Onun görevi bahçeden kötü otları temizlemektir.В его обязанности входит пропалывать сад.
Pekala, odanı temizleyecek misin yoksa temizlemeyecek misin?Ладно, ты уберешься у себя в комнате или нет?
Çöp arabasını özenle temizleyen temizlik işçisi sosyal medyada ilgi odağı oldu.Уборщик, тщательно чистящий тележку с мусорным контейнером, оказался в центре внимания соцсетей.
Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın.Не беспокойте их, пока они не начнут первыми».
Geceleri birbirlerine yaslanarak uyur ve karşılıklı postlarını temizlerler.Это ночные и сумеречные животные, не впадающие в спячку (хотя они могут устраивать себе берлоги).
Octavianus senatoyu şüpheli unsurlardan temizlemiş ve kendi taraftarlarıyla doldurmuştu.Октавиан очистил Сенат от оставшихся подозрительных элементов и наполнил его своими сторонниками.
Aralık ayında ordu, Aceh’in komünistlerden temizlendiğini ilan edecektir.В декабре военные объявили о том, что Ачех полностью очищен от коммунистов.
Eğer cünüp iseniz temizlenin.Так очищайте ею ваши души».
Mezarlık, şehir yetkilileri tarafından iki ayda bir temizletilir.Кладбище убирается за счет городских властей раз в два месяца.
Bunlar ; CLS komutu: Ekranı temizler.CLS — Очистка экрана терминала.
Definenin içinde öne çıkan eşya kataloglama, temizleme ve koruma amacıyla British Museum'a gönderilmiştir.Клад был отправлен в Британский музей для очистки и консервации.
Üzerinde bulunan ikincil tuzaklama fünyeleri maynın elle temizlenmesini engellemek için takılmıştır.При этом они тщательно очищались, чтобы отделить внешнюю часть плодов от горькой внутренней.
Bu birimler hemen temizlenmelidir.Заражённые немедленно уничтожались.
Kuru Temizleme SembolleriОчистка сточных вод
Tandırda kuzu etini pişirmek için önce et temizlenir.Перед приготовлением грибковый слой срезается с мяса.
Bu yapı ruhların bir tür dinlenme ve temizlenme yeridir.Сад — это то место, где можно отдохнуть душой и телом.
Augias'ın ahırlarını bir günde temizlemek.Клейменов продолжает чистить авгиевы конюшни.
Biz onları ahiret yurdunu düşünme özelliğiyle temizleyip, kendimize halis (kul) yaptık.Мы не только превратили их в плотоядных (животных), мы превратили их в каннибалов.
Dişlerin kendini daha fazla temizleyebilmesi için mekanizma sağlarlar.И Дидух перестанет быть своим для них.
Bu, maküler ödemin temizlenmesine yardımcı olur.Это помогает им без проблем выплачивать ипотеку.
Elrond parçayı temizledi ve yarayı iyileştirdi.Андрюша вылечил его и сделал крепче.
Sakız duvarı iki defa kazınarak temizlenmiştir.Ранее стена раскапывалась дважды.
Bedenin bir tarafında pislik varsa onu önceden güzelce temizlemek.Если вам нужно положить руку на чьё-то плечо, это сделать легче, если ты уже делал это раньше.
6:6 Altardaki külleri her gün temizle Lev.2:6 В ЛУЖНИКАХ БЫСТРО ЗАБЫЛИ
Ruhu kötü huylardan temizleyip (safa) marifete ulaşma yoludur.Они горят жаждой справедливости и способны зажечь сердца других».
Su zaten en önemli temizleyicidir.Чистая вода теперь самый драгоценный ресурс человечества.
Öncelikle bağırsaklar içten ve dıştan temizlenir.Рефералов подразделяют на прямых и косвенных.
Grupta bulunan kuşlar korunaklı yerde bir arada tünerler ve birbirlerinin tüylerini temizlerler.Птицы в группе сидят бок о бок в густом укрытии и занимаются взаимной чисткой перьев.
Böylece rejim İdlip şehir merkezi ve kırsalından tamamen temizlenmiş oldu.Чистка затронула весь государственный аппарат и полицию.
Ayurveda uygulamalarında bir inanış vardır,bir fincan sıcak limon suyu ciğerleri temizler.Для гостей праздника существует особый ритуал: они должны выпить топлёного саламатного масла.
Köylülerin güvenini kazanarak buraların temizlenmesine, okullar ve hastaneler kurulmasına öncülük etti.Ещё до отмены крепостного права он освободил своих крестьян, в имении построил школы и больницу.
Orman bu şekilde temizlendi.Тогда решено было вырубить этот лес.
Selçuklar döneminde Ermeniler yöreden tamamen temizlenmiştir."После ночного боя армянами очищена дер.
Kille temizlenen saçlar, saç dökülmelerine karşı korunmuş olur.Мужчины чаще красят волосы с целью скрыть седину.
Ancak Cehennem'de üç gün kalınarak günahlardan temizlenilmesi gerekecektir.А если кто не в состоянии , то ему следует поститься три дня.
Ancak bölge, herhangi bir kimyasal kullanılarak temizlenmeye çalışılmamalıdır.ومع ذلك، لا تحاول تنظيف المنطقة بأي نوع من المواد الكيميائية.
Yaşlı bitki birkaç gün içinde tamamen fileden temizlenebilir ve toprağa karıştırılabilir.يمكن إزالة النبات القديم في خلال بضعة أيام ويُعاد دمجه مع التربة.
Avustralyalılar yılan ısırığında yaranın temizlenmemesini tavsiye ederler.والتوصيات الأسترالية لعلاج لدغة الثعبان توصي بقوة بعدم تنظيف الجرح.
Ancak Cehennem'de üç gün kalınarak günahlardan temizlenilmesi gerekecektir.(لنا): قوله صلى الله عليه وسلم: "فإن غم عليكم فاقدروا له ثلاثين يوما".»
Hasselblad çalışanları tarafından, görev sonrası bir kamera temizlenirken biraz ay tozu toplanmıştır.جمع بعض غبار القمر من قبل موظفي شركة هاسيلبلاد لآلات التصوير السويدية حينما نظفت إحدى آلات التصوير بعد المهمة.
Sonra Bi İçimsu yüzünü temizler.ثم تغسل وجهك ثلاثا.
Kuleden yere: Pisti temizle (terket).أي: تفرش؛ ليركب عليها، كذلك تفرش الأرض؛ ليستقر عليها.
Üzerinde bulunan ikincil tuzaklama fünyeleri maynın elle temizlenmesini engellemek için takılmıştır.ومنعت الجمارك دخول الكتاب إلى البلاد، والذي بدوره قد يشير إلى إمكانية منعه أيضا من الشحن من ولاية إلى أخرى.
Genellikle el ile temizlenmesi gerekir.وتؤكل عادة باليد.
Biz onları ahiret yurdunu düşünme özelliğiyle temizleyip, kendimize halis (kul) yaptık.ونجد أيضًا أفعالًا مضارعةً (نحشر، نقول) مبدوأة بالنون، فجاء فاعلها مستترًا وجوبًا تقديره (نحن).
Böylece Karadeniz'de Rus donanması ile olan savaş sona erdi, mayınların temizlenmesine başlandı.و بهذا انتهت علاقة الأسطول الروسي بالحرب في البحر الأسود، و بدأت عمليات التطهير من الألغام.
Islak mendil, kişisel hijyen veya ev temizliği gibi temizleme amaçları için kullanılır.تُستخدم المناديل المبللة للنظافة الشخصية أو لتنظيف المنزل.
Elleri bileklere kadar yıkadıktan sonra edep yerlerini temizler.يجب غسل القفازات قبل خلعها من اليد.
Temizlendikleri vakit, Allah’ın size gösterdiği yerden onlara varın..."فإذا كان اللفظ مشتق من المنعن والمنع على الله محال، لزمك ان تمنع إطلاق (حكيم) عليه سبحانه.
Kendi kendine temizlenen, dünyada ticari alanda ilk başarılı çelik sabanı geliştiren kişi.قاد الفريق الذي قام بأول عملية زراعة كلى ناجحة في العالم.
Bu birimler hemen temizlenmelidir.يتم نقل السلطات فورا.
Geceleri birbirlerine yaslanarak uyur ve karşılıklı postlarını temizlerler.وهذان الليل والنهار لم يرفعا شيئاً إلا وضعاه، وهما جديران بتفريق ما جمعاه.
Geçmişte gemilerin aşındırıcı veya çözücüler kullanılarak temizlenmesi gerekiyordu.كان فيما مضى يتم جعل بدن المراكب والسفن مقاومة للماء باستخدام القطران أو الزفت.
Böylece İdlip ili rejim güçlerinden büyük oranda temizlenmiştir.وبطريقة تزيد خبثاً وقوة عما فعلت الدولة الأمنية حتى الآن.
Doğu Avrupa'yı Alman birliklerinden temizleyen Sovyet güçleri Nisan 1945'te Berlin'e girdi.قادت القوات السوفياتية في شرق ألمانيا، واستولت على برلين في مايو 1945 في معركة برلين.
Böylece tüm Mora ve Girit Venediklilerden temizlendi.و في الوقت نفسه تحررت بقية الأراضي اللومباردية و الفينيشية.
Odanı temizlemelisin.عليك أن تنظّف غرفتك.
Evi temizlemem için lütfen bana yardım et.ساعدني في تنظيف البيت من فضلك.
Odamı temizlemek zorundayım.يجب أن أنظف غرفتي
Odanı temizlemek zorundasın.يجب أن تنظف غرفتك