Tabi ben hayatımı televizyondan kazandığım için, bana göre o iyi bir şey.Tak się składa, że aktualnie żyję z pracy w telewizji, więc dla mnie jest to dobra wiadomość.
Tabi ben hayatımı televizyondan kazandığım için, bana göre o iyi bir şey.Tôi vô tình lại kiếm sống qua tivi, thế nên điều đó đối với tôi là rất tốt.
Tabi ben hayatımı televizyondan kazandığım için, bana göre o iyi bir şey.이제 TV안에서 제 최근 삶을 만든다면 제게는, 정말 좋은 일입니다.
Tabi ben hayatımı televizyondan kazandığım için, bana göre o iyi bir şey.Zufällig verdiene ich mein Geld mit Fernsehen, für mich ist das also gut so.
Tabi ben hayatımı televizyondan kazandığım için, bana göre o iyi bir şey.Τώρα συμβαίνει να βγάζω το ψωμί μου στην τηλεόραση, έτσι για εμένα, αυτό είναι καλό.
Tabi ben hayatımı televizyondan kazandığım için, bana göre o iyi bir şey.Сега, аз самата си изкарвам прехраната от телевизията, така че за мен това е добре.
Tabi ben hayatımı televizyondan kazandığım için, bana göre o iyi bir şey.Так уж сложилось, что в настоящий момент я работаю на телевидении, так что для меня это хорошая новость.
Tabi ben hayatımı televizyondan kazandığım için, bana göre o iyi bir şey.Я заробляю на життя через телебачення, тому для мене це просто чудово.
Tabi ben hayatımı televizyondan kazandığım için, bana göre o iyi bir şey.עכשיו אני למעשה עובדת כיום בטלוויזיה, אז עבורי, זהו דבר טוב.
Tabi ben hayatımı televizyondan kazandığım için, bana göre o iyi bir şey.اليوم .. أنا أكسب قوت يومي من التلفاز فبالنسبة لي ، هذا شيئ جيد .
Tabi ben hayatımı televizyondan kazandığım için, bana göre o iyi bir şey.とても良いことなのです しかしテレビを良く思わない人もたくさんいて
Tanrım, Seol'um ne kadar da büyümüş! Seni televizyonda gördüm.يا لهي سول كبرت , لقد رأيتك في التلفاز
Televizyonda beni gören biri beni aradı ve bana bir filmdeApareci em todos os programas de televisão.
Televizyonda beni gören biri beni aradı ve bana bir filmde티비를 통해 저를 본 사람들로부터 전화가 걸려오기도 했습니다.
Televizyonda beni gören biri beni aradı ve bana bir filmdeמישהו ראה אותי בטלוויזיה, התקשרו אלי, ושאלו אותי
Televizyonda beni gören biri beni aradı ve bana bir filmdeشخص ما شاهدني على التلفاز، وأتصل بي، وسألوني
Televizyonda beni gören biri beni aradı ve bana bir filmdeサンフランシスコからイングランドまで
Televizyonda gördüğün her şeyin bir bilgisayar oyunu var artık.Alles op tv kun je ook op je computer zien.
Televizyonda gördüğün her şeyin bir bilgisayar oyunu var artık.Bármiyen TV-műsort, ami élőben megy, lejátszhatsz a számítógépeden.
Televizyonda gördüğün her şeyin bir bilgisayar oyunu var artık.Cualquier programa de televisión, obviamente, en vivo... ...puedes verlo en tu computadora.
Televizyonda gördüğün her şeyin bir bilgisayar oyunu var artık.- Doug! Tous les programmes de télé, tous les programmes en direct, tu pourras les passer sur ton ordinateur.
Televizyonda gördüğün her şeyin bir bilgisayar oyunu var artık.- Olá! Qualquer programa de TV, ao vivo pode ser reproduzido no teu computador.
Televizyonda gördüğün her şeyin bir bilgisayar oyunu var artık.Orice program de la TV, evident în direct, îl poţi vedea la computer.
Televizyonda gördüğün her şeyin bir bilgisayar oyunu var artık.أي برنامج في التلفزيون، يمكنه أن تعيده على حاسويك
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum.""Codziennie widzę napisy w telewizorze." Wyobrażacie to sobie?
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."Ik zie constant ondertiteling op tv."
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."Im Fernsehen sehe ich auch ständig Untertitel."
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."Je vois des sous-titres tout le temps à la télévision."
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."Tôi nhìn thấy phụ đề trên TV suốt."
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum.""TV에서도 항상 자막이 나오는구만." 하고 생각하죠.
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."Văd subtitrări tot timpul la televizor."
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."Vedo sempre i sottotitoli in televisione."
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."Veo subtítulos todo el tiempo en televisión".
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."Βλέπω υπότιτλους συνέχεια στην τηλεόραση."
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."Аз гледам субтитри цял ден по телевизията."
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."Я по телевизору постоянно вижу субтитры."
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."אני רואה כתוביות כל הזמן בטלוויזיה."
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."أرى ترجمات طوال الوقت على شاشة التلفزيون ".
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."ブースの中でそれをタイプする人のことを考えていないのです
Televizyondaki diziler, hepsi aynı hikayenin farklı bir şekilde dizilmesinden ibaret.Toda la televisión... son toda la misma historia puesta junta en pequeños patrones diferentes
Televizyondaki diziler, hepsi aynı hikayenin farklı bir şekilde dizilmesinden ibaret.Всички теленовели имат една и съща история, представена по малко по-различен начин.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Au făcut-o un pic mai repede și un pic mai bine, la televizor, și-apoi, "Îmi pare rău Ken.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.De kunne gøre det lidt hurtigere og lidt bedre på landsdækkende TV, og "Jeg er ked af det, Ken.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Ein wenig schneller und besser im Fernsehen, dann:
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Ils ont réussi à être meilleurs et plus rapides à la télé et " Désolé, Ken.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Lo podían hacer un poco más rápido y un poco mejor en la TV nacional, y "lo siento, Ken.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Puderam-no fazer um bocado mais rápido e um bocado melhor na televisão nacional. e: "Temos pena, Ken.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.전국 TV 방송에 출연해서 좀 더 빠르게, 좀 더 잘 할 수 있겠죠.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Ze konden het een beetje sneller en een beetje beter op de nationale televisie, en het was van: "Sorry, Ken.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Zrobią to trochę szybciej i lepiej w państwowej telewizji, "Sorry, Ken.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Zvládli to o něco rychleji a lépe, ukázali to v celostátní televizi a řekli:
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Μπόρεσαν να το κάνουν λίγο γρηγορότερα και λίγο καλύτερα στην εθνική τηλεόραση και, "Λυπάμαι Κεν.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Могат да го направят малко по-бързо и малко по-добре по националната телевизия и "Съжалявам, Кен.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Они могли это делать чуть быстрее и чуть лучше на национальном телевидении, и "Прости, Кен.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.הם יוכלו לעשות את זה קצת יותר מהר וקצת יותר טוב בטלוויזיה הלאומית,
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.بإمكانهم فعل ذلك بشكل أسرع وأفضل على شاشة التلفزيون الوطني،
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.「悪いな ケン 君はもういいよ」と なってしまいます
Televizyondan mı tanıyorsun beni?Ken je me van TV?
Televizyondan mı tanıyorsun beni?Kennst du mich aus dem Fernsehen?
Televizyondan mı tanıyorsun beni?Mi conosci dalla TV?