İtalya'nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.Popravek italijanske meje po jasno določenih narodnostnih črtah.
Bu analitik geometrinin temelidir.Tu so postavljeni temelji analitične geometrije.
EC145 MBB/Kawasaki BK 117 C1 temelinde tasarlanmıştır.EC145 je baziran na japonskonemškem helikopterju MBB/Kawasaki BK 117 C1.
Temeli Guardian Angels olarak atıldı.Te angele označujemo kot angele varuhe.
Madde 3 Egemenliğin temeli, esas olarak ulustadır.3. člen Načelo vse suverenosti izvira predvsem iz naroda.
Böylelikle çok güçlü bir devlet başkanlığı sisteminin temeli atılmış olur.Tako je bil vzpostavljen popolnoma nov sistem vladanja.
Georges Braque ile birlikte kübizm akımının temelini atmıştır.Z Georgesom Braquom je osnoval umetniško smer kubizem.
25 Eylül 2018'de binanın temeli atıldı.Dom je 20. oktobra 2017 v celoti uničil požar.
Bu taktiksel yenilik Osmanlı tarzı savaş biçiminin 18. yüzyıla değin temelini oluşturur.Njegov sistematičen pristop ostaja standardna metoda za napad trdnjave do 20. stoletja.
Mezunlar, Yahudi sanayisinin temelini oluşturacaktı.Oba starša sta bila matematika judovskega rodu.
Temeli 1981 yılında atılmıştır.Natečaj so razpisali leta 1981.
Rumlara ait mezarlık ve iki adet kilise temeli bulunmaktadır.Pod cerkvijo so grobnice nekaj sester in dveh duhovnikov.
Dantel üretiminde kullanılan ilk makineler örgü makinesi temeli üstüne kurulmuştu.Prvi pralni stroji Prvi pralni stroj je bil zasnovan na principu ročnega pranja.
İtalya'nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.Italijos teritorijos sienos turi būti nustatytos pagal aiškiai matomas etnines ribas.
Poppercı açık toplum yapısı temelini kendi bilim felsefesinden alır.Poperio atviros visuomenės koncepcija kyla iš jo mokslo filosofijos.
Yayınlanan bu raporlar elektromanyetizmanın temeli sayılmıştır.Šios publikacijos padėjo pagrindus elektromagnetizmo teorijai.
Geride bıraktığı eserleri ile modern Ukrayna dili ve edebiyatının temeli olarak gösterilir.Jo literatūrinis palikimas yra laikomas modernios ukrainiečių literatūros pagrindu.
Bu sırada sınıfı toplumun oluşmasını temeli konur.Tokiu būdu susiformavo klasinė visuomenė.
Divan şiirinin temeli beyit, yani ikili dizelerdir.Putino simbolistinei poezijai būdingi du bruožai.
Sözleşme'nin temeli İHEB'dir.Pagrindinis straipsnis – Sutartinė.
Bu bildirge birçok ulusal ve uluslararası yasanın temelini oluşturur.Šis principas yra įtvirtintas nacionaliniuose ir tarptautiniuose teisės aktuose.
İtalya'nın sınırları, açıkça belirlenmiş ulusal sınırlar temelinde yeniden çizilmelidir.Itaalia Itaalia piirid tuli uuesti määrata, rahvusliku kuuluvuse järgi.
Epistemolojik ateizm, temelini pek çok çeşidi olan agnostisizmden alır.Epistemoloogilise ateismi aluseks on agnostitsism, mis võtab erinevaid vorme.
Temelini ekonomik bağımsızlık oluşturur.Põhirõhk oli majandusliku sõltumatuse kindlustamisel.
Wittgenstein’ın erken dönem felsefesinin temelinde dilin resmedilmesi vardır.Wittgensteini varajase filosoofia tuuma moodustab keele pilditeooria.
1886 - Johannesburg'un temeli atıldı.1886 – kullaleiukohta rajati Johannesburg.
1792 - Amerika Birleşik Devletleri'nde Beyaz Saray olarak bilinen binanın temeli atıldı.1792 – pandi paika Valge Maja nurgakivi.
Ekonominin temelini tarım oluşturmaktadır.Majanduse alus on põllumajandus.
Böylece de bankacılığın temeli oluşmaya başlamıştır.Seetõttu on hakanud kasvama surve Maailmapangale.
Bu anlayışın temelinde ruhun yaşadığı evi kırk gün sonra terk ettiği inancı vardır.Õigeusu uskumuste järgi ei lahku pärast surma hing kehast 40 päeva jooksul.
Başlangıç 3. bölüm bu konunun temelini oluşturur.3. peatükk püüab seda printsiipi õigustada.
Yanlışlanabilirlik, Popper’in bilim kuramının temelidir.Sellel põhineb Popperi falsifikatsionistlik teadusekäsitus.
Beş yıllık bir süre için gizli oyla evrensel, eşit ve doğrudan seçim hakkı temelinde seçilir.Rahvuskogu valitakse viieks aastaks üldistel, ühetaolistel ja otsestel valimistel.
İkinci Grille modelinin temelinde Panzer 38(t) Ausf.Flakpanzer 38(t) pilt
Temeli, elektrik akımlarının manyetik özelliklerine dayalıdır.Nendes põhjustavad magnetilised omadused ferroelektrilisust.
Kamu politikasının temeli, ulusal anayasal yasa ve yönetmeliklerden oluşur.Inimväärikuse austamine on meie põhiseaduse ja riigikorralduse aluspõhimõtted.
İngiltere'de 75 yıl boyunca uygulanacak olan ilköğretim sisteminin temelini attı.Toimikud salastati Eesti Vabariigis 75-ks aastaks !!!
Bir hastalık olayının, patolojinin de temelini oluşturan 4 yönü vardır.On vähemalt neli komplementaarset alust, millele psühholoogid on oma seletused rajanud.
Bu kanunlar aynı zamanda klasik mekanik kuramlarının temelini oluşturur.Samuti formuleeris ta uuesti klassikalise mehaanika printsiibid.
Bu sırada sınıfı toplumun oluşmasını temeli konur.Samasse aega jääb klassiühiskonna kujunemine.
Böylece modern fotoğrafçılığın temeli atılmıştır.Niimoodi kujundas see meie kaasaegse trükikirja aluspõhja.
Havalimanı inşaatının temeli atıldı. ^Põllumaad läksid lennuvälja ehituse alla.
Thales (MÖ 624-546) Yunan felefesinin babası sayılır; suyu her şeyin temeli olarak göstermişti.Vana-Kreeka filosoof Thales (640–546 eKr) väitis, et üheks põhielemendiks on vesi.
(1) Bu yardımın hukuki temeli 17 Temmuz 2006 tarihinde kabul edilen 1085/2006 sayılı Konsey Tüzüğüdür.1085/2006 του Συβουλίου, piου υιοθετήθηκε στι 17 Ιουλίου 2006.
(1) Bu yardımın hukuki temeli 17 Temmuz 2006 tarihinde kabul edilen 1085/2006 sayılı Konsey Tüzüğüdür.(1) Az előcsatlakozási támogatás jogalapja a 2006. július 17-i 1085/2006 tanácsi rendelet.
(1) Bu yardımın hukuki temeli 17 Temmuz 2006 tarihinde kabul edilen 1085/2006 sayılı Konsey Tüzüğüdür.(1) Den rättsliga grunden för detta stöd är rådets förordning 1085/2006, godkänd den 17 juli 2006.
(1) Bu yardımın hukuki temeli 17 Temmuz 2006 tarihinde kabul edilen 1085/2006 sayılı Konsey Tüzüğüdür.(1) De wettelijke basis voor deze steun is verordening 1085/2006 van de Raad van 17 juli 2006.
(1) Bu yardımın hukuki temeli 17 Temmuz 2006 tarihinde kabul edilen 1085/2006 sayılı Konsey Tüzüğüdür.(1) Podstawą prawną dla udzielenia pomocy jest Rozporządzenie Rady nr 1085/2006 z dnia 17 lipca 2006 roku.
(1) Bu yardımın hukuki temeli 17 Temmuz 2006 tarihinde kabul edilen 1085/2006 sayılı Konsey Tüzüğüdür.(1) Pravna podlaga te pomoči je Uredba Sveta (ES) št. 1085/2006, sprejeta 17. julija 2006.
(1) Bu yardımın hukuki temeli 17 Temmuz 2006 tarihinde kabul edilen 1085/2006 sayılı Konsey Tüzüğüdür.(1) Právní oporou pro tuto pomoc je nařízení Rady 1085/2006, přijaté dne 17. července 2006.
(1) Bu yardımın hukuki temeli 17 Temmuz 2006 tarihinde kabul edilen 1085/2006 sayılı Konsey Tüzüğüdür.(1) Právnym základom pre túto pomoc je nariadenie Rady 1085/2006, prijaté 17. júla 2006.
(1) Bu yardımın hukuki temeli 17 Temmuz 2006 tarihinde kabul edilen 1085/2006 sayılı Konsey Tüzüğüdür.(1) Retsgrundlaget for denne bistand er Rådets forordning 1085/2006, der blev vedtaget den 17. juli 2006.
(1) Bu yardımın hukuki temeli 17 Temmuz 2006 tarihinde kabul edilen 1085/2006 sayılı Konsey Tüzüğüdür.(1) Tuen oikeusperustana on neuvoston asetus (EY) N:o 1085/2006, annettu 17 päivänä heinäkuuta 2006.
(1) Bu yardımın hukuki temeli 17 Temmuz 2006 tarihinde kabul edilen 1085/2006 sayılı Konsey Tüzüğüdür.(1) Законовата база за тази помощ е Регламент (ЕО) № 1085/2006 на Съвета, приет на 17 юли 2006.
(1) Bu yardımın hukuki temeli 17 Temmuz 2006 tarihinde kabul edilen 1085/2006 sayılı Konsey Tüzüğüdür.) Cette aide a pour base légale le règlement 1085/2006 du Conseil, adopté le 17 juillet 2006.
71 metre. Temeli ile birlikte 71, onsuz 46 metre.7 1.</i> <i>7 1 Meter mit dem Sockel.</i> 46 ohne.
71 metre. Temeli ile birlikte 71, onsuz 46 metre.71 - это с постаментом, а 46 - без.
ABgelir vegiderlerinin temelini oluşturan işlemlerin yasallık ve düzenliliğini kontrol etmek.Abevételekbeszedéseés apénzeszközökfelhasználá-saavonatkozó szabályoknakés előírásoknakmegfe-lelően történt-e?
ABgelir vegiderlerinin temelini oluşturan işlemlerin yasallık ve düzenliliğini kontrol etmek.langues officielles del'UE.
ABgelir vegiderlerinin temelini oluşturan işlemlerin yasallık ve düzenliliğini kontrol etmek.para verificar alegalidadee regularidadedas operações subjacentes às receitas edespesas da União