما نظفت إحدى آلات التصوير بعد المهمة.
Üzerinde bulunan ikincil tuzaklama fünyeleri maynın elle temizlenmesini engellemek için takılmıştır.ومنعت الجمارك دخول الكتاب إلى البلاد، والذي بدوره قد يشير إلى إمكانية منعه أيضا من الشحن من ولاية إلى أخرى.
Genellikle el ile temizlenmesi gerekir.وتؤكل عادة باليد.
Böylece Karadeniz'de Rus donanması ile olan savaş sona erdi, mayınların temizlenmesine başlandı.و بهذا انتهت علاقة الأسطول الروسي بالحرب في البحر الأسود، و بدأت عمليات التطهير من الألغام.
Temizlendikleri vakit, Allah’ın size gösterdiği yerden onlara varın..."فإذا كان اللفظ مشتق من المنعن والمنع على الله محال، لزمك ان تمنع إطلاق (حكيم) عليه سبحانه.
Kendi kendine temizlenen, dünyada ticari alanda ilk başarılı çelik sabanı geliştiren kişi.قاد الفريق الذي قام بأول عملية زراعة كلى ناجحة في العالم.
Bu birimler hemen temizlenmelidir.يتم نقل السلطات فورا.
Geçmişte gemilerin aşındırıcı veya çözücüler kullanılarak temizlenmesi gerekiyordu.كان فيما مضى يتم جعل بدن المراكب والسفن مقاومة للماء باستخدام القطران أو الزفت.
Böylece İdlip ili rejim güçlerinden büyük oranda temizlenmiştir.وبطريقة تزيد خبثاً وقوة عما فعلت الدولة الأمنية حتى الآن.
Böylece tüm Mora ve Girit Venediklilerden temizlendi.و في الوقت نفسه تحررت بقية الأراضي اللومباردية و الفينيشية.
Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın.Que depois deste seu ano não se aproximem da Sagrada Mesquita!
Görevi engellerin temizlenmesidir (mayın tarlası dahil).E a mina secou."
Orman bu şekilde temizlendi.Essa floresta foi enormemente desmatada.
Nadir durumlarda enfeksiyon, tedaviye gerek kalmadan temizlenir.Em casos raros, a infecção pode desaparecer sem qualquer tratamento.
Genellikle el ile temizlenmesi gerekir.Ze worden meestal met de hand bespeeld.
6.000 örnek temizlenmiş ve onarılmıştır.Zeshonderdduizend achterkantjes werden vernietigd en opnieuw gemaakt.
Beden tamamiyle kirden, bedensi sıvılar ve deri üzerinde bulunan katı nesnelerden temizlenir.De mensen worden met ronde, rechtstreeks op het lichaam geplaatste hoofden afgebeeld.
Köylülerin güvenini kazanarak buraların temizlenmesine, okullar ve hastaneler kurulmasına öncülük etti.Hij begon de dorpen te reorganiseren en scholen en ziekenhuizen te bouwen.
Tarlada kalan bitki artıkları temizlenir.In dit gebied wordt alle plantengroei verwijderd.
Shane, halen ısrarla samanlığın zombilerden temizlenmesi gerektiğini söylemektedir.Op deze manier kan Johan uitleggen hoe de indianen zich moeten beschermen.
Ayrıca lavaboların temizlenmesinde büyük rol oynar.Hij speelde ook een leidende rol in de zuiveringen.
Su temizlendi.Het water werd gezuiverd.
Nadir durumlarda enfeksiyon, tedaviye gerek kalmadan temizlenir.W rzadkich przypadkach zakażenie może ustąpić bez leczenia.
Kaya temizlendikten sonra ikinci adım kayanın dönüş yönünü saptamaktır.Po oczyszczeniu kamienia, następnym krokiem jest nadanie mu odpowiedniej rotacji.
Bu birimler hemen temizlenmelidir.SA zostały natychmiast rozbrojone.
Sadece kurban olunanın değil, kurban edenin de temizlenmesi gerekir.Nie ma innego Boga poza Tobą, Pomagającym w niebezpieczeństwie, Samoistnym.”
Avustralyalılar yılan ısırığında yaranın temizlenmemesini tavsiye ederler.Podczas wojny władze austriackie zakazały kolędowania z szopkami.
Genellikle temizlenmeden önce yıkanırlar.Rzadko się myje.
Diyafram en az 24 saatte bir kez temizlenmelidir ve hemen tekrar takılabilir.Jego działanie utrzymuje się ponad 24 godziny, dlatego może być podawany raz na dobę.
1779'da Jan Ingenhousz havanın temizlenmesinin yeşil bitkiler tarafından ışıkta yapıldığını açıklamıştır.1778 – Jan van Ingenhousz wykazał, że wydzielanie tlenu przez rośliny zależy od oświetlania.
Hasselblad çalışanları tarafından, görev sonrası bir kamera temizlenirken biraz ay tozu toplanmıştır.Litet måndamm samlades upp av en anställd hos Hasselblad när man gjorde rent kamerorna efter ett uppdrag.
Bebeklerin uygun şekilde temizlenmemiş şişelerle Biberonla beslenmeleri, küresel ölçekte önemli bir sebeptir.Flaskmatning av småbarn med flaskor som inte rengjorts ordentligt utgör en betydande orsak globalt sett.
Bu birimler hemen temizlenmelidir.Dessa lossadses snabbt.
Böylece, nefes tamamen boşaltılıp, kan temizlenmiş olur.Rengör från all smuts, blod och liknande.
Nadir durumlarda enfeksiyon, tedaviye gerek kalmadan temizlenir.I sällsynta fall kan infektionen försvinna utan behandling.
Vajazzling, uygun şekilde temizlenmezse enfeksiyon riskini artırabilir. ^ pirsingDe måste vara beredda på rätt sätt annars så finns det risk för lupin-förgiftning.
Nadir durumlarda enfeksiyon, tedaviye gerek kalmadan temizlenir.У рідкісних випадках особи позбавляються від інфекції без лікування.
Bölge Perslerden temizlendi.Проведено розукрупнення районів.
Tarlada kalan bitki artıkları temizlenir.Підбирає залишки зерна на полях.
Bölge Ocak 1943'te Almanlar'dan temizlendi.Остаточно зачистили село від німців у серпні 1943 року.
Temizlendikleri vakit, Allah’ın size gösterdiği yerden onlara varın..."A když provádíte běh z Arafátu, vzpomínejte Boha poblíže místa posvátného!
Bunun bir diş hekimi tarafından temizlenmesi kolaydır.Ty jsou však lehce odstranitelné při jednoročním dentálním čistění prováděném zubním lékařem.
Şantiye temizlenir.(varsa mevcut yapılar kaldırılır.)Dostupné online. (česky) Vypsaní stavby.
Genelde kulak çubuğu ile temizlenir.Pravidelné čištění uší je nutnost.
Katolik inancında ruhun ateşle temizlenmesi inanışı mevcuttur.Katolická církev věří, že duším v očistci je možné prospět přímluvnou modlitbou.
Bütün olarak kesilen kuzunun derisi yüzülür ve içi temizlenir.Kůže se vyčistí a zůstává čistá.
Kısmi kalınlıkta yanıkların sabun ve su ile temizlenmesi, devamında da sarılması gerekebilir.Popáleniny postihující část kožní vrstvy mohou vyžadovat vyčištění mýdlem a vodou a následné obvázání.
Bebeklerin uygun şekilde temizlenmemiş şişelerle Biberonla beslenmeleri, küresel ölçekte önemli bir sebeptir.Hrănirea bebelușilor cu biberonul având sticla nedezinfectată este o cauză importantă la nivel global.
Nadir durumlarda enfeksiyon, tedaviye gerek kalmadan temizlenir.În cazuri rare, infecția se poate vindeca fără tratament.
Mozaikleri yeniden keşfedildi ve temizlendi.Si mozaicul a fost reparat si restaurat.
Yunmak sözcüğü yıkanmak temizlenmek anlamlarına gelir.Aceste umflaturi ajută, de asemenea, și la «spălat».
Genelde kulak çubuğu ile temizlenir.Ei se ocupau mai ales cu cutivarea orezului.
Odanın tabanı temizlenirdi ve duvarları tertemiz yıkanırdı.Podeaua camerei de gazare era curățată, iar zidurile spoite.
Dilin üzerinin fırçalanması ya da dile özel aparatlarla temizlenmesi unutulmamalıdır.Țunderul este eliminat prin sablare sau curățare cu peria de sârmă.
Çıkarıldıktan sonra, bir diyafram depolamadan önce ılık yumuşak sabunlu su ile temizlenmelidir.Dacă este sărat, se va pune cu o seară înainte într-o oală cu apă călduță, pentru desărare.
Temizlenmek için arka pençelerini kullanır ancak zaman zaman ön pençeleri ve ağzını kullandığı da görülür.Koala se îngrijește, de obicei, cu labele din spate, dar uneori și le folosește pe cele din față sau gura.
Ateş bazı uluhiyetlerin bir sembolü addedilirdi ve güneş ve temizlenme ile ilişkiliydi.A tűz több istenség jelképe volt egyszerre és a nappal és a tisztasággal kapcsolták össze.
Katolik inancında ruhun ateşle temizlenmesi inanışı mevcuttur.A bujaságtól tisztítótűzben szabadulnak meg a lelkek.
Ancak günahkarların cehennemde üç gün kalarak temizlenmeleri gerekecektir.A bűn 3 napot, míg a bűnhődés 11 napot ölel át.