televizyonda ile cümle

televizyonda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Televizyonda müzik programları yapmıştır.Pracował nad muzyką dla telewizji.
Saat 17:00 UTC'de, Başkan Bush saldırıları ulusal televizyonda doğruladı.O godzinie 17:00 (czasu UTC), Prezydent Bush poinformował w wystąpieniu telewizyjnym o podjętych działaniach.
Televizyonda güreşe The Beast in the East etkinliğinde döndü ve Neville'ı yendi.Jericho powrócił do telewizji na gali The Beast in the East pokonując Neville’a.
Tartışma, televizyondan canlı olarak yayınlandı.Walka była transmitowana na żywo przez telewizję.
1955 - Elvis Presley, ilk kez televizyonda göründü.1955 – W programie muzycznym Louisiana Hayride po raz pierwszy na antenie telewizyjnej wystąpił Elvis Presley.
1970 sonrasında televizyonda hakkında belgeseller yayınlanmaya başladı ve kendisiyle röportajlar yapıldı.Od lat 70. pojawiał się w telewizji i udzielał wywiadów.
Bu konserde izleyici sayısı 300.000 ile yarım milyon arasında idi ve konser televizyondan canlı yayınlandı.300 000 widzów obejrzało koncert na żywo, a miliony dalszych w telewizji.
Roza, hızlı bir şekilde bu yeni araca uyum sağladı ve televizyondaki pek çok şova çıktı.Roza szybko przystosowała się do nowego medium i pojawiła w wielu programach.
English televizyonda ilk galibiyetini 18 Eylül 2013 NXT çekimlerinde Michael Q. Lauire’yi yenerek aldı.Pierwszą wygraną w NXT odnotował w walce z Michaelem Q. Lauriem, 18 września 2013.
Grup televizyonda tanıtımını ilk defa 25 Mayıs 2008 tarihinde SBS'in Inkigayo programında yaptı.Pierwsza telewizyjna prezentacja grupy miała miejsce 25 maja 2008 roku w programie Inkigayo.
Bundan sonra bir yıl kadar televizyonda yoktu.Przez następne 9 lat nie występowała w telewizji.
Televizyonda Yay-Kur eğitim yayınları başladı.Na żywo emitowane są konferencje prasowe.
Ayrıca televizyonda haber yorumcusu olarak çalıştı.Pracuje również jako dziennikarz w TV.
Filmin 25 dakika daha uzun bir versiyonu Polonya'da televizyonda 4 bölüm halinde gösterilmiştir.Pięćdziesięciodwuminutowa wersja filmu została wyemitowana w Polsce na kanale Planete.
Ross, konser ve televizyonda kamu için grubu tanıttı.Koncert retransmitowało Radio dla Ciebie oraz telewizja WOT.
2005 Kasım ayından beri de İspanya'da dijital karasal televizyondan izlenebilmektedir.Od września 2015 teleturniej można też oglądać w serwisie VOD Telewizji Polskiej.
1958 yılında televizyonda ilk kez göründü.Po raz pierwszy w filmie telewizyjnym pojawiła się w 1985.
Tom dün gece televizyondaydı.Tom był wczoraj w nocy w telewizji.
Televizyonda ise That 70s Show'un bir bölümünde göründü.Låten hordes i ett avsnitt av That 70s Show.
Televizyonda ilk kez 2003'te görülmüştür.Den sändes på TV första gången i april 2003.
Anne bak babam televizyonda".För TV-serien, se Pappas flicka (TV-serie).
Kylie televizyondaki ilk performansını 1985'te bu programda sergiledi ancak kadroya çağrılmadı.Kylie sjöng för första gången i programmet 1985, men blev inte erbjuden någon roll.
1955 - Elvis Presley, ilk kez televizyonda göründü.5 mars – Elvis Presley uppträder i amerikansk TV för första gången.
Colfer televizyondaki ilk rolünü 2009'da Glee'deki karakteri Kurt ile aldı.Colfers första tv-roll kom 2009 när han fick rollen som Kurt Hummel i tv-serien Glee.
Bu Hill'in televizyondaki ilk işiydi.Det var Engs första programledarjobb på TV.
Televizyonda birçok kişi onları övüyordu.De medverkade flera gånger i TV.
Bu maç televizyonda gösterilmeyen şov öncesi maçıydı.Dessvärre gjordes det under den tidiga delen av turneringen, som inte TV-sändes.
Bu sansür tipi sinemada kullanılmaz, televizyonda ise filmler bu şekilde sansürlenmez.Detta är verkligen inte i samma mall som du har sett dessa filmer.
1980'den itibaren radyo ve televizyonda programlar hazırlayıp sunmuştur.Han deltog mycket framgångsrikt i frågesport i radio och TV ända fram till 1980-talet.
Saat 17:00 UTC'de, Başkan Bush saldırıları ulusal televizyonda doğruladı.Klockan 03:15 UTC meddelade USA:s president George W. Bush att han givit order om attack mot mål i Irak.
Homer, kellik sorunu için yeni bir "mucizevi buluş" olan Dimoxinil reklamlarını televizyonda görür.Homer Simpson ser en reklamfilm för Dimoxinil, ett nytt "mirakelmedel" mot skallighet.
3 Nisan 1977 günkü performanslarının ardından grup sonraki yirmi yıl boyunca televizyonda çalmadı.Deras framträdande den 3 april 1977 var deras sista liveframträdande i TV på över 20 år.
0.29.10 - Televizyonda; general vurulur.Speltid: 00.29.10. ^ Mediumförteckning på ser.
Tören televizyonda da gösterildi.De har också visats på TV.
Final maçını 17 milyondan fazla insan televizyondan takip etmiştir.Första avsnittet lockade 17 miljoner TV-tittare.
Viaplay, bilgisayardan, televizyondan, telefondan ve oyun konsolundan izlenebilir.[1]Det går att se innehållet via en dator, smartphone, surfplatta, spelkonsol eller via en Smart TV.
Televizyondaki sunucuya göre Jim Cunningham'ın evi gece saat 8'den sonra saldırıya uğramıştır.За словами тележурналіста, пожежа в будинку *Джима Каннінгем була погашена близько 8 години ранку.
CBS tarafından yayınlanan 2014 töreni, televizyonda gösterilen ilk törendi.Церемонії нагородження 2014 року була першою, яку показали по телебаченні в ефірі каналу «CBS».
Backlash'de Hardy Lesnar ile televizyonda gösterilen ilk maçını yaptı.На Backlash Харді зустрівся з Леснаром в його першому телевізійному поєдинку.
Televizyondaki ilk interaktif müzikal komedi olmak istiyoruz." yorumunda bulundu.Ми хочемо бути першою інтерактивною музичною комедією на телебаченні».
Televizyondaki işinden de yeni kovulmuştur.Він звільняється з телекомпанії.
ABD dışında şov hala televizyonda yayınlanmakta.Міжнародний показ шоу здійснюється по телебаченню.
Ayrıca BuddyTV onu "2011'in Televizyondaki En Seksi 100 Kadını" listesinde 27. sırada gösterdi.BuddyTV надало йому 97 місце у списку «Найсексуальніших Чоловіків 2011 року».
Proje, sonunda kaldırılmış ve hiç televizyonda yayınlanmamıştır.Природа часу так до кінця і не пояснена в телесеріалі.
Tiyatro'da yaptığı işlerin başarısından sonra, televizyonda ve sinemada da çalışmalar yapmaya başladı.З успіхом граючи в театрі, Кейт почала пробувати свої сили на телебаченні і в кіно.
Anne bak babam televizyonda".Тим більше в телевізорі.»
Ocak 1996'da bir özel televizyonda "Ben sağın da sağında yetiştim.У 1996 році гурт з'являється на телешоу «Шанс на успіх» (пол.
1950'li yılların sonlarından itibaren televizyonda görünmeye başladı.З кінця 1950-х Дороті стала зніматися на телебаченні.
Kablolu televizyonda ve uyduda yayın yapmaktadır.Компанія продовжує експансію на телевізійний і розважальний ринки.
Smith bazen televizyonda yer almıştır.Стівен часто сидів удома і дивився телевізор.
Televizyonda ilk kez 2003'te görülmüştür.У жовтні 1999 року вперше потрапила на телебачення.
ABD dışında şov hala televizyonda yayınlanmakta.Mimo Spojené státy se show vysílá stále v televizi.
Sanatçı 1969-1971 arasında televizyonda "The Johnny Cash Show"u sunmaya başladı.V letech 1969 až 1971, měl Cash svůj televizní pořad The Johnny Cash Show na stanici ABC.
3 Nisan 1977 günkü performanslarının ardından grup sonraki yirmi yıl boyunca televizyonda çalmadı.Vystoupení ze dne 3. dubna 1977 bylo jejich posledním televizním vystoupením na více než dvacet let.
Marx Kardeşler, vodvillerde, sahne oyunlarında, sinema ve televizyonda görünen komedyen kardeşlerdi.Bratři Marxové byla skupina amerických komiků židovského původu, působících v divadle, ve filmu a v televizi.
Grup televizyonda tanıtımını ilk defa 25 Mayıs 2008 tarihinde SBS'in Inkigayo programında yaptı.Skupina měla oficiální premiéru 25. května 2008, v programu SBS Inkigayo.
Sonrasında WWE televizyonda bir süre görünmedi.Poté se pár měsíců neobjevoval v TV Shows.
8 Nisan 2012'de ise televizyonda yayımlandı.Do rádií byla poslána 8. dubna 2014.
Anne bak babam televizyonda".Rodina se doma dívá na televizi.
Televizyonda ise That 70s Show'un bir bölümünde göründü.Již v roce 1970 se objevila v jednom z dílů tehdejší show Televarieté.

İlgili Sayfalar