televizyonda ile cümle

televizyonda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Anne bak babam televizyonda".Zeitgeschichte im Fernsehen“.
Aynı yıl içinde Birleşik Krallık'ta BBC'nin "Televizyonda Yapım-Yönetim" kursuna katıldı.Im selben Jahr nahm er am Kurs für Produktion und Leitung im Fernsehen der BBC teil.
0.29.10 - Televizyonda; general vurulur.12:12 n. V., 3:1 im Platztritt-Schießen.
ABD çapında karşılaşma NBC tarafından televizyonda yayınlanmıştır.Das Spiel wurde in den Vereinigten Staaten von NBC im TV ausgestrahlt.
1973 yılında, Türkiye- İtalya millî maçı ilk kez Eurovision aracılığı ile televizyondan naklen verildi.1971 wurde der Wettbewerb erstmals im Regionalfernsehen Yorkshire Television übertragen.
Mimi Rogers 1980'lerin başlarında televizyonda ve filmlerde rol alarak kariyerine başlamıştır.Robert J. Walsh begann seine Laufbahn als Komponist für Film- und Fernsehmusik in den 1980er Jahren.
Proje, sonunda kaldırılmış ve hiç televizyonda yayınlanmamıştır.Mittlerweile wurde die Show eingestellt und ist nicht mehr im Fernsehen zu sehen.
Televizyonda hiçbir şey yok.Il n'y a rien à la téloche.
Televizyondaki magazin programlarına da (TW1-ORF-Austria, Austria9-TV) değişik melodiler bestelemektedir.Il compose aussi des mélodies pour des magazines télé (TW1-ORF-Austria, Austria9-TV.
Televizyonda müzik programları yapmıştır.Il présenta des émissions musicales à la télévision.
Anne bak babam televizyonda"."Vu à la télé".
Ancak klip sadece internette yayınlanmış, televizyonda yayınlanmamıştır.Le clip est interdit à la télévision, mais disponible sur Internet.
Televizyondaki işinden de yeni kovulmuştur.Elle est aussitôt renvoyée de la télévision.
1940 - İlk kez bir basketbol maçı ABD'de televizyondan naklen yayınlandı.1939 en sport : première retransmission d'un match de baseball par la télévision américaine.
Bir sonraki gün, çocukların televizyonda idollerini izledikleri bir tanıtım klibi yayınlandı.Le lendemain, un vidéoclip a été mis en ligne, présentant des enfants regardant leurs idoles à la télévision.
Tallman televizyonda, Generations adlı pembe dizide çalıştı.À la télévision, Tallman a travaillé dans le feuilleton, Générations.
Televizyonda ilk kez 20 Temmuz 2016 NXT programında Austin Aries'e yenilirken göründü.Il a fait ses débuts à la télévision lors de l'épisode du 20 juillet 2016 de NXT, perdant contre Austin Aries.
Stüdyo ilk kez bu sayede televizyonda görülmüştür.C'est la première fois que le traitement de telles affaires est ainsi montré à la télévision.
Halen bir özel televizyonda program yapmaktadır.Elle est diffusée dans une émission spéciale à la télévision,.
Televizyonda birçok kişi onları övüyordu.D'aucuns ont été adaptés à la télévision.
Backlash'de Hardy Lesnar ile televizyonda gösterilen ilk maçını yaptı.C'est avec Colette Devlin qu'il fait ses premières armes à la télévision.
Çarpma, canlı olarak basında ve televizyonda sunulan ve tartışılan önemli bir haber olayı idi.Il y avait quelque chose de grave qui passait à la fois sur l'écran et dans la salle.
Blanche odasına kapanıp televizyonda eski filmlerini seyretmekten hoşlanmaktadır.Obèse, il aime boire des bières devant sa télé.
İlk olarak televizyonda çocuk oyuncu olarak görev almıştır.À la télévision, il fut le premier à créer une émission pour les jeunes.
Smith bazen televizyonda yer almıştır.Amy a toujours rêvé d'apparaître à la télévision.
Tartışma, televizyondan canlı olarak yayınlandı.L'événement a été montré en direct à la télévision.
Pe'er günümüzde radyo–televizyondan emeklidir.L'ensemble porte aujourd'hui le nom de Radio-televizija Raška.
"Televizyonda eşcinsel var mı?Quand on possède un téléviseur ?
Televizyonda ise That 70s Show'un bir bölümünde göründü.Cette page recense la liste des épisodes de la série télévisée That '70s Show.
CBS tarafından yayınlanan 2014 töreni, televizyonda gösterilen ilk törendi.Sa première saison en 2014 a commencé à être l'une des émissions les plus populaires sur CW.
Dün gece televizyonda ne izledin?¿Qué viste en la televisión anoche?
Dün gece televizyonda bir basketbol oyunu izledi.Anoche él vio un partido de baloncesto por la tele.
Televizyondaki futbol maçını izledin mi?¿Viste el partido de fútbol por la tele?
Tom televizyonda Mary'yi gördü.Tom vio a Mary en la televisión.
Tom Mary'ye televizyonda gördüğünü anlattı.Tom le dijo a Mary lo que había visto en televisión.
Akşam yemeğinden sonra televizyonda haber izledim.Vi las noticias en la televisión después de cenar.
O, televizyonda beyzbol oyunları izlemeyi seviyor.A él le gusta ver partidos de béisbol en la televisión.
Dün gece televizyonda beyzbol oyunu izledik.Anoche vimos un partido de béisbol por la televisión.
Televizyonda iyi bir şey yok.No echan nada bueno por la televisión.
Televizyonda bir beyzbol oyunu izledik.Vimos un partido de béisbol en televisión.
Televizyonda spor izlemeyi sever misin?¿Te gusta ver deportes por la televisión?
O televizyonda herhangi bir sorun var mı?¿Hay algún problema con esa televisión?
Irkçılık televizyonda bile var.El racismo existe incluso en la televisión.
Televizyonda hep aynı aptallıkları ve yalanları görmekten sıkıldım.Estoy aburrido de ver siempre las mismas estupideces y mentiras en la televisión.
Ellis, her zaman televizyonda aktör olmak istiyordu.Ellis siempre quiso ser actor debido a la televisión.
Televizyonda bu kadar karanlık noktalara ayak basan başka bir programın var olduğunu hayal etmek zor.Es difícil imaginar que cualquier otro programa en televisión sería tan oscuro.
Televizyondaki magazin programlarına da (TW1-ORF-Austria, Austria9-TV) değişik melodiler bestelemektedir.También compone melodías para programas de televisión (TW1-ORF-Austria, Austria9-TV).
Investigation Discovery, Ocak 2008'de ABD'deki kablolu televizyonda geçerli oldu.Investigation Discovery se lanzó en Estados Unidos en enero de 2008.
1. Akademi Ödülleri, radyo veya televizyonda yayınlanmayan tek Akademi Ödülleri töreniydi.Esta fue la única ceremonia de los Premios Óscar que no se transmitió en la radio o la televisión.
Roza, hızlı bir şekilde bu yeni araca uyum sağladı ve televizyondaki pek çok şova çıktı.Roza se adaptó rápidamente al nuevo medio y apareció en una serie de espectáculos.
2006 yılında film ve televizyonda oyunculuğa başladı.En 2006 empezó a escribir para cine y televisión.
1 Nisan - ABD'de sigara reklamlarının televizyonda yayınlanması yasaklandı.1 de agosto: en el Reino Unido se prohíbe la publicidad de cigarrillos en televisión.
Televizyondaki işinden de yeni kovulmuştur.Ha sido recientemente despedido de la televisión en la que trabajaba.
Ancak televizyonda ise topun çizgiyi geçtiği görülmüştür.Si hay fútbol en la televisión, lo veo.
Mirkin'in televizyondaki ilk yazı çalışması Amerikan versiyonu olan Three's Company oldu.Su primer trabajo como escritor de televisión lo tuvo en la versión americana de Three's Company.
1952'de ABD'ye giderek karatesini ulusal televizyonda tanıttı.En 1952, viajó por un año a Estados Unidos, demostrando su estilo de karate en vivo en la televisión nacional.
Doktor, televizyonda Keşişlerin insanlara rehberlik ettiğini söylerken ve Keşişleri överken görünmektedir.El Doctor aparece en la televisión alabando la orientación de los Monjes sobre la humanidad.
28 Aralık'ta İsmet İnönü'nün cenaze töreni televizyondan naklen verildi.El 3 de octubre trataron de tomar al asalto la sede de la televisión.
Highmore 7 yaşında televizyonda küçük roller ile işe başladı.Freddie Highmore comenzó a actuar en pequeños papeles a la edad de siete años.
Ancak yeni bölümlerin televizyonda değil internette yayınlanacağı açıklandı.Sólo me aceptaron aquí, pero no en la televisión comercial.

İlgili Sayfalar