televizyonda ile cümle
televizyonda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Highmore 7 yaşında televizyonda küçük roller ile işe başladı.هايمور بدأ بالتمثيل في أدوار قصيرة على شاشات التلفزة في السابعة من عمره.
Bu esnada, arkada ve farkında olmadan televizyonda bir Bart Simpson balonu kısa bir sürede gözükür.وفي هذه الأثناء فقد ظهر بالون بارت سيمبسون في التليفزيون لفترة قصيرة وذلك بدون علمه ومن وراءه.
Grup televizyonda tanıtımını ilk defa 25 Mayıs 2008 tarihinde SBS'in Inkigayo programında yaptı.الفرقة ظهرت لأول مره في 25 مايو٬ 2008 في Inkigayo على قناة SBS الكورية.
Sonra rolü televizyonda izlediği Eric Bana'ya verdi.بعد ذلك اخذ ايرك بانا دورا يمثل في التليفزيون.
Ancak geldiğinde televizyonda gördüğü manzara onu derinden yaralamıştı.نظرته إلى كاميرا التلفزيون جعلته يبدوا عاجزاً.
BuddyTV tarafından yapılan "2011 yılının Televizyondaki En Seksi Erkekleri" listesinde 3. sırada yer aldı.صنفت BuddyTV هوكلن في المرتب الثالثة في قائمة "أكثر الرجال جاذبية على التلفزيون من عام 2011".
ONA'lar, başlangıçta doğrudan internette yayınlandıktan sonra televizyonda da yayınlanabilmektedir.قد تكون الأونا مبثوثة على التلفاز إن كانت مبثوثة أولاً على الإنترنت مباشرة.
CBS tarafından yayınlanan 2014 töreni, televizyonda gösterilen ilk törendi.A cerimônia de 2014, transmitida pela CBS, foi a primeira a ser televisionada.
Backlash'de Hardy Lesnar ile televizyonda gösterilen ilk maçını yaptı.No Backlash, Hardy enfrentou Lesnar em sua primeira luta televisionada.
Highmore 7 yaşında televizyonda küçük roller ile işe başladı.Highmore começou sua carreira com pequenos papéis na televisão, aos sete anos de idade.
Bundan sonra da televizyonda çocuk oyuncu olarak çalışmaya devam etti.Ele continuou a trabalhar na televisão como ator infantil.
Marx Kardeşler, vodvillerde, sahne oyunlarında, sinema ve televizyonda görünen komedyen kardeşlerdi.Os Irmãos Marx foi um grupo de irmãos comediantes que fizeram teatro, cinema e televisão.
Ocak 1996'da bir özel televizyonda "Ben sağın da sağında yetiştim.Em 1991 entrou no ar um programa de destaque: "O Povo na TV".
Televizyonda rekor görüntülenmeye ulaşan bölüm, WWE'nin son 10 yıldaki en yüksek reytingli gösterisi oldu.O episódio foi recorde de audiência na TV e foi o show da WWE mais alto avaliado em 10 anos.
1966 yılında televizyonda kendi adıyla yayımlanan Sammy Davis Jr. Show gösterilerine başladı.Em 1966 teve seu próprio programa de variedades na TV, The Sammy Davis Jr. Show.
1996'daki bu filmden sonra bir daha televizyonda gözükmemiştir.Desde essa data, nunca mais reexibiram o filme na televisão.
Doktor, televizyonda Keşişlerin insanlara rehberlik ettiğini söylerken ve Keşişleri överken görünmektedir.O Doutor aparece na televisão, elogiando a orientação dos Monges sobre a humanidade.
1953'ten bu yana tiyatro, film ve televizyonda yapımlarında rol almaktadır.Ela tem trabalhado no teatro, cinema e televisão consistentemente desde 1953.
Serengil bu kitabında televizyonda çalıştığı döneme hemen hemen hiç değinmez.Janet não é aquela pessoa que você assiste na TV.
English televizyonda ilk galibiyetini 18 Eylül 2013 NXT çekimlerinde Michael Q. Lauire’yi yenerek aldı.Ele conseguiu sua primeira vitória no episódio de 18 de Setembro de 2013, derrotando Michael Q. Laurie.
Bir sonraki yıl gerçekleşen taç giyme töreninin televizyonda gösterilmesiyle bir ilk gerçekleştirildi.Sua coroação ocorreu no ano seguinte e foi a primeira a ser televisionada.
Roza, hızlı bir şekilde bu yeni araca uyum sağladı ve televizyondaki pek çok şova çıktı.Roza adaptou-se rapidamente ao novo médio e apareceu numa série de espectáculos.
Televizyonda ilk kez 20 Temmuz 2016 NXT programında Austin Aries'e yenilirken göründü.Ele fez sua estréia na televisão em 20 de julho de 2016, no episódio do NXT, em uma perda para Austin Aries.
Televizyonda birçok kişi onları övüyordu.Muitas participações na televisão se seguiram.
Filmin ilk gösterimi televizyonda yapıldı.Originalmente o filme foi produzido para a TV.
Bundan sonra bir yıl kadar televizyonda yoktu.Ficou fora do programa por mais de 1 ano.
Anne bak babam televizyonda".In A minha TV».
Televizyonda ilk defa Showtime dizisi Shameless'ta rol aldı.Ela fez sua estréia na TV em Shameless Showtime.
Bu teknik, hareket yanılsamasının televizyonda ve hareketli görüntülerde kullanılmasıyla aynı tekniktir.Esta técnica é idêntica ao modo como a ilusão de movimento é conseguida com a televisão e os filmes.
1 Nisan - ABD'de sigara reklamlarının televizyonda yayınlanması yasaklandı.A propaganda de cigarro é proibida na televisão da Inglaterra (1 de agosto).
Bu Adèle'in televizyonda ilk çalışmasıdır.Este foi o primeiro trabalho de Bridget na televisão.
Bölüm, o gün kablolu televizyonda en çok izlenen program olmuştur.A transmissão na época foi o programa televisivo mais assistido da história.
Televizyondaki beyzbol maçını izlemek ister misiniz?Você quer assistir ao jogo de beisebol na TV?
Televizyondaki beyzbol maçını izlemek ister misin?Você quer assistir ao jogo de beisebol na TV?
Televizyonda evlenmek kolay peki ya sonrası?Hierna trouwden zij live op televisie.
1955 - Elvis Presley, ilk kez televizyonda göründü.1955 - Elvis Presley verschijnt voor het eerst op de (Amerikaanse) televisie.
1971 - Amerika Birleşik Devletleri'nde televizyonda sigara reklamları yasaklandı.1971 – In de Verenigde Staten wordt reclame voor sigaretten op de televisie verboden.
Funes siyasete atılmadan önce, televizyonda popüler bir röportaj programı sunan bir haberciydi.Vooraleer hij politicus werd, was Funes een journalist met een eigen interviewshow op tv.
3 Mayıs 1952 tarihinde ilk defa Kentucky Derby canlı yayınla televizyonda naklen yayınlandı.Op 3 mei 1952 werd de Derby voor het eerst uitgezonden op de nationale televisie.
1 Ocak - Amerika Birleşik Devletleri'nde televizyonda sigara reklamları yasaklandı.1 - In de Verenigde Staten wordt reclame voor sigaretten op de televisie verboden.
Televizyonda birini gördüğünde ben de böyle olmalıyım, ben de buna sahip olmalıyım diye düşünüyor.Toen ik die op tv zag, dacht ik: dat is hem.
Televizyonda ilk kez 2003'te görülmüştür.Het kwam in 2003 voor het eerst op televisie.
Ulusal olarak ilk kez 1974'te televizyonda yayınlandı.In 1974 werd de uitreiking van de prijzen voor het eerst op nationale televisie uitgezonden.
Ancak televizyonda ise topun çizgiyi geçtiği görülmüştür.Volgens herhalingen op de televisie bleek echter dat de bal over de lijn was.
1940 - İlk kez bir basketbol maçı ABD'de televizyondan naklen yayınlandı.1953 - Voor de eerste keer wordt een voetbalwedstrijd uitgezonden op de Nederlandse televisie.
Chance dış dünya ile ilgili her şeyi bu televizyondan öğrenmiştir.Alleen door de televisie wisten ze iets van de buitenwereld af.
Bir aktör olarak kariyerine tiyatro ve televizyonda küçük roller ile sıfırdan yavaş yavaş başladı.Zijn carrière als acteur kwam langzaam van de grond met kleine rollen in het theater en op televisie.
Halen bir özel televizyonda program yapmaktadır.Hiervan wordt ook een tv-special gemaakt.
Clive Cockburn kariyerine televizyonda devam etti.Het is de tijd van Rudy Carell op de televisie.
Bu yıl televizyonda ilk kez "Bedava Dünya Gezisi" adlı yabancı dizi Türkçe seslendirildi.In 1972 werd er voor het eerst een buitenlands product, "Free world trip", in het Turks uitgezonden.
1960'lardan sonra, Biagini radyo ve televizyonda daha çok çalıştı ve birçok magazin yayınına pozlar verdi.Sinds de jaren 60 kwam ze regelmatig op tv en radio en trad ze op in de revue.
Ribisi kariyerine televizyonda çalışarak başladı.Redfords acteercarrière begon op televisie.
Ocak 1996'da bir özel televizyonda "Ben sağın da sağında yetiştim.In 2006 was Mondial te gast bij de VARA in het tv-programma ‘Mooi!
ABD dışında şov hala televizyonda yayınlanmakta.In Nederland wordt de show op dit moment niet uitgezonden op televisie.
Televizyonda duydukları da cabasıdır.Een vraaggesprek op televisie zou ook welkom zijn.
28 Aralık'ta İsmet İnönü'nün cenaze töreni televizyondan naklen verildi.Op 28 juni maakten zij hun verloving bekend tijdens een televisie-uitzending.
Televizyonda müzik programları yapmıştır.Ook presenteert hij een muziekprogramma op televisie.
Eleniak, televizyonda çeşitli rollerde yer aldı.Drupsteen speelde rollen in diverse televisieseries.
Bundan sonra da televizyonda çocuk oyuncu olarak çalışmaya devam etti.Następnie kontynuował pracę w telewizji jako aktor dziecięcy.
1971 - Amerika Birleşik Devletleri'nde televizyonda sigara reklamları yasaklandı.1971 – W USA wprowadzono zakaz reklamowania papierosów w telewizji.