Bunları doğrudan denkleme çevirebiliriz. t'ye televizyonun ağırlığı, d'ye de우리는 이것을 바로 방정식으로 표현할 수 있습니다. TV 한개의 무개를 t라고 놓고, DVD플레이어
Burada, yani Amerika'da, insanlar gerçekten televizyonu seviyorlar.Aici, în America, lumea iubeşte televiziunea.
Burada, yani Amerika'da, insanlar gerçekten televizyonu seviyorlar.Aquí en Estados Unidos a la gente le encanta la TV.
Burada, yani Amerika'da, insanlar gerçekten televizyonu seviyorlar.Aqui nos EUA, as pessoas adoram a televisão.
Burada, yani Amerika'da, insanlar gerçekten televizyonu seviyorlar.Đây ở nước Mỹ, mọi người thực sự yêu thích tivi.
Burada, yani Amerika'da, insanlar gerçekten televizyonu seviyorlar.Di Amerika, orang-orang menyukai TV.
Burada, yani Amerika'da, insanlar gerçekten televizyonu seviyorlar.Hier in Amerika houdt men echt van TV.
Burada, yani Amerika'da, insanlar gerçekten televizyonu seviyorlar.Hier in Amerika lieben die Leute das Fernsehen sogar.
Burada, yani Amerika'da, insanlar gerçekten televizyonu seviyorlar.Ici en Amérique, les gens adorent vraiment la télé.
Burada, yani Amerika'da, insanlar gerçekten televizyonu seviyorlar.Qui in America, la gente in realtà la adora.
Burada, yani Amerika'da, insanlar gerçekten televizyonu seviyorlar.Tu w Stanach Zjednoczonych, ludzie kochają telewizję.
Burada, yani Amerika'da, insanlar gerçekten televizyonu seviyorlar.이곳은 미국이고 사람들은 실질적으로 TV를 사랑합니다.
Burada, yani Amerika'da, insanlar gerçekten televizyonu seviyorlar.Εδώ στις ΗΠΑ μάλιστα αγαπάμε την τηλεόραση.
Burada, yani Amerika'da, insanlar gerçekten televizyonu seviyorlar.В Америці людям подобається телебачення.
Burada, yani Amerika'da, insanlar gerçekten televizyonu seviyorlar.Здесь, в Америке, люди обожают смотреть телевизор.
Burada, yani Amerika'da, insanlar gerçekten televizyonu seviyorlar.Тук в Америка хората всъщност обожават телевизията.
Burada, yani Amerika'da, insanlar gerçekten televizyonu seviyorlar.פה בארה"ב, אנשים ממש אוהבים טלוויזיה.
Burada, yani Amerika'da, insanlar gerçekten televizyonu seviyorlar.هنا في أمريكا ، الناس يحبون فعلا التلفزيون.
Burada, yani Amerika'da, insanlar gerçekten televizyonu seviyorlar.平均的なアメリカ人は
Bu televizyonu ne için izlediğimizi gösteriyor.Była powodem, dla którego oglądaliśmy TV.
Bu televizyonu ne için izlediğimizi gösteriyor.C'est ce pourquoi nous regardons la télé.
Bu televizyonu ne için izlediğimizi gösteriyor.Dat is waarvoor we TV kijken.
Bu televizyonu ne için izlediğimizi gösteriyor.Deswegen schauen wir fern.
Bu televizyonu ne için izlediğimizi gösteriyor.E' per questo che guardiamo la TV.
Bu televizyonu ne için izlediğimizi gösteriyor.É por isso que estamos a ver televisão.
Bu televizyonu ne için izlediğimizi gösteriyor.Es la razón por la que se ve TV.
Bu televizyonu ne için izlediğimizi gösteriyor.Itu yang mereka cari di TV.
Bu televizyonu ne için izlediğimizi gösteriyor.Nó là lý do chúng ta xem tivi.
Bu televizyonu ne için izlediğimizi gösteriyor.Pentru asta te uiţi la televizor.
Bu televizyonu ne için izlediğimizi gösteriyor.이것이 우리가 TV를 보는 이유죠.
Bu televizyonu ne için izlediğimizi gösteriyor.Γι'αυτό βλέπουμε τηλεόραση.
Bu televizyonu ne için izlediğimizi gösteriyor.Для этого мы и смотрим телевизор.
Bu televizyonu ne için izlediğimizi gösteriyor.Това е причината, поради която гледаме телевизия.
Bu televizyonu ne için izlediğimizi gösteriyor.Це і є те для чого ми дивимося телевізор.
Bu televizyonu ne için izlediğimizi gösteriyor.לשם כך אנחנו צופים בטלוויזיה.
Bu televizyonu ne için izlediğimizi gösteriyor.وهو ما نشاهد التلفاز من أجله
Bu televizyonu ne için izlediğimizi gösteriyor.道徳的な曖昧さが上昇し始めます
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.Nie mieliśmy tam telewizji, ani oczywiście komputerów, czy radia.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.A v tejto komunite sme nemali televíziu; nemali sme počítače, rádio.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.A v této komunitě jsme neměli televizi, neměli jsme počítače, a samozřejmě ani rádio.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.Dans cette communauté, nous n'avions pas de télévision ; nous n'avions évidemment ni ordinateurs ni radios.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.Di dalam komunitas ini, kami tidak punya televisi; kami tentu saja tidak punya komputer dan radio.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.E nesta comunidade, não tínhamos televisão; não tínhamos computadores, obviamente, rádio.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.En esta comunidad no teníamos televisión; no teníamos computadoras, obviamente, ni radio.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.És ebben a közösségben nem volt televíziónk; nyilván nem volt számítógépünk és rádiónk sem.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.I det samhället hade vi inte TV, vi hade såklart inte datorer eller radio.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.În această comunitate, nu aveam televizor; nu aveam calculatoare, evident, radio.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.In deze gemeenschap hadden we geen televisie, geen computers uiteraard, of radio.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.In dieser Gemeinde gab es kein Fernsehen; es gab natürlich keine Computer, kein Radio.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.In quella comunità non avevamo un televisore, non avevamo computer, ovviamente, né radio.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.그리고 이 사회에서는 텔레비전 조차도 없었습니다. 컴퓨터나 라디오도 당연히 없었습니다.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.Og i dette samfund, havde vi ikke tv; vi havde ikke computere, selvsagt, radio.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.Tässä yhteisössä meillä ei ollut televisiota, meillä ei ollut tietokoneita eikä tietenkään radiota.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.В этой общине не было телевизоров, компьютеров и радио, конечно, тоже.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.И в тази общност ние нямахме телевизия; нямахме компютри, очевидно, радио.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.Там не було телебачення і, звичайно ж, комп'ютерів і радіо.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.ובקהילה זו, לא הייתה לנו טלוויזיה; כמובן לא היו לנו מחשבים, רדיו.
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.وعندما كنا مع ذلك المجتمع لم نكن نملك التلفاز ولا الحواسيب .. ولا حتى الراديو
Bu toplumda, televizyonumuz yoktu; ve tabi ki bilgisayarımız ve radyomuz da.当然コンピュータもなく ラジオや電話さえありませんでした
Bu yüzyılın başında, internet yaygınlığı yükselişe geçiyor, televizyonun öneminde bir değişiklik olmuyor.Au début du siècle, internet décolle, la télé réalité s'est installée.