Ana içeriğe geç
Sözlük

temeli ile cümle

temeli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Diterpenler, biyolojide önemli olan retinol, retinal, and fitol gibi bileşiklerin temelini oluştururlar.Дитерпените са основни за синтезата на биологично важни съединения като ретинол, ретинал и фитол.
Edinilmiş bağışıklığın bu süreci aşılamanın temelini oluşturmaktadır.Този процес на придобит имунитет е основа на ваксинацията.
Bu Salezyen Kızkardeşler'in temeli sayılmaktadır.За това е причина т.нар. моравска мисия на солунските братя.
Bu müdürlük, modern Türk Deniz Kuvvetleri'nin temeli sayılmaktadır.Това малко начало се счита за корена на съвременния Индийски военноморски флот.
Aynı zamanda komleks harmonikler olarak adlandırılır ve harmonik analizin temelidir.Съществуват и електромеханични устройства, които правят Фурие Анализ и се наричат Хармонични Анализатори.
Bu durumun temelinde birliğin 1951 yılında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu olarak kurulması yatmaktadır.Евростат е основан през 1953 г. като статистическа служба на Европейското обединение за въглища и стомана.
Japon hukuku'nun temelini oluşturan altı kanundan biridir.В член 36 са посочени четири фундаментални правила, на която може да се основе юрисдикцията на Съда.
Bu kurumdaki çalışmalarıyla Türkiye’de modern astronomi eğitiminin temelini attı.С неговото откриване всъщност са поставени основите на модерния университетски живот в Република Македония.
2010 yılında projelendirilen yapı, 2011 yılı Mayıs ayında temeli atılmıştır.Липсата на парите е установена в банката през май предната 2010 година.
Deneyin temelinde Einstein'in Birleşik Alan Teorisi vardı.Експериментът се основава на Общата теория на полетата на Айнщайн.
Başlangıç 3. bölüm bu konunun temelini oluşturur.Третият елемент е решението.
Dikdörtgen planlı cami, eski bir Roma tapınağının temeli üzerinde yükselir.Катедралата „Парижката Света Богородица" е издигната на остров Сите върху основите на древен римски храм.
1976 - Çayırhan Termik Santrali ve Kömür Üretim Tesislerinin temeli atıldı.В 1976 година Требино е изселено, заради разработване на находища от въглища.
Sanatının temelinde kavramsal popüler medya bulunmaktadır.В основата на творбите му лежи народното творчество.
1579: Hollanda Cumhuriyeti'nin temelini oluşturan Utrecht Birliği kuzey Hollanda'yı bir araya getirdi.1579 г. – Подписана е Утрехтската уния, поставила основите на новата държава Нидерландия.
Ancak her siyasi görüşün gerçekte ekonomik temeli olur.Всеки трябва да има справедлива част в политическия процес.
Temelinde yerleşim kalıntıları bulunur.Вътре има основи от сгради.
Birçok sistemin, yan ürünü olarak ısı çıkarma ihtiyacı, termodinamik kanunlarının temelidir.Potreba da sustav otpušta dio topline kao nusprodukt leži u osnovnim zakonima termodinamike.
M77, Sovyet AK47 temelinde tasarlanmıştır.M77 je dizajniran na temelju sovjetskih pušaka AK-47.
Oysa "uygar" topluluklarda üretimin temeli köle emeğine dayanmaktadır.U "normalnom" društvu potrebni su robovi.
Bugünkü Kırgız kültürünün temelini oluşturdular.Tako danas razlikujemo sljedeće osnovne kulture Sama.
966'da Piast Hükümdarı I. Mieszko Hristiyanlığı kabul etti ve Polonya devletinin temelini attı.966. godine Mješko I. je primio kršćanstvo i uveo ga u Poljsku.
Köyün adının temeli latinceden gelmektedir.Ime regije dolazi iz latinskog jezika.
M84, PK Makineli Tüfeği temelinde tasarlanmıştır.M84 temeljen je na sovjetskom mitraljezu iz PK serije.
Efsanenin temeli Şamanizm'e kadar uzanır.Religija Kuna fokusirana je oko šamanizma.
Bunun temelindeki tek sebep arzularımıza yenik düşmemizdir.Uzrok svemu tome bila je želja za osvajanjima.
Bu kanun, ısı denkleminin temelini oluşturur.Ovaj zakon predstavlja osnovu za izvod toplinske jednadžbe.
Hâlâ ortak bir sınıf deneyinin temelini oluşturmaktadır.Svojim radom ujedno osniva znanstvenu sistematiku vrsta.
Epistemolojik ateizm, temelini pek çok çeşidi olan agnostisizmden alır.Ishodišna točka epistemološkog ateizama je agnosticizam, koji sam dolazi u različitim oblicima.
Temeli Guardian Angels olarak atıldı.Jedna od podskupina anđela su anđeli čuvari.
Bu gün halâ kalıntıları görülebilen 4 adet dükkânın bulunduğu Roma insula sının temelidir.Na njenoj bazi nalaze se ostaci rimske insule s više od 4 skladišta vidljiva s ulice.
Planck’ın fizik temeline katkısı ona 1918 yılında Nobel Fizik Ödülü'nü kazandırdı.Planck je za svoje otkriće nagrađen i Nobelovom nagradom za fiziku 1918.
Söz konusu alanın temelinde bağımsızlık bulunmaktadır.Drugim riječima, ona sadrže svojstvo samosličnosti.
Roma Hukuku, modern medeni hukukun temelini oluşturur.Osnivač je hrvatske moderne nastave kaznenog prava.
Bu manastır Dominikan rahibelerinin temeli oldu.Time samostan postaje samostanom monijalnih sestara.
1957’de imzalanan Roma Antlaşması, bugünkü Avrupa Birliği’nin temelini oluşturdu.Trenutna afrička federacija je raspuštena te je 1959. osnovana "Unija Centralno Afričkih Republika".
Mtysenkli Lady Macbeth operasının temelini dışavurumculuk ve verismo oluşturmuştur.Vjerovalo se da je kampanju započeo Staljin i osudio Ledi Makbet Mcenskoga okruga kao formalističku operu.
Bu bildirgeleri Haşmonayim Krallığının temelini oluşturdu.Kada su pristigli, na njemu su osnovali svoje kraljevstvo Númenór.
Açılış dörtlüğü hokku (発句) olarak tanımlanır ve modern haiku şiirinin temelini oluşturur.Otvarajuća kitica renge zvana hokku (発句) postala je osnovom suvremenog haikua.
İtalya'nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.Úprava talianskych hraníc nech bude uskutočnená podľa jasne zrejmých národnostných hraníc.
Diterpenler, biyolojide önemli olan retinol, retinal, and fitol gibi bileşiklerin temelini oluştururlar.Diterpény tvoria tiež biologicky dôležité zlúčeniny napr. retinol, retinal a phytol.
Hikâyelerin temeli budur.Jeho hlavné zameranie sú poviedky.
Başlangıç 3. bölüm bu konunun temelini oluşturur.Fáza financovania tvorí tretí pilier tohto prístupu.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Türk hukuk sisteminin temelidir.Legálny rámec krajiny spravuje turecká ústava.
Bu kanonlar daha sonra kanon hukukunun temelini oluşturmuştur.Niektoré z nich zaraďovali spočiatku medzi kanonické knihy Nového zákona.
Geride bıraktığı eserleri ile modern Ukrayna dili ve edebiyatının temeli olarak gösterilir.Je považovaný za zakladateľa modernej ukrajinskej literatúry.
Zerdüştlüğün temelinde iyilik ve kötülüğün savaşı yatar.Hlavná téma knihy je boj medzi dobrom a zlom.
Ve cihan durdukça lanete siper olup, ocağımızın temeli yıkılıp, harap olmaya sebep ve illet mi olalım?Ako to chceme zmáknuť, keď to máme odomleté, ako to leží a beží?
Tecrübe, (yapılan hatalardan elde edilen tecrübeler de dahil) öğrenmenin temelini oluşturur.Štatistika je veda založená na využívaní empirických (t. j. založených na skúsenostiach) dát.
Temelinde uçak olarak Messerschmitt Bf 109 avcı uçakları kullanılıyordu.Zničil nemecké stíhacie lietadlo Messerschmitt Bf 109.
Böyle bir teknoloji olan Bluetooth, yeni bir standart olan IEEE 802.15'in temelinde kullanılmıştır.Technológia Bluetooth je definovaná štandardom IEEE 802.15.1.
Ama yine de bu genel açıklama , temelinde yatan fiziki anlamını tam olarak açıkça aksettirememektedir.Navyše, tieto úsudky robíme bez vedomia, že fyzická príťažlivosť hrá v tomto procese rolu.
Ana madde: Antik Yunanistan'da tarım Tarım, Antik Yunanistan'da ekonominin temelini oluşturmaktaydı.O rodine v antickom Grécku, kde boli v popredí erotické vzťahy medzi mužmi?
1579: Hollanda Cumhuriyeti'nin temelini oluşturan Utrecht Birliği kuzey Hollanda'yı bir araya getirdi.V roku 1579 severné provincie Nizozemska vytvorili obranný zväz, tzv. utrechtskú úniu.
EMS'nin temeli Avrupa Para Birimi- ECU'ya dayanıyordu.Aj mechanizmus výmenných kurzov bol založený na ECU.
Yazı dilinin temelini oluşturur.Tvoria základ slovnej zásoby.
Rasyonalizasyon, toplumsal sistemin temelindeki değer yargısı sisteminin oluşturduğu süreçtir.Hierarchia hodnôt je usporiadaný systém hodnôt podľa dôležitosti.
Şehrin ekonomisinin temelini sanayi oluşturur.Priemysel je absolútnym základom hospodárstva mesta.
Bu kulüp bugünkü Bulancaksporun temelini oluşturur.Tá tvorí základ pôdorysu dnešného zámku dodnes.
Bu alanlar modern elektrik ve haberleşme teknolojilerinin temelini oluşturmaktadır.Ta področja so po drugi strani temelj sodobnih električnih in komunikacijskih tehnologij.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod