Ana içeriğe geç
Sözlük

temas ile cümle

temas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Artçı kuvvetler Storkow'daydı ve öncü unsurlar 12. Ordu ile Beelitz'te temas kurmuştu.Straż tylna była przy Storkow, a oddziały rozpoznawcze połączyły się z 12.
Albümün teması ve müzikal tarzında, Knowles'ın Dreamgirls şarkısındaki rolünden esinlenildi.Duża część tematyki i stylu muzycznego B’Day zainspirowana była rolą artystki w Dreamgirls.
Otto Mueller'in aynı dönemde 'Der Blaue Reiter' grubu ile de teması vardı.Wkrótce przyłączył się do ugrupowania Der Blaue Reiter.
Akışkanların direkt olarak temas ettiği tipler de vardır.Spotykamy również postacie, z którymi prowadzimy rozmowy.
Arafat'ın temas ettiği işadamları ve petrol işçileri cömertçe el-Fetih örgütüne yardım etti.Biznesmeni i pracownicy naftowi hojnie wspierali finansowo struktury al-Fatah.
Çeşitli partizan gruplar İngilizler ile temas kurmayı başardı.Spiskowcy usiłowali nawiązać kontakt z rządem brytyjskim.
Suyla temas halinde hasar alırlar.Silnie śluzowacieją w kontakcie z wodą.
Fiziksel temasa izin verilmez.Fysisk kontakt är inte tillåten normalt.
Sonda ile en son temas 8 Aralık 2000'de oldu.Senast man hade kontakt med rymdsonden, var den 8 december 2000.
Fakat "Homer's Phobia", tamamen eşcinsellik teması etrafında dönen ilk bölümdür."Homer's Phobia" var dock det första avsnittet där temat homosexualitet utgjorde huvudhandlingen.
Bu yürüyüşün teması ise kadına karşı uygulanan şiddetti.Den här artikeln handlar om den rörelse som kallats kvinnorörelsen.
Buridan'ın eşeği felsefede özgür irade teması ile ilgili olarak kurulmuş bir paradokstur.Buridans åsna är en paradox på ämnet fri vilja.
Streptokok farenjiti hasta kişi ile yakın temas yoluyla yayılır.Streptokockfaryngit sprids genom nära kontakt med sjuka personer.
Bir idam mahkûmunun annesi ile vedalaşması teması üzerinde yoğunlaşır.Samma cell efter det att fången har tagit avsked av sin mor.
Poe'nun pek çok şiiri gibi bu şiirin de teması güzel bir kadının ölümüdür.Liksom många av Poes dikter, utforskar den döden av en vacker kvinna.
Émile Bernard ile de temasını kesmedi.Det var även då han lärde känna Émile Bernard.
2008 yılında filmin adını ve temasını taşıyan video oyunu Madagascar 2 piyasaya sürüldü.Filmen fick 2008 uppföljaren Madagaskar 2.
Oyun temasını değiştiren "değişiklikler" (Mod)'lar bu oyunda da vardır.En omgjord version av "Game Over"-musiken förekom också i spelet.
Bu işleve, 1911'de ilk Çin devriminin lideri Sun Yat-sen'le birçok temasta bulundu.I denna roll hade han många kontakter med Sun Yat-sen, ledaren för den första kinesiska revolutionen 1911.
Birincil frengi genellikle başka bir kişinin bulaşıcı lezyonları ile cinsel temas yoluyla bulaşır..Primär syfilis fås vanligtvis genom direkt sexuell kontakt med en annan persons smittsamma lesioner.
İzleyen iki hafta boyuca Pers Donanması ile bir temas gerçekleşmemiştir.Två av böckerna om kommissarie Barnaby har inte filmats.
Gözler ya da cilde teması tahrişe neden olabilir.Kontakt med hud eller ögon kan orsaka rodnad.
Ayrıca, besili bir öküzün kesilmesi, kurban törenlerinin ana temasını oluşturuyordu.Slakt av gödda oxar var också en viktig del av offerritualer.
Örneğin, rinovirüs çoğunlukla doğrudan temasla bulaşmaktadır.Till exempel överförs oftast rhinovirus genom direktkontakt.
Kışlaklarda da kullanılan temas çağrısı sert bir çirrrp sesi, alarm çağrısı da tiz ziip sesidir.Kontaktlätet, som också framförs i vinterkvarteren, är ett hårt tsrr eller vid varningsrop ett skarpt sir.
Şarkı teması sağlıksız bir ilişki üzerine kuruludur.I "Paradise" sjunger framföraren om en ohälsosam relation.
Ultimate, hakemsiz oynanan vücut temasının olmadığı bir spordur.Ultimate är en sport utan domare som bygger på fair play.
Adalıların dışarı ile ilk teması 1808 yılında, Mayhew Folger kaptanlığındaki Topaz adlı gemiyle olmuştur.Det dröjde till 1808 innan det amerikanska fartyget Topaz under kapten Mayhew Folger kom till ön.
Profilaksi, aile içi veya yakın temas bulaşları içindir.Smittspridning inom familjer och till andra nära kontakter förekommer.
"Her Temas İz Bırakır" romanı Almanca'ya tercüme edildi.Alla dessa romaner översattes till tyska.
Kazanın görüntülerine göre yaşanan temas Massa'nın hatasıydı ancak kasıtlı değildi.Är det meningsfullt att hävda att Big Bang har ägt rum om det inte upplevdes av någon?
Diplomatik temaslar sonucu geri alındı.Diplomatiska lösningar avböjdes konsekvent.
Park seks teması üzerine yoğunlaşır.Parken har ett tema kring sexualitet.
Troposfer, atmosferin yere temas eden en alt katıdır.Troposfären är det lägsta av lagren i jordens atmosfär.
William Wilson'da açık biçimde doppelgänger temasını işler.Holmes sätter in Watson i fallet.
En önemli bulaşma yolu hastalıklı ve hastalıksız domuzların doğrudan temasıdır.Det andra viktiga sättet att bli smittad är att äta otillräckligt upphettat kött som är smittat.
P262 Gözle, ciltle veya kıyafetle temas ettirmeyin.S24/25 Undvik kontakt med huden och ögonen.
Aşk teması ise en çok işlenen konulardan olmuştur.Men givetvis spelar kärleken den största rollen för dem.
Bu defa kitabında evliliğin zor temasını işlemeye yönelir 1920 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştır.Romanen var starkt bidragande till att han tilldelades Nobelpriset i litteratur 1920.
Genellikle cinsel olmayan temas yoluyla bulaşır.Denna kontakt sker typiskt sett icke-sexuellt.
Şarkının çevresel bir teması vardı.Låten fick då ett trafiktema .
Aynı zamanda bir filmin ana temasını yazdı, Hanna Pakarinen tarafından seslendirildi.Leave Me Alone är en rocklåt inspelad och framförd av Hanna Pakarinen.
Eserlerinde sık sık İkinci Dünya Savaşı teması kullanır.Ett återkommande tema i hans verk är andra världskriget.
Dizinin asıl kendini ortaya çıkartan duygusal teması olmayabilir ama gerçekten beni en çok etkileyen tema."Men kanske är det omöjliga i uppgiften just det som driver och lockar mig.”
Bu eserin ana teması Osmanlı sultanlarının halifeliklerini meşruiyetidir.Deras huvudmålsättning är att företräda strömstadsbornas intressen.
Hatta vajinismuslu kadınlar yüzeyel temasla orgazm dahi olabilirler.Kvinnor kan även få utlösning vid orgasm.
Kendisine temas edilmesinden hoşlanmaz.Honom vill jag inte att du träffar.
Ancak anılarının olduğu deftere temasta bulunduğu an hafızasını geri kazanır.Endast genom att återse ringen kan han få minnet tillbaka.
Ebeveynlerimle temas kurdum.Jag tog kontakt med mina föräldrar.
Bir önceki kitap, Behzat Ç: Her Temas İz Bırakır'dır.Перша книга Самуїлова (або Перша книга царів) (1 Сам.) 5.
Ancak, gıda veya farmasötik ürünlerle doğrudan temas edemez.Тим не менш, він не може вступати в прямий контакт з харчовою чи фармацевтичною продукцією.
Yunanlarla temas arttıkça eski Roma tanrıları da giderek Yunan tanrılarıyla ilişkilendirilmeye başlandı.Із зростанням контактів з греками, старі римські боги почали ототожнюватися з грецькими.
Poe'nun pek çok şiiri gibi bu şiirin de teması güzel bir kadının ölümüdür.Як і в багатьох інших поетичних творах автора, По використовує тему смерті прекрасної жінки.
Endless Forms Most Beautiful'un ana teması bilim ve mantıkdır.Endless Forms Most Beautiful є такою самою даниною науці і силі розуму".
Spike, hiçbir şekilde fiziksel temas yapamamaktadır.Вульф не виносить фізичного контакту з ким би то не було.
Başka ırklarla çok nadiren temas kurarlar.Він рідко контактував з іншими людьми.
O seviyede bir temasımız yok.Я до цього рівня не доріс.
Sonra orada da NATO temas noktası olmak üzere, Litvanya Çek Cumhuriyeti Büyükelçisi olarak görev yaptı.Потім він працює послом Чехії в Литві, також будучи там відповідальним за зв'язки з НАТО.
Sıcak nesnelerle temas, çocuklarda görülen yanıkların yaklaşık %20 ila %30’unun sebebini teşkil etmektedir.Контакт з гарячими предметами є причиною близько 20-30 % опіків у дітей.
Bu olayın ardından konsolosluklarla temasa geçildi.При обговоренні справи виступав разом з консулярами.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod