Esasen bu temelindeki bilginin özelliklerini ölçebileceğimiz her teknoloji için geçerli.Itu adalah teknologi yang bisa digunakan untuk mengukur properti informasi yang tersembunyi.
Esasen bu temelindeki bilginin özelliklerini ölçebileceğimiz her teknoloji için geçerli.측정 가능한 정보 속성을 가지고 있는 모든 기술이 이런 패러다임을 따르죠.
Esasen bu temelindeki bilginin özelliklerini ölçebileceğimiz her teknoloji için geçerli.Ma a qualunque tecnologia per la quale possiamo misurare le proprietà sottostanti dell'informazione.
Esasen bu temelindeki bilginin özelliklerini ölçebileceğimiz her teknoloji için geçerli.Minden technológiára igaz, ahol mérni tudjuk az alapvető információs jellemzőket.
Esasen bu temelindeki bilginin özelliklerini ölçebileceğimiz her teknoloji için geçerli.On peut mesurer les propriétés de l'information sous jacente de vraiment n'importe quelle technologie.
Esasen bu temelindeki bilginin özelliklerini ölçebileceğimiz her teknoloji için geçerli.Týká se to jakékoli technologie, kde můžeme měřit základní informační vlastnosti.
Esasen bu temelindeki bilginin özelliklerini ölçebileceğimiz her teknoloji için geçerli.Ισχύει για οποιαδήποτε τεχνολογία στην οποία μπορούμε να μετρήσουμε τις βασικές ιδιότητες των πληροφοριών.
Esasen bu temelindeki bilginin özelliklerini ölçebileceğimiz her teknoloji için geçerli.Так с любой технологией, где можно измерить её основные информационные качества.
Esasen bu temelindeki bilginin özelliklerini ölçebileceğimiz her teknoloji için geçerli.הוא תקף למעשה בכל טכנולוגיה שניתן למדוד בה את תכונות המידע היסודיות שבה.
Esasen bu temelindeki bilginin özelliklerini ölçebileceğimiz her teknoloji için geçerli.هي في الواقع أي تقنية يمكننا قياس خصائص المعلومات
Esasen bu temelindeki bilginin özelliklerini ölçebileceğimiz her teknoloji için geçerli.すべてにあてはまるのです ここに49種類の有名なコンピュータがあります 対数グラフで表現してみました
Ethernet'i ve bütün bilgisayarları birbirine bağlamayı bularak herşeyi temelinden değiştiren kişi밥 멧칼프는 이더넷(Ethernet)을 발명했고 컴퓨터의 연결은
Ethernet'i ve bütün bilgisayarları birbirine bağlamayı bularak herşeyi temelinden değiştiren kişiוהיה זה בוב מטקלף שהמציא את האטרנט ואת החיבור בין כל המחשבים האלה
Ethernet'i ve bütün bilgisayarları birbirine bağlamayı bularak herşeyi temelinden değiştiren kişiلقد كان اختراع بوب ميتكالف للإيثرنت وربط كل هذه الحواسيب
Ethernet'i ve bütün bilgisayarları birbirine bağlamayı bularak herşeyi temelinden değiştiren kişiあらゆるコンピュータを結びつけ 全てを変えました
Evrim bu bölümü daha karmaşık beyin katmanlarının altına gömdü. Ancak, beyin sapı hala hayatın temeli.La evolución lo ha enterrado en las capas de un cerebro más complejo pero sigue siendo el cimiento de la vida.
Evrim bu bölümü daha karmaşık beyin katmanlarının altına gömdü. Ancak, beyin sapı hala hayatın temeli.L'evoluzione lo ha seppellito sotto strati di un cervello più complesso ma è ancora il fondamento della vita.
Evrim bu bölümü daha karmaşık beyin katmanlarının altına gömdü. Ancak, beyin sapı hala hayatın temeli.Еволюцията го е погребала под слоеве от по-сложно устроен мозък, но той е все още е основата на живота.
Evrim gerçekten modern biyolojinin temelini oluşturur.De evolutie is in feite de basis van de moderne biologie.
Evrim gerçekten modern biyolojinin temelini oluşturur.Evolúcia je naozaj základ modernej biológie.
Evrim gerçekten modern biyolojinin temelini oluşturur.Evolusi sebenarnya adalah dasar dari biology modern.
Evrim gerçekten modern biyolojinin temelini oluşturur.Evolution ist wirklich die Grundlage moderner Biologie.
Evrim gerçekten modern biyolojinin temelini oluşturur.진화는 근대 생물학의 기본입니다
Evrim gerçekten modern biyolojinin temelini oluşturur.La evolucion es en realidad la base de la biologia moderna.
Evrim gerçekten modern biyolojinin temelini oluşturur.L"évolution forme la base entière de la biologie moderne.
Evrim gerçekten modern biyolojinin temelini oluşturur.Teoria ewolucji stanowi podstawy współczesnej biologii.
Evrim gerçekten modern biyolojinin temelini oluşturur.Základem moderní biologie je teorie evoluce.
Evrim gerçekten modern biyolojinin temelini oluşturur.Еволюцията всъщност е в основата на съвременната биология.
Evrim gerçekten modern biyolojinin temelini oluşturur.На идее эволюции строится вся современная биология.
Evrim gerçekten modern biyolojinin temelini oluşturur.Насправді еволюція - основа сучасної біології.
Evrim gerçekten modern biyolojinin temelini oluşturur.אבולוציה היא באמת הבסיס של ביולוגיה מודרנית.
Evrim gerçekten modern biyolojinin temelini oluşturur.التطور هو حقيقة القاعدة لعلم الحياة الحديث.
Evrim gerçekten modern biyolojinin temelini oluşturur.インフルエンザがどんなふうに流行するかを、理解したかったら
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.Aceasta este esenta ideii de difuzare.
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.A to je jádrem šíření myšlenek.
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.Ed è quella l'essenza del nuovo modo di diffondere le idee.
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.En dat is de essentie van waar ideeëndiffusie naartoe gaat.
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.Essa é a essência para onde se dirige a difusão de ideias.
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.Et c'est l'essence même de la propagation d'une idée.
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.Ez a lényeg az ötletek áramlása mögött.
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.In to je bistvo širjenja idej.
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.I to jest właśnie istota wymiany idei.
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.그리고 실제로, 아이디어 전파의 핵심 역시 '돋보임'에서 시작됩니다.
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.Och det är kärnan av vart idéspridningen är på väg
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.Und das ist die Essenz dessen, wohin die Ideenverbreitung strebt.
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.Và đó chính là bản chất của sự truyền bá ý tưởng.
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.Y es esto la esencia de hacia donde esta yendo la expansión de las ideas.
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.Αυτή είναι η ουσία της κατεύθυνσης που έχει πάρει η διάδοση των ιδεών.
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.И в этом суть того, как распространяются идеи.
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.И това е по същество накъде се е отправило разпространяването на идеи.
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.וזוהי המהות של הכיוון אליו הולכת הפצת הרעיונות.
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.وهذا هو جوهر الفكرة التي يجري نشرها.
Fikir yayılımının temeli de zaten buna dayanır.アメリカで最も人気のある2つの車は、 5万5000ドルの巨大な車と
Fitoplanktonlar dünyadaki en büyük besin ağınının temelini oluşturur.El fitoplancton es la base de la red alimentaria más grande del mundo.
Fitoplanktonlar dünyadaki en büyük besin ağınının temelini oluşturur.Ezek egysejtű élőlények, amik a napfényt és a szén-dioxidot ehető arannyá változtatják.
Fitoplanktonlar dünyadaki en büyük besin ağınının temelini oluşturur.Fitoplanctonul stă la baza celei mai mari rețele trofice din lume.
Fitoplanktonlar dünyadaki en büyük besin ağınının temelini oluşturur.Fitoplankton to podstawa największego łańcucha pokarmowego.
Fitoplanktonlar dünyadaki en büyük besin ağınının temelini oluşturur.Il fitoplancton rappresenta la base della più grande rete alimentare del mondo.
Fitoplanktonlar dünyadaki en büyük besin ağınının temelini oluşturur.세상에서 가장 큰 먹이 그물을 받치고 있는게 식물성 플랑크톤이지.
Fitoplanktonlar dünyadaki en büyük besin ağınının temelini oluşturur.Le phytoplancton est la base du plus grand réseau trophique du monde.