Ana içeriğe geç
Sözlük

temas ile cümle

temas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
10.yüzyılda Yemen-Aden Yahudileri Babil Yahudileriyle temasa geçmiştir.نشأت علاقات متقاربة في القرن العاشر بين يهود عدن ويهود بابل.
Yakın aile üyeleri ile temas kuramıyordu.من الصعب فهمه من قبل أفراد الأسرة المقربين.
Aile teması bir yana, babalık teması ayrı işlendi."إن علاقتي بأبي كانت ذات طابع خاص.
Bu nedenle hasta kişilere temas etmekten ve onlarla ortak eşya (havlu gibi) kullanmaktan sakınılmalıdır.يجب أن يكون قادر على التواصل بشكل فعال مع المرضى وأسرهم.
Donmalarda ilk yardım Hasta ya da yaralı ılık bir ortama alınarak soğukla teması kesilir.يعطى النادولول بحذر للمرضى المصابين بأفات كلوية أو كبدية.
Ele teması mecburi ise eldiven kullanılmasında yarar vardır.نحتاج عند استعماله لواقيات الأعين بالإضافة للقفازات.
Şarkının temasında bir erkek bedenini cennetteki bir yıldızla bir tutmaktadır.و في الفن تصوّر كامرأة مع نجمة خماسية على رأسها.
Tekerler zemine temas etmez sadece dingiller üzerinde sürtünerek kayılır.والدائرة لا تجمد الأرض وحسب داخل نفوذها..
Mayer, Ağustos 1928'de, kazananları belirlemek için Akademi Merkez Kurulu Hakimleriyle temasa geçti.Em agosto de 1928, Mayer contatou o Conselho Central de Juízes da Academia para decidir os vencedores.
David S. Goyer'e göre Kara Şövalye'nin en önemli teması "yükseliş".De acordo com David S. Goyer, o tema principal de The Dark Knight é a escalada.
"Killer Within"in ana teması ölümdür.O tema central em Killer Within é a morte.
Sonunda burada beden işçileriyle temas kurdu ve şiir yazmaya başladı.Aqui conseguiu contactar finalmente com operários e começou a escrever poesia.
Fakat "Homer's Phobia", tamamen eşcinsellik teması etrafında dönen ilk bölümdür.Entretanto, Homer's Phobia foi o primeiro episódio a girar inteiramente em torno de temas homossexuais.
Stennett, Amerikalı plak şirketi Rc Nation'dan Jay Brown ile temasa geçti ve ona Ora'dan söz etti.Stennett entrou em contato com Jay Brown da Roc Nation e falou sobre Ora para ele.
Jane onlarla temasa geçti ve hızlı bir sözleşme imzalandı.Entrou em contato com eles e rapidamente assinou um contrato.
Poe'nun pek çok şiiri gibi bu şiirin de teması güzel bir kadının ölümüdür.Como muitos dos poemas de Poe, explora o tema da morte de uma linda mulher.
Saç biti, enfekte olmuş birinin saçlarıyla doğrudan temas yoluyla yayılır.Os piolhos da cabeça são disseminados pelo contato direto com o cabelo de alguém que está infectado.
En az 10.000 ila 20.000 yıl önce sonlanan sporadik temasa devam ettiler.As duas populações continuaram com contactos esporádicos que findaram há pelo menos de dez a vinte mil anos.
Bu yüzden bir arkadaşından kürtaj yapabilecek bir doktorla temas kurmasını ister.Ela pede a uma amiga para entrar em contato com um médico que realiza abortos.
Buridan'ın eşeği felsefede özgür irade teması ile ilgili olarak kurulmuş bir paradokstur.O Asno de Buridan é um paradoxo em filosofia sobre o conceito de livre arbítrio.
Yaşamının sonraki yıllarında Van Gogh yalnızca Willemina ve Theo ile temasta kaldı.Van Gogh permaneceu em contato mais adiante na sua vida apenas com Theo e Wil.
Koşudan farklı olarak, en az bir ayağın her zaman yer ile temas hâlinde olması gerekir.A marcha difere da corrida no sentido de que nela um pé do atleta sempre precisa estar em contato com o solo.
O seviyede bir temasımız yok.Não tem empresas neste nível.
Kitabın üçüncü teması ölümdür.O tema central desta coletânea é a morte.
Ayrıca, besili bir öküzün kesilmesi, kurban törenlerinin ana temasını oluşturuyordu.O abate de um boi gordo era também uma parte central de um ritual de oferenda.
1543'teki ilk temastan sonra, Protekiz gemileri Japonya'ya uğramaya başladı.Após os primeiros contatos de 1543, naus lusas começaram a chegar ao Japão.
Eyaklar ile Avrupalılar arasındaki ilk temas tarihi bilinmemektedir.A história da Costa do Marfim anterior aos primeiros contatos com os europeus é quase desconhecida.
Suyla temas halinde hasar alırlar.Decompõe-se quando em contato com água.
Şarkının teması mutlu görünüyor ve sözler çok ilgi çekici duruyor.Soa tão feliz e as letras são intensas, obviamente.
7 Şubat 2003'teki bir temas denemesi başarılı olmadı.7 de fevereiro de 2003 Ain't it the truth?
Troposfer, atmosferin yere temas eden en alt katıdır.A troposfera é a camada mais baixa da atmosfera terrestre.
Eserin ana teması bir aşk üçgenidir.Um exemplo no dia-a-dia é se você der amor, terá amor triplicado.
EUH006 Hava ile teması halinde ve havasız ortamda patlayıcıdır.R6 : Perigo de explosão com ou sem contacto com o ar.
Albümün pastoral bir teması vardır.Existe ali um memorial ao Holocausto.
Mina şarkılarının ana teması genel olarak hüzünlü aşk şarkılarıydı.Compreensivelmente, o núcleo principal da sua obra foi constituído pelas cantigas de amor.
Bu sayede halkla yakın temas halinde olma imkânı buldu.A partir daí, permanece em contacto com o público continuadamente.
Rakibe temas yapmasını gerektiren saldırıların gücünü %30 oranında arttırmaktadır.Segundo os especialistas Russos o potencial de combate foi aumentado em 30%.
Yevgeni Onegin'in ana teması gerçek hayat ile edebiyat eserlerinde incelenen hayat arasındaki farktır.Um dos principais temas de Eugene Onegin é a relação entre a ficção e a vida real.
Performans sırasında Marilyn Monroe teması kullanmıştır.Marilyn Monroe trabalhou no filme como figurante.
Bu çökeltiler genel olarak buz ile temas halindeki çökeltiler olarak bilinir.Este tipo de depósito é conhecido como depósito em contacto com o gelo.
Streptokok farenjiti hasta kişi ile yakın temas yoluyla yayılır.Drake está se aproximando de uma simbiose bem sucedida.
Bu ajansla teması sayesinde 1977'de iki projede rol aldı: Hard Boys/Nancy Drew Mysteries.A ABC exibiu outra série com os Hardy Boys, The Hardy Boys/Nancy Drew Mysteries, de 1977 a 1979.
Genellikle cinsel olmayan temas yoluyla bulaşır.O contato é geralmente de natureza não sexual.
Eğer temas söz konusu olursa alkol ile silinmelidir.Caso isso ocorra o bulbo deve ser limpo com álcool.
Depresyonlar genelde toprak-buz karışımı ile temasta olan zemin seviyelerinin yıkılmasıyla ortaya çıkarlar.Depressões são muitas vezes geradas pelo colapso do nível do solo associados ao derretimento do permafrost.
Ekvator Frengisi hastalığı taşıyan kişinin yarasından sızan sıvıya doğrudan temas yoluyla yayılır.A bouba é transmitida pelo contato direto com o fluido de uma lesão de uma pessoa infectada.
Endless Forms Most Beautiful'un ana teması bilim ve mantıkdır.Endless Forms Most Beautiful seria um tributo igual à ciência e ao poder da razão".
Kulüp daha sonra ailesi ile temasa geçti ve oyuncu ile gençlik sözleşmesi imzaladı.O clube contatou seus pais e ofereceu formalmente ao jogador um contrato.
Bulaşma genellikle; öksürük, yıkanmamış ellere dokunmak ya da öpüşmek gibi doğrudan temas gibi yollarla olur.A doença às vezes o impede de realizar atividades simples, como amarrar os sapatos ou escrever direito.
Paslı yüzeylere temas etmeme.Terceiro, faça os saltos em superfícies firmes.
Göz temasının sıklığı ve anlamı kültürler arasında farklılık göstermektedir.A continuidade e interpretação do contato ocular, varia entre diferentes culturas.
Akışkanların direkt olarak temas ettiği tipler de vardır.Vocês agora sabem o tipo de porcos contra os quais nós estamos lutando.
Günümüzün Üç Güzeli çiziminde çizilen üç model Utamaro'nun portresinin ana temasıydı.As três modelos deste trabalho foram habituais nos retratos de Utamaro.
Bundan başka erkekler ve dişiler temas kurmazlar.Mannetjes en vrouwtjes zijn op het oog niet van elkaar te onderscheiden.
Bu temas sağlanırsa E Ordular Grubu Sovyet 26. ve 57. Orduları kuşatacaktır.Als dit zou lukken, zouden ze de Russische 26e en de 57e leger omsingeld hebben.
Angela 1919'da kendisiyle yeniden temasa geçine kadar on yıl boyunca Adolf'tan hiçbir haber alamamıştı.Gedurende meer dan tien jaar had Angela geen contact met Adolf, tot hij weer contact met haar zocht in 1919.
Streptokok farenjiti hasta kişi ile yakın temas yoluyla yayılır.Streptokokken verspreiden zich door nauw contact met iemand die ziek is.
Aynı zamanda bir filmin ana temasını yazdı, Hanna Pakarinen tarafından seslendirildi.Ook heeft hij het hoofdthema van de film geschreven, gezongen door Hanna Pakarinen.
En az 10.000 ila 20.000 yıl önce sonlanan sporadik temasa devam ettiler.Mogelijk was er tot 20.000 à 10.000 jaar geleden nog sporadisch contact.
Jane onlarla temasa geçti ve hızlı bir sözleşme imzalandı.Ze nam contact met hen op en had al snel een contract.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod