Televizyonun, kusursuz bir anne işlevi üstlenmediği bir dönem yok gibidir.No ha habido una década de la TV sin una madre de carácter, una madre dominante en la TV.
Televizyonun, kusursuz bir anne işlevi üstlenmediği bir dönem yok gibidir.Non c'è stato un decennio televisivo senza una mamma TV denfinitivamente dominante.
Televizyonun, kusursuz bir anne işlevi üstlenmediği bir dönem yok gibidir.Nu a trecut niciun deceniu de televiziune fără vreo mamă de televiziune decisivă, dominantă.
Televizyonun, kusursuz bir anne işlevi üstlenmediği bir dönem yok gibidir.Δεν έχει υπάρξει δεκαετία τηλεόρασης χωρίς μια συγκεκριμένη, κυρίαρχη τηλεοπτική μαμά.
Televizyonun, kusursuz bir anne işlevi üstlenmediği bir dönem yok gibidir.На телевидении не прошло ни одного десятилетия без определенной, доминирующей телемамы.
Televizyonun, kusursuz bir anne işlevi üstlenmediği bir dönem yok gibidir.Не було такого десятиліття на телебаченні, де б не було відомого шоу з мамою.
Televizyonun, kusursuz bir anne işlevi üstlenmediği bir dönem yok gibidir.Не е имало десетилетие в телевизията без доминираща телевизионна майка.
Televizyonun, kusursuz bir anne işlevi üstlenmediği bir dönem yok gibidir.לא היה עשור של טלוויזיה בלי דמות אם שלטת וברורה.
Televizyonun, kusursuz bir anne işlevi üstlenmediği bir dönem yok gibidir.لم يكن هناك عقد من برامج التلفزيون دون تحديد ، لم تتواجد فيه الأمومة على التلفاز بصورة مهيمنة.
Televizyonun, kusursuz bir anne işlevi üstlenmediği bir dönem yok gibidir.どの10年代にもありました 1950年代には
Televizyonun, mikrodalga fırının, buzdolabının etrafında boş alan bırakın.Deje espacio alrededor del televisor, el microondas, la nevera y el congelador.
Televizyonu YapılandırConfigurează televiziunea
Televizyonun, mikrodalga fırının, buzdolabının etrafında boş alan bırakın.Jätä television, mikroaaltouunin, jääkaapin ja pakastimen ympärille tilaa.
Televizyonun, mikrodalga fırının, buzdolabının etrafında boş alan bırakın.Laissez de l'espace autour de la télévision, du micro-ondes ou du congélateur.
Televizyonun, mikrodalga fırının, buzdolabının etrafında boş alan bırakın.Lämna utrymme runt TV:n, mikrovågsugnen, kylskåpet och frysen.
Televizyonun, mikrodalga fırının, buzdolabının etrafında boş alan bırakın.Обеспечьте свободное пространство вокруг телевизора, микроволновой печи, холодильника и морозильной камеры.
Televizyonun, mikrodalga fırının, buzdolabının etrafında boş alan bırakın.اترك فراغاً حول جهاز التلفزيون وفرن الموجات الدقيقة والثلاجة والمجمدة.
Televizyonunuz 20 hertz... ...frekansını veremeyebilir.Aunque la televisión no puede transmitir... .. .sounds con frecuencias tan bajas como 20 hertz.
Televizyonunuz 20 hertz... ...frekansını veremeyebilir.Embora os vossos postos de TV possam não transmitir, sons com frequências tão baixas como 20 Hz.
Televizyonunuz 20 hertz... ...frekansını veremeyebilir.lhr Fernsehgerät kann niedrige... ...Frequenzen wie 20 Hz wahrscheinlich nicht wiedergeben.
Televizyonunuz 20 hertz... ...frekansını veremeyebilir.Ma il vostro televisore forse non trasmette... ...i suoni con frequenze basse come 20 hertz.
Televizyonunuz 20 hertz... ...frekansını veremeyebilir.Meskipun TV Anda tidak dapat mengirimkan... ... Suara dengan frekuensi 20 rendah hertz.
Televizyonunuz 20 hertz... ...frekansını veremeyebilir.비록 여러분의 TV수상기는 20헤르츠와 같이 낮은 주파수를 가진 소리를 발신하지 못할지도 모릅니다.
Televizyonunuz 20 hertz... ...frekansını veremeyebilir.Votre téléviseur ne peut reproduire des fréquences aussi basses.
Televizyonunuz 20 hertz... ...frekansını veremeyebilir.Въпреки че вашият телевизор няма да предаде сигнали с толкова ниски честоти като 20 херца.
Televizyonun yaptığı budur.Asta face TV-ul.
Televizyonun yaptığı budur.C'est ce que fait la télé.
Televizyonun yaptığı budur.Das ist, was das Fernsehen tut.
Televizyonun yaptığı budur.Dat is wat tv doet.
Televizyonun yaptığı budur.Đấy là điều TV làm.
Televizyonun yaptığı budur.Det är vad TV gör.
Televizyonun yaptığı budur.「Dirty Jobs」ではそれを必死に避けようとしている
Televizyonun yaptığı budur.Eso es lo que hace la televisión.
Televizyonun yaptığı budur.Ezt csinálja a tévé.
Televizyonun yaptığı budur.Questo è quello che la televisione fa.
Televizyonun yaptığı budur.To robi telewizja.
Televizyonun yaptığı budur.TV는 그런 식입니다.
Televizyonun yaptığı budur.Αυτό κάνει η τηλεόραση.
Televizyonun yaptığı budur.Това прави телевизията.
Televizyonun yaptığı budur.Это то, что делает телевидение.
Televizyonun yaptığı budur.זה מה שהטלוויזיה עושה.
Televizyonun yaptığı budur.هذا ما يفعله التلفزيون.
Televizyonu seveniniz var mı?(Dinleyiciler:Ada yang suka televisi? (Penonton:
Televizyonu seveniniz var mı?(Dinleyiciler:¿A ninguno le gusta la televisión? (Audiencia:
Televizyonu seveniniz var mı?(Dinleyiciler:Có ai trong số các bạn thích tivi không? (Khán giả: có.)
Televizyonu seveniniz var mı?(Dinleyiciler: Evet.)Alguém aqui gosta de ver televisão?
Televizyonu seveniniz var mı?(Dinleyiciler: Evet.)هل منكم من يحب التلفاز؟ (الجمهور : نعم)
Televizyonu seveniniz var mı?(Dinleyiciler: Evet.)とても勉強になりますよね
Televizyonu seveniniz var mı?(Dinleyiciler:Gillar någon av er TV? (Publik:
Televizyonu seveniniz var mı?(Dinleyiciler:Houdt iemand van jullie van televisie? (Publiek:
Televizyonu seveniniz var mı?(Dinleyiciler:누구 텔레비젼 좋아하는 사람 있는가요? (청중: 네.)
Televizyonu seveniniz var mı?(Dinleyiciler:Mag von Ihnen jemand das Fernsehen? (Publikum:
Televizyonu seveniniz var mı?(Dinleyiciler:Má někdo z vás rád televizi? (Obecenstvo:
Televizyonu seveniniz var mı?(Dinleyiciler:Qualcuna di voi ama la televisione? (Pubblico:
Televizyonu seveniniz var mı?(Dinleyiciler:Van köztetek aki szereti a televíziót? (Közönség:
Televizyonu seveniniz var mı?(Dinleyiciler:Vouă vă place televiziunea? (Publicul:
Televizyonu seveniniz var mı?(Dinleyiciler:Vous aimez la télévision ? (Public :
Televizyonu seveniniz var mı?(Dinleyiciler:Wy też lubicie telewizję? (Publiczność:
Televizyonu seveniniz var mı?(Dinleyiciler:Αρέσει σε κανέναν σας η τηλεόραση; (Κοινό:
Televizyonu seveniniz var mı?(Dinleyiciler:Кому-небудь подобається телебачення? (Аудиторія: