televizyonda ile cümle
televizyonda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."Je vois des sous-titres tout le temps à la télévision."
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."Tôi nhìn thấy phụ đề trên TV suốt."
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum.""TV에서도 항상 자막이 나오는구만." 하고 생각하죠.
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."Văd subtitrări tot timpul la televizor."
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."Vedo sempre i sottotitoli in televisione."
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."Veo subtítulos todo el tiempo en televisión".
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."Βλέπω υπότιτλους συνέχεια στην τηλεόραση."
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."Аз гледам субтитри цял ден по телевизията."
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."Я по телевизору постоянно вижу субтитры."
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."אני רואה כתוביות כל הזמן בטלוויזיה."
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."أرى ترجمات طوال الوقت على شاشة التلفزيون ".
Televizyonda her zaman altyazı görüyorum."ブースの中でそれをタイプする人のことを考えていないのです
Televizyondaki diziler, hepsi aynı hikayenin farklı bir şekilde dizilmesinden ibaret.Toda la televisión... son toda la misma historia puesta junta en pequeños patrones diferentes
Televizyondaki diziler, hepsi aynı hikayenin farklı bir şekilde dizilmesinden ibaret.Всички теленовели имат една и съща история, представена по малко по-различен начин.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Au făcut-o un pic mai repede și un pic mai bine, la televizor, și-apoi, "Îmi pare rău Ken.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.De kunne gøre det lidt hurtigere og lidt bedre på landsdækkende TV, og "Jeg er ked af det, Ken.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Ein wenig schneller und besser im Fernsehen, dann:
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Ils ont réussi à être meilleurs et plus rapides à la télé et " Désolé, Ken.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Lo podían hacer un poco más rápido y un poco mejor en la TV nacional, y "lo siento, Ken.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Puderam-no fazer um bocado mais rápido e um bocado melhor na televisão nacional. e: "Temos pena, Ken.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.전국 TV 방송에 출연해서 좀 더 빠르게, 좀 더 잘 할 수 있겠죠.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Ze konden het een beetje sneller en een beetje beter op de nationale televisie, en het was van: "Sorry, Ken.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Zrobią to trochę szybciej i lepiej w państwowej telewizji, "Sorry, Ken.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Zvládli to o něco rychleji a lépe, ukázali to v celostátní televizi a řekli:
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Μπόρεσαν να το κάνουν λίγο γρηγορότερα και λίγο καλύτερα στην εθνική τηλεόραση και, "Λυπάμαι Κεν.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Могат да го направят малко по-бързо и малко по-добре по националната телевизия и "Съжалявам, Кен.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.Они могли это делать чуть быстрее и чуть лучше на национальном телевидении, и "Прости, Кен.
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.הם יוכלו לעשות את זה קצת יותר מהר וקצת יותר טוב בטלוויזיה הלאומית,
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.بإمكانهم فعل ذلك بشكل أسرع وأفضل على شاشة التلفزيون الوطني،
Televizyondaki halinden biraz daha hızlı ve iyi yapabilirler, ve "Kusura bakma Ken.「悪いな ケン 君はもういいよ」と なってしまいます
Televizyondan mı tanıyorsun beni?Ken je me van TV?
Televizyondan mı tanıyorsun beni?Kennst du mich aus dem Fernsehen?
Televizyondan mı tanıyorsun beni?Mi conosci dalla TV?
Televizyondan mı tanıyorsun beni?Tu m'as vu à la Télé ?
Televizyondan mı tanıyorsun beni?Με ξέρεις από την τηλεόραση;
Televizyondan mı tanıyorsun beni?Ты смотришь этот сериал? Нет.
Televizyondan mı tanıyorsun beni?いや、凄いカッコいいって思って!
Televizyonda şahit olduklarımız bağrış çığrış içinde bir laf yarışı,현재 벌어지는 논쟁들을 생각해 보면 대부분이
Televizyonda şahit olduklarımız bağrış çığrış içinde bir laf yarışı,Se pensarem nos debates que temos, na maior parte das vezes, são combates de gritos, na televisão por cabo,
Televizyonda şahit olduklarımız bağrış çığrış içinde bir laf yarışı,Se pensate ai dibattiti che ci sono adesso,
Televizyonda şahit olduklarımız bağrış çığrış içinde bir laf yarışı,Si piensan en las discusiones que tenemos,
Televizyonda şahit olduklarımız bağrış çığrış içinde bir laf yarışı,Voyez les débats que nous avons.
Televizyonda şahit olduklarımız bağrış çığrış içinde bir laf yarışı,Wenn Sie bedenken was für Auseinandersetzungen wir sonst haben: die meisten von Ihnen das sind
Televizyonda şahit olduklarımız bağrış çığrış içinde bir laf yarışı,אם אתם חושבים על הוויכוחים שיש לנו, רוב הזמן זה מסתכם בקרבות של צעקות
Televizyonda şahit olduklarımız bağrış çığrış içinde bir laf yarışı,إذا فكرت في الجدل الذي لدينا، في معظم الأوقات هو مباريات صراخ
Televizyonda şahit olduklarımız bağrış çığrış içinde bir laf yarışı,ケーブルテレビで 大声で叫んでいる シーンが思い浮かぶだけだろう
"Televizyonda Uruguay ile ilgili konuşuyorlar!!!"<i>"They're talking about Uruguay on TV!"</i> <i>"TV에 우루과이 이야기가 나오네요!"</i>
"Televizyonda Uruguay ile ilgili konuşuyorlar!!!""Pokazali Uruwaj w telewizji!"
"Televizyonda Uruguay ile ilgili konuşuyorlar!!!""Sie reden über Uruguay im TV!"
"Televizyonda Uruguay ile ilgili konuşuyorlar!!!""Stanno parlando dell'Uruguay in TV!"
"Televizyonda Uruguay ile ilgili konuşuyorlar!!!""Они говорят об Уругвае по телевизору!!!"
"Televizyonda Uruguay ile ilgili konuşuyorlar!!!"「まぁ、どうか悪く思わないでほしいんだが、 ウルグアイの事がニュース取り上げられるなんて、 今まで一度もなかったんだ!」
Televizyondaysa, dünyanın yalnızca küçük bir kısmı yer alıyordu ve bu gibi olaylara hiç yer verilmiyordu.Y es que la televisión sólo mostraba una pequeña parte del mundo y estas cosas no salieron nunca.
Ve bize aynı zamanda televizyondan reklamlara, pazarlamaya, vs. her şeyden gelen mesajları özümsüyoruz.Belénk sulykolja mindenki, a tévétől kezdve a reklámokon át a marketingig, stb.
Ve bize aynı zamanda televizyondan reklamlara, pazarlamaya, vs. her şeyden gelen mesajları özümsüyoruz.Inoltre, assorbiamo messaggi da tutto, dalla televisione, dalla pubblicità dal marketing, ecc.
Ve bize aynı zamanda televizyondan reklamlara, pazarlamaya, vs. her şeyden gelen mesajları özümsüyoruz.Ja imemme viestejä myös kaikkialta, televisiosta, mainoksista, ja markkinoinnista jne.
Ve bize aynı zamanda televizyondan reklamlara, pazarlamaya, vs. her şeyden gelen mesajları özümsüyoruz.우리는 다른 곳으로부터도 메시지를 흡수합니다. 텔레비전, 광고에서부터 마케팅에 이르기까지 모든 것으로부터요.
Ve bize aynı zamanda televizyondan reklamlara, pazarlamaya, vs. her şeyden gelen mesajları özümsüyoruz.Men ingen lyssnar riktig. Jag tror dock att det är sant. Vi tar också till oss budskap-
Ve bize aynı zamanda televizyondan reklamlara, pazarlamaya, vs. her şeyden gelen mesajları özümsüyoruz.Ook zuigen we boodschappen op van alles wat op tv is, van reclames tot markering, noem maar op.
Ve bize aynı zamanda televizyondan reklamlara, pazarlamaya, vs. her şeyden gelen mesajları özümsüyoruz.Pochytáváme i sdělení ze všeho -- od televize, přes reklamu až po marketing, a tak dále.