Bu opera eserinin ana teması "Bir eserde müzik mi yoksa sözler mi daha önemlidir?" konusudur.Su tema puede resumirse en: ¿Qué es más importante, las palabras o la música?".
Ele teması mecburi ise eldiven kullanılmasında yarar vardır.Cuando se las poda es conveniente utilizar guantes.
Göz teması iki kişinin aynı anda birbirlerinin gözlerinin içine bakmasıdır.El contacto visual es la situación donde dos individuos se miran uno al otro a los ojos al mismo tiempo.
Tablonun teması, ortaçağdaki Ölüm Dansı'nı akla getirir.Recuerda el tema medieval de las danzas de la muerte.
Şarkının teması elektrikli sandalyede idam edilecek bir adamın hikâyesi üzerine kuruludur.La letra narra en primera persona la historia de un hombre condenado a morir en la silla eléctrica.
Şarkı sözleri olarak, şarkının ana teması ölümdür.Lo único seguro acerca de la canción, es que se trata de la muerte.
Kitabın üçüncü teması ölümdür.Sin embargo, el tema de fondo de la historia es la muerte.
Resimli romanın örtüşen teması Avcının görevi ve yalnızlığını yansıtmaktadır.El tema principal de la novela gráfica es la soledad y los deberes de ser la Cazadora.
Ana teması Shinsengumi’dir.Sus enemigos eran el Shinsengumi.
Yevgeni Onegin'in ana teması gerçek hayat ile edebiyat eserlerinde incelenen hayat arasındaki farktır.Un tema de Eugenio Oneguin es la relación entre la ficción y la vida real.
Psikopat bir katil teması yerine çılgın bilim adamı ve cadı temasına odaklanılmıştır.La idea de un asesino en serie fue reemplazada por elementos de brujería y científicos locos.
Ana teması Çin'dir.El principal fabricante es China.
Otto Mueller'in aynı dönemde 'Der Blaue Reiter' grubu ile de teması vardı.Al mismo tiempo, Mueller también entró en contacto con el grupo de artistas del Blaue Reiter.
Eserlerinde sık sık İkinci Dünya Savaşı teması kullanır.Un tema frecuente en su obra es la Segunda Guerra Mundial.
Eserlerinde ağırlıklı olarak eşcinsellik temasını işlemiştir.A lo largo de la obra, lucha con su identidad sexual.
O seviyede bir temasımız yok.No hay jefe en este nivel.
Buridan'ın eşeği felsefede özgür irade teması ile ilgili olarak kurulmuş bir paradokstur.Todo el pensamiento de Berdiáyev constituye una filosofía de la libertad.
Göz temasının sıklığı ve anlamı kültürler arasında farklılık göstermektedir.La continuidad e interpretación del contacto ocular varía entre culturas.
Bay Smith ile teması sürdürmelisin.Dovresti tenerti in contatto con il signor Smith.
Bu yürüyüşün teması ise kadına karşı uygulanan şiddetti.Questo movimento è contro la violenza nei confronti delle donne.
Bizanslı'ların Ruslar'la ilk teması 839 yılında oldu.I Bizantini entrarono per la prima volta in contatto con i Rus' nell'anno 839.
P222 Hava ile temasına izin vermeyin.P222 – Evitare il contatto con l'aria.
P305+P351+P338 GÖZ İLE TEMASI HALİNDE: Su ile birkaç dakika dikkatlice durulayın.P305 + P351 + P338 – IN CASO DI CONTATTO CON GLI OCCHI: sciacquare accuratamente per parecchi minuti.
Kitabın üçüncü teması ölümdür.Il tema principale del romanzo è la morte.
EUH006 Hava ile teması halinde ve havasız ortamda patlayıcıdır.EUH 006 – Esplosivo a contatto o senza contatto con l'aria.
EUH032 Asitlerle temasında çok toksik gaz çıkarır.EUH 032 – A contatto con acidi libera gas molto tossici.
Bu süre içerisinde Bayramov İkinci Dünya Savaşı temasını Türkmen sanatçıları arasında başlatmıştır.Durante questo periodo, Bayramov aprì la strada al tema della seconda guerra mondiale nella pittura Turkmena.
Milano'nun Expo 2015 adaylığı, Gezegeni Beslemek, Yaşam İçin Enerji teması altındadır.È ambassador per EXPO 2015 - Nutrire il pianeta, energia per la vita.
EUH070 Gözle teması halinde toksiktir.EUH 070 – Tossico per contatto oculare.
Itty Bitty Titty Committee, Jamie Babbit tarafından yönetilen, lezbiyen teması içeren, feminist komedi filmi.Itty Bitty Titty Committee è un film del 2007 diretto da Jamie Babbit, a tematica femminista e LGBT.
Ellerin zehirli madde ile teması önlenir.Sono in grado di lanciare sostanze tossiche dalle mani.
EUH029 Su ile temasında toksik gaz çıkarır.EUH 029 – A contatto con l'acqua libera un gas tossico.
Şarkının temasında bir erkek bedenini cennetteki bir yıldızla bir tutmaktadır.Il testo della canzone affianca il corpo maschile al corpo celeste delle stelle.
Yağların göz ile temasını engelleyiniz.Evitare il contatto con gli occhi.
Klibin teması dört element olarak belirlenmiştir.Le insegne Gilwell sono composte di quattro elementi.
Şarkı genel bir aşk temasını işler.Le canzoni sono tutte legate al tema dell'amore.
Yürüyüşün teması "Savaş ve İşgal"di.Il motto della società era “lavoro e previdenza”.
Film, temasını Doom adlı video oyunundan almaktadır.Contiene suoni dal videogioco Doom.
Temel kural ihlalleri vücut teması ve engellemedir.Elementi costitutivi del diritto soggettivo sono, quindi, volontà e interesse.
P223 Şiddetli tepkime ve alevlenme olasılığından dolayı, su ile herhangi olası temasından kaçının.P223 – Evitare qualunque contatto con l'acqua.
Ele teması mecburi ise eldiven kullanılmasında yarar vardır.Per dimostrare la loro condizione, devono indossare qualcosa ai polsi.
Tom Mary ile göz temasından kaçınmak için elinden geleni yaptı.Том сделал все возможное, чтобы не встречаться взглядом с Мэри.
Teması sürdürelim.Давай поддерживать связь.
Şarkının teması elektrikli sandalyede idam edilecek bir adamın hikâyesi üzerine kuruludur.Песня рассказывает историю о человеке, приговорённом к казни на электрическом стуле.
Aynı zamanda bir filmin ana temasını yazdı, Hanna Pakarinen tarafından seslendirildi.Он также написал главную тему фильма, которую исполнила Ханна Пакаринен.
Romantizma albümünde ise daha çok aşk teması vardır.На альбоме Romantizma превалирует тема любви.
Ana teması aşk ve evliliktir.Основная тема — любовь и карты.
Şarkılarda genellikle Noel ve kış teması vardır.Песни альбома имеют преимущественно зимнюю или рождественскую тему.
Şarkı albümün dans temasından ayrılmakta ve uzak mesafeli ilişkilerin zorluklarını ele almaktadır.Песня отличается от танцевальной тематики альбома и исследует тему трудностей дальних перелётов.
American Idiot: Albümün ana teması.American Idiot — первая песня этого альбома.
Kitabın üçüncü teması ölümdür.Третьим квалифицирующим признаком является вид смерти.
Ayrıca çeşitli albümlerindeki birçok parçası ve klibi Orta Doğu teması içermektedir.Также в различных его песнях и клипах присутствуют элементы на тему Ближнего Востока.
O zamandan beri Batılıların Sallirmiutlarla teması devam eder.С того времени и узнали о северных деликатесах.
Prince of Wales, Norfolk ve Suffolk ise peşlerinden gelerek radar temasını kaybetmemeye çalışıyorlardı.«Норфолк», «Саффолк» и «Принц Уэльский» продолжали преследовать немцев, сообщая об их расположении.
Ayrıca, besili bir öküzün kesilmesi, kurban törenlerinin ana temasını oluşturuyordu.Забой откормленного быка был центральной частью ритуала жертвоприношения.
Performans, 1980'lerin talk show temasında olacaktı ve James Corden ona eşlik edecekti.Выступление планировалось в стиле ток-шоу 1980-х совместно с телеведущим Джеймсом Корденом.
Gözler ya da cilde teması tahrişe neden olabilir.Может вызывать раздражение кожи и глаз.
31 Ağustos - 1 Ekim tarihleri arasında, "Rusya" ana temasıyla gerçekleşti.1 октября 1998 года (одним из первых) вышел из движения «Наш дом — Россия».
Oyunun temasında taarruz ve müdafaa işlenir.Игра имеет упор на совместное, кооперативное прохождение.
H301+H311 Yutulması halinde veya ciltle teması halinde toksiktir.Раздел 1.3.1 Токсикометрия // Экстремальная токсикология.