O zamanlar televizyonda olan programlardanבזמן זה בטלוויזיה
O zamanlar televizyonda olan programlardanالآن هذه المرة على شاشة التلفزيون
O zamanlar televizyonda olan programlardan『ボナンザ』、『don't forget』、『ガンスモーク』
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.파이파이힐 레조트에서 저는 텔레비전으로부터 다소 떨어진 코너에서 쓰나미에 관해 언급하는 보도를 들을 수 있었습니다.
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.Ở Resort Phi Phi Hill, tôi nép vào góc tường cách xa tivi nhất nhưng lại rất căng thẳng nghe thông tin.
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.W kurorcie Phi Phi Hill stałem w kącie, najdalej od telewizora, jednak wciąż słuchałem informacji.
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.בגבעת הנופש פאי-פאי הייתי תקוע בפינה הרחוקה ביותר מן הטלוויזיה, אבל התאמצתי להקשיב לאינפורמציה
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.في منتجع فاي فاي هيل كنت منطوياً في أبعد زاوية و بعيداً عن التلفزيون ولكني كنت استمع بتوتر للحصول على معلومات
Phi Phi Hill Resort'da televizyondan uzak bir yere oturdum fakat televizyonu dinlemek için çabalıyordum.私はテレビから遠くの部屋の隅に押し込まれたが テレビからの情報に耳をそばだてていた その情報によると スマトラでM8.5の地震が起き
Polis komiseri gelip de televizyonda suçla ilgili konuştuğunda,, yolsuzluktan bahsetmiyor.Când reprezentantul poliției vorbește la TV despre criminalitate, nu vorbește despre corupție.
Polis komiseri gelip de televizyonda suçla ilgili konuştuğunda,, yolsuzluktan bahsetmiyor.Cuando el comisionado de la policía sale en TV para hablar de la delincuencia, no habla de corrupción.
Polis komiseri gelip de televizyonda suçla ilgili konuştuğunda,, yolsuzluktan bahsetmiyor.Když policejní vyšetřovatel mluví v televizi o zločinu, nemluví o korupci.
Polis komiseri gelip de televizyonda suçla ilgili konuştuğunda,, yolsuzluktan bahsetmiyor.Keď Policajný komisár hovorí v televízii o kriminalite, korupciu nespomína.
Polis komiseri gelip de televizyonda suçla ilgili konuştuğunda,, yolsuzluktan bahsetmiyor.Khi Ủy viên Cảnh sát xuất hiện trên TV để nói về tội phạm, ông không nói về tham nhũng.
Polis komiseri gelip de televizyonda suçla ilgili konuştuğunda,, yolsuzluktan bahsetmiyor.Kiedy policjant mówi w telewizji o przestępstwach, nie wspomina o korupcji.
Polis komiseri gelip de televizyonda suçla ilgili konuştuğunda,, yolsuzluktan bahsetmiyor.Ko se na televiziji pojavi policijski komisar, da bi govoril o kriminalu, ne govori o korupciji.
Polis komiseri gelip de televizyonda suçla ilgili konuştuğunda,, yolsuzluktan bahsetmiyor.När en polischef uttalar sig om brott på TV går han inte in på korruption.
Polis komiseri gelip de televizyonda suçla ilgili konuştuğunda,, yolsuzluktan bahsetmiyor.Quando il commissario di polizia va in televisione a parlare di crimine, non parla di corruzione.
Polis komiseri gelip de televizyonda suçla ilgili konuştuğunda,, yolsuzluktan bahsetmiyor.Quando o Comissário da Polícia vem à televisão falar sobre criminalidade, não se está a referir à corrupção.
Polis komiseri gelip de televizyonda suçla ilgili konuştuğunda,, yolsuzluktan bahsetmiyor.경찰청장이 TV에 나와서 범죄에 대해 이야기할때 부패에 대해 이야기하진 않습니다.
Polis komiseri gelip de televizyonda suçla ilgili konuştuğunda,, yolsuzluktan bahsetmiyor.Wanneer de politiecommissaris het op tv heeft over misdaad, heeft hij het niet over corruptie.
Polis komiseri gelip de televizyonda suçla ilgili konuştuğunda,, yolsuzluktan bahsetmiyor.Wenn der Polizeipräsident im Fernsehen über Verbrechen spricht, spricht er nicht über Korruption.
Polis komiseri gelip de televizyonda suçla ilgili konuştuğunda,, yolsuzluktan bahsetmiyor.Когато полицейският комисар говори по телевизията относно престъпността, той не говори за корупцията.
Polis komiseri gelip de televizyonda suçla ilgili konuştuğunda,, yolsuzluktan bahsetmiyor.Когда на телевидении комиссар полиции говорит о преступлениях, он не говорит о коррупции.
Polis komiseri gelip de televizyonda suçla ilgili konuştuğunda,, yolsuzluktan bahsetmiyor.Коли комісар поліції приходить на ТБ, щоб говорити про злочини, Він не говорить про корупцію.
Polis komiseri gelip de televizyonda suçla ilgili konuştuğunda,, yolsuzluktan bahsetmiyor.כשמפקח המשטרה מופיע בטלוויזיה ומדבר על הפשיעה, הוא לא מדבר על השחיתות.
Polis komiseri gelip de televizyonda suçla ilgili konuştuğunda,, yolsuzluktan bahsetmiyor.عندما يأتي "مفوض من الشرطة" على شاشة التلفزيون للحديث عن الجريمة، و هو لا يتحدث عن الفساد.
Polis komiseri gelip de televizyonda suçla ilgili konuştuğunda,, yolsuzluktan bahsetmiyor.汚職は話題にしません ましてや 国防大臣でも 犯罪には言及しても
Saatler içinde, bu askeri komutanlar televizyonda göründü.Dalam hitungan jam pimpinan militer ini muncul di TV
Saatler içinde, bu askeri komutanlar televizyonda göründü.Dopo poche ore questi capi militari apparirono in televisione.
Saatler içinde, bu askeri komutanlar televizyonda göründü.Em horas apareceram os militares na televisão.
Saatler içinde, bu askeri komutanlar televizyonda göründü.En unas horas, estos jefes militares aparecieron en televisión.
Saatler içinde, bu askeri komutanlar televizyonda göründü.Inom några timmar, visades de här militära cheferna på TV.
Saatler içinde, bu askeri komutanlar televizyonda göründü.Nach wenigen Stunden erschienen diese Militärchefs im Fernsehen.
Saatler içinde, bu askeri komutanlar televizyonda göründü.Pár óra múlva azok a katonai vezetők megszólaltak a tv-ben.
Saatler içinde, bu askeri komutanlar televizyonda göründü.Počas niekoľkých hodín sa v televízii objavili títo armádni velitelia.
Saatler içinde, bu askeri komutanlar televizyonda göründü.Po paru godzinach przywódcy wojskowi pojawili się w telewizji
Saatler içinde, bu askeri komutanlar televizyonda göründü.V nekaj urah so se na televiziji pojavili tile vojaški poveljniki.
Saatler içinde, bu askeri komutanlar televizyonda göründü.Μέσα σε λίγες ώρες, αυτοί οι αρχηγοί του στρατού... εμφανίσθηκαν στην τηλεόραση.
Saatler içinde, bu askeri komutanlar televizyonda göründü.Няколко часа след това по телевизията се появяват тези военни.
Saatler içinde, bu askeri komutanlar televizyonda göründü.Через несколько часов эти военные чины появились на телевидении
Saatler içinde, bu askeri komutanlar televizyonda göründü.בתוך שעה, קציני הצבא הופיעו בטלויזיה
Saatler içinde, bu askeri komutanlar televizyonda göründü.彼らもチャベスとその支持者による 殺害を非難しました
Seni televizyonda gördüm.Je t'ai vue à la télé.
Seni televizyonda gördüm.Láttalak a TV-ben.
Seni televizyonda gördüm.Σας είδα στη τηλεόραση.
SETI projesi kapsamındaki detaylı araştırmaya rağmen, televizyonda hiç uzaylı yarışması görmedik.또한, SETI 프로젝트에 의한 광범위한 탐색에도 불구하고 우리는 지금까지 어떠한 외계인의 텔레비젼 퀴즈쇼도 듣지 못했습니다
SETI projesi kapsamındaki detaylı araştırmaya rağmen, televizyonda hiç uzaylı yarışması görmedik.זאת ועוד, למרות החיפושים הנרחבים של מיזם "סטי", החיפוש אחר תבונה חוצנית, לא קלטנו שום חידון טלוויזיוני חוצני.
SETI projesi kapsamındaki detaylı araştırmaya rağmen, televizyonda hiç uzaylı yarışması görmedik.بالإضافة إلي ذلك وبالرغم من أبحاث مشروع SETI المكثفة فإننا لم نسمع أبدا ببرنامج تلفزيوني فضائي
SETI projesi kapsamındaki detaylı araştırmaya rağmen, televizyonda hiç uzaylı yarışması görmedik.いまだに 宇宙人が放送するクイズ番組をとらえることができていない 宇宙人の文明は存在していないであろう
Şu an televizyonda...A TV-ben épp most...
Şu an televizyonda...Juste là, à la télé...
Şu an televizyonda...Μόλις τώρα στην τηλεόραση..
Şu an televizyonda...على التلفاز الان للتو
Tabi ben hayatımı televizyondan kazandığım için, bana göre o iyi bir şey.Acontece que eu tenho trabalhado na televisão, por isso, é bom para mim.
Tabi ben hayatımı televizyondan kazandığım için, bana göre o iyi bir şey.Acum lucrez în televiziune, deci pentru mine, e de bine.
Tabi ben hayatımı televizyondan kazandığım için, bana göre o iyi bir şey.Ik verdien tegenwoordig toevallig mijn geld bij de televisie, dus in mijn geval is dat een goede zaak.
Tabi ben hayatımı televizyondan kazandığım için, bana göre o iyi bir şey.Il se trouve que je travaille en ce moment pour la télévision, alors pour moi, c'est une bonne chose.
Tabi ben hayatımı televizyondan kazandığım için, bana göre o iyi bir şey.Io, in particolare, mi guadagno da vivere lavorando in televisione, quindi per me è una cosa buona.
Tabi ben hayatımı televizyondan kazandığım için, bana göre o iyi bir şey.Kebetulan saya mencari nafkah dari televisi sekarang ini, jadi bagi saya, ini bagus.