24:10 Teminatı, ihtiyacı varsa borçluya iade et Deut.Pasibaigus mačui lygiosiomis 10 : 10 čempionas išlaiko titulą.
Ancak nişastanın daha az yer tutmasını sağladığı için bir avantaj temin eder.Pagrindinis plokštelių pranašumas buvo toks, jog jos užėmė mažiau vietos.
Afrika ülkeleri ile sosyalist ülkelerden silah ve para yardımı temin etti.Lenkus ir lietuvius finansiškai, ginklais bei amunicija rėmė Prancūzija.
Mahallenin içme suyu ihtiyacı hem kaynak ve hem de şebeke suyundan temin edilmektedir.Veearvesti (ka veemõõtur; argikeeles ka veemõõtja) on veekulu mõõtmise riist (arvesti).
Bazı ihtiyaçlar da buradan temin edilmektedir.Need tingimused on siin kindlustatud.
Ayrıca Azerbaycan ve Türkmenistan ile doğal gaz temini için anlaşmalar yapmıştır.Venemaa sõlmis Aserbaidžaaniga maagaasi importi puudutava lepingu.
Saatlik, günlük ve mevsimlik ihtiyaçlara uygun arz güvenliğini temin etmek.Nende eesmärk oli näidata päevast ja õhtust aega kindluse töölistele.
Örgütü yaymak istiyorlardı ve paraların büyük bir kısmını yurt dışından temin ediyorlardı.Nad tegutsesid aktiivselt tema teoste ettekandmise nimel ja aitasid partituure välismaale toimetada.
Düello hakkını temin edeceğim.Ta keelustas duellide pidamise.
Uzay araştırmalarında bu aktivitelere "yerinde kaynak temini" denir.Ta on kosmoselaeva pardal "olukordade kiireloomulisuseks vaimselt ette valmistatud".
Neredeyse tüm futbol takımları için, logolu passolig kredi kartı temin edilmektedir.Lisaks sellele on pea iga osariik hasartmängud loterii näol juba seadustanud.
(1) On ülke 2004 için bilgi temin etmiş, altısı etmemiştir.(1) Desať krajín poskytlo informácie za rok 2004 a šesť krajín neposkytlo informácie.
(1) On ülke 2004 için bilgi temin etmiş, altısı etmemiştir.(1) Informace za rok 2004 poskytlo deset zemí, šest zemí je nedodalo.
(1) On ülke 2004 için bilgi temin etmiş, altısı etmemiştir.(1) Tio länder har lämnat uppgifter för 2004 och sex har inte gjort det.
(1) On ülke 2004 için bilgi temin etmiş, altısı etmemiştir.(1) ∆έκα χώρες piαρείχαν piληροφορίες για το 2004 και έξι όχι.
(1) On ülke 2004 için bilgi temin etmiş, altısı etmemiştir.(*) Kymmenen maata toimitti tiedot vuodelta 2004, ja kuusi maata ei toimittanut niitä.
(1) On ülke 2004 için bilgi temin etmiş, altısı etmemiştir.* Tien landen hebben informatie verschaft over 2004, van zes landen ontbreken gegevens over 2004.
2002 yılında merkez, belgelerin elektronik versiyonların temin ve aboneliğini tercih etmeye başlamıştır.12002 rettede centret opmærksomheden mod formidling af og abonnering på elektroniske dokumenter.
2002 yılında merkez, belgelerin elektronik versiyonların temin ve aboneliğini tercih etmeye başlamıştır.Leta 2002 je center začel dajati prednost dobavljanju in naročanju elektronskih različic dokumentov.
400,000 adet menkul kıymet, teminatlandırılmış borç yükümlülüğü, her birisi 1,000 $, toplamı da 400,000,000 $.1,000ドルですね? それらのコストは1,000ドルだとしましょう。 私達は、それを40万、発行しました。
400,000 adet menkul kıymet, teminatlandırılmış borç yükümlülüğü, her birisi 1,000 $, toplamı da 400,000,000 $.Digamos que há 400.000 delas, cada uma custando $1,000, certo? Digamos que custaram $1,000
6,5 milyar insanı beslemede, içme suyu, ilaç, yakıt temininde zorluklarla karşılaşıyoruz.우리는 이 65억 인구에게 음식, 신선하고 깨끗한 물, 의약품, 그리고 연료를 제공하는데 어려움을 겪고 있지요.
6,5 milyar insanı beslemede, içme suyu, ilaç, yakıt temininde zorluklarla karşılaşıyoruz.Mamy kłopot z zapewnieniem pożywienia, świeżej, czystej wody, lekarstw, paliwa dla 6,5 mld ludzi.
6,5 milyar insanı beslemede, içme suyu, ilaç, yakıt temininde zorluklarla karşılaşıyoruz.Meillä on vaikeuksia ruokkia kaikki, järjestää puhdasta vettä, lääkkeitä, polttoaineita jo 6,5 miljardille.
6,5 milyar insanı beslemede, içme suyu, ilaç, yakıt temininde zorluklarla karşılaşıyoruz.Problémát jelent etetni, ellátni friss, tiszta vízzel, gyógyszerekkel, üzemanyaggal a hat és fél milliárdot.
6,5 milyar insanı beslemede, içme suyu, ilaç, yakıt temininde zorluklarla karşılaşıyoruz.Temos dificuldades em alimentar, fornecer água potável, medicamentos, combustível para os 6500 milhões
6,5 milyar insanı beslemede, içme suyu, ilaç, yakıt temininde zorluklarla karşılaşıyoruz.Έχουμε πρόβλημα να θρέψουμε, να παρέχουμε καθαρό νερό, φάρμακα, καύσιμα για τα εξήμισι δις.
6,5 milyar insanı beslemede, içme suyu, ilaç, yakıt temininde zorluklarla karşılaşıyoruz.Уже сейчас трудно накормить, обеспечить питьевой водой, лекарствами и топливом 6.5 миллиардов людей.
6,5 milyar insanı beslemede, içme suyu, ilaç, yakıt temininde zorluklarla karşılaşıyoruz.יש לנו בעייה להאכיל, לספק מים נקיים וטריים רפואה, דלק לששה המיליארד וחצי.
6,5 milyar insanı beslemede, içme suyu, ilaç, yakıt temininde zorluklarla karşılaşıyoruz.لدينا مشكلة في توفير الغذاء، الماء النظيف، الدواء، الوقود للستة ونصف مليار نسمة.
6,5 milyar insanı beslemede, içme suyu, ilaç, yakıt temininde zorluklarla karşılaşıyoruz.薬や、燃料を 提供することは困難な状態です 90億人になったら更に困難が予想されます
AB yayınları nasıl temin edilebilir?Comment vous procurer les publications de l'Union européenne?
AB yayınları nasıl temin edilebilir?Cómo adquirir publicaciones de la Unión Europea
AB yayınları nasıl temin edilebilir?Как приобрести публикации ЕС?
AÇA tarafından sunulan bilgiler çok çeşitli kaynaklardan temin edilmektedir.As informações fornecidas pela AEA provêm de uma grande variedade de fontes.
AÇA tarafından sunulan bilgiler çok çeşitli kaynaklardan temin edilmektedir.Az EEA által biztosított információk számos forrásból származnak.
AÇA tarafından sunulan bilgiler çok çeşitli kaynaklardan temin edilmektedir.De informatie die het EMA levert is afkomstig uit een grote verscheidenheid aan bronnen.
AÇA tarafından sunulan bilgiler çok çeşitli kaynaklardan temin edilmektedir.Den information som miljöbyrån tillhandahåller kommer från en rad olika källor.
AÇA tarafından sunulan bilgiler çok çeşitli kaynaklardan temin edilmektedir.Informácie, ktoré poskytuje agentúra EEA pochádzajú z mnohých zdrojov.
AÇA tarafından sunulan bilgiler çok çeşitli kaynaklardan temin edilmektedir.Informacije, ki jih zagotavlja agencija EEA, prihajajo iz zelo različnih virov.
AÇA tarafından sunulan bilgiler çok çeşitli kaynaklardan temin edilmektedir.Informaţiile furnizate de AEM provin dintr-o varietate de surse.
AÇA tarafından sunulan bilgiler çok çeşitli kaynaklardan temin edilmektedir.La información que ofrece la AEMA procede de una amplia gama de fuentes.
AÇA tarafından sunulan bilgiler çok çeşitli kaynaklardan temin edilmektedir.Le informazioni fornite dall’AEA provengono da un’ampia rassegna di fonti.
AÇA tarafından sunulan bilgiler çok çeşitli kaynaklardan temin edilmektedir.Les informations fournies par l’AEE proviennent d’un large éventail de sources.
AÇA tarafından sunulan bilgiler çok çeşitli kaynaklardan temin edilmektedir.Profesorka Jacqueline McGladeová, výkonná ředitelka EEA
AÇA tarafından sunulan bilgiler çok çeşitli kaynaklardan temin edilmektedir.„Solidna, dalekowzroczna polityka wymaga lepszych, bardziej szczegółowych informacji.
AÇA tarafından sunulan bilgiler çok çeşitli kaynaklardan temin edilmektedir.Предоставяната от ЕАОС информация произхожда от широк кръг източници.
Ahjushi teminatsız borç verebilir misin?Ahjusshi, pot sa fac un imprumut fara garantie?
Ahjushi teminatsız borç verebilir misin?Ahjusshi, ¿se puede pedir un préstamo sin tener garantía?
AIG'ın bir maddi teminat ayırma zorunluluğu yoktu.AIG no tienen que pagar ningun tipo de garantía.
AIG'ın bir maddi teminat ayırma zorunluluğu yoktu.AIGは言いませんでした。 私達の資産の全ての内、
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.I paesi del Mediterraneo si affidano sempre più alla desalinazione per la fornitura di acqua dolce.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Krajiny v okolí Stredozemného mora sú pri zabezpečovaní sladkej vody čoraz viac závislé na odsoľovaní.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Medelhavsländerna förlitar sig allt mer på avsaltning för att få sötvatten.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Mediterrane landen zijn steeds meer afhankelijk van ontzilting voor hun zoetwater.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Os países mediterrânicos estão a confiar cada vez mais na dessalinização para fornecer água fresca.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Ţările mediteraneene mizează tot mai mult pe desalinizare pentru obţinerea de apă potabilă.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Ugyanakkor azonban hosszú távú politikákat is ki kell dolgozni.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Upravljanje naših vodnih virov zanašajo na razsoljevanje.
Akdeniz ülkeleri tatlı su temini için tuz giderimi yöntemine giderek daha fazla güvenmektedirler.Οι μεσογειακές χώρες εξαρτώνται ολοένα και περισσότερο από την αφαλάτωση για την παροχή γλυκού νερού.