Müzik ve televizyonun İnternetteki 3 dakikalık tarihi.3分で歌います テッドメドレー
Müzik ve televizyonun İnternetteki 3 dakikalık tarihi.A história da música e da televisão na Internet em três minutos. Uma rapsódia TED.
Müzik ve televizyonun İnternetteki 3 dakikalık tarihi.La storia della musica e della televisione su Internet in tre minuti.
Müzik ve televizyonun İnternetteki 3 dakikalık tarihi.L' Histoire de la musique et de la télévision sur Internet en trois minutes.
Müzik ve televizyonun İnternetteki 3 dakikalık tarihi.Lịch sử của âm nhạc và truyền hình trên Mạng chỉ trong 3 phút.
Müzik ve televizyonun İnternetteki 3 dakikalık tarihi.Sejarah musik dan televisi di Internet dalam tiga menit.
Müzik ve televizyonun İnternetteki 3 dakikalık tarihi.인터넷속의 음악과 TV의 역사를 3분안에
Müzik ve televizyonun İnternetteki 3 dakikalık tarihi.Zapraszam do wysłuchania trzyminutowej ballady o historii muzyki i telewizji w internecie.
Müzik ve televizyonun İnternetteki 3 dakikalık tarihi.История музыки и телевидения в Интернете в трех минутах.
Müzik ve televizyonun İnternetteki 3 dakikalık tarihi.Историята на музиката и телевизията в интернет в три минути
Müzik ve televizyonun İnternetteki 3 dakikalık tarihi.ההסטוריה של המוסיקה והטלויזיה באינטרנט בשלוש דקות.
Müzik ve televizyonun İnternetteki 3 dakikalık tarihi.تاريخ الموسيقى والتلفاز على الانترنت في ثلاث دقائق
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?De ce cred că televiziunea are conştiinţă?
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?Dlaczego wierzę, że telewizja ma świadomość?
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?Et la raison pour laquelle j'y crois c'est qu'en fait je crois que la télévision reflète directement
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?La razón por la que lo creo es porque realmente considero que
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?Lý do tôi tin rằng tivi có lương tâm
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?그럼, 제가 TV에게 의식이 있다고 믿는 이유란
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?Γιατί πιστεύω λοιπόν ότι η τηλεόραση έχει συνείδηση;
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?אז לדעתי לטלוויזיה יש מצפון
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?حسناً لماذا أعتقد أن للتلفاز ضمير ؟
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?私はテレビが
Paris'te televizyonumu izliyordum ve저는 파리에서 TV를 보았는데
Paris'te televizyonumu izliyordum ve Rio de Janeiro'da olan korkunç bir olaya rastladım.Estava a ver TV em Paris, e depois ouvi sobre esta coisa terrível que tinha acontecido no Rio de Janeiro.
Paris'te televizyonumu izliyordum ve Rio de Janeiro'da olan korkunç bir olaya rastladım.Tôi đang xem TV ở Paris, và tôi đã nghe về những điều khủng khiếp xảy ra ở Rio de Janeiro (Brazil).
Paris'te televizyonumu izliyordum veצפיתי בתכנית טלוויזיה בפריז,
Paris'te televizyonumu izliyordum veكنت اشاهد التلفاز في باريس,
Paris'te televizyonumu izliyordum veリオ・デ・ジャネイロで起きていた
Paris'te televizyonumu izliyordum ve我系巴黎睇電視,
Paul yıllarca Kamerun ulusal radyo ve televizyonunda çalıştı ve sağlık sorunlarından bahsediyordu.Paul arbeitete jahrelang im Kameruner nationalen Radio und Fernsehen und er sprach ueber Gesundheitsrisiken.
Paul yıllarca Kamerun ulusal radyo ve televizyonunda çalıştı ve sağlık sorunlarından bahsediyordu.Paul évekig dolgozott a kameruni nemzeti rádiónál és televíziónál, és az egészségügyről beszélt.
Paul yıllarca Kamerun ulusal radyo ve televizyonunda çalıştı ve sağlık sorunlarından bahsediyordu.Paul ha lavorato per anni per la TV e la radio camerunese. Discuteva di problematiche sanitarie.
Paul yıllarca Kamerun ulusal radyo ve televizyonunda çalıştı ve sağlık sorunlarından bahsediyordu.Paul har arbejdet i årevis på cameronsk nationalt radio og fjernsyn, og han talte om helbredsproblemer.
Paul yıllarca Kamerun ulusal radyo ve televizyonunda çalıştı ve sağlık sorunlarından bahsediyordu.Paul pracował przez wiele lat w państwowym radiu i telewizji Kamerunu, i mówił o problemach zdrowia.
Paul yıllarca Kamerun ulusal radyo ve televizyonunda çalıştı ve sağlık sorunlarından bahsediyordu.Paul trabalhou durante anos na rádio e televisão nacional dos Camarões, e falava sobre questões de saúde.
Paul yıllarca Kamerun ulusal radyo ve televizyonunda çalıştı ve sağlık sorunlarından bahsediyordu.폴은 몇년 동안 카메룬 국영 라디오, TV에서 일하고 있었고, 의료문제에 관한 상세한 조언을 해주었습니다.
Paul yıllarca Kamerun ulusal radyo ve televizyonunda çalıştı ve sağlık sorunlarından bahsediyordu.Пол е работил с години в камерунското национално радио и телевизия и е говорил по здравни проблеми.
Paul yıllarca Kamerun ulusal radyo ve televizyonunda çalıştı ve sağlık sorunlarından bahsediyordu.פול עבד שנים ברדיו והטלויזיה הקמרונית, והוא דיבר על נושאים בריאותיים. הוא היה הכתב לענייני בריאות.
Paul yıllarca Kamerun ulusal radyo ve televizyonunda çalıştı ve sağlık sorunlarından bahsediyordu.عمل بول لسنوات في الاذاعة الوطنية الكاميرونية والتلفزيون، وكان يتحدث عن القضايا الصحية. كان مراسلاً صحياً.
Paul yıllarca Kamerun ulusal radyo ve televizyonunda çalıştı ve sağlık sorunlarından bahsediyordu.カメルーンのラジオやテレビで働き 健康問題に詳しい助言者でした 彼を雇えば、現地に到着したとき
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.파이파이힐 레조트에서 저는 텔레비전으로부터 다소 떨어진 코너에서 쓰나미에 관해 언급하는 보도를 들을 수 있었습니다.
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.Ở Resort Phi Phi Hill, tôi nép vào góc tường cách xa tivi nhất nhưng lại rất căng thẳng nghe thông tin.
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.W kurorcie Phi Phi Hill stałem w kącie, najdalej od telewizora, jednak wciąż słuchałem informacji.
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.בגבעת הנופש פאי-פאי הייתי תקוע בפינה הרחוקה ביותר מן הטלוויזיה, אבל התאמצתי להקשיב לאינפורמציה
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.في منتجع فاي فاي هيل كنت منطوياً في أبعد زاوية و بعيداً عن التلفزيون ولكني كنت استمع بتوتر للحصول على معلومات
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.私はテレビから遠くの部屋の隅に押し込まれたが テレビからの情報に耳をそばだてていた その情報によると スマトラでM8.5の地震が起き
Şimdi bunu yukarıdaki denklemlerden birine koyup bir televizyonun ağırlığını bulalım.Nu kan vi indsætte den værdi i en af ligningerne for at finde fjernsynets vægt.
Şimdi bunu yukarıdaki denklemlerden birine koyup bir televizyonun ağırlığını bulalım.Nyní můžeme dosadit zpět do těchto rovnic, abychom zjistili hmotnost televize.
Şimdi bunu yukarıdaki denklemlerden birine koyup bir televizyonun ağırlığını bulalım.이제, 이것을 다시 위에 방정식 중 하나에 대입해서 TV의 무게를 구해야겟죠.
Şimdi bunu yukarıdaki denklemlerden birine koyup bir televizyonun ağırlığını bulalım.Сега можем да заменим обратно в едно от тези уравнения тук горе, за да намерим теглото на телевизора.
Sonra alın ve televizyonunuzun ekranına yerleştirin ve bu şekilde merkezden köşelere doğru ovun.그 다음, 이걸 텔레비젼 화면에다가 붙이고 이렇게 중앙에서 구석쪽으로 문질러주세요.
Sonra alın ve televizyonunuzun ekranına yerleştirin ve bu şekilde merkezden köşelere doğru ovun.Podnieście i przyłóżcie to do ekranu telewizora pocierajcie od środka do rogów, właśnie tak.
Sonra alın ve televizyonunuzun ekranına yerleştirin ve bu şekilde merkezden köşelere doğru ovun.Tiếp theo, hãy dựng thẳng nó với màn hình TV và cọ nó từ trung tâm tới các góc, như thế này.
Sonra alın ve televizyonunuzun ekranına yerleştirin ve bu şekilde merkezden köşelere doğru ovun.После го вземете, сложете го пред екрана на телевизора си и го търкайте от центъра към ъглите, ето така.
Sonra alın ve televizyonunuzun ekranına yerleştirin ve bu şekilde merkezden köşelere doğru ovun.Расположите его прямо перед экраном вашего телевизора, протрите от центра к краям, вот так.
Sonra alın ve televizyonunuzun ekranına yerleştirin ve bu şekilde merkezden köşelere doğru ovun.אחר כך קחו אותו והניחו אותו ממש מול המסך הטלוויזיה שלכם, ושפשו אותו מהמרכז לפינות, כך.
Sonra alın ve televizyonunuzun ekranına yerleştirin ve bu şekilde merkezden köşelere doğru ovun.ثم خذوا القطعة وألصقوها بشاشة التلفاز لديكم مباشرة وافركوا قليلا من المنتصف باتجاه الخارج هكذا.
Şu anda, televizyonu kapatabiliriz, internetten çıkabiliriz ve kalkıp bir şey yapmaya başlayabiliriz.Ahora mismo, podemos apagar la tele, cerrar la sesión de Internet, levantarnos y empezar a hacer algo.
Şu anda, televizyonu kapatabiliriz, internetten çıkabiliriz ve kalkıp bir şey yapmaya başlayabiliriz.당장 텔레비젼을 끄고 인터넷 접속을 끄고, 끊고 일어나서 뭔가를 시작하면 됩니다.
Şu anda, televizyonu kapatabiliriz, internetten çıkabiliriz ve kalkıp bir şey yapmaya başlayabiliriz.Możemy wyłączyć telewizor, wylogować się z Internetu, wstać i zacząć coś robić.