temeli ile cümle
temeli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
LilyPond, temelini MusicTeX'den almıştır.Consultado em from LexisNexis.
Onların bu andaki yaşamları, aşkları, kayıpları, acıları filmin temelini oluşturmaktadır.Os temas das classes sociais, do amor e da batalha dos sexos constituem o fundo desta tragédia.
İşletmenin sürekliliği kavramı maliyet esasının temelini oluşturur.A essência do conceito está em gerar valor para negócios.
Hani, İshakpaşa Sarayı'nın temeli atılırken (1674) dua okumuştur.Enquanto esteve preso na Torre de Londres, escreveu Instructions to a Son (1661).
Sahada temeli Paleozoik’e ait metamofitler oluşturmaktadır.O estudo destes solos é o objecto da paleopedologia.
Oyun grafiği Heroes of Might and Magic oyunu temelinde yapılmıştır.A intenção da série era de atrair jogadores casuais para Heroes of Might and Magic.
Hücre teorisi yaşamın temeli üzerine yeni perspektifler getirmiştir.Celtheorie gaf een nieuwe kijk op de fundamentele basis van het leven.
SHA özet fonksiyonları SHACAL blok şifreleme'nin temelinde kullanılmıştır.De SHA-hashfuncties zijn gebruikt als basis voor de SHACAL-blokcijfers.
Hücrelerin oluşumu ve görevleri hakkında bilgi edinmek, bütün biyolojik bilimlerin temelini oluşturur.Het begrijpen van de structuur en werking van cellen is essentieel voor alle biologische wetenschappen.
Fenike alfabesi, günümüz tüm modern alfabelerinin temelini oluşturmaktadır .Het Fenicische alfabet ligt daarmee aan de basis van bijna alle moderne alfabetten.
Symbian-ın temeli, Psion şirketinin geliştirdiği EPOC işletim sistemine dayanmaktadır.Het Symbian-besturingssysteem is gebaseerd op het voormalige EPOC-platform van Psion.
Pisco Sour, pisco temeline dayanan bilindik bir kokteyldir.Pisco dient als basis voor de populaire cocktail Pisco Sour.
Diterpenler, biyolojide önemli olan retinol, retinal, and fitol gibi bileşiklerin temelini oluştururlar.Diterpenen vormen de basis voor biologisch belangrijke verbindingen, zoals retinol, retinal en fytol.
Başlangıç 3. bölüm bu konunun temelini oluşturur.Deel 3 is het centrale deel van het werk.
Yine bu yüzdendir ki her ahlakın temeli mutluluk eğilimi olmalıdır.Elk ethisch handelen moet gebaseerd zijn op genot.
Termodinamik kanunları (ya da termodinamik yasaları) termodinamiğin temelini oluşturan dört kanun.De vier hoofdwetten van de thermodynamica leggen verbanden tussen de grondbegrippen van de thermodynamica.
Erişim tarihi: 2009-06-28. ^ a b "Yeşilırmak Kapısı'nın temeli atıldı".(67) 05-02-1986 - Zorgen - Er zijn plannen voor het dichtmaken van de tussendeur.
Bu manastır Dominikan rahibelerinin temeli oldu.Dit klooster behoorde tot de orde der dominicanessen.
İşte bu Mendel’in birinci yasasının temelidir.Dit principe staat bekend als de tweede wet van Mendel.
Genetik mühendisliği bugünkü modern biyoteknolojinin temelini oluşturmuştur.Recombinant DNA vormt de basis voor de moderne biotechnologie.
Böylece de bankacılığın temeli oluşmaya başlamıştır.Daardoor kwam er een bankrun op gang.
Bilgisayar biliminin temelidir.Het weten is de basis van de wetenschap.
Temelini bilgi bilimine dayandıran ve bilgi işleri ile uğraşan kişiler de bilgi bilimci olarak adlandırılır.De kennis die hiervoor nodig is, en de wetenschap die zich daarmee bezighoudt, heet bouwkunde.
Bir eylem sonucunda oluşan Karma’nın niteliğini, o eylemi yapmanın temelindeki amaç (Cetana) belirler.Karma wordt vooral bepaald door de intentie die de actie motiveert.
Ama o yorumun da bilimsel bir temeli, yanı yoktur, doğru değildir.De moraal is steeds dat wetenschap leuk is, niet saai.
Bütün sayıların temelidir o.Het hangt allemaal af van de getallen.
1960'ta ise Bombay, dil temelinde Gucerat ve Maharashtra olarak ikiye bölündü.De deelstaat Maharashtra werd gevormd in 1960, na het splitsen van de Bombay State in Gujarat en Maharashtra.
Beat: Rap şarkısının temelidir.Rol: de zanger van het rauwe levenslied.
EC145 MBB/Kawasaki BK 117 C1 temelinde tasarlanmıştır.De EC145 is gebaseerd op de MBB BK117.
1900'de temeli atıldı.Ze werd in 1900 gedempt.
Bu araştırmalar İntel İtanium mimarisinin temelini oluşturmuştur.Dat werk werd de basis voor de Indiase geboortehoroscopie.
Lehçe Vikipedi'nin temeli wiki.rozeta.com.pl'de, bağımsız bir proje olarak başlatıldı.De Poolstalige Wikipedia begon als een onafhankelijk project onder het domein wiki.rozeta.com.pl.
Toyota Avensis'in temelini paylaşmaktadır.De Toyota Avensis Verso is een MPV die gebaseerd was op de Toyota Avensis.
Hikâyeye göre meşe ağacının tümü temeli kurmak için kullanılır.Het houten kistje wordt alles voor haar.
Kilisenin sadece temeli durmaktadır.Alleen de kerk staat nog overeind.
Filmde Karadenizli Temelin komik hikâyesi anlatılmıştır.De film is gebaseerd op het verhaal Schateiland.
Saygı, hayatın temelidir.Respect is de basis van het leven.
Nolan diyagramı, World's Smallest Political Quiz'in temelidir.Test jest popularny do dzisiaj i rozprowadzany pod nazwą The World's Smallest Political Quiz.
Kölelik, kuruluşlarından beri Karayipler'deki İngiliz kolonilerinin temeliydi.Od samego początku niewolnictwo było podstawą gospodarki w koloniach brytyjskich na Karaibach.
Bu durum Çin-Sovyet ayrılığının temelini oluşturmuştur.Było to spowodowane przede wszystkim rozbiciem sojuszu chińsko-sowieckiego.
Genlerin moleküler temeli deoksiribonükleik asittir (DNA).Molekularną podstawą genów jest kwas deoksyrybonukleinowy (DNA).
1846'da Darülfünun binasının temeli atıldı.W 1846 r. zburzono budynek bramny.
Bunun temelindeki tek sebep arzularımıza yenik düşmemizdir.Jedynym sposobem na osiągnięcie trwałego szczęścia jest więc wyzbycie się owych pragnień.
SHA özet fonksiyonları SHACAL blok şifreleme'nin temelinde kullanılmıştır.SHA jest podstawą szyfru blokowego SHACAL.
Tyranny, Pillars of Eternity'nin temeli olarak kullanılan Unity motorunun değiştirilmiş bir sürümünü kullanır.Tyranny, podobnie jak Pillars of Eternity, powstała przy użyciu zmodyfikowanego silnika Unity.
Bu kanonlar daha sonra kanon hukukunun temelini oluşturmuştur.Dekret stanowił podstawę dalszej ewolucji prawa kanonicznego.
Kulenin temeli Eylül 1900'de atıldı.Kamień węgielny wmurowano we wrześniu 1900.
Araç, Peugeot 405 platformunun temelinde geliştirilmiştir.Samand został skonstruowany na płycie podłogowej samochodu Peugeota 405.
Yahudiye'de dini unsurlar ülkenin içişlerinin temelini oluşturmaktaydı.Byli przekonani, że sprawa wiary w Jezusa jest kwestią wewnątrz Izraela.
Bu bildirge birçok ulusal ve uluslararası yasanın temelini oluşturur.Jest obiektem regulacji szeregu konwencji międzynarodowych, jak również prawodawstwa krajowego.
Bu nükleer manyetik rezonans yönteminin temeliydi.Tematem jego rozprawy była Jądrowa relaksacja magnetyczna.
Suwon Samsung Bluewings, Suwon'da temeli atılan bir Kore futbol takımıdır.Samsung jest właścicielem Suwon Samsung Bluewings, drużyny piłkarskiej z Korei Południowej.
Söz konusu alanın temelinde bağımsızlık bulunmaktadır.Położona jest na terenie Osiedla Niepodległości.
Bunlar gösterisi Dünyalar içinde Bizim Gözler temeli vardı.Stały się one podstawą do spektaklu Świat w naszych oczach.
Filmde Karadenizli Temelin komik hikâyesi anlatılmıştır.W filmie wykorzystano rysunki Jewgienija Czaruszyna.
1971 - 3. Haliç Köprüsü'nün temeli atıldı.1971-3 – Zbudowano bazę GS przy ul. Półnonej.
Oyun grafiği Heroes of Might and Magic oyunu temelinde yapılmıştır.Sporo elementów graficznych użyto na bazie modeli z Heroes of Might and Magic IV.
Bunlar Şamin ve Ez-Zerkali tarafından geliştirilmiş ve mekanik saatin temeli ortaya çıkmıştır.Nad nim znajdują się zegary mechaniczny i słoneczny.
30 Haziran 2001 tarihinde temeli atılan Miniatürk, 2 Mayıs 2003 tarihinde ziyarete açılmıştır.W piwnicach zamku ulokowana jest również zbrojownia, otwarta dla zwiedzających 12 maja 2009.
1900'de temeli atıldı.Zezłomowano go w 1900.