İkinci yılında festivalin teması 'Şehir ve İnsan' olarak belirlendi.Pada tahun 2003, kota ini dicap sebagai "Kota seni dan sejarah".
Serinin açılış teması "Dağcılar" Yüksek!"Slogan: "Penjaga Gunung dalam tugas!"
Diğer mahkûmlarla temas etmesi önlenmekte ve kendisi ayrı bir yerde tutulmaktaydı.Ia dijadikan tahanan dan dipaksa bertarung dengan tahanan yang lainnya.
Tema Vakfı.Panutan miliknya.
Şarkının sözleri, aşk ile silahlanmayı yan yana koyan bir tema üzerinedir.Lời ca của bài hát nói về một tình yêu ngang trái với vũ khí.
Bu temas sağlanırsa E Ordular Grubu Sovyet 26. ve 57. Orduları kuşatacaktır.Nếu hai mũi tấn công này gặp nhau thành công, sẽ hợp vây được các tập đoàn quân 26 và 57 Liên Xô.
David S. Goyer'e göre Kara Şövalye'nin en önemli teması "yükseliş".Theo nhà biên kịch David S. Goyer, chủ đề chính của Kỵ sĩ bóng đêm là sự leo thang.
Işık veya su buharı ile temas ettiğinde ayrışır.Nó phân hủy khi tiếp xúc với ánh sáng hoặc hơi nước.
Bizanslı'ların Ruslar'la ilk teması 839 yılında oldu.Đế quốc Đông La Mã tiếp xúc lần đầu tiên với người Rus trong năm 839.
Kendini geliştirme, Perry'nin müziğindeki ortak bir temadır.Niềm tin vào bản thân cũng là một chủ đề thường bắt gặp trong âm nhạc của Perry.
Albümün konsepti ve teması Aralık 2011'de gelişmeye başladı.Chủ đề của album được bắt đầu phát triển vào tháng 12 năm 2011.
Kendisine temas edilmesinden hoşlanmaz.Chúng không thích bị cầm nắm.
HCV; sarılma, öpme ya da yeme ve pişirme malzemelerinin paylaşılması gibi gelişigüzel temas yoluyla bulaşmaz.HCV không lây qua tiếp xúc thông thường như ôm, hôn, hoặc dùng chung dụng cụ ăn uống hoặc nấu nướng.
HIV cinsel temas yoluyla ve enfekte kanla temas yoluyla bulaşan ciddi bir etkendir.HIV là một trong vài loại virus lây nhiễm thông qua quan hệ tình dục và tiếp xúc với máu bị nhiễm bệnh.
Alanis Morissette, "I Remain" adlı filmin tema şarkısını bestelemiştir. ^ TimeAlanis Morissette là nhạc sĩ đảm nhiệm việc sáng tác bài hát chủ đề cho bộ phim, tên bài hát là "I Remain".
Bir mıknatısa temas ettirmek veya mıknatısın bir kutubuna sürtmek.Muốn nhốt hay muốn nuốt công trình vào mồm?
Feminist temalı şarkının sözleri kadınların güçlendirilmesi hakkındadır.Bài hát mang xu hướng bênh vực nữ giới, với lời bài hát nói về sức mạnh của phụ nữ.
Yani, yalnız temas vardır.Nó chỉ có số thứ tự.
Suyla temas halinde hasar alırlar.Nó sẽ hoạt động khi tiếp xúc với nước.
Sovyetlerin, 3. Tank Ordusu'nun kalanlarıyla temas sağlama girişimleri devam etti ancak sonuçsuz kaldı.Hồng quân tiếp tục nỗ lực bắt liên lạc với các đơn vị của Tập đoàn quân xe tăng số 3 nhưng bất thành.
Itzhak Perlman tema müziğini violin ile çalmıştır.Itzhak Perlman biểu diễn đoạn nhạc chủ đề cho phim bằng đàn vĩ cầm.
1543'teki ilk temastan sonra, Protekiz gemileri Japonya'ya uğramaya başladı.Không lâu sau chuyến tiếp xúc đầu tiên năm 1543, tàu Bồ Đào Nha bắt đầu đến Nhật Bản.
Temas insektisitleri böceklere doğrudan temas ettirilerek kullanılır.Các loại thuốc trừ sâu tiếp xúc độc hại với côn trùng có tiếp xúc trực tiếp với chúng.
Filmin teması İsa'nın soyunun devam ettiği yönündedir.Bộ phim kể về những giờ phút cuối cùng của Chúa Jesus.
En önemli bulaşma yolu hastalıklı ve hastalıksız domuzların doğrudan temasıdır.Sự lây lan của bệnh chủ yếu thông qua tiếp xúc trực tiếp giữa lợn bệnh và lợn khỏe mạnh.
Yunanlarla temas arttıkça eski Roma tanrıları da giderek Yunan tanrılarıyla ilişkilendirilmeye başlandı.Kết hợp với tín ngưỡng của Hy Lạp cổ đại, các thần La Mã cũ được tăng thêm sức mạnh từ các thần Hy Lạp.
Arafat'ın temas ettiği işadamları ve petrol işçileri cömertçe el-Fetih örgütüne yardım etti.Những nhà doanh nghiệp và công nhân dầu khí này đã đóng góp một cách rất hào hiệp cho tổ chức Fatah.
Sonda ile en son temas 8 Aralık 2000'de oldu.Tập phim cuối cùng của phần 8 được chiếu vào ngày 24 tháng 5 năm 2010.
Sıcak nesnelerle temas, çocuklarda görülen yanıkların yaklaşık %20 ila %30’unun sebebini teşkil etmektedir.Bỏng do nóng là nguyên nhân của khoảng 20-30% số ca bỏng ở trẻ em.
Köy ve kırsal yaşam ise tablolarındaki ana temalardı.Phụ nữ và tình yêu luôn là đề tài chính trong các tác phẩm của ông.
Mayer, Ağustos 1928'de, kazananları belirlemek için Akademi Merkez Kurulu Hakimleriyle temasa geçti.1928年8月、メイヤーは受賞者を決定するアカデミー中央選定委員会の審査員と連絡を取った。
Hükümdar, burada halkla veya askerle doğrudan doğruya temas eder, dertlerini dinlerdi.君主はこの場で臣民や軍人と直接対峙し、彼らの問題を聞いた。
Ayrıca L ile ilk direk teması da kurmalarını o sağlar.また、L への追加は先頭に行うことに注意。
Yenilenen bir tema ise de "Aamund" ve "Kettil" adlarındaki iki rahip hakkında olan hikâyedir.この回想的テーマは、"Aamund"と"Kettil"と名付けられた2人の聖職者の物語である。
Arp 272 adıyla iki gökada sarmal kollarıyla fiziksel bir temas halindedir.Arp 272を構成する2つの銀河は、渦状腕を通して物理的に接触している。
Bu yürüyüşün teması ise kadına karşı uygulanan şiddetti.だが、これは女性に化けた狐の罠だった。
TEMA ile ortak konferans yapıldı.同大会の話題をさらった。
Çoğu eserinde askeri bir tema vardır ve kendini SSG Barry Sadler olarak afişe etti.彼の作品の多くは軍事的なテーマを持ち、また自らの階級にちなんで自身を「バリー・サドラー軍曹(SSG Barry Sadler)」の名で宣伝した。
Bu tema, 1997'de çekilen The Full Monty filminde bir kez daha işlendi.1997年の映画『フル・モンティ』で使用された。
Sağ popülizm, sağ siyaset ile popülist retoriği ve temaları birleştiren bir ideolojidir.右翼ポピュリズム(うよくポピュリズム、英: Right-wing populism)は右翼の政治と、ポピュリストのレトリックおよび主題とを結びつける政治上のイデオロギーである。
Günün ana temaları kefaret ve tövbedir.王の位号を追贈され、悼懐と諡された。
Bu sayede halkla yakın temas halinde olma imkânı buldu.このため私は大統領との間にかなり密接な関係を持つことができるようになった。
Albümün teması Nostradamus ve hayatıdır.コードネームはIntelligentsiaとNobility。
Bunu biliyoruz ancak PKK ile temasımız yok.これもPCSと直接の関係はない。
Çoğu kimyasal maddeyle olduğu gibi, deri veya gözlerle temas halinde, 15 dakika suyla yıkanmalıdır.皮膚や眼についた時には大量の水で15分以上洗い流す。
Parça bütün bir temayı oluşturacak şekilde dört ayrı bölümden oluşur.全体は単一楽章で4つの部分で構成される。
Park seks teması üzerine yoğunlaşır.彼はエイズのテーマに接近した。
Her şeyden çok kadın ile erkek arasındaki aşk temasını işler.男と女の間の情愛に関する事柄。
Elleri temas ettiği anda, birbirlerinin elinde bir alev oluşur.両手がふさがるので誰かに火をつけてもらう必要がある。
Göz teması kur yapmada, karşıdakinin bazı durumlarda ilgisini öğrenmek açısından önemli bir unsurdur.彼の威圧的で恐ろしい外見は、多くの場合に容疑者から情報を取得する際に必要なものである。
Öyle ki karşılıklı yüzeyler birbirleri ile etkili bir biçimde temas halinde olsun.基寿とは互角に戦える相手でもある。
Suyla temas ettiklerinde denek canlanır ve işlevlerini yerine getirir.そして水分を得ると復活して活動を開始する。
Geçmiş, günümüz ve gelecek eserlerinde görülen temalardır.彼は歴史を現在と未来の機能として考えていた。
Suyla temas halinde hasar alırlar.水滴に当たるとダメージを受ける。
Köy 2005 yılında TEMA Vakfı tarafından "örnek köy" seçilmiştir.この村は2005年に彼女を名誉住民に選んでいる。
Yarışmanın tematik grafik tasarımı, 25 Kasım 2014 tarihinde Avrupa Yayın Birliği tarafından yayınlandı.コンテストの視覚デザインは2014年11月25日に公開された。
Sharnhorst'un radarı bozulmuş ve görsel temasla ateş etmek zorunda kalmıştır.レンツの右エンジンが被弾し、すぐに着陸しなければならなくなった。
Sonrasında solo piyano koral temayı başlatır.ピアノの独奏から始まるバラード。
13. Cuma ve Elm Sokağında Kâbus gibi film serileri benzer temaları işleyerek popülerlik kazanmıştır.洋画においては悪魔のいけにえ、13日の金曜日、エルム街の悪夢、ハロウィンなどの有名作品がリメイクされた。
Bestelerinin büyük çoğunluğu Alkol teması üzerine kuruludur.彼のほとんどの作品はアルコールから離れていた時期に書かれている。