televizyonda ile cümle

televizyonda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Tartışma, televizyondan canlı olarak yayınlandı.La noticia es transmitida en directo por la televisión.
Anne bak babam televizyonda".Están en televisión».
Ancak klip sadece internette yayınlanmış, televizyonda yayınlanmamıştır.El video clip no fue transmitido por televisión.
Bu sezon iki dizinin de aynı anda televizyonda yayınlandığı son sezondur.Fueron sus dos últimas apariciones en televisión durante esa década.
Sonrasında WWE televizyonda bir süre görünmedi.Después de esto, Paul Wight no apareció en televisión durante varios meses.
Ocak 1996'da bir özel televizyonda "Ben sağın da sağında yetiştim.Poco después, en 1946, tuvo una actuación regular en el show de BBC Radio "In Town Tonight".
2007 yılında Show TV'de yayımlanan Maçolar dizisindeki yan rolüyle televizyonda ilk kez yer aldı.En 1990 apareció por primera vez en televisión con un papel en la serie La huella del crimen.
Bazı toplantılar ise televizyondan canlı olarak yayınlanabilmektedir.Algunos partidos son retransmitidos a nivel mundial por televisión.
İsviçre'de gerçekleştirilen 1954 Dünya Kupası, televizyonda ilk gösterilen Dünya Kupası oldu.La Serie Mundial 1955 fue la primera en emitirse en televisión en color.
Televizyonda reklam var.In TV c'è la pubblicità.
Roza, hızlı bir şekilde bu yeni araca uyum sağladı ve televizyondaki pek çok şova çıktı.Roza si adattò molto velocemente a questo nuovo medium e apparse in vari spettacoli televisivi.
Kim Bunlar’ın o dandik paketini televizyonda gördüğümüzde yastıkların altına saklanıyorduk."Ecco cosa nascondeva sotto il cuscino quando la visitavo.
1 Ocak - Amerika Birleşik Devletleri'nde televizyonda sigara reklamları yasaklandı.1º gennaio La pubblicità delle sigarette viene bandita dalle televisioni statunitensi.
Televizyonda evlenmek kolay peki ya sonrası?L'esordio in televisione è di poco successivo.
Bölüm, o gün kablolu televizyonda en çok izlenen program olmuştur.All'epoca, la trasmissione risultò il programma televisivo più osservato della storia.
1958 yılında televizyonda ilk kez göründü.Nel 1958, il film fu trasmesso per la prima volta in televisione negli Stati Uniti.
Televizyondaki ilk rolü 1990 yılında London Burning'de oynadığı bir bölümdür.La sua prima apparizione in televisione è avvenuta nel 1990, nella serie televisiva London's Burning.
Televizyonda duydukları da cabasıdır.Per ricevere la televisione è necessario il televisore.
Oyuncu televizyonda da başarılı işlere imza atmaktadır.L'attrice inizia così a lavorare in TV ottenendo successo.
Film 2013' e kadar Türkiye'de ne sinemalarda ne de televizyonda gösterilmişti.Nessun passaggio cinematografico o televisivo è avvenuto in Italia.
Funes siyasete atılmadan önce, televizyonda popüler bir röportaj programı sunan bir haberciydi.Prima di entrare in politica era un famoso comico della televisione guatemalteca.
1960'ların sonunda sinemaya başladı, daha sonra televizyonda ve tiyatroda çalıştı.Debuttò alla fine degli anni settanta, lavorando poi sia nel cinema che per la televisione.
Bu Hill'in televizyondaki ilk işiydi.Si tratta della prima serie televisiva di Allen.
Konya'da yapılmakta olan Mevlevi törenleri ilk kez televizyondan naklen yayınlandı.La cerimonia di apertura per la prima volta è stata trasmessa in diretta televisiva.
Anne bak babam televizyonda".Recita inoltre nel Film-Tv Padre papà.
Televizyonda müzik programları yapmıştır.Ha anche condotto un programma televisivo musicale.
O televizyondan anlar.Она разобрала телевизор.
Televizyonda hiçbir şey yok.По телеку ничего нет.
Bu filmi televizyonda üçüncü kez yayınlıyorlar.Этот фильм уже третий раз по телеку крутят.
Televizyonda ilginç birşeyler var mı?Может, есть какая-нибудь интересная передача?
Televizyonda ne izliyorsun?Что ты смотришь по телевизору?
Bu televizyonda çok kötü ve kalitesiz bir program görülünce söylenen komik bir beddua.Это смешное проклятие, которое произносят, когда видят по телевизору очень плохую и некачественную передачу.
Televizyondaki ilk interaktif müzikal komedi olmak istiyoruz." yorumunda bulundu.Мы хотим быть первой интерактивной музыкальной комедией на телевидении».
1955 - Elvis Presley, ilk kez televizyonda göründü.1955 — Элвис Пресли впервые появился на телевидении.
Backlash'de Hardy Lesnar ile televizyonda gösterilen ilk maçını yaptı.На Backlash Харди встретился с Леснаром в его первом телевизионном поединке.
Televizyonda müzik programları yapmıştır.Вела музыкальные передачи на телевидении.
Ama televizyonda resmî olarak Kasım 2014'te ilk kez görünmüştür.Впервые был показан по телевидению в ноябре 1983 года.
"Televizyonda eşcinsel var mı?Ну должно же быть что-нибудь весёлое в нашем телевидении?
Televizyonda evlenmek kolay peki ya sonrası?Пара поженилась и на телешоу, и в действительности.
1970'lerin başında dünya şampiyonası televizyonda kısmen yer almıştı.Начиная с 1970 года, мировой чемпионат стал транслироваться по телевидению.
Derek Jacobi Usta'nın televizyonda görünen beşinci, John Simm altıncı versiyonunu oynamıştır.Дерек Джейкоби играет пятую версию Мастера, с которым Доктор столкнулся на экране, а Джон Симм — шестую.
Roza, hızlı bir şekilde bu yeni araca uyum sağladı ve televizyondaki pek çok şova çıktı.Роза быстро приспособилась к новой форме выступлений и приняла участия в нескольких телевизионных шоу.
Highmore 7 yaşında televizyonda küçük roller ile işe başladı.Хаймор начал свою актёрскую карьеру с небольших ролей на телевидении в возрасте 7 лет.
Ribisi kariyerine televizyonda çalışarak başladı.Керри согласилась работать для телевидения.
Bu konserde izleyici sayısı 300.000 ile yarım milyon arasında idi ve konser televizyondan canlı yayınlandı.В общей сложности их посетило около 10000 зрителей, заключительный концерт транслировался по телевидению.
İlerleyen zamanlarda odasındaki televizyondan karısının öldürüldüğü haberini duyar.Однажды женщина увидела по телевидению сообщение о пропаже своей семьи.
Tiyatro'da yaptığı işlerin başarısından sonra, televizyonda ve sinemada da çalışmalar yapmaya başladı.С успехом играя в театре, Кейт начала пробовать свои силы на телевидении и в кино.
Durfee belirli aralıklarla televizyonda görünmüş, Noah's Ark (1956) gibi tv programlarına katılmıştır.После завершения карьеры, принимала участие в телевизионных шоу таких, как Ноев ковчег (1956).
1980'den itibaren radyo ve televizyonda programlar hazırlayıp sunmuştur.С конца 1980-х работал на телевидении и радио.
Schwarzenegger, oyunculuk kariyerine öncelikle sinema ve televizyonda küçük rollerde görev alarak başladı.Спенсер начала карьеру с малых ролей в кино и на телевидении.
Televizyonda sağlıkla ilgili programlar sunulur.Ведущий медицинских программ на телевидении.
1960'ların sonunda sinemaya başladı, daha sonra televizyonda ve tiyatroda çalıştı.В начале 1950-х окончательно ушёл из кино, стал работать на радио, а иногда — на телевидении.
Tartışma, televizyondan canlı olarak yayınlandı.Фестиваль транслировался в прямом эфире по телевидению.
Canet kariyerine tiyatro ve televizyonda başlayıp daha sonra sinemaya geçti.Хэмпшир начала карьеру в театре, а позже перешла в кино и на телевидение.
Smith bazen televizyonda yer almıştır.Джон неоднократно появлялся на телевидении.
Televizyonda ilk kez 2003'te görülmüştür.وقد ظهرت أول مرة في التلفزيون عام 2003.
Aslında 18 Ekim'de Club HSM'nin bir parçası olarak televizyonda yayınlandı; fakat aşırı beğeni kazanamadı.وكان تلفزيونيا أصلا يوم 18 أكتوبر كجزء من نادي هاي سكول ميوزيكال، ولكن لم تحظ بشعبية كبيرة جدا.
Roza, hızlı bir şekilde bu yeni araca uyum sağladı ve televizyondaki pek çok şova çıktı.تكيفت روزا بسرعة لهذا الجهاز الجديد وظهرت في عدة برامج.
Proje, sonunda kaldırılmış ve hiç televizyonda yayınlanmamıştır.وبالطبع، ما يحدث وراء الستار لن تتم إذاعته على التلفزيون أبدًا.
Tören televizyonda da gösterildi.كما عرض على شاشة التلفاز.

İlgili Sayfalar