EUH029 Su ile temasında toksik gaz çıkarır.EUH029 Entwickelt bei Berührung mit Wasser giftige Gase.
Bu ajansla teması sayesinde 1977'de iki projede rol aldı: Hard Boys/Nancy Drew Mysteries.Ihre erste Rolle dort war 1977 in The Hardy Boys/Nancy Drew Mysteries.
O seviyede bir temasımız yok.Es gibt dafür keinen Maßstab.
EUH032 Asitlerle temasında çok toksik gaz çıkarır.EUH032 Entwickelt bei Berührung mit Säure sehr giftige Gase.
P222 Hava ile temasına izin vermeyin.P223 Keinen Kontakt mit Wasser zulassen.
Kitabın ana temasında eşcinsellik konusu ele alınmıştır.Das Hauptaugenmerk der Handlung liegt dabei auf dem Thema Homosexualität.
Ana teması Almanya'daki Türk göçmenlerinin ikinci ve üçüncü kuşağının sorunlarıdır.Einbindung der zweiten und dritten Generation türkischstämmiger Bürger in Deutschland.
Tunahan ve Necip Fazıl teması sonraki yıllarda da devam etti.Weitere Erzählungen und Aufsätze sollten in den nächsten Jahren folgen.
Sözsel olarak şarkının temasında inişli çıkışlı bir aşk anlatılır.Inhaltlich ist Open Your Heart ein einfaches Liebeslied.
Yunus kitabının ana teması Tanrı'nın merhametidir.Hauptthema der Psalmen Salomos ist die Gerechtigkeit Gottes.
EUH031 Asitlerle temasında toksik gaz çıkarır.EUH031 Entwickelt bei Berührung mit Säure giftige Gase.
Şarkı, eşcinsel teması nedeniyle tartışmalara yol açtı.Das Lied war wegen des Textes Gegenstand von Kontroversen.
Filmin teması surete aşık olmadır.Im Film ist er immer noch in sie verliebt.
Bu şiir kitabının ağırlıktaki teması ölüm ve sevgidir.Das zentrale Thema in seiner Poesie ist die Liebe.
Her şeyden çok kadın ile erkek arasındaki aşk temasını işler.Nicht immer geht es um die Liebe zwischen Mann und Frau.
Göz teması iki kişinin aynı anda birbirlerinin gözlerinin içine bakmasıdır.Beide können so Blicke in die Welt des jeweils anderen werfen.
Émile Bernard ile de temasını kesmedi.Freundschaft schloss er mit Émile Bernard.
Olabildiğince az ve bedenle teması az ve iki parçalı bir elbise giyilmelidir.Der Blütenstandsstiel ist kurz und trägt ein oder zwei beschuppte, kleine Blätter.
Polonya'nın ulusal marşının sözleri ve temasından etkilenilmiştir.Er wurde mit dem Offiziers- und dem Ritterkreuz des Orden Polonia Restituta ausgezeichnet.
Oyunun temasında taarruz ve müdafaa işlenir.Das Spiel muss gleichzeitig defensiv und offensiv gespielt werden.
Serilerin ana teması Tim'in süregelen eğitimleri ve kendisi ile ilgili olan kötü'leri yakalamasıdır.Fortlaufendes Thema der Serie ist die Suche nach seiner Familie und seine Selbstfindung.
Dört yapraklı yoncanın teması sonucu ölür.Der aus vier Fruchtblättern verwachsene unterständige Fruchtknoten ist einfächerig.
Teaserın teması ilkbahar mevsimi ve masum güzel bir kız hakkındaydı.Er sah in der Gestalt des Mädchens eine Verkörperung der Unschuld und Jungfräulichkeit.
Burada muhtemelen ünlü matematikçi Pedro Nunes ile teması olmuştur.Il y fait la connaissance du mathématicien Pedro Nunes.
Bu yürüyüşün teması ise kadına karşı uygulanan şiddetti.Cette application est conçue pour lutter contre les violences faites aux femmes.
Yazılarında ölüm teması görülmeye başlandı.On commence à trouver dans ses toiles le thème de la mort.
Poe'nun pek çok şiiri gibi bu şiirin de teması güzel bir kadının ölümüdür.Comme de nombreux poèmes de Poe, il évoque le thème de la mort d'une belle femme.
Şarkılarda genellikle Noel ve kış teması vardır.Les chansons de cet album ont pour thème Noël et l'hiver.
Kitabın üçüncü teması ölümdür.Le thème principal de la pièce est la mort.
Bizanslı'ların Ruslar'la ilk teması 839 yılında oldu.Le premier contact entre les Byzantins et les Russes remonte à 839.
Fakat "Homer's Phobia", tamamen eşcinsellik teması etrafında dönen ilk bölümdür.L'épisode La Phobie d'Homer est le premier épisode à être centré sur l'homosexualité.
Ele teması mecburi ise eldiven kullanılmasında yarar vardır.Au besoin, on les enveloppe avec des gants.
Albümün teması ve müzikal tarzında, Knowles'ın Dreamgirls şarkısındaki rolünden esinlenildi.La plupart des thèmes et musiques de l'album sont inspirés du rôle de Knowles dans le film Dreamgirls.
Çalışmalarının önemli bir teması da zaman sorunsalıydı.La datation de son œuvre est, elle aussi, problématique.
Geçmişte birçok televizyon programında Aston Villa teması kullanılmıştır.Quelques programmes télévisés britanniques ont fait référence à Aston Villa au cours des dernières décennies.
Film, temasını Doom adlı video oyunundan almaktadır.Le surnom de « Doom » vient du jeu vidéo du même nom.
Kitabın ana temasında eşcinsellik konusu ele alınmıştır.Le thème principal de cet ouvrage est l'homosexualité.
Üçüncü sezon American Horror Story: Coven adıyla yayınlanırken teması cadılar ve büyücülük üzerineydi.La saison 3 d'American Horror Story: Coven se déroule autour de l'histoire des sorcières de Salem.
Bu şiir kitabının ağırlıktaki teması ölüm ve sevgidir.Le poème aborde les thèmes de l'amour et de la mort.
Ancak elektrikle temasın olduğu durumlarda çarpılma riskine karşı su kullanımından kaçınılmalıdır.Cependant, il faut éviter un maximum la corrosion des combustibles irradiés au contact de l'eau.
Günümüzün Üç Güzeli çiziminde çizilen üç model Utamaro'nun portresinin ana temasıydı.Les trois modèles des Trois beautés de notre temps sont des sujets fréquents de l'art du portrait d'Utamaro.
Ultimate, hakemsiz oynanan vücut temasının olmadığı bir spordur.Sport sans contact L'ultimate est un sport sans contact.
Şarkı sözleri olarak, şarkının ana teması ölümdür.Dans ses musiques, son sujet principal est sa vie.
Otto Mueller'in aynı dönemde 'Der Blaue Reiter' grubu ile de teması vardı.Dans le même temps, Mueller entretient également des contacts avec les artistes du « Blaue Reiter ».
O seviyede bir temasımız yok.Il n'y a pas de fenêtre à ce niveau.
Tunahan ve Necip Fazıl teması sonraki yıllarda da devam etti.Le projet de promenade et de voie de communication émerge au cours des années suivantes.
Atlas Vazgeçti'nin ana teması "insan aklının toplumdaki rolü" dür.D'après l'auteur elle-même, Atlas Shrugged a pour thème « le rôle de l'esprit humain dans la société ».
Kimyasal yanıklarda ilk yardım Yanan bölgedeki giysiler çıkarılarak kimyasal maddenin deriyle teması kesilir.Sur Terre, la ségrégation des éléments chimiques dans le manteau mène au dégazage de ce dernier.
Bunu biliyoruz ancak PKK ile temasımız yok.Cette initiative n’aurait pas de lien avec le PCF.
Şarkı genel bir aşk temasını işler.La chanson parle d'une relation amoureuse.
Ana teması Almanya'daki Türk göçmenlerinin ikinci ve üçüncü kuşağının sorunlarıdır.Su tema central son los problemas de la segunda y tercera generación de inmigrantes turcos a Alemania.
"Killer Within"in ana teması ölümdür.El tema central en "Killer Within" es la muerte.
P305+P351+P338 GÖZ İLE TEMASI HALİNDE: Su ile birkaç dakika dikkatlice durulayın.P305 + P351 + P338: EN CASO DE CONTACTO CON LOS OJOS: Enjuagar con agua cuidadosamente durante varios minutos.
SwiftKey Store - uygulama için ücretsiz ve ücretli-renk şemaları Teması mağazası.SwifKey Store – Tienda de temas gratis y de colores de pago para la aplicación.
Milano'nun Expo 2015 adaylığı, Gezegeni Beslemek, Yaşam İçin Enerji teması altındadır.El tema de la Expo 2015 Milán es «Alimentar el planeta, energía para la vida».
Geçmişte birçok televizyon programında Aston Villa teması kullanılmıştır.En las últimas décadas, varios programas de televisión han hecho referencia al Aston Villa.
Bizanslı'ların Ruslar'la ilk teması 839 yılında oldu.Los bizantinos habían entrado en contacto con los rus en 839.
Itty Bitty Titty Committee, Jamie Babbit tarafından yönetilen, lezbiyen teması içeren, feminist komedi filmi.Itty Bitty Titty Committee es una película dirigida por Jamie Babbit.
Ayrıca Tiger sık sık 'Unified' olarak tanımlanan yeni bir pencere teması, tanıttı.Tiger también introduce un nuevo tema de ventana, descrito comúnmente como "Unified"(unificado).
Mezarından çıkarak eski aşığını görmeye gelen kadın teması Poe tarafından sıklıkla kullanılmıştır.Una mujer que regresa de la tumba para visitar a su primer amor es un recurso frecuentemente usado.