Ana içeriğe geç
Sözlük

tembellik ile cümle

tembellik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tembellik yapmayı bırak ve yapacak bir şey bul.Stop being lazy and find something to do.
Başarı tembellikten gelmez.Success does not come from laziness.
Son zamanlarda tembellik ediyorum.I've been sluggish recently.
Tembellik yıkıma yol açar.Idleness leads to ruin.
Onun başarısızlığının ana nedeni tembelliktir.The primary cause of his failure is laziness.
O, işte tembellik ettiği için işten kovuldu.He got the sack for slacking off at work.
Yaz tatili her zaman tembellik ve rahatlamaya eşittir.Summer vacation always equals idleness and relaxation.
Tembellik etmeyi bırak ve bana yardım et.Stop fooling around and help me!
Unutkanlık ve tembellik kardeştir.Forgetfulness and laziness are siblings.
Uyuşukluk ya da tembellik yedi ölümcül günahtan biridir.Sloth or laziness is one of the seven deadly sins.
Tom asla tembellik etmez.Tom never slacks off.
Tembellik ve başarı bir arada gitmez.Laziness and success do not go together.
Tembellik yapmaktan vazgeç ve işe geri dön!Quit goofing off and get back to work!
Tembellik yapmayı bırak ve işe geri dön!Stop goofing off and get back to work!
Onlar etrafta tembellik etmeye devam edecekler.They'll go on lazing around.
Tembellik, yorulmadan önce dinlenme alışkanlığından başka bir şey değildir.Laziness is nothing more than the habit of resting before you get tired.
Çünkü kendi sözleriyle "müzikte tembellik ediyordu."In his speech, he said "So, fuck the music.
Çünkü tembellik bir günahtır.Masala dosa is stuffed dosa.
Ben onu burada tembellik yapıyor sanıyordum.I just thought he was messing around everyday.
Senin de tembellik yapmaman lazım.You shouldn't get lazy
Ve o tembellikten kaynaklanmaz. Çünkü onlar içlerinde gayet nettir.And it's not because of laziness.
Katıksız tembellik Makroekonomi bu geçişe nasıl geldi açıklayan başka bir imkanı vardır.Another possibility of explaining how macroeconomics has come to this pass is sheer laziness.
Çalışkanların eli egemenlik sürer, Tembellikse köleliğe götürür.The hands of the diligent ones shall rule, but laziness ends in slave labor.
Tembellik insanı uyuşukluğa iter, Haylaz kişi de aç kalır.Slothfulness casts into a deep sleep. The idle soul shall suffer hunger.
Ev halkının işlerini yönetir, Tembellik nedir bilmez.She looks well to the ways of her household, and doesn't eat the bread of idleness.
Tembellikten dam çöker, Miskinlikten çatı akar.By slothfulness the roof sinks in; and through idleness of the hands the house leaks.
Bir köpek havlayarak, gelenleri haber veriyor; inekler ise tembellik etmekle meşgul.Behind the houses, tractors begin plowing fields from dawn.
Bakire Yunan tanrıçası Artemis'e tapınmayı kibir ve tembellik için reddetti.She rejected the ways of the virginal Greek goddess Artemis in favor of vanity and idleness.
Yoksullar açlıktan ölmemeli, ancak tembellik etmemeleri için bazı işlerle uğraştırılmalıdırlar.Sie konnten jedoch nur den Keep besetzen, in dem sie lieber verhungerten, anstatt sich zu ergeben.
Çünkü tembellik bir günahtır.L'orgueil est un péché répandu.
Ayrıca şehirleşmeyi tembellik olarak algılamışlardır.Elles semblent prouver un souci urbanistique.
Tembellik yapmayı bırak ve yapacak bir şey bul.Deja de ser perezoso y encuentra algo que hacer.
Çünkü tembellik bir günahtır.Matar es pecado.
Çünkü kendi sözleriyle "müzikte tembellik ediyordu."Ti ringrazio perché la tua voce ha incontrato la mia musica".
Çünkü tembellik bir günahtır.Скверноядение является грехом.
İşe gitmek yerine okula gitmek tembellik yaratır.وخاصةً عندما يذهب الطفل إلى المدرسة بدلاً من العمل.
Çünkü tembellik bir günahtır.إنه شيء أكثر من الإثم ..
Ayrıca şehirleşmeyi tembellik olarak algılamışlardır.De modo semelhante, nós também recapturamos a cidade anteriormente.
Çünkü tembellik bir günahtır.O aborto é errado, é um pecado.
Ayrıca şehirleşmeyi tembellik olarak algılamışlardır.Op deze manier werden ze ook gelijk verstedelijkt.
Çünkü kendi sözleriyle "müzikte tembellik ediyordu."Hij verklaart hierop dat het hem "als muziek in de oren klinkt".
Bu yüzden apateizmin tembellik olduğu önyargısında bulunulmamalıdır.Onze interesse betekent evenwel niet dat we bevooroordeeld zijn.
Çünkü tembellik bir günahtır.Seks was altijd een zonde.
Çünkü tembellik bir günahtır.Rewolty są grzechem.
Çünkü tembellik bir günahtır.Тому це презирство є гріхом.
Hasbi ile arası bozuktur, tembellikleri yüzünden ona dayak atar.A harcban Deli Vid, és Demirván (Hamviván barátja) összetalálkozik.
Çünkü tembellik bir günahtır.Ο λόγος της διάσπασης είναι η αμαρτία.
Ekonomistlerin tembellik hakkında görüşleri farklılık gösterir.Περίεργες όμως φαίνονται οι διαφορές των αρχαίων στην εκτίμηση της απόστασης.
İşe gitmek yerine okula gitmek tembellik yaratır.Det ble til at Sem arbeidet på gården i stedet for å gå på skolen.
Hasbi ile arası bozuktur, tembellikleri yüzünden ona dayak atar.Ketika dia marah dia cenderung untuk membekukan sekelilingnya (hasil pengawasan lengkap dari sihirnya).
Çünkü tembellik bir günahtır.Để cho ngũ giác quan thỏa mãn là một tội lỗi.
İşe gitmek yerine okula gitmek tembellik yaratır.Nhưng khi đến nơi, thay cho việc vào học thì Ông lại được cử đi dạy!
Çünkü kendi sözleriyle "müzikte tembellik ediyordu."彼らがいたから、自分は音楽の道に進んだって言ってるわ。
İşe gitmek yerine okula gitmek tembellik yaratır.학교에 등교하지 않고 거리를 배회하고 있다.
Çünkü tembellik bir günahtır.הפנינה הזו היא כמו חטא!
Çünkü tembellik bir günahtır.Българолюбието като грях.
Çünkü tembellik bir günahtır.Všetko čo robíme je vlastne hriechom.
Ben onu burada tembellik yapıyor sanıyordum.Con tưởng ngày nào cậu ấy cũng chơi bời chọc phá khắp nơi.
Ben onu burada tembellik yapıyor sanıyordum.Credevo che stesse solo pasticciando ogni giorno.
Ben onu burada tembellik yapıyor sanıyordum.Eu credeam ca numai se prosteste.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod