Neden devletler bunu televizyonda herkese ilan etmiyor?Όμως γιατί οι κυβερνήσεις δεν προβάλλουν αυτή την πληροφορία στην τηλεόραση;
Neden devletler bunu televizyonda herkese ilan etmiyor?Почему правительства не трубят об этом по телевидению?
Neden devletler bunu televizyonda herkese ilan etmiyor?Тогава защо правителствата не тръбят това по телевизията?
Neden devletler bunu televizyonda herkese ilan etmiyor?То чому ж уряди не оголошують про це через телебачення?
Neden devletler bunu televizyonda herkese ilan etmiyor?אם ככה, למה ממשלות לא מפגיזות את המסר הזה בטלוויזיה?
Neden devletler bunu televizyonda herkese ilan etmiyor?اذا لماذا لا تنشر الحكومات هذه المعلومة في كل مكان . .وعلى التلفاز
Neden devletler bunu televizyonda herkese ilan etmiyor?なぜなぜ第三世界各地でポスターになっていないのでしょう?
"Neden televizyondaki kadın karakterler her zaman şirin, masum, güzel, ve de destekleyici olmak zorundalar?"Mengapa ciri kepribadian perempuan di TV selalu harus cantik, manis, polos dan penurut?
"Neden televizyondaki kadın karakterler her zaman şirin, masum, güzel, ve de destekleyici olmak zorundalar?"Miksi TV:ssä esiintyvien naisten täytyy aina olla kauniita, suloisia ja viattomia ja avustavassa roolissa?
"Neden televizyondaki kadın karakterler her zaman şirin, masum, güzel, ve de destekleyici olmak zorundalar?"Perché i personaggi televisivi femminili devono sempre essere belli, dolci, innocenti e accondiscendenti?
"Neden televizyondaki kadın karakterler her zaman şirin, masum, güzel, ve de destekleyici olmak zorundalar?"Porque é que as mulheres na televisão "têm sempre de ser bonitas, doces, inocentes "e, sabem, apoiantes?
"Neden televizyondaki kadın karakterler her zaman şirin, masum, güzel, ve de destekleyici olmak zorundalar?"Prečo musia ženské osobnosti v televízii vždy byť krásne, milé, nevinné a, viete, súhlasné?
"Neden televizyondaki kadın karakterler her zaman şirin, masum, güzel, ve de destekleyici olmak zorundalar?"Proč ženské osobnosti v televizi pořád musí být nádherné, milé, nevinné a, však víte, podporující?
"Neden televizyondaki kadın karakterler her zaman şirin, masum, güzel, ve de destekleyici olmak zorundalar?"왜 TV 속 여성들은 항상 아름답고, 착하고, 순수하며, 또 협조적인 성격을 가지고 있어야만 하죠?
"Neden televizyondaki kadın karakterler her zaman şirin, masum, güzel, ve de destekleyici olmak zorundalar?"Waarom moeten vrouwen op televisie altijd mooi, lief, onschuldig, en ondersteunend zijn?
"Neden televizyondaki kadın karakterler her zaman şirin, masum, güzel, ve de destekleyici olmak zorundalar?"Warum müssen Frauenfiguren im Fernsehen immer hübsch, niedliche, unschuldig und unterstützend sein?
"Neden televizyondaki kadın karakterler her zaman şirin, masum, güzel, ve de destekleyici olmak zorundalar?"Zakaj morajo biti ženske na televiziji vedno lepe, prikupne, nedolžne in razumevajoče?
"Neden televizyondaki kadın karakterler her zaman şirin, masum, güzel, ve de destekleyici olmak zorundalar?"Защо женските персонажи в телевизията трябва винаги да са красиви, мили, невинни и, нали знаете, подкрепящи?
"Neden televizyondaki kadın karakterler her zaman şirin, masum, güzel, ve de destekleyici olmak zorundalar?"מדוע האישיות של כל הנשים בטלויזיה חייבת להיות יפה, מתוקה, תמימה ואתם יודעים, תומכת?
"Neden televizyondaki kadın karakterler her zaman şirin, masum, güzel, ve de destekleyici olmak zorundalar?"لماذا الشخصيات النسائية على شاشة التلفزيون ينبغي دائما أن تكون جميلة، حلوة ، بريئة وكما تعلمون ، داعمة؟
"Neden televizyondaki kadın karakterler her zaman şirin, masum, güzel, ve de destekleyici olmak zorundalar?常に美しく かわいく 純真で 素直でなければならないのでしょう? 自分の意見を持って
"Neden televizyondaki kadın karakterler her zaman şirin, masum, güzel, ve de destekleyici olmak zorundalar?"點解系電視上的女性個性 都要系靚,甜美,單純 仲要有配合度?
- Ne? Resimler kısa süre önce çektiler, televizyonda gösterirler.Az előbb készített képek most lesznek adásban.
- Ne? Resimler kısa süre önce çektiler, televizyonda gösterirler.Les photos qu'ils ont prises tout à l'heure devraient être à l'antenne maintenant.
- Ne? Resimler kısa süre önce çektiler, televizyonda gösterirler.Οι φωτογραφίες που τράβηξαν πριν λίγο θα είναι στην τηλεόραση.
- Ne? Resimler kısa süre önce çektiler, televizyonda gösterirler.ماذا؟ الصور التي التقطوها لنا ستذاع في الاخبار-
Ölüm, daha çok filmlerde ve televizyonda gördüğümüz bir şeydir.死はそこでは暴力的で苦痛を伴うものとして描かれる
Onlar her zaman televizyondalar!Ii vezi mereu la tv!
Onlar her zaman televizyondalar!Ils passent tout le temps à la télévision !
Onlar her zaman televizyondalar!Mereka kan selalu ada di TV!
Onlar her zaman televizyondalar!Oni są w telewizji!
Onlar her zaman televizyondalar!Sie sind immer im TV!
Onlar her zaman televizyondalar!Sono sempre in TV!
Onlar her zaman televizyondalar!Είναι συνεχώς στην τηλεόραση!
Onlar her zaman televizyondalar!Они всюду на ТВ!
Onlar her zaman televizyondalar!! هم دائماً على التلفاز
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Ich werde nie vergessen, wie Cartoons in Dauerschleife über die Bildschirme rauschten.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Ik zal het nooit vergeten, de tv's met non-stop cartoons.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Jeg glemmer aldrig, tv'ene der spillede endeløse bånd med tegneserier.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Je n'oublierai jamais, les télés jouaient des dessins animés en boucle.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.아직도 잊을 수 없는 것이, 텔레비전에서는 끊임없이 만화를 틀어주었고,
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Nigdy nie zapomnę jak w telewizorach leciały wiecznie kreskówki.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Non dimenticherò mai la TV che trasmetteva in continuazione cartoni animati.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Nunca olvidaré esos rollos interminables de dibujos animados en la televisión.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Nu voi uita niciodată, televizoarele rulau la nesfârșit desene animate.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Sosem fogom elfelejteni, a TV-ben rajzfilmek mentek végtelenítve.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Tôi sẽ không bao giờ quên, những chiếc Tivi chiếu hoạt hình liên tục.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Δεν θα ξεχάσω ποτέ την τηλεόραση που ασταμάτητα έπαιζε παιδικά.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.Никога няма да забравя телевизорите, показващи безкрайни серии на анимационни филми.
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.אני לעולם לא אשכח, את הטלוויזיות המקרינות סרטים מצויירים ללא סוף
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.لن انسى ابدا, كان التلفاز يعرض حلقات لا نهاية لها من افلام الكرتون
Oradaki televizyonda tekrar tekrar oynayan çizgi filmleri asla unutmayacağım.テレビの画面には延々とアニメが流れていました 2、3本、中には4本もバスを乗り継いで
Örneğin, bu televizyonda sattıkları hatıra bozuk paralar.Například ty pamětní mince, které se prodávají v televizi.
Örneğin, bu televizyonda sattıkları hatıra bozuk paralar.Por ejemplo, esas monedas conmemorativas que venden el la TV.
Örneğin, bu televizyonda sattıkları hatıra bozuk paralar.Наприклад, ті, пам'ятні монети, які вони продають по телевізору.
Örneğin, bu televizyonda sattıkları hatıra bozuk paralar.通貨とは使用することはないので、多くの人は通貨流通量の一部とは気づかないでしょう。
O zamanlar televizyonda olan programlardanDeze periode heb je op TV
O zamanlar televizyonda olan programlardan이 시대의 TV에는
O zamanlar televizyonda olan programlardanZu der Zeit liefen im Fernsehen
O zamanlar televizyonda olan programlardanПо това време на телевизията са